Belirtili İsim (Ad) Tamlaması

Belirtili İsim (Ad) Tamlaması Özellikleri, Örnekleri

Belirtili isim tamlaması; tamlayanı ilgi eki (-in); tamlananı da iyelik eki (-i) almış isim tamlamasıdır.

Tamlayan tamlananın kime ya da neye ait olduğunu kesin olarak bildirir. Tamlayanda veya tamlananda belirsizlik yoktur. Yani belirli bir şey yine belirli bir şeye aittir; ama bu aitlik geçicidir. Yani aynı tamlanan başka isimlerle de tamlanabilir.

Örnekler:

  • Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,
  • Baka kalırım giden geminin ardından.
  • Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum…
  • Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
    Uzanmışım, kalmışım yaylının şiltesine,
  • Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı

(!) Belirtili isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına kelime(ler) girebilir. Bunların bir kısmı karma tamlama olarak bilinir:

  • Oğlumun yıllar önce alınan kazağı. ⇔ (oğlumun kazağı)
  • Çocuğun minik elleri ⇔(çocuğun elleri)
  • Şehrin günlerdir akmayan suları⇔ (şehrin suları)
  • İhtiyarın bir kış gecesi ölümü ⇔ (ihtiyarın ölümü)
  • Üsküdar’ın dost ışıkları ⇔ (Üsküdar’ın ışıkları)
  • Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. ⇔ (annemin masası ve koltuğu)
  • Arkadaşımın bitmek bilmeyen aile sorunları beni üzüyor. ⇔ (arkadaşımın sorunları)
  • Serinliğini hissettin mi rüzgârın? ⇔ (rüzgârın serinliği)

(!) Belirtili isim tamlamasında, tamlayanla tamlanan şiir ve konuşma dillerinde yer değiştirebilir:

  • Cevabı yok geçmişime yönelttiğim sorularımın. (sorularımın cevabı)
  • Küçük bir evi ve bahçesi vardı arkadaşımın. (arkadaşımın evi ve bahçesi)
  • Sıcaklığını hissettin mi güneşin? (güneşin sıcaklığı)
  • Su mudur sadece derdi milletin? (milletin derdi)
  • Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur. (Sakarya’nın sırtı)
  • Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin (şehirlerin sokakları)
  • Dante gibi ortasındayız ömrün. (ömrün ortası)
  • Kimse duymaz çilesini tütmeyen ocakların. (ocakların çilesi)
  • Bıraktım ardını yıllarca koştuğum hevesin. (hevesin ardı)
  • Tahsilin ticarette yeri yok. (tahsilin yeri)

(!) Tamlanan sıfat-fiil veya sıfat-fiil grubu da olabilir. Tabi bu isim tamlamaları ya isim olarak kullanılacaklardır ya da bir ismin sıfatı olarak.

Bingöl çobanlarının / otlayan koyunları
Tamlayan                            Tamlanan

Asabî bir ağırlığın / göğsümden yükseldiği (an)
Tamlayan                            Tamlanan

Çılgın fırtınaların / döve döve yosunlattığı (kayalar)
Tamlayan                         Tamlanan

Parçaların / hızla kayarak etrafa yayıldığı(nı)
Tamlayan                       Tamlanan

Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: İlgi eki almış olan bütün kelimeler ve kelime grupları tamlayan, iyelik eki almış bütün kelimeler ve kelime grupları da tamlanandır.

(!) Tamlayan ya da tamlanan söylenmemiş olabilir.

Genellikle tamlayanı zamir olan tamlamaların tamlayanı düşer. Bu yüzden iki isimden de zincirleme tamlama oluşabilir:

  • Konuşması herkesi rahatsız ederdi. (onun konuşması)
  • Yürüyüşünde de bir asalet vardı. (onun yürüyüşü)
  • Kalemimin ucu bitti. (Benim kalemimin ucu)

Karşılıklı konuşmalarda tamlayan da tamlanan da düşebilir:

— Şu gelen kimin oğlu?
Hasan’ın (oğlu)

— Bu bey, Ayşe’nin nesi?
— (Ayşe’nin) Dayısı.

Tamlanan tekrardan kaçınmak için söylenmeyebilir.

  • Bu ev bir zamanlar bizimdi. (bizim evimizdi.)

(!) Bazen tamlayan bir şeyin değil de bir niteliğin kime ait olduğunu bildiriyor olabilir:

  • öğrencinin çalışkanı,
  • sporcunun zekî, çevik ve ahlâklı olanı…

(!) Senli benli konuşmalarda “koca, karı, oğul” gibi kelimeler ve iyelik ekleri düşebilir:

  • Kara Fatman’nın kızı Ayşe ⇒ Kara Fatman’nın Ayşe
  • Kasımoğulları’nın Ali(si)
  • Sizin eviniz ⇒ sizin ev

(!) -dEn” eki tamlayan ekinin yerini tutabilir:

  • öğrencilerin bazıları ⇒ öğrencilerden bazıları
    onların biri ⇒ onlardan biri

(!) Tamlayan ekinin ikiden fazla tekrarı anlatım bozukluğuna yol açar.

  • Masanın ikinci çekmecesinin kulpunun koptuğunu biliyorum.
  • Pencerenin kenarının tamirinin yapılması gerekli.