Yobaz Kimdir? Yobazlık Nedir?
Yobaz Kimdir? Yobazlık Nedir?

Yobaz Kimdir?
“Yobaz” kelimesi Türkçede genellikle dar görüşlü, bağnaz, farklı düşünce ve yaşam tarzlarına hoşgörü göstermeyen, kendi inancını veya düşüncesini mutlak doğru sayan kimseler için kullanılır.
TDK Güncel Türkçe Sözlükte
yobaz
1. sıfat – Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse):
- “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” – Aka Gündüz
2. sıfat, mecaz – Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse).
3. sıfat, ağızlardan – Kaba saba, incelikten anlamayan (kimse).
“Bağnaz”
“Bağnaz” kelimesi, dar görüşlü, hoşgörüsüz ve farklı düşüncelere kapalı olan kimseyi ifade eder. Genellikle kendi düşüncesine, inancına veya alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı, bunun dışındakileri kabul etmeyen kişiler için kullanılır.
Örnek:
- Farklı bir fikre tahammül edemeyen, hemen karşı çıkan birine “bağnaz” denir.
- Dini, siyasi ya da ideolojik konularda aşırı taraflı olup başkasının görüşünü küçümseyen kişi de bu şekilde tanımlanabilir.
Yani bağnazlık, açık fikirliliğin tam zıttı olan bir tutumdur.
Yobazlık Nedir?
- Hoşgörüsüzlük: Yobazlık, başkalarının inançlarını, fikirlerini, yaşam tarzlarını kabul etmeme ya da küçümseme tavrıdır.
- Katı bağnazlık: Yobaz kişi, sahip olduğu inanç veya ideolojiyi sorgulamadan ve değiştirmeden savunur, farklı görüşlere karşı sert bir tavır alır.
- Toplumsal yansıma: Yobazlık, çoğunlukla din, siyaset veya kültürel alanlarda kendini gösterir. Ancak sadece dini bağlamda değil, herhangi bir ideolojiyi mutlaklaştıran kişiler için de kullanılabilir.
Yobazlık, düşünce özgürlüğünü reddeden, farklılıkları tehdit olarak gören, tek tip anlayışı dayatan aşırı tutucu bir zihniyeti ifade eder.
Tarihsel Kökeni
“Yobaz” kelimesinin tarihsel kökeni ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e dildeki yolculuğu oldukça ilginçtir.
Tarihsel Kökeni
- Farsça kökenli: “Yobaz” kelimesi Farsçadan Türkçeye geçmiş bir sözcüktür. Farsçada “yabâz” biçiminde, katı inançlı, dar görüşlü, taassup sahibi anlamında kullanılırdı.
- Osmanlı Türkçesinde de aynı anlama yakın biçimde, aşırı tutucu ve bağnaz kimse için söylenirdi.
Etimolojik Açıdan “Yobaz”:
Eski Türkçe ve Farsçadaki yab kök kelimesinden kaynaklanmaktadır.
- Eski Türkçede yabız/yawız/yawaz (=kötü, yavuz);
- Farsça yobs (=katı, sert; kabız), yobūsèt (=katılık, sertlik; kabızlık).
- Farsça yab (=manasız, herze, boş, saçma), yābes (=kuru, katı, sert; haşin), yabu (=beygir), yave (=boş laf) ve yam (=menzilhane beygiri).
- Tarihsel olarak içinde b harfini barındıran sözlerde b><ı dönüşümleridir. Bu açıdan, yabaz (>yobaz); yabız (>yavız/yavuz) şekilleri telaffuz edilmiştir.
Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat-it Türk sözlüğünde şu sözlere de yer vermiştir:
- yawlak (=kötü, fena, değersiz, yavuz, düşkün, her şeyin kötüsü),
- yawra (=diğrek, sert, katı), yawuz (=kötü, fena),
- yawrı (=hali kötüleşmek),
- yawrıt (=kötületmek),
- yawuzla (kötü bulmak),
- yawuzlan (kötü bulmak)
O nedenle, yobaz sözünü Latince ya da Japoncada aramanın doğru bir tespit olmadığı görüşündeyim. Yobaz sözüyle bağlantılı gördüğümüz yavuz sözü, Çağatayca’da yafuz ve Uygurcada yawus şekilleriyle kullanılmıştır.
Yusuf Has Hacip “Yavuza yaklaşma ey seçkin insan/Mutluluğun bozulur, yavuz olur adın” (4242. beyt) demektedir. Ayrıca, Yusuf Has Hacib, “Kutadgu Bilig” adlı eserinde yavlak (=kötü), yavrıt (=kötülemek, yıpratmak) ve yavuz (=kötü) sözlerini kimi beytlerinde kullanmıştır. (Kaynak : https://aksozluk.org/yobaz)
Osmanlı Dönemi Kullanımı
- Osmanlı’da “yobaz” kelimesi özellikle dinî bağlamda aşırı taassup gösteren kişiler için kullanılmıştır.
- Ulema (din âlimleri) arasındaki sert tutumlu, yenilik karşıtı grupları eleştirmek için edebî ve siyasi metinlerde görülür.
- Ancak her zaman yaygın bir hakaret anlamında değil, bazen “aşırı dindar ve sıkı kurallara bağlı” kişiyi tanımlamak için de kullanılmıştır.
Cumhuriyet Dönemi Kullanımı
- Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte “yobaz” kelimesi daha çok ilerleme karşıtı, yenilik düşmanı, hoşgörüsüz kişileri tanımlamak için kullanılmaya başlandı.
- Özellikle laiklik ve modernleşme tartışmalarında karşıt görüştekileri nitelemek için yaygınlaştı.
-
- yüzyılda siyasi ve edebî dilde, çoğunlukla hakaret veya eleştiri içeren bir sözcük haline geldi.
Özet
- Kökeni: Farsça → Osmanlıca → Türkçe.
- Osmanlı’da: Dini bağlamda aşırı tutuculuk için.
- Cumhuriyet’te: Laiklik ve modernleşme karşıtı, çağdışı düşünceleri savunan kişiler için.
Bugün hâlâ Türkçede “yobaz” denildiğinde, hem dini bağnazlık hem de her türlü ideolojik dar görüşlülük akla gelir.
“Yobaz” kelimesi, edebiyatta ve siyasette kimler tarafından, hangi bağlamlarda kullanılmıştır?
“Yobaz” kelimesi özellikle Cumhuriyet döneminde edebiyat ve siyasette yoğun şekilde kullanıldı. Hem edebiyat hem de siyaset alanından örnekler:
Edebiyatta “Yobaz” Kelimesinin Kullanımı
- Romanlarında “yobaz” tipler, gericiliği ve taassubu temsil eden karakterler olarak işlenir.
- “Yaban” (1932) romanında köylünün modernleşme ve Cumhuriyet değerlerine yabancı kalışını anlatırken, yobazlıkla beslenen düşünce körlüğünü eleştirir.
- “Yeşil Gece” (1928) romanında, din adamı kılığına girmiş çıkarcı ve tutucu tipler “yobaz” olarak tasvir edilir.
- Burada yobazlık, dini samimiyetten uzak, çıkarcı bağnazlık anlamında kullanılır.
- Tevfik Fikret (Osmanlı’nın son döneminde)
- Doğrudan “yobaz” kelimesini değil ama anlamını karşılayan kavramları kullanır.
- “Tarih-i Kadim” şiirinde gericiliği, taassubu, ilerleme düşmanlığını sert biçimde eleştirir. Bu bağlamda yobazlık fikrini erken Cumhuriyet düşüncesine taşır.
️ Siyasette “Yobaz” Kelimesinin Kullanımı
- Atatürk doğrudan “yobaz” kelimesini çok sık kullanmaz; daha çok irtica, taassup, hurafe gibi sözcükleri tercih eder.
- Ancak söylemlerinde yobazlık, modernleşmeye karşı çıkan ve halkı kandıran çıkarcı tipleri tanımlar.
- İsmet İnönü ve 1930’lar–40’lar Siyasi Söylemi
- Tek parti döneminde “yobaz”, sık sık laiklik karşıtı hareketleri, gerici ayaklanmaları tanımlamak için siyasi söylemde kullanıldı.
- Yobazlık, devrime karşı çıkmakla eşdeğer tutuldu.
- 1960’lardan Sonra
- Sol/sosyalist çevreler “yobaz” kelimesini daha çok dini siyasete alet eden gruplar için kullandı.
- Sağ/muhafazakâr çevrelerde ise bu kelime genellikle bir hakaret olarak algılandı; kendilerine yöneltildiğinde tepki doğurdu.
Özet:
- Edebiyatta: Yobazlık, genellikle gerici, ilerleme düşmanı, çıkarcı din adamı tipleri için işlendi.
- Siyasette: Yobaz, laikliğe ve modernleşmeye karşı çıkan, halkı hurafelerle yönlendiren kişiler için kullanıldı.
- Zamanla kelime, sadece din alanıyla değil, her türlü katı ideolojik tutuculuk için kullanılmaya başladı.





