Yaban Romanı Özeti – Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yaban (1932) Romanı Özeti – Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yaban Romanı – Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Türk edebiyatında aydın-halk arasındaki uçurumu açık bir şekilde ele alan, 1932 yılında yayınlanan Yakup Kadri Karaosmanoğlu romanı.

Roman Kurtuluş Savaşı döneminde, Eskişehir’in sınırları içinde Porsuk Çayı’na yakın bir köyde yaşayan ahaliyle buraya sonradan gelmiş İstanbullu bir “yaban”ı (yabancıyı) anlatır.

Roman anı/günlük biçiminde kaleme alınmıştır. Olaylar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçmektedir. ‘Yaban” edebiyatımızın tezli romanlarından biridir.

YABAN ROMANINDA;

OLAY ÖRGÜSÜ:

  • Ahmet Celal’in emir eri Mehmet Ali’yle birlikte onun köyüne gelmesi,
  • Ahmet Celal’in Mehmet Ali’nin evinde kalmaya gitmesi,
  • Ahmet Celal’in Mehmet Ali’nin kardeşiyle konuşurken köyün gerçekleriyle yavaş yavaş karşı karşıya gelmesi,
  • Ahmet Celal’in, ülkenin işgali ve savaşın devam etmesi konusunda köyde yaşayan insanların kayıtsızlığı ile karşılaşması,
  • Ahmet Celal’in, Mehmet Ali’nin ve köyde yaşayanların ülkelerine olan kayıtsızlıkları karşısında hayal kırıklığı yaşaması.

ZAMAN:

Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) sonrası.

KİŞİLER:

Ahmet Celal, Mehmet Ali, İsmail, Salih Ağa, Muhtar, Bekir Çavuş, Arabacı.

MEKÂN:

Eskişehir sınırlarında yer alan Porsuk Çayı kenarındaki köy, Mehmet Ali’nin odası, kahvehane.

TÜR:

  • Konusuna göre: Tarihî ve sosyal roman
  • Akımına göre: Realist roman

DİL VE ANLATIM ÖZELLİKLERİ:

ESER- DÖNEM İLİŞKİSİ:

  • Kurtuluş Savaşı yılları, Anadolu’daki yaşam, Anadolu’nun içinde bulunduğu durum konu olarak işlenmiştir.
  • Realizmin etkileri görülür; gözleme dayalı bir anlatım söz konusudur.
  • Dili yalındır.
  • Daha önce Fecriati ve Millî Edebiyat dönemlerinde de eser vermiş bir yazar tarafından kaleme alınmıştır.

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU’NUN (1889-1974) EDEBÎ KİŞİLİĞİ

  • Sanat hayatına Fecriati Topluluğu’nda başlamıştır.
  • Millî Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi‘nde de eserler vermiştir.
  • Hikâye, roman, mensur şiir, anı gibi farklı türlerde eserler yazmıştır.
  • Tanzimat, Meşrutiyet, Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı, Millî Mücadele, Cumhuriyet yıllarındaki Türk toplumunun yapısını, yaşantısını yansıtan eserler kaleme almıştır.
  • Eserlerinde realizmin etkileri gözlenir.
  • Tezli roman alanında Türk edebiyatının önde gelen yazarlarındandır.
  • Yaban romanıyla tanınır.
  • Yaban romanında Türk aydınıyla Anadolu insanının arasındaki ilişkiyi başarılı bir şekilde ortaya koymuştur.

Yaban (1932) Romanı Özeti

I. Dünya Savaşı’na yedek subay olarak katılan Ahmet Celâl, bu savaşta tek kolunu kaybederek geri döner. İstanbul, ingilizler tarafından işgal edilince emireri Mehmet Ali’nin davetine uyarak, onun Porsuk çayı kıyısındaki köyüne gider. Ama aklı sürmekte olan savaştadır. Köyde, her gün gazete getirterek gelişmeleri izler. Fırsat buldukça da köylülere gelişmelerin önemini anlatır.

Köy halkı, yoksulluklarının ve cahilliklerinin asıl sebebi olan Salih Ağa’ya bağlıdır. O, ne derse ona inanırlar. Salih Ağa’nın etkisiyle kimse Ahmet Celal’e yanaşmaz. Köylü onu “yaban” olarak niteler. Bu duruma üzülen genç subay bunalıma düşer, iyice bunaldığı bir gün gezmeye, hava almaya çıkar; Emine ile karşılaşır, ona ilgi duyar. Ne var ki Emine, Mehmet Ali’nin kardeşi İsmail’in karısıdır. Aradan günler geçer. Köy Yunanlar tarafından işgal edilir. Yunanlar köyü yakıp yıkarlar, köylülere işkence ederler. Köylülerin çoğu köy meydanında topluca öldürülür.

Ahmet Celal, Emine ile birlikte bu ölüm çemberinden kaçıp kurtulmak ister. Arkalarından ateş edilir, ikisi de yaralanır. Güçlükle köyün mezarlığına ulaşırlar. Sabaha kadar orada beklerler. Ertesi gün yola çıkacaklardır. Fakat Emine yarası ağır olduğundan yürüyecek durumda değildir. Ahmet Celâl, elindeki anı defterini Emine’nin eline tutuşturur, bilinmeyen bir yöne doğru gider.

Sakarya Savaşı’ndan (1921) sonra o bölgeden düşman ordularının çekilmesi üzerine, düşman zulmünü araştırmak için köye gelen araştırma kurulu yıkıntılar, kömürleşmiş insan kemikleri arasında bir defter bulur, kenarları yanık, ortası yırtık bu defter Ahmet Celâl’in anılarını yazdığı ve son anda Emine’ye teslim ettiği defterdir.