Hoş geldiniz! Soru - Cevap sayfamız, sorularınızın diğer üyelerimiz/kullanıcılarımız tarafından cevaplanması için bir ortam sağlar.
Sponsorlu Bağlantılar
0 oy
28 gösterim
Edebiyat kategorisinde (150 puan) tarafından
Cumhuriyet dönemi şairlerinden 20 tane sitem temasında şiirleri

Edip Cansever, İlhan Keskin, Sezai Karakoç, Cahit Sıtkı Tarancı, Edip Cansever, Ülkü Tamer, Birhan Keskin şairlerinden olursa çok iyi olur ama Cumhuriyet dönemi şairleri olsa da olur.

1 cevap

0 oy
(39.4k puan) tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap
Sitem...

Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Yar yar!.. Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var.

Bedri Rahmi Eyüboğlu
---------------------------------------------------
Ne Yapsam Neylesem Ne Söylesem

Ne yapsam dönüp dolaşıp sana geliyorum
Avuçlarımda ateş, gözlerimde sitem
Ve hep o şarkı dudaklarımda belli belirsiz
Ne yapsam, neylesem ne söylesem.
Değişen sadece ellerim, gözlerim değil
Ayakkabım, gömleğim boyunbağım, elbisem
Her şey iğreti şimdi, herkes yabancı bana
Ne yapsam, neylesem, ne söylesem

Bütün günlerimi aldın gittin, bütün akşamlarımı
Oturmuş üstüme boğuyor beni her gecem
O renkler yok, o hayaller yok, o düşler yok
Ne yapsam, neylesem, ne söylesem

Nereye vardıysam o yangın oradaydı
O sevmek, o alevler, o cehennem
Baksana, küllerim savruluyor gökyüzüne
Ne yapsam, neylesem, ne söylesem

Sen bir yalnızlıktan artık, ta şuramda bir hançersin
Çıkaramam seni bağrımdan ne kadar istesem
Vur, öldür dilersen, beni bırakma tek
Ne yapsam, neylesem, ne söylesem

Ümit Yaşar Oğuzcan
--------------------


Bebeğe Sitem

'Aman gelme' dedim, bak geldin işte
Dünyaya meylin var, 'beşer'sin bebek
Bir bilsen dünyamız neyin nesidir
Ayırır ağzını işersin bebek.

Kimisi su katar içtiğin süte
Kimisi at sokar yediğin ete
Günahtan, hileden, haramdan öte
Zulmet kuyusuna düşersin bebek.

Yukarıya gitsen 'köle' sayarlar
Aşağıya insen tefe koyarlar
Her saat bir başka renge boyarlar
Baktıkça sen sana şaşarsın bebek.

Önün bal-petekli, elin mühürlü
Omuzun kötekli, dilin mühürlü
Haftan ipotekli, yılın mühürlü
Aydan, günden mahrum yaşarsın bebek.

Sevgimiz rüşvettir seversek seni
Aldatmak içindir ne versek seni
Kalleş çağımızla eversek seni
Gerdeğe girmeden boşarsın bebek.

(Beşinci Mevsim)

Abdurrahim Karakoç
-----------

Sitem

Benden anlamadın şiirden anla
Senin gülüşünle yaşadığımı
Akşamı ettiğim senden kalanla
Sabaha seninle başladığımı
Benden anlamadın şiirden anla

Nurullah Genç
------------------
Anama Sitem

anam benim
güzel anam
ana can
ne vardı elini çabuk tutacak
beni böyle apar topar
sokaklara savuracak ne vardı

sen de güzeldin elbet
insanin anası güzel olmaz mi
güzeldin elbet
güzeldin de anacan
şimdikiler bir başka
şimdikiler felâket

hele bir bak su kızlara
anacan
bak da salâvat getir
çevir oku kitap kitap
resim resim as duvara
bas bağrına bir kucak gül

ben mi hiç yaşamadım
soyum mu güzelleşti
anacan
bilseydim bunların geleceğini
Erciyes dağına dönse de karnin
allem eder kallem eder kaçırırdım treni

anam harcadın beni
yaktın beni anacan
sevmesem sen küsersin
öpmesem babam kızar
ne halletsin Hüseyin
ne halletsin ozan oğlun

Hasan Hüseyin Korkmazgil
----------------

Sitem

Ben ona sıkıntılı güz günlerinde
Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim
Kırmak istememiştim duygu filizlerini
Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu
Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine
İncinmesin diye tek
Acıyı bile ters yüz eden
İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde

Ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda<
..........
..........

Şükrü Erbaş
--------------------

Sevgi Çıkmazı

O artık benim için bir ölüdür demişsin
Seni bunca sevene acı bir sitem mi bu
Ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin
Hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu

Bir ev hatırlıyorum sonra küçük bir oda
Ve hazdan yeryüzünde kaybolmuş iki kişi
Ellerini sürdüğün her şey güzel olmada
İnan her gün yeniden yaşıyorum geçmişi
Değil sevistiğimiz o eşsiz birkaç ayı
Bir elmas parçasını ustaca işler gibi
Bir bir düşünüyorum geçen her dakikayı
Dilerim yeniden doğ gel de güneşler gibi
Mahzun dudaklarımda aşkın ateşini yak
Sevenler için değil yaşarken ölü olmak

Ümit Yaşar Oğuzcan

------------
BİR GÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

Ümit Yaşar OĞUZCAN
...