Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Edebiyat grubu dersleri il zümre öğretmenleri toplantı tutanağı

    T.C.
    TOKAT VALİLİĞİ

    İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
    2010–2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2. BÖLGE 2. DÖNEM
    EDEBİYAT GRUBU DERSLERİ İL ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ TOPLANTI TUTANAĞIDIR.
    Dersin Adı : Dil ve Anlatım, T. Edebiyatı, Seçmeli Dil ve Anlatım,Seçmeli Türk Edebiyatı Zümre No : 2 (İki)
    Zümre Başkanı: Mehmet COŞKUN Toplantı Yeri : Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi
    Toplantı Tarihi : 17.02.2011 Toplantı Saati : 15.30





    TOPLANTIYA KATILAN ZÜMRE BAŞKANLARI VE ZÜMRE BAŞKANLARININ OKULLARI
    1
    Mehmet COŞKUN (Gazi Osman Paşa Lisesi) 4 A.Zeki ÖĞÜT(Ticaret Lisesi)
    2
    Murat İPEK (And. İmam Hatip Lisesi)
    5
    Şükrü YILDIZ (End. Meslek Lisesi)
    3
    Yunis AKKOÇ (Tokat Plevne Lisesi)





    GÜNDEM MADDELERİ:
    1. Açılış ve yoklama , zümre başkanının belirlenmesi, toplantı kâtibinin seçimi
    2. Birinci dönemde yapılan birinci İl Zümre Toplantı Tutanağının değerlendirilmesi.
    3. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin 15.Maddesinin değerlendirilmesi ve “çalışma takviminin” incelenmesi
    4. Milli Eğitim Temel Kanunun ve Milli Eğitim ’in Genel Amaçlarının 1739 Sayılı Kanun ’dan okunması,
    5. Türk Edebiyatı – Dil ve Anlatım derslerinin genel ve özel amaçlarının okunması.
    6. Anadolu Liseleri, genel liseler ve meslek liseleri ile ilgili yeni haftalık ders çizelgesinin değerlendirilmesi
    7. 2575 sayılı Tebliğler dergilerindeki müfredat programının okunup açıklanması,
    8. Derslerin işlenişinde uygulanacak yöntem ve teknikler.,
    9. Atatürk İlke ve İnkılâplarının yıllık planlara işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi. (2488 Sayılı Tebliğler Dergilerindeki konular)
    10. Yıllık planların uygulanmasının değerlendirilmesi ve günlük planlar (Ağustos-2003, 2551 sayılı T.D.)
    11. Yıllık ödevlerle ilgili değerlendirmeler. (2300 sayılı TD)
    12. Diğer zümrelerle yapılacak işbirliği esasları,
    13. Yazılı ve sözlü sınavlar, Ölçme-değerlendirmede uygulanacak esaslar.
    14. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin incelenmesi. Yazılı ve Sözlü sınavlar (19 EKİM 2005 tarihli 2567 sayılı TD ve 25971 Sayılı Resmi Gazete) )
    15. Ders kitapları ve kaynak kitaplarla ilgili değerlendirmeler.
    16. İl çapında yapılacak okullar arası deneme sınavlarının değerlendirilmesi.
    17 Okul kütüphanelerinin ve ildeki diğer kütüphanelerin daha etkin bir şekilde kullanılması
    18. Öğretmen olarak görevlerimiz nelerdir?
    19. Kitap okuma etkinliklerinin yapılması, yarışmaların takibi, öğrencilerin yarışmalara teşvik edilmesi
    20. Türk Dilinin doğru ve düzgün kullanılması, bu konuda karşılaşılan olumsuzluklar.
    21. Dilek ve temenniler.


    KARARLAR:

    1. Toplantı belirlenen saatte ve yerde başladı, yoklama yapıldı. Yoklama sonucu 2. Bölge okul zümre başkanları Mehmet ÇOŞKUN, A. Zeki ÖĞÜT, Şükrü YILDIZ Murat İPEK ve ……………….. in toplantıda hazır oldukları görüldü. Zümre başkanlığına Mehmet ÇOŞKUN, yazmanlığa da Murat İPEK seçildi. Gündemin diğer maddelerinin görüşülmesine geçildi.

    2.Birinci dönem de yapılan zümre toplantısında alınan kararlar Plevne Lisesi Zümre Başkanı ……………. tarafından okundu. Buna göre aşağıdaki görüşler belirlendi: a)Yıllık planlar ilgili açıklamalar doğrultusunda düzenlenmiştir. Yıllık planlar yapılırken Yıllık Çalışma Takvimi esas alınmıştır. b)Konular , amaçlar, kazanımlar, ders araç ve gereçleri, yazılı saatleri, değerlendirmeler yıllık planlarda açık bir şekilde gösterilmiştir. c)Atatürk ev Atatürkçülükle ilgili konular ders müfredatının özelliğine göre yıllık planlarda gösterilmiştir. Yeri geldiği zaman o konu ders saatinde öğrencilerin istifadesine sunulmuş ve konuyla ilgili kanaklar sınıflara getirilmiştir. Ders öğretmeni gerekli rehberliği ve açıklamaları yapmıştır. d)Derslerin işlenişinde 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunundan Türk Milli Eğitiminin Temel Amaçları doğrultusunda hareket edilmiştir. Öğrencilerin yetiştirilmesinde bu amaçların uygulanması esas alınmıştır. Ders konularının verilmesinde bu amaçlar her zaman birinci planda olmuştur. e)Derslerin işlenişi sırasında Genel Amaçların yanında o dersin özelliğine göre Özel Amaçlar da belirlenmiş ve bu amaçların öğrenci tarafından günlük hayata uygulanması sağlanmıştır. f)Yıllık planlar hazırlanırken Anadolu Liseleri, genel liseler ve meslek liseleri ile ilgili yeni haftalık ders çizelgesi esas alınmıştır.( 20/07/2010 tarihli ve 75 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı, Ortaöğretim kurumları Ders Çizelgeleri, seçmeli dersler ile açıklamaları ise 20/07/2010 tarihli ve 76 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı) g) Ölçme ve değerlendirme, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin 16, 17, 18 ve 19. Maddelerine göre yapılmıştır ve bu maddelerde belirtilen ölçülere göre hareket edilmiştir. h)Ortak sınavların uygulanmasında Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliğinin 20. Maddesine göre hareket edilmiştir. i) Sözlü sınavların uygulanmasında Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliğinin 21. Maddesine göre hareket edilmiştir. j) Derslere hazırlıklı girilmiştir, yıllık ve günlük planlardaki açıklamalara göre dersler işlenmiştir. i) Yıllık ödevlerin verilmesi 1. Dönemde yapılan zümredeki kararlara göre olmuştur. (Veriliş tarihi, ödev konularının belirlenmesi, ödevlerin takibi gibi hususlar…) j) İl çapında yapılan deneme ve seviye belirleme sınavlarında ortak hareket edilmiştir. Her sınavdan sonra değerlendirme yapılmış çeşitli istatistikler çıkarılmıştır. k) Okul kütüphanelerinin etkin bir şekilde kullanılması için gerekli tedbirler alınması için idare ile işbirliğine gidilmiştir. Kütüphanelerin açık kalması sağlanmıştır. l) Okuma saati etkinliği her okulda uygulanmıştır. i) Yöntem ve teknikler konusunda birlikteliğin sağlanması için birinci dönemdeki kararlara uyulmuştur. 2.İlgili madde Ticaret Lisesi zümre başkanı A.Zeki ÖĞÜT tarafından okundu.Maddenin tamamı aşağıdaki şekildedir:
    Madde 15 — Zümre öğretmenler kurulunda programların ve derslerin birbirine paralel olarak yürütülmesi, ders araçlarından, lâboratuar, spor salonu, kütüphane ve işliklerden planlı bir şekilde yararlanılması, öğrenci ödevleri ve derslerin değerlendirilmesi, derslerde izlenecek yöntem ve teknikler ile benzeri konularda kararlar alınır. Kurulda; a) Eğitim-öğretim programları incelenir ve ortak bir anlayış oluşturulur. b) Uygulamalarda karşılaşılan güçlükler üzerinde durulur ve bunların çözüm yolları aranır. c) Öğrencilerin çalışma, eğitim-öğretim ve başarı durumları ile çevrenin özellikleri incelenir ve başarısızlığın giderilmesi yönünde alınacak önlemler kararlaştırılır. d) Ünitelendirilmiş yıllık ve ders plânları ile gezi, gözlem, deney ve inceleme planları arasında birlik sağlanmasına yönelik kararlar alınır. e) Meslekî eserler ve eğitim alanındaki yeni gelişmeler incelenir. f) Ders yılı içinde yapılacak sınavların sayısı, niteliği ve şekli ile ölçme ve değerlendirme araçlarının hazırlanması, değerlendirme ilkeleri, sınavlarla ilgili soru havuzu ve arşiv oluşturulmasına yönelik esaslar belirlenir.




    İl zümre toplantısının yukarıdaki esaslar çerçevesinde yapılması kararlaştırıldı. Tokat Milli Eğitim Müdürlüğüce hazırlanan 2010-2011 eğitim ve öğretim yılına ait “ÇALIŞMA TAKVİMİ” incelendi. Birinci dönem ilk zümresinde belirlenen esaslar aynen kabul edildi.
    2010-2011 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ
    I. DÖNEM II. DÖNEM
    18 HAFTA, 90 iş günü 18 HAFTA, 90 iş günü
    Haftalık 2 saatlik dersler için : 36 ders saati. Bunların en az az iki Saati yazılı yoklamalara ayrılacaktır.
    (Dil ve Anlatım: 9. Sınıflar, fen sınıfları)
    36-2 = 34 saat
    Haftalık 2 saatlik dersler için : 36 ders saati.
    Bu ders Saatlerinden en az üç saati yazılı sınavlara ayrılacaktır. (Dil ve Anlatım: 9. Sınıflar,
    fen sınıfları)
    36-3= 33 saat
    Haftalık 3 saatlik dersler için : 18X3= 54 ders saati. Bu saatlerin En az 3’ü sınavlara ayrılacaktır. ( Türk Edebiyatı: 9. Sınıflar, Fen ve Dil alanları)
    54-3= 51 saat
    Haftalık 3 saatlik dersler için : 18X3= 54 ders saati.
    Bu saatlerinEn az 3’ü sınavlara ayrılacaktır.
    ( Türk Edebiyatı: 9. Sınıflar, Fen ve Dil alanları)
    54-3= 51 saat
    Haftalık 4 saatlik dersler için: 18x4=72 ders saati. 3’ü
    Yazılı Sınavlara ayrılacak. ( Türk Edebiyat: TM ve SOSYAL alanlar Dil ve Anlatım: 10 sınıf TM ve
    SOSYAL alanlar ile 11. Ve 12. Dil sınıfları)
    72-3=69 saat
    Haftalık 4 saatlik dersler için: 18x4= 72 ders saati.
    3’ ü sınavlara ayrılacak. ( Türk Edebiyatı: TM ve SOSYAL alanlar
    Dil ve Anlatım: 10 sınıf TM ve SOSYAL alanlar
    ile 11. Ve 12. Dil sınıfları)
    72-3= 69 saat
    Haftalık 5 saatlik dersler için: 18x5= 90ders saati.
    Bunlardan 3’ü sınavlara ayrılacaktır.
    ( Dil ve Anlatım: 11. Ve12. Sınıf TM ve SOSYAL
    ile 10, sınıf Dil alanı)
    90-3=87 saat
    Haftalık 5 saatlik dersler için: 18x5= 90 ders saati. Bunlardan 3’ü sınavlara ayrılacaktır.
    ( Dil ve Anlatım: 11. Ve12. Sınıf TM ve SOSYAL alanları ile 10. Sınıf Dil alanı)
    90-3=87 saat
    TOPLAM : 36 HAFTA, 180 İŞ GÜNÜ




    KARAR: Planlar hazırlanırken “ÇALIŞMA TAKVİMİ” esas alınacaktır. Milli ve dini bayramların hafta içi ve hafta sonuna denk gelip gelmemesine göre davranılacaktır. Gerek yazılı sınavların, gerekse yıl içinde yapılacak olan “DENEME ve SEVİYE BELİRLEME SINAVLARININ” tarihlerine dikkat edilecektir..


    3. . 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunundan Türk Milli Eğitiminin Temel Amaçları End. Meslek Lisesi zümre başkanı Şükrü YILDIZ tarafından okundu. Bu amaçların değişmez olduğu ve yıllarca uygulandığı dile getirildi. Bölgedeki bütün okullarda bu amaçların esas alınmasının bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı. Birinci dönemde olduğu gibi ikinci dönemde de bu amaçların esas alınacaktır. İlgili hükümler aşağıya çıkarılmıştır:
    TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNİN GENEL AMAÇLARI
    Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini,
    1. (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
    2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
    (1) a) Bu Kanunda geçen "temel eğitim" deyimi 16/6/1983 tarih ve 2842 sayılı Kanunla getirilen ek 1 inci maddeyle "ilköğretim" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
    b) Bu Kanunda birlikte veya ayrı ayrı geçen "ilkokul" ve "ortaokul" ibareleri, 16/8/1997 tarih ve 4306 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle "ilköğretim okulu" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
    3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;
    Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.
    Madde 10 – (Değişik: 16/6/1983 - 2842/2 md.) Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk inkılap ve ilkeleri ve Anayasada ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliği temel olarak alınır. Milli ahlak ve milli kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve öğretilmesine önem verilir. Milli birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak Türk dilinin, eğitimin her kademesinde, özellikleri bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan öğretilmesine önem verilir; çağdaş eğitim ve bilim dili halinde zenginleşmesine çalışılır ve bu maksatla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile işbirliği yapılarak Mili Eğitim Bakanlığınca gereken tedbirler alınır.
    VIII – Demokrasi eğitimi:
    Madde 11 – (Değişik: 16/6/1983 - 2842/3 md.) Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için yurttaşların sahip olmaları gereken demokrasi bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış ve davranışlarla sorumluluk duygusunun ve manevi değerlere saygının, her türlü eğitim çalışmalarında öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır; ancak, eğitim kurumlarında Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine aykırı siyasi ve ideolojik telkinler yapılmasına ve bu nitelikteki günlük siyasi olay ve tartışmalara karışılmasına hiçbir şekilde meydan verilmez.
    1 – Öğretmenlik :
    Madde 43 – Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır.

    Yukarıda belirtilen nitelikleri kazanabilmeleri için, hangi öğretim kademesinde olursa olsun, öğretmen adaylarının yüksek öğrenim görmelerinin sağlanması esastır. Bu öğrenim lisans öncesi, lisans ve lisans üstü seviyelerde yatay ve dikey geçişlere de imkan verecek biçimde düzenlenir.
    4- Amaçlarla ilgili maddeler Tokat Ticaret Meslek Lisesi Zümre Başkanı A.Zeki ÖĞÜT tarafında okundu.. Eğitim ve öğretim, ilgili maddeler doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Okullarda gerçekleştirilecek uygulamalarda, etkinliklerde ilgili amaçlar her zaman esas alınacaktır.
    Genel Amaçlar: (TÜRK EDEBİYATI)

    1. Edebiyatın kültürel ve tarihî olandan hareketle dille gerçekleşen bir güzel sanat etkinliği olduğunu kavratmak 2. Edebî eser ve metinlerin, ortaya çıktıkları dönemi, güzel sanatlara özgü duyarlılıkla yapı, tema, dil ve anlatım bakımlarından temsil ettiklerini sezdirmek 3. Edebî metinleri yapı, tema, dil, anlatım ve anlam bakımlarından yazıldıkları dönemin zihniyetiyle ilişkilendirmek 4. Ulusal ve evrensel değerlerin sanat eseri olan edebî metinlerde zenginleşerek varlıklarını nasıl sürdürdüklerini kavratmak 5. Türkçenin, tarihî akış içinde yaşanılan medeniyet daireleri çevresinde nasıl zenginleştiğini ve edebiyat dili hâline geldiğini kavratmak 6. Toplumsal hayatın ve her türlü bireysel değerin edebî metinlerde nasıl yansıdığını belirlemek. 7. Türkçenin, Türk ulusunun kimliği olduğunu kavratmak 8. Yeni düşünceler üretebilme yeteneğini geliştirmek 9. Okuma zevki ve alışkanlığını geliştirmek 10. Araştırma, tartışma, anlama, değerlendirme ve yorumlama yeteneklerini geliştirmek 11. Öğrencilerin sanat zevk ve anlayışlarını geliştirmek 12. Dille gerçekleştirilen sanatın etkinliklerini anlayabilecek zevk ve bilgi birikimini kazandırmak 13. Dil ve edebiyat ilişkisini kavratmak 14. Edebiyat ile diğer çalışma alanları ve bilim dalları arasındaki ilişkiyi kavratmak 15. Zamanın akışına paralel olarak -en eski dönemden bugüne- Türk yaşama tarzını, düşüncesini, dil zevkini ve kültür hayatına özgü gelişmeleri edebî metinler çevresinde değerlendirmek 16. Edebî metinlerden hareketle Türk kültür hayatının, tarihinin ve edebiyatının birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturduğunu kavratmak 17. Edebî metinlerin zamanın getirdiği değişmelerle zenginleştiğini ve geliştiğini kavratmak 18. Edebî eserler çevresinde Türk insanının kültür, anlayış ve zevk bakımından gelişmesini kavratmak 19. Öğrencilerin; kazandıkları yöntem ve dikkatle karşılaştıkları her türlü yazılı ve sözlü metni anlamalarını, değerlendirmelerini ve yorumlamalarını sağlamak 20. Başta sanat metinleri olmak üzere her türlü metinde ulusal ve evrensel kültür, düşünce ve zevk ögelerini belirlemek; bunlar arasındaki ilişkiyi kavratmak 21. Her türlü insan etkinliğinin edebî eserlerde, sanata has duyarlılıkla dile getirilerek değerlendirildiğini kavratmak 22. Öğrencilerin Türk ulusunun yaşadığı medeniyet daireleri ile Türk edebiyatının dönemlerini bu günden geçmişe yönelen bir dikkatle değerlendirip yorumlayacak düzeye ulaşmalarını sağlamak
    Genel Amaçlar (DİL VE ANLATIM)

    1. Dilin rolünü ve önemini kavratmak 2. Dil-kültür ilişkisini kavratmak İletişim aracı olarak dilin işlevlerini kavratmak
    3. Türkçeyi doğru ve güzel kullanma yeteneği kazandırmak 4. Türkçenin dünya dilleri arasındaki yerini kavratmak 5. Kelime, cümle ve metin düzeylerinde dil-anlam ilişkisini kavratmak 6. Günlük hayatın ihtiyaçlarını karşılayacak yazma ve konuşma becerisi kazandırmak 7. Metin ve metin parçalarını, doğru ve güzel okuma, doğru anlama ve yorumlama becerileri kazandırmak 8. Anlatım türlerinin özelliklerini kavratmak 9. Her anlatım türünde yazma becerisi kazandırmak 10. Metin türlerinin özelliklerini kavratmak 11. Dinlediklerini ve okuduklarını doğru inceleme ve anlama becerisi kazandırmak 12. Türkçenin kendine özgü ses, yapı ve anlam özelliklerini metinler çevresinde kavratmak 13. Dil bilgisi kurallarını; ses, kelime, kelime grubu, cümle ve metin düzeylerinde doğru uygulama becerisi kazandırmak 14. Sanat metinlerini anlama, inceleme ve değerlendirme becerisi kazandırmak 15. Tartışma, değerlendirme becerisi kazandırmak 16. Türkçenin köklü bir dil ailesinden geldiği bilincini kazandırmak 17. Türk diliyle edebî zevk ve estetik değerler taşıyan eserler verildiğini kavratmak 18. Türkçenin millî birlik ve bütünlüğümüzün vazgeçilmez unsurlarının başında geldiğini benimsetmek 19. Dinleme, konuşma, okuma ve yazma faaliyetlerinde Türkçenin yazım kurallarına, söyleyiş özelliklerine ve inceliklerine özen göstermelerini sağlamak
    5. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 20.07.2010 tarih ve 76 sayılı kararına göre 11.09.2009 tarih ve 151 sayılı uygulama yürürlükten kaldırılmıştır.Yeni uygulama 9. Ve 10. Sınıfları kapsayacaktır. Yeni uygulama 11 ve 12. Sınıfları kapsamayacaktır. 11 ve 12. Sınıflarda alan uygulaması devam edecektir.Konuyla ilgili yeni Ortaöğretim Haftalık Ders Çizelgesi ve konuyla ilgili Bakanlık açıklaması ekte sunulmuştur.
    6. 9. ve 10. Sınıflarda yeni ders çizelgesine göre birinci dönem zümre kararları doğrultusunda yıllık planlar hazırlanmıştır ve bu plana göre öğretim devam etmektedir. (Dil ve Anlatım dersinde; Talim ve Terbiye Kurulunun 14.07.2005 tarih ve 197 sayılı Kararı ile kabul edilen öğretim programı uygulanır.Türk Edebiyatı dersinde; Talim ve Terbiye Kurulunun 14.07.2005 tarih ve 197 sayılı Kararı ile kabul edilen öğretim programı uygulanır.) 10 sınıf Seçmeli Dil ve Anlatım dersinde ortak derslerdeki konuların uygulamaları yapılabilir.
    10.sınıfları Seçmeli Türk Edebiyatı dersinde ders kitabında olmayan metinlere yer verilebilir.(Ders kitaplarındaki yazarların, şairlerin kitaplarda olmayan metinleri)
    11 ve 12. Sınıflarda herhangi bir değişiklik yoktur. Eski alan uygulamasına devam edilmektedir.

    7. Birinci dönemde yapılan 1. Edebiyat Grubu İl Zümresinde alınan kararlar geçerlidir. O karaların aynen uygulanmasına devam edilecektir. (2575 sayılı Tebliğler Dergisi'ndeki müfredat programı 2455 ve 2470 sayılı Tebliğler dergisinde yer alan açıklamalar ve Talim Terbiye Kurulunun 14.07.2005 tarih ve 197 sayılı kararı incelendi. Yıllık planların yapılmasında bu açıklamalara uyulacaktır.) 8.Öğretim metotlarıyla ilgili olarak birinci il zümresinde alınan kararlar aynen geçerlidir. Bu kararlar doğrultusunda aşağıdaki yöntem ve tekniklerin zümre tutanağına aynen eklenmesi ve okullardaki diğer zümre öğretmenlerine duyurulması kararlaştırıldı. 1-SORU-CEVAP YÖNTEMİ: Önceden hazırlanmış bir dizi sorunun sınıfta öğrenciler tarafından cevaplanması, açıklanması ve tartışılması temeline dayalı bir öğretim yöntemidir. Bu yöntem, öğrencilerde derse karşı ilgiyi artırır, topluca düşünme alışkanlığı kazandırır, görgü kurallarına uygun dinleme, konuşma ve tartışma becerilerini geliştirir. Yalnız, bu yöntemin uygulamada geleneksel soru cevap yöntemine, yani öğrencilerin önceden belirlenmiş sorulara kalıplaşmış cevaplar vermelerine yol açan bir yönteme dönüşmesine engel olunmalıdır. Soru-cevap yöntemi hemen her derste kullanılabilir. II-TÜMEVARIM VE TÜMDENGELİM: Tümevarım, özel durumlardan genel bir sonuca erişmek için yapılan, usavurmaya dayalı bir çalışma, araştırma ve tartışma yöntemidir. Bu yöntem öğretimde örneklerden, sorunlardan, olaylardan ve özel durumlardan hareket ederek genel sonuçlara, kurallara ya da kanılara varmak için kullanılır. Tümdengelim ise, birtakım yasa, ilke ya da kurallardan hareket ederek özel bir olayı, durumu ya da örnekleri inceleme ve açıklama yöntemidir. Bu niteliğiyle tümevarımın tam karşıtıdır. Öğretimde bu yöntemden herhangi bir ilkenin, kuralın ya da formülün ne ölçüde gerçeğe uygun ya da geçerli olduğunu araştırmada yararlanılır. III-DÜZ ANLATIM YÖNTEMİ: Öğretmen veya öğrencilerin birinin konu ile ilgili bilgiyi diğerlerine anlatması şeklinde işleyen, öğretmen merkezli bir yöntemdir. Öğrenciler dinleyici konumundadır ve pasiftir. Her derste bu yönteme başvurmanın zorunlu olduğu durumlar vardır. Konuya dikkat çekme, ders sonunda konuyu toparlama ve özetleme ancak düz anlatım ile olur. Bunlar ve benzeri durumların dışında kullanılması pek önerilmez, daha çok diğer yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılması önerilir. IV-SESLİ OKUMA: Sesli okuma, gözle algılanıp zihinle kavranan sözcük ya da sözcük kümelerinin konuşma organlarının yardımı ile söylenmesidir. Bu tür okumanın tam ve başarılı olabilmesi için yazıdaki anlamın kavranmasına, sesin ton ve vurgu bakımından ayarlanmasına ihtiyaç vardır. Okumanın asıl amacı, anlamı kavrama olduğuna göre, sözcük biçimlerinin anlamlarıyla aynı zamanda kavranması gerekir. Anlam hem kelimenin özel biçimlerini tanımaya, hem de sözün gelişinden faydalanmaya hizmet etmesi bakımından okumanın en önemli öğesidir. Okuma çeşitleri arasında, özellikle ilk sınıflarda en öğretici nitelik taşıyan sesli okumadır. Sesli okumanın ilk koşulu; kelimeleri kusursuz söylemek, doğal ve standart dile uygun konuşur gibi okumaktır. Konuşur gibi okuma anlamanın doğal bir sonucu sayılır. Sesli okuma; okumayı öğretir, öğrencilerin okuma seviyesini tanımaya, dinleyenlerde zihin gelişmesinin uyanmasına yardım eder.
    V-SESSİZ OKUMA: Sessiz okuma, ses organlarından herhangi birini hareket ettirmeden, gövde ve baş hareketleri yapmadan, yalnız gözle yapılan okumadır. Sesli okumaya göre daha hızlı bir okuma türüdür. Sessiz okuma, anlamı çok çabuk kavrama olanağı sağlar. Gençler ve yetişkinler için yaşamda, bir iş ya da bir meslekte en çok gerekli olan okuma becerisi ve alışkanlığıdır.
    VI-SÖZLÜ ANLATIM: Sözlü anlatıma konuşma da denir. Konuşma, kişinin duygu ve düşüncelerini sözle bildirmesidir. Konuşması yeterli düzeyde olan öğrenciler genellikle her derste başarılı olurlar. Konuşmasını bilen öğrenci, soru soran, düşünen, düşündüren ve etkin olan öğrencidir. Doğru ve düzgün konuşmanın kişilik gelişimiyle de çok yakın ilgisi vardır. Bundan dolayı öğretmen, her şeyden önce öğrencilerin konuşma becerilerini geliştirmelidir. Çünkü hem öğrenci başarısı için, hem de sağlıklı bir kişilik gelişimi için bu gereklidir. Konuşma bir sanatsa, konuşma eğitimi vermek de bir sanattır. Öğretmenlik ise konuşmaktan çok, konuşturma sanatıdır. VII-ANALİZLE ÖĞRETİM:Analizle öğretim, bir genellemeyi, genellemenin elde edilişindeki basamakları tek tek ve sırayla incelemek suretiyle anlamayı esas alan öğretim yöntemidir. Her adımda genellemeye ulaşmak için, yapılan işlemin gerekçesi, dayandığı matematik temelle açıklanır. Teoremlerin ispatına bu yöntemin bir uygulaması olarak bakılabilir. Bu yöntem kavrama düzeyini yükseltmeyi amaçlar ve özellikle ispatı birkaç adım gerektiren bağıntıların çıkarılmasında kullanılır. Bu yöntemde kural ya da genelleme öğrencilere önceden duyurulur ve arkasından adım adım işlemler yapılır, her basamakta VIII-YAZILI ANLATIM: Yazılı anlatım, öğrencilerin kendi gördüğünü, duyduğunu, düşündüğünü ve yaşadığını yazarak anlatmasıdır. Sınıflarda da sık sık yazma çalışmaları yapılmalı, özellikle öğrencilerin ilgilerini çeken durumlardan yararlanılmalıdır. IX-BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM: Buluş yoluyla öğrenme, öğrencinin kendisinin üretmesi veya bilgiye ulaşması esasına dayanır. Öğretmenin görevi, gerekli öğrenme ortamını sağlamak suretiyle öğrenciye yardım etmek, öğrenme etkinlikleri sırasında öğrencileri yönlendirmek, ihtiyaç duydukları takdirde onlara yardım etmektir. Bu yöntem en çok kavram bilgisinin ve genelleme bilgisinin kazandırılmasında kullanılır. X-SENARYO İLE ÖĞRETİM: Senaryo ile öğretim, kazandırılacak bilgi ve becerilerin bir olaylar zinciri içinde örtülü olarak sunulması, bu olayları yaşayanların bunları öğrenmesi esasına dayanır. Sınıf, hayat içinde öğrenmemiz gereken şeyleri öğrenmek için düzenlenmiş suni bir ortamdır. Onun için sınıfta gerçek bir senaryo uygulaması yapmak zordur. Yani öğrenci sınıfın içinde, hayat dışındadır. Sınıfı çevreye taşımak da örgün eğitimde pek kolay olmamaktadır. Bundan ötürü senaryo için, suni ortamlar yaratma, hayalinde canlandırma ve oyuncu ile duygusal beraberlik içinde olmadan yararlanılır. XI-TARTIŞMA YÖNTEMİ:Tartışma, derslerin öğretiminde tek başına pek seyrek başvurulan, fakat diğer yöntemlerin yanında bir öğretim tekniği olarak uygulanan değerli ve önemli bir etkinlik şeklidir. Tartışmanın değeri büyük ve çeşitlidir. Öğretmen ve öğrenci arasında en iyi iletişim ve anlaşma aracıdır. Tartışma ile çocuklar daha iyi tanınır. Öğretmenle öğrenci arasında sıkı bağlar kurulur.

    9) Atatürk ve Atatürkçülükle ilgil konular yıllık planlara işlenmiştir. Birinci zümrede alınan kararlar doğrultusunda hareket edilmiştir.

    10. Türk Edebiyatı dersi ile Dil ve Anlatım dersi yıllık planlarının T.T.K.’nın 14.07.2005 tarih ve 197 sayılı kararı doğrultusunda hazırlandığı görüldü.. Her ders saatinde yapılacak faaliyetlerin yıllık planda belirtilmiştir. Derslerin işlenişinde konuya göre ayrılacak süre, kullanılacak araç ve gereçler, uygulanacak öğretim yöntem ve teknikler yıllık ve günlük planlarda gösterilmiştir. Planların yapımında 2551 sayılı Tebliğler Dergisindeki açıklamalar esas alınmıştır. Atatürk İlke ve İnkılâpları ile ilgili konuların yıllık planlarda ayrı bir başlık halinde gösterilmiştir. Ayrıca yıllık planlar yapılırken 2551 sayılı Tebliğler Dergilerini yanında 2104 ( Atatürkçülük konuları), 2488 ( konulara göre Atatürkçülüğün dağılımı), 2575 ( Ortaöğretim Haftalık Ders Çizelgesi) Sayılı Tebliğler Dergilerinin de göz önünde bulundurulmuştur.
    2010- 2011 eğitim ve öğretim yılında müfredatlarda yer alan konular dengeli bir şekilde yıllık planlarda gösterilmiştir. Yıllık planlar yapılırken zümre öğretmenleri ortak hareket etmişlerdir.Yıllık planlarda yazıl sınav saatleri gösterilmiştir.İşlenecek konular ve bu konulardan elde edilecek kazanımlar, davranışlar, hedefler ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. Planlar yapılırken resmi tatil günlerine, dini bayram tatillerine, özel gün kutlamalarına dikkat edilmiştir. Yılşlık planlar yapılırken Tokat Milli Eğitim Müdürlüğüce yayımlanan “ ÇALIŞMA TAKVİMİ” ne göre hareket edilmiştir..
    Yıllık planlarda hafta dağılımı aşağıdaki şekildedir:
    Eylül:2 Hafta Ekim:4 Hafta Kasım:3 Hafta Aralık:5 Hafta Ocak:4 Hafta ( Toplam 18 Hafta)
    Şubat:2 Hafta Mart:5 Hafta Nisan:4 Hafta Mayıs:4 Hafta Haziran:3 Hafta (18 Hafta)

    11. Yıllık ödevler 2300 sayılı Tebliğler Dergisindeki açıklamalar doğrultusunda verilmiştir. Konular belirlenirken yerel şartlar, YGS ve LYS’ler , öğrencinin imkanları, müfredat, kaynakların çeşitliliği ve kaynaklara ulaşmada yaşanılan güçlükler, öğrencinin yetenek ve ilgisi, Milli eğitimin temel kanunlarına uygunluğu, Atatürk ilke ve inkılaplarına yakınlığı gibi hususlar göz önünde bulundurulmuştur. Yıllık ödevler Nisan ayının üçüncü haftası toplanacaktır. Ödevler notla değerlendirilecek ve öğrenciye değerlendirme bildirilecektir. Gerekirse öğrenci hazırladığı ödevi sınıfta diğer öğrencilere sunacaktır. Bu sunum da ayrıca notla değerlendirilebilir .Ödevlerin hazırlanması aşamasında ödevi veren öğretmenle ödevi alan öğrenci sürekli iletişim halinde olacaktır.Değerlendirme aşağıdaki ölçülere göre yapılacaktır.

    SIRA NO DEĞERLENDİRİLECEK HUSUSLAR PUAN
    Ödev Hazırlama, Plana Yayma Ve Uygulama Başarısı 10
    Ödev İçin Gerekli Bilgi Doküman Araç-Gereç Toplanması Ve Kullanılması 10
    Kendisini Geliştirmek Amacı İle Ödevi Bizzat Yapması 10
    Ödev Hazırlama Sırasında Ders Öğretmeni İle Diyalog Kurması 10
    Kaynak Kişiler İle Varsa Kaynak Guruplar İle İletişim Kurabilme 10
    Ödevin Doğruluk Ve Kullanabilirlik Derecesi 10
    Ödevin Yazım Ve Dersin Özel Kurallarına Uygunluğu 10
    Düzgün İfade Kullanma Ve Anlaşılabilir Olması 10
    Ödevin Özenle Yapılması, Tertip Temizlik Ve Estetik Görüntüsü 10
    Ödevin Zamanında Teslim Edilmesi 10

    Devamı aşağıdadır->>>

  2. #2
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Cevap: Edebiyat grubu dersleri il zümre öğretmenleri toplantı tutanağı

    12.And. İmam Hatip Lisesi zümre başkanı Murat İPEK, konuların özelliğine göre diğer zümre öğretmenleriyle işbirliğine devam edilecektir. Daha önceki yıllarda güzel örnekleri görülen bu işbirliğinin il düzeyinde gerçekleşmesi ilimizde belli bir başarı düzeyi oluşturmuştur, görüşünü dile getirdi. Plevne Lisesi zümre başkanı Yunis AKKOÇ,bu birlikteliğin devam etmesi hepimiz için çok faydalı olacaktır.. Birliktelik ve ortak hareket etme bu başarıyı daha da arttıracaktır.201-2011 eğitim ve öğretim yılının daha başarılı geçeceğine inanıyorum, dedi. End. Meslek Lisesi zümre başkanı Şükrü YILDIZ, yapılan işbirliğini meslek liselerinde de belli bir hareketlilik sağladığını belirtti. Duruma göre Tarih, TC İnkılap Tarihi, Resim, Müzik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Felsefe, Sanat Tarihi gibi zümrelerle işbirliği yapılmasının başarılın sonuçlar getireceğini dile getirdi.

    Bu görüşler doğrultusunda birinci dönemde olduğu gibi ikinci dönemde de zümreler arası işbirliğine devam edilecektir. Bu işbirliğinin gerçekleşmesi konuların özelliğine göre olacaktır. Örneğin Tasavvuf edebiyatı işlenirken Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Felsefe grubu öğretmenleriyle, edebiyat dönemlerimiz işlenirken Tarih, TC İnkılap Tarihi öğretmenleriyle, hikaye ve romanlarda mekan konusu işlenirken Coğrafya öğretmenleriyle, edebiyat ve sanat ilişkisi işlenirken Resim ve Sanat Tarihi öğretmenleriyle işbirliğine devam edilecektir:

    13.Birinci dönemde alınan kararlar aynen benimsendi. Buna göre, Yazılı sınavlar ve ortak sınavlar yapılırken zümre öğretmenleri sürekli işbirliği halinde olacaklardır. Seçilen sorular öğrencinin ,ilgisini, yeteneğini, becerisini ortaya çıkaracak düzeyde olmalıdır. Sorular sınıfın düzeyine göre hazırlanacaktır. Başarı yüzdesi çok düşük olan konular sınıfta tekrar ele alınacak ve tüm öğrencilerin anlaması sağlanacaktır. Duruma göre ortak sınavlar, klasik sınavlar,test sınavları yapılacaktır. Ölçme değerlendirme yapılırken soruların çeşitliliğine dikkat edilecektir. Örneğin, çoktan seçmeli sorular, doğru-yanlış bilgili sorular, boşluk doldurmalı sorular, açıklamalı ve anlatımlı sorular gibi. Yazılı sınavlarda dersin haftalık ders saatine göre hareket edilecektir. Haftalık ders saati üç veya daha fazla olan derslerde her dönemde en az üç sınav, iki veya daha az olan derslerde en az iki sınav yapılacaktır. Daha fazla sınav yapma öğretmenin takdirindedir. Ortak sınavlarda her sınıfın seviyesi göz önünde bulundurulacaktır. Sözlü sınavlar için ayrı bir ders saati seçilmeyecektir. Öğrencinin her konudaki faaliyeti sözlü olarak değerlendirilecektir. Sadece derslerindeki başarısına göre sözlü notu verilmeyecektir. Öğrencini sosyal alandaki aktifliği, okuldaki sosyal faaliyetlere katılım gibi hususlar da mutlaka sözlü notu ile değerlendirilecektir. Takdir edilen sözlü notu mutlaka öğrenciye duyurulacaktır. Sözlü notları verilirken sayı yönünden eşitlik sağlanacaktır. Örneğin bir öğrenciye sadece bir sözlü notu başka bir öğrenciye birden fazla sözlü notu verilmeyecektir. Bütün okulda bu konuda zümre öğretmenleri birliktelik sağlayacaklardır. Her okuldaki zümre öğretmenleri verilecek sözlü notu sayısını mutlaka belirleyeceklerdir. Hiçbir zümre öğretmeni belirlenen bu sayının dışına çıkmayacaktır. (Örneğin haftalık ders saati iki olan dersler için bir, üç veya daha fazla olan dersler için iki sözlü notu veya bütün dersler için iki sözlü notu takdir edilecektir gibi…)Önceden bu karar alınacaktır ve o okuldaki zümre öğretmenleri bu karar mutlaka uyacaklardır.

    14. – Milli Neğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliğinin öğrenci başarısı ile ilgili 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25. maddeleri Mehmet ÇOŞKUN tarafından okundu. Gerekli açıklamalar ve hatırlatmalar yapıldı. Eğitim öğretim çalışmalarının geçen senelerde olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve SınavYönetmeliğine göre titiz bir şekilde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Yönetmeliğin sık sık değişikliğe uğradığı bu nedenle zümrelerin sorun yaşamamaları için okul idaresiyle sıkı ilişki içinde olunmasına karar verildi.

    15. Birinci dönemin ilk zümresinde alınan kararların uygulanmasına devam edilecektir. Konuyla ilgil olarak Plevne Lisesi zümre başkanı Yunis AKKOÇ, ders kitapları her yıl bakanlıkça parasız olarak dağıtılıyor. Ders kitaplarından faydalanmak yetmiyor. Başka kaynaklara da öğrencinin yönelmesi lazımdır. Bu kaynaklar, öğrencinin derslerine olumlu yansımlı belirlenen ilkelere uygun olmalıdır görüşünü dile getirdi. Bu kaynakların derslerin müfredatına uygun olmalarına, Milli Eğitim Temel Kanununa uygun bulunmasına, öğrencinin ufkunu açıcı olmasına dikkat edilecektir. Ansiklopedi, antoloji, roman, hikaye, şiir, aktüel, internet gibi kaynaklarında kullanılması teşvik edilecektir. Bilhassa sözlük bulundurmaları teşvik edilecektir. Ders öğretmeni mümkün olduğunca ders kitabının haricinde o derse ait kaynaklarla derse girmeye gayret edecektir. Teknolojik kaynakların da kullanılmasına çalışılacaktır.

    16. Şükrü YILDIZ, ilimizin sözel derslerdeki başarısının temelinde, yapılan deneme sınavlarının kalitesi vardır. Bilhassa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün işi sıkı tutması, sınavların gerçekleşmesindeki gayreti bu başarının sebeplerindendir. Sınavlar amacına uygun ve ciddi yapılırsa öğrencilerimizin başarısı artmaktadır. İkinci dönemde de bu tür sınav uygulamalarına devam edilmesi olumlu sonuçlar ortaya koyacaktır. Sınavlara verilen önem öğrenciyi de pozitif yönde etkileyecektir. Sadece dershanelerin yaptığı sınavların ciddi olduğu, diğer sınavların ciddi olmadığı önyargısı kırılmıştır. Bu başarılı uygulamaya devam edilsin, dedi. A.Zeki ÖĞÜT, belirtilen görüşlere katıldığını ifade ederek sağlanan birlikteliğin meslek liselerine de bir hareketlilik getirdiğini belirtti. dedi. Murat İPEK, uygulamanın ilk başta ilgi çekici gibi göründüğünü belirterek, ileride okullar arasında farklılıklar oluşturması tehlikesine dikkat çekti. Ayrıca meslek lisesi öğrencisinin diğer liselerdeki öğrencilere göre yetersiz ve zayıf görmesi gibi bir sakıncalı durumun ortaya çıkmasından yakındı. Fakat önerinin değişik platformlarda tartışılmasının faydalı olacağını ifade ederek, önerinin tavsiye niteliğinde tutanakta yer almasını istedi. Mehmet ÇOŞKUN, dikkat çekilen hususların önemli olduğunu, geniş bir katılımda tartışıldığı zaman daha iyi bir neticenin ortaya çıkacağını belirtti. Zaten meslek liselerindeki öğrencilerin çoğunda bir üst okulu kazanamam psikolojisi hakim. İster istemez kendisini diğer lisedeki öğrencilere göre farklı görüyor. Bu olumsuz psikolojini yıkılması gerektiğini belirterek herkesin buna yardımcı olms-asın istedi. Yunis AKKOÇ, deneme sınavlarındaki öğretmen değişiminin sınavın ciddiyetini arttırdığını belirterek birinci dönemde bu değişimin gerçekleşmemesini anlayamadığını dile getirdi. bu uygulamanı farklı yorumlanmaması gerektiğini dile getirdi. Okullar arası değişim gerçekleştiğinde daha objektif ve gerçe3kçi bir değerlendirme yapılmasını mümkün olacağını ifade etti. Dershanelerin ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ve okulların kendi bünyelerinde yaptığı deneme sınavlarının çokluğuna dikkat çekerek bunun öğrenciyi olumsuz yönde etkileyebileceği hususunu da nazara verdi.
    -Deneme sınavlarına devam edilsin; fakat fazla olmasın. Bu konuda gerekirse dershanelerle işbirliğine gidilsin.
    -Soruların hazırlanmasında, konuların seçilmesinde birliktelik sağlansın. Bunun da en kolay yolu yıllık planlardaki ortaklık, seçmeli derslerdeki konuların her okulda aynı olması gibi birlikteliklerdir.
    -Deneme sınavlarında okullardaki öğretmenler arasında değişim olsun.
    -Deneme sınavlarını çokluğu ders saatlerinin azalmasına neden olmaktadır. Bu yüzden deneme sınavlarından sonra da okullar eğitime devam etsin.
    17. Mehmet ÇOŞKUN, İnternetin hızlı gelişimi ve yaygınlaşması, geleneksel iletişim biçimlerini değiştirmiştir. Yeni iletişim biçimleri, web aracılığıyla, zaman ve mekân sınırlaması olmadan gerçekleşmektedir. Yeni iletişim ortamı olarak sosyal medyalar, günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. Bunlar insanların ilgi alanlarını, çalışma şekillerini değiştirmektedir. Her zaman sosyal hayatın içinde olan kütüphanelerin bu gelişmeler karşısında verdiği bilgi hizmetlerini ve bu hizmetlerin sunuluş biçimini değiştirmesi gereklidir. Daha cazip bir ortam, öğrenci açısından daha dikkat çekici teknolojilerin kullanılması kütüphaneleri eski fonksiyonlarına kavuşturacaktır. A.Zeki ÖĞÜT, teknolojik gelişmeler ile birlikte mobil aygıtlar üzerinden internet erişiminin sağlanmasıyla kullanıcılara sunulan hizmetlerde farklılıklar oluşmuş, bilgiye mobil ortamlardan erişim sağlanmıştır. Sağlık, eğitim, ticaret gibi alanların yanı sıra kütüphanelerde de mobil uygulamalar yapılmaya başlanmıştır. Birçok kütüphane, kullanıcılarının web sitelerine mobil ortamda erişimi için web sitelerinin mobil versiyonlarını oluşturmuştur. Okullarımızda da, ilimizde de bu gelişmelere kapı açılmalıdır.Yunis AKKOÇ, kütüphanelerin, uygarlıkta ileri gitmiş ülkelerde, günlük hayatın bölünmez bir parçası haline gelmiştir. Okul öncesi, okul çağı ve yetişkinlerin eğitiminde kütüphanelerin payı büyüktür. Bunun içindir ki, kütüphaneleri "Toplum Üniversitesi" diye tanımlayanlar olmuştur.Bu açıdan bakıldığında kütüphanelerin önemi her zaman devam edecektir.Öğrencilerimize bu bilinci vermek zorundayız.Murat İPEK, konumumuz itibariyle öğrenci bizi her zaman kütüphanede görmelidir. Bu da öğrenciyi o mekana bağlayacaktır. Kuru kuruya kütüphanenin kerametlerinden bahsetmektense öğretmenlerin oraları kullanmaları öğrenciyi kütüphaneye yönlendirecektir. İlimizdeki diğer kütüphanelere yapılacak geziler, konuyla ilgili ilimizdeki üniversitede bulunan bilim adamları, bazı derslerin duruma göre kütüphanede yapılması, kütüphaneyi en çok kullanan öğrencilerin ödüllendirilmeleri yerel şartların incelenerek kütüphaneye katkılarının arttırılması, yeni yayınların alınması, yeni yayınlarla kütüphanenin zenginleştirilmesi öğrencinin ilgisini arttıracaktır. Her okul, şöyle veya böyle, mutlaka kütüphanesini oluşturmalıdır. Şükrü YILDIZ, dile getirilen görüşlere katıldığını belirterek internetin yanlış kullanılması, cep telefonlarındaki oyunların cazibesi, mesajlaşmanın yaygınlaşması gibi teknolojik gelişmelerin kütüphaneleri olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekti. Bilimsel gelişmelerin hiçbir zaman karşısında olmadığını vurgulayarak bunların yanlış kullanılmasının olumsuz durumlara neden olacağına dikkat çekti.Eğer bilimsel bir araştırma yapılırsa bir öğrencinin zamanının büyük bölümünü hiçbir yararı olmayan teknolojik oyunlarla geçirdiği ortaya çıkacaktır. Bu durumun üst makamlarca değerlendirilmesinde fayda vardır, görüşünü dile getirdi. Belirtilen görüşlerin dikkatle takip edilmesi, uygulamaların üst makamlaraca ortak olarak takip edilmesi, okul kütüphanelerinin her zaman açık tutulması, zenginleştirilmesi, öğrencilerin okul kütüphanelerinin dışında İldeki diğre kütüphanelerden yararlanmalarının sağlanması, öğretmenlerin okul kütüphanesini sürekli kullanmaları kararlaştıldı.

    18. Birinci zümrede alınan karaların aynen uygulanması karalaştırıdı.Öğretmenlerin öğretim işlerinde ödevleri şunlardır: a) Öğretmenler, her ders yılı basında müfredat programlarının, ders uygulamalarının (çevre tarihi eser, müze, teknik kurumlar vb. incelemeleri) aylara dağıtılmasını gösterir bir plan hazırlayarak derslere başlamadan önce bir örneğini okul müdürüne verirler. b) Öğretmenler, derslerini yararlı bir şekilde vermek için, derslere hazırlıklı girmek ve okulda bulunan ders araçlarından ve okul kitaplığında bulunan kitaplardan öğrencilerini yararlandırmakla yükümlüdürler. c) Öğretmenler, öğrencilerini kişisel çalışmalara yöneltmek için tedbirler alırlar. (Bu hususta yerine göre tabiî çevreden, eski eserden, müzelerden, kitaplıklardan, ödevlerden, okulda düzenlenecek müsamere, okulda bütün öğretmenlerin elbirliğiyle yaratıp yaşatacakları çalışma havasından yararlanırlar
    d) Aynı dersi okutan zümre öğretmenleri ve aynı sınıfta ders okutan öğretmenler sık sık toplanarak aralarında iş birliği yaparlar. Bu toplantılardan ilki ders yılı başında yapılarak bu maddenin (a) fıkrasındaki planlar incelenir.
    e) Öğretmenler, derslerde öğrencilerine "Yazılı Öğrenci Ödevleri Yönetmeliği" hükümlerine göre ödev vermek ve bunları düzelterek öğrencilerine geri vermekle yükümlüdürler. g) Öğretmenler, verdikleri dersleri, yaptırdıkları ödevleri, yaptıkları deneyleri ve yoklama konularını her derste sınıf defterine yazarak imza ederler. i) Öğretmenler, derse girince yoklamayı kendileri yapar, derste bulunmayanları ve bunların sayısını yazarak yoklama kâğıdını imzalarlar. j) Öğretmenler, not defterlerini her zaman yarılarında taşımak, derse kaldırdıkları öğrencilere takdir edecekleri notları mürekkeple bu deftere yazarak o ders içinde öğrenciye bildirmek zorundadırlar. Yazılı yoklama kâğıtlarına ve ödevlere takdir edilen notlar da bu deftere aynı suretle geçirilerek öğrencilere bildirilir. k) Öğretmenler; haftada bir gün nöbet tutarlar.
    l) Öğretmenler, yönetimi öğretmenler kurulunca ya da okul müdürlüğünce kendilerine verilen öğrenci kurullarını yönetir ve her türlü eğitim çalışmalarına katılırlar.
    m) Öğretmenler, öğretmen kurulu kararıyla kendilerine verilen sınıfın eğitim işlerini üzerlerine alırlar. (Öğretmenlere, eğitimini üzerlerine aldıkları sınıflarda, elden geldiği ölçüde fazla ders verilir.)



    20.Birinci zümrede alınan kararların ikinci dönemde de aynen uygulanması kararlaştırıldı. Her okulda okuma saati uygulaması yapılamalıdır.Okul bu uygulamayı kendi şartlarına göre düzenleyecektir. Örnek bir uygulama olarak şunu verebiliriz: Diyelim ki “okuma saati” etkinliğinin A okulunda 20.09.2010 tarihinde başlanmasına karar verildi. Belirtilen tarihin ilk dersi “okuma saatine” ayrıldı ve okuma etkinliği gerçekleştirildi. İkinci hafta “okuma saati” ikinci derste uygulanacaktır. (27.09.2010 tarihinde ikinci ders saati) Her hafta bir ders saati ayrılacaktır böylece. Okulun şartlarına göre farklı uygulamalar yapılabilir. O anda öğrenci, öğretmen, idareci, misafir, hizmetli, memur tüm personel okuma etkinliğine katılacaktır. (Acil bir durum yoksa) Böylece “okuma saati1” etkinliği amacına ulaşmış olacaktır.
    Gerek okul çapında gerekse il çapında kitap okuma etkinlikleri düzenlenebilir. Bir şenlik havası içerisinde gerçekleştirilen bu etkinliklere öğrenci velilerinin de katılımı sağlanabilir. Okunan bir eserin gönüllü bir öğrenci tarafından tanıtımının yapılması gerçekleştirilebilir.Böylece okuma cazip hale getirilip öğrencideki kitap ve okuma sevgisi pekiştirilir.
    Okul çapında okunan bir kitabın çeşitli özelliklerini yansıtan sorunlarla okuma yarışmaları düzenlenebilir. Örneğin “MAİ VE SİYAH” romanının okul çapında bütün öğrencilerce bir hafta boyunca okunduğunu varsayalım. Gönüllü öğrenciler seçilir veya herkesin katılması sağlanır. “MAİ VE SİYAH” romanından çoktan seçmeli çeşitli sorular hazırlanır. Soru sayısı komisyon tarafından belirlenir ve her sorunun doğru cevabına belli bir puan verilir. Öğrenciler topluca sınava alınarak belirlenen sorularla bilgileri ölçülür. Belli bir puanı tutturan öğrencilere çeşitli ödüller takdim edilir. Bu uygulama okuma açısından faydalı olacaktır.
    Çeşitli kurumların düzenlediği kompozisyon yazma, şiir yazma, okuma yarışmalarına öğrenciler teşvik edilmelidir. İlimizde son iki yılda bu konuda sağlanan başarı bu teşviklerin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.Yarışmalara yönlendirilen öğrencilerin takibi yapılırsa, onlarla olan ilgi sürdürülürse öğrenci de işin ciddiyetini kavramakta yarışmaya daha ciddi bakmaktadır. Bu konuda başarılı olan öğrenciler okulca da taltif edilmelidir. Taltif, teşviki güçlendirecektir.
    Görüşler tavsiye kararı olarak benimsendi.


    20.Mehmet ÇOŞKUN,İnsanın hayatında ve kişilik gelişiminde ana dilinin çok önemli bir yeri vardır. Dili yeterli düzeyde olan kişiler genellikle daha sağlıklı ilişki kurarlar, hayatta daha çok başarılı olurlar. Kendi dilini iyi bilip düzgün kullanmanın önemli bir yararı da yabancı bir dili öğrenmeyi kolaylaştırmasıdır. Gerçekten, etkili bir yabancı dil öğretiminin altyapısını, iyi bir ana dili eğitimi oluşturur. Türk edebiyatının tanınmış şairlerinden Yahya Kemal'in "Türkçe ağzımda annemin sütüdür" diyerek yücelttiği, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın ise "Türkçem benim ses bayrağım" diyerek hem yücelttiği hem de kutsallaştırdığı dilimize bugün gerekli özeni gösteriyor muyuz? İnsanlarımızda bugün Türkçe sevgisi, ana dili duygusu, dil bilinci veduyarlığı yeterince var mı? Bu soruların iyice düşünülmesi, sürekli göz önünde tutulması gerekir.Dil öğrenimi beyni, dolayısıyla düşünceyi değiştirir, biçimlendirir. Sosyal yapının iç dokusunu ana dili oluşturur. Son zamanlarda Türkçemiz bazı etkilerden dolayı sıkıntılar yaşamaktadır. Bazı sebeplerden dolayı “DİL KİRLİLİĞİ” yaşanmaktadır. Halk ulaşım araçlarında dikkatimi çeken bir hususu paylaşmak istiyorum. İnmek için düğmeye bastığımdabazı araçların önündeki uyarıda “STOP” kelimesini okudum. Niçin “ DURACAK” kelimesi kullanılmıyor diye kendi kendime sorguladım. Kamu kuruluşlarında da Türkçede karşılığı olduğu halde yabancı kelimelerin kullanılması beni üzdü. Dikkat çekmek istedim. Murat İPEK, bugün Türkçemizle ilgili başlıca güncel sorunları şöyle sıralayabiliriz: Özensizlik ve yanlış kullanım, yabancı sözcük tutkusu, yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimi birbirine karıştırma, Türkçenin bilim dili olmadığı görüşü, Türkçe öğretimindeki yetersizlik, sözcük ve terim üretimindeki yetersizlik, öğretmen faktörü. Dilimizin sözlü ve yazılı kullanımında akıl almayacak yanlışlar yapılıyor. Kurallarına uygun, doğru ve düzgün kullanılmıyor Türkçe. İlköğretimden yükseköğretime kadar okullarımızda görülen Türkçe yetersizlikleri, üniversite öğrencilerimizde bile sık sık göze çarpan sözlü ve yazılı anlatım kusurları, bozuk cümleler ve söyleyiş yanlışları, bir dilekçe yazarken yapılan yanlışlar, resmî yazışmalarda göze batan anlatım kusurları, basın yayın organlarındaki akıl almaz özensizlikler, sokak ve caddelerde bulunan tabelalardaki yabancı sözcük hastalığı... Türkçemizin geleceği için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Radyo dinlerken, televizyon izlerken insan bazen şaşırıp kalıyor. Osmanlıcadan gelme sözcüklerin yanlış telaffuzları, damıtık dilin giderek argo dile dönüşmesi, vurguların ve tonlamaların ürkünçlüğü, görüntülü yayınlarda sunucuların garip el kol hareketleri, konuşma sırasındaki tuhaf jestleri, Türkçeyi sevenleri üzüyor. A.Zeki ÖĞÜT, Sayın öğretmenlerimizin görüşlerine katılıyorum. Yabancı kelime tutkusu konusunda ben de düşüncelerimi dile getirmek istiyorum. Günümüzde Türkçe, neredeyse ana dilimiz olduğunu unutturacak ölçüde yabancı sözcüklerle dolduruluyor, kendi sözcüklerimiz acımasızca dışlanıyor. Sorunların belki de en önemlisi, dilimizin kamuoyu önündeki kullanımında görülen "Türkçeden kaçış" diyebileceğimiz süreçtir. Ülkeyi yönetenler, basın-yayın kuruluşları ve bir kısım aydınlar, çok güzel Türkçe karşılıkları bulunsa da yabancı sözcükleri kullanmaktan sanki olağanüstü bir zevk alıyorlar. Türkçe konuşmaktan kaçan bir kamuoyu oluşmuş görünüyor. Bu durum dilimiz için büyük tehlikedir. Bugün de benzeri durumlara sık sık tanık oluyoruz. Güzelim uzlaşma yerine “concencous,” yoğunlaşma yerine” consantrasyon”, kontrol yerine” çek etme” dedik mi kültürlü kişi oluyoruz. Kentlerimizde mekanlar, yabancı adlar nedeniyle işgal altındadır. Kendilerine "entel" denilen bir kısım aydınlar, kendi yurduna yabancılaşmayı evrensellik sanıyor. Konuşmada veya yazıda aralara yabancı sözcük sıkıştırmak, bağımsızlık gururunun nasıl törpülendiğini gösteren acı bir örnek değil midir? Neredeyse, ana dilimizin Türkçe, anavatanımızın Türkiye olduğunu unutuyoruz. Yabancı dil ne kadar önemli olursa olsun, insanın ana dili daha da önemlidir. Temel görevimiz, gençlerimizi düşünen, eleştiren ve düşüncelerini düzgün ifade edebilen bireyler olarak yetiştirmektir. Öğrencinin kendi dilini ikinci sınıf, yetersiz bir iletişim aracı olarak görmesi çok sakıncalı bir durumdur. Böyle bir öğrenciden kendi diline ve kültürüne, ana diline saygı duyması nasıl beklenebilir? Şükrü YILDIZ, Ülkemizde özellikle 1980'den sonra görülen büyük yanlışlardan biri, yabancı dil öğretimi ile yabancı dille öğretimin birbirine karıştırılmasıdır. Günümüz dünyasında yabancı dilin ve yabancı dil öğrenmenin önemi elbette ki tartışılamaz. Her türlü ilişki, iletişim ve gelişme için yabancı dil elbette ki çok gerekli. Ama ülkemizde özellikle son zamanlarda düşülen önemli bir yanılgı, yabancı dilin araç değil amaç olarak görülmesidir. İşte bu nedenle, yabancı dille öğretim yapan okulların ve üniversitelerin sayısı hızla artmaktadır. Oysa yabancı dil amaç değil araçtır. İşin en acı ve düşündürücü yanı da, yabancı dille öğretim yapan kurumlarda okuyan Türk çocuklarının Türkçeyi ihmal etmeleri, giderek unutmaları, özellikle yazılı anlatım yetersizlikleri içine düşmeleri ve kendi dillerini küçümseyip hor görmeleridir. İşte en büyük tehlike de burada yatıyor. Ana dilinin yetersiz olduğu inancı ile yetiştirilen bir genç, kendi diline ve kültürüne nasıl saygı duyacaktır? O hâlde öncelikle yapılması gereken şey, yabancı dil öğretimi ile yabancı dille öğretimi birbirine karıştırmamaktır. Çok gerekli olan yabancı dil öğretimini bütün okul kademelerinde en etkili ve verimli bir şekilde gerçekleştirelim. Bunun yollarını arayalım. Ama çok gereksiz olan ve ülkemizin geleceği, kültürü açısından büyük tehlikeler taşıyan yabancı dille öğretim tuzağından kurtulalım. Bunun için de her şeyden önce ana dili duygusu, duyarlığı ve dil bilinci gerekir. Ülkemizde nitelikli insan yetiştirmek istiyorsak, başkalarının diliyle değil, kendi dilimizle, kendi kültürümüzle yetiştirmeliyiz. Çünkü kendi kültürünü dışlayan bir toplum, varlık nedenini yadsıyor demektir. Çağdaş ülkelerin hiçbiri yabancı dilde eğitim yapmıyor. Bu durum, sadece az gelişmiş ülkelerde ve sömürgelerde görülüyor. Bazı okullarda eğitim yabancı dille yapılırsa Türkiye'nin dış dünya ile daha kolay anlaşacağı, Türkçenin bilim dili olmadığı, İngilizce ile daha iyi bilim yapılacağı yolundaki görüşler yanlıştır. Bu görüşler, emperyalizmin sömürge ülkelere dayattığı anlayışın sonucudur. Her ülkede bilim ancak o ülkenin kendi diliyle yapılabilir. Yabancı dille eğitim, eğitim bilimine de aykırıdır. Çünkü bir insan, dünyayı en sağlıklı biçimde ancak kendi diliyle algılayabilir ve anlatmak istediğini de en güzel kendi diliyle anlatabilir. Ülkemizin tanınmış üniversitelerinden biri olan ve eğitimi İngilizce yürüten ODTÜ'de yapılan bir araştırmada, öğrencilerin yabancı dille eğitimden memnun olmadıkları, buna karşı çıktıkları görülmüştür. İngilizce eğitim yapılan Boğaziçi Üniversitesinde de benzer görüşler öne sürülmekte, eğitim dilinin Türkçe olması savunulmaktadır. Yunis AKKOÇ, Türkçenin bilim dili olmaması gibi bir yanlış algı var.Bazı aydın çevreleri bu görüşü dile getirmekten kaçınmıyor. Şunu kabul ediyorum. Yıllardan beri Türkçemiz başka dillerin baskısı altında kalmıştır. Doğru. Ama bana göre bu baskı yetersizlikten değil, başka dillere duyulan saygıdan dolayıdır. Türkçenin bilim dili olarak yetersiz olduğu öne sürülüyor. Eksik yanları elbette vardır ve bu, her dil için söz konusudur. Peki böyle bir durumda yapılması gereken şey, dilimizi tümüyle bir kenara atmak mıdır, yoksa kendi olanaklarıyla onu geliştirmeye ve zenginleştirmeye çalışmak mı? Yetersiz ve eksik diye dilimizi kendi kaderine bırakırsak, Türkçe bir bilim ve kültür dili olarak nasıl ve ne zaman gelişecektir? Bu konuda Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cahit KAVCAR’In görüşlerini nazara vermek istiyorum.Şöyle diyor bir makalesinde: “ İşte hiç düşünülmeyen ve gelecek açısından büyük tehlike oluşturan sorun burada. Eğer dil duyarlığı ve dil bilinci bakımından sorumsuzluk böyle sürerse, Türkçe 14. yüzyıldaki durumuna düşecektir. O zamanlar ve Selçuklular döneminde aydınlar arasında bilim dili Arapça, kültür ve sanat dili Farsça idi. Türkçe sadece halk arasında konuşuluyor ve halk edebiyatı sanatçıları tarafından kullanılıp yaşatılıyordu. Ve dilimizin bu acı serüveni, yaşam savaşı, Tanzimat dönemine, özellikle 20. yüzyıl başlarındaki Millî Edebiyat Akımına kadar sürdü. Şimdi ise tehlike daha çok batı dillerinden gelmektedir. Büyük ihmale uğramış olan Türkçenin durumuna çok üzülen 14. yüzyıl divan şairi Âşık Paşa günümüz diliyle şöyle dert yanıyordu:
    “Türk diline kimse bakmaz idi
    Türklere hiç gönül akmaz idi”
    Beş yüzyıl sonra aynı sıkıntı ve sorunları yaşamak zorunda mıyız? Bunları yeniden yaşamamak için gerekli özeni göstermek, bilinçli davranmak zorundayız. "Tarih tekerrürden ibarettir." sözü akla geliyor ama aslında bu söz yanlıştır. Tarih kendisinden ders almasını bilmeyenler için tekerrürden ibarettir.
    1933 reformunu yaşayan İstanbul Üniversitesine gelen yabancı bilim adamlarından 3 yıl içinde Türkçe öğrenmeleri ve bu sürenin sonunda derslerini Türkçe vermeleri istenmişti. Amaç ne? Amaç, Türkçenin bilim dili olarak kullanılması ve geliştirilmesidir. Çünkü cumhuriyeti kuranlar, dilin bir ulusun kimliği ve o ulusu yarınlara taşıyan en önemli öge olduğunu çok iyi biliyorlardı. Düşünülmesi gereken bir soru şudur: Sanki Türkçe 1933'te bilim diliydi de şimdi mi yetersiz duruma düştü?”
    Edebiyat zümresi olarak Sayın öğretim üyesinin önerilerinin altına imza atıyoruz.
    ÖNERİLER
    Türkçemizin bağımsız bir dil olarak yaşaması, gelişip zenginleşmesi için şunlar önerilebilir:
    1. "Önce Türkçe!" sloganı kafalara ve gönüllere yerleştirilmeli, herkesi güzel Türkçe öğrenmeye ve kullanmaya özendirmeliyiz.
    2. "Önce Türkçe!" konusunda bireysel ve toplumsal duyarlık, dil duygusu ve ana dili bilinci oluşturulmalıdır. Bu konuda herkese görev düşer. Asıl sorumluluk ise, örgün ve yaygın eğitim kurumlarına; yazılı, sözlü ve görüntülü kitle iletişim araçlarına, sanatçılara, yazarlara, aydın kesime düşmektedir.
    3. Özellikle aydın kesim, yabancı hayranlığı ile yabancı sözcük düşkünlüğünden kurtarılmalıdır.
    4. Yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimin çok farklı şeyler olduğu kafalara iyice yerleştirilmelidir. Okullarımızda hâlen yürütülmekte olan yabancı dil öğretiminin çok verimsiz olduğu göz önüne alınarak, verimli ve etkili yabancı dil öğretimi için gerekli önlemler hiç zaman geçirmeden alınmalı, yabancı dilde öğretime ise son verilmelidir.
    5. Verimli bir yabancı dil öğretimi için, yüksek öğretim kurumlarında ilk yıl küçük gruplar hâlinde ve nitelikli okutmanlarla etkili bir "yabancı dil hazırlık sınıfı" uygulaması, daha sonraki yıllarda "meslekî yabancı dil" dersleri önemli bir çözüm yoludur. Ankara Üniversitesinin TÖMER kanalıyla yürütmekte olduğu hazırlık snıfı uygulaması esas alınabilir.
    6. Bütün öğretim kademelerinde Türkçe eğitiminin yeterince etkili, verimli yapılabilmesi için gerekli duyarlık ve özen gösterilmelidir. Bu önemli konu, gelip geçici olan bakan ya da hükûmet politikası olarak değil, sıkı ve değişmez bir devlet politikası olarak görülmelidir. İşin özü, etkili ve bilinçli ana dili eğitiminde yatmaktadır. Şunu hiç unutmayalım ki iyi bir yabancı dil öğretimi için de iyi bir ana dili eğitimi ön koşuldur.
    7. Çok kolay olmamakla birlikte dil gümrüğü uygulamasına bir an önce geçilmeli, baskın dile/dillere karşı koyabilmek için sözcük ve terim üretimine yeterince önem verilmeli, çeşitli dallardan uzmanları da devreye sokarak bu konuda yoğun çalışmalar yapılmalıdır.
    8. Dil alanında en etkili kesimlerin başında eğitimciler, öğretmenler geldiğini göz önünde tutarak, öncelikle Türkçe ve edebiyat öğretmenleri olmak üzere, bütün öğretmenlerin ana dili duyarlığı ve bilinci ile yetiştirilmelerine büyük önem verilmelidir.
    9. 1930'lardan 1980'lere kadar yürürlükte olan 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 21. maddesi, çeşitli işyerlerinin kapılarına asılacak levha ve tabelaların Türkçe olmasını şart koşuyordu. Bu yasanın uygulamadan kaldırılmış olması ve değişen şartlar durumu tersine çevirmiştir. Adı geçen yasaya yeniden işlerlik kazandırılması uygun olur.
    10. Türkçenin yozlaşmaktan korunması ve kurtarılması için genel ve yasal bir düzenleme amacıyla hazırlanan "Türk Dilinin Kullanılmasına İlişkin Kanun" tasarısı, dil-anlatım ve konuya yaklaşım bakımından gerekli düzeltme ve düzenlemeler de yapılarak bir an önce yasalaşmalıdır.
    11. Bir ülkenin kültürü ve dili tek başına ele alınamaz. Dil ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik yapısı ve özellikleri ile iç içedir ve onlardan ayrı düşünülemez. Eğer bir malı veya aracı kendimiz üretmiyor da dışarıdan alıyorsak, sadece onu değil, onun adını ve onunla ilgili terimleri de almak zorundayız demektir. O hâlde, ekonomi ve teknoloji başta olmak üzere her alanda üretmeden tüketmek çılgınlığına karşı çıkmak da ulusal bir görev ve sorumluluktur. Çünkü üretimi bir yana bırakarak sadece tüketim toplumu olmakla hiçbir yere varılamaz. Bu şekilde olup da tarihten silinen toplum ve ülke sayısı az değildir.




    21.Zümre başkanı Mehmet ÇOŞKUN ikinci dönemin başarılarla dolu olması için elbirliği ile çalışılmasını önemine dikkat çekti. Bu dönem, bütün milletimize hayırlı olsun, bütün öğrencilerimizin her yönüyle başarılı olduğu bir dönem olmasını diliyorum dedi. Gerek okulda gerekse okul dışında öğretmenliğin verdiği yüce ruhla hareket etmenin çok şeyi çözeceğine işaret etti. Yepyeni bir anlayış ve zevkle, heyecanla başlanılan dönemin ülkemize güzellikler getirmesini temenni etti. End. Meslek Lisesi Zümre Başkanı Şükrü YILDIZ, heyecanın olmadığı, yeni bir şeylerin yapmanın, yeni bir şeylere tanık olmanın yaşanmadığı bir yerde duraganlığın egemen olacağını belirterek ikinci dönemin daha başarılı gececiğine vurgu yaptı. Bütün öğretmenlerin aynı heyecanı yaşamasını istedi. Plevne Lisesi Zümre Başkanı Yunis AKKOÇ, mesleğe duyulan saygını temelinde bütün insanlığı kucaklamak düşüncesi vardır. Her öğretmen arkadaş bu yüce duyguyla mesleğine bakarsa geleceğimiz daha aydınlık olacaktır. Sevginin ve saygının olduğu yerde huzur vardır, demokrasi vardır, gelişme vardır, yükselme vardır. Öğretmen her yönüyle örnek insandır, bu örnekliğini gerek yaşayarak gerekse yaşatarak göstermelidir. Ticaret Meslek Lisesi Zümre Başkanı A. Zeki ÖĞÜT, güncel olaylara dikkat çekerek bütün dünyayı saran bir çözülmeyi dile getirdi. Artan terör olayları, insanlar arasındaki iletişimsizlik, yaşanan psikolojik rahatsızlıklar gençlerimizi derinden etkilemektedir. Bu etkiyi olumsuzluktan olumluluğa çevirmek öğretmenlerin elindedir. Çünkü elinde işlenmemiş bir maden vardır. Onu nasıl işlerse şekillenme ona göre olacaktır. Bu duygularla öğretmenler kendilerini tekrar gözden geçirmelidir.Anadolu İmam Hatip Lisesi Zümre Başkanı Murat İPEK, inançlarına bağlı şahsiyetlerin yetişmesi çok önemlidir. Bu, kişideki idealizmi daha da güçlendirecektir. Belli bir hedefe inanan bir öğrencide güven duygusu artar, toplumuna olan bağlılığında çıkarcı davranmaz. Birleştirici, kucaklayıcı, ötekileştirmeden farklılıkları kabul edici bir ruh kazanmasını sağlar. Hedefimiz, çabamız bu evrensel değerleri özümlemiş bireyler yetiştirmek olmalıdır. Bütün zümre öğretmenleri ikinci dönemin ülkemize, milletimize hayırlı, uğurlu olması dileklerini tekrarladılar. Bu dileklerden sonra toplantı sona erdi.


    KARARLAR:
    -Derslerin işlenişinde, eğitim ve öğretimin gerçekleşmesinde Milli Eğitim Temel Kanunundaki ilkeler her zaman olduğu gibi esas alınacaktır.
    -Türk Dilinin herkes tarafından doğru ve düzgün kullanılması için bu konudaki güzel örnekler öğrencilerin istifadesine sunulacaktır.
    - Dönem başında verimli ve etkili ders çalışma teknikleri konusunda öğrenciler bilgilendirilecektir.
    - Dersler işlenirken 2488 sayılı Tebliğler Dergisine göre Atatürkçülükle ilgili konulara yer verilmesine, ayrı bir ders saati ayrılmamasına, işlenen konuların deftere işlenmesine dikkat edilecektir.
    - Yıllık planlar onuncu maddede görüşülen hususlar doğrultusunda hazırlanmıştır.
    - Öğrenci başarısının arttırılması için gerekli tedbirler alınacaktır.
    -Öğrencilere kitap okuma zevkinin kazandırılmasına devam e3dilecektir.
    -Sınıf sevilerinin tespit edilerek konuların zaman zaman tekrar edilmesi sağlanacaktır.
    -Hazırlık çalışmaları kontrol edilecektir.
    -Kütüphanenin önemi konusunda bilgi verilerek öğrencilerin gerek okul gerekse ildeki diğer kütüphanelere yönlendirilmeleri teşvik edilecektir.
    -Okul kütüphanesinin en verimli şekilde kullanılması sağlanacak, mesai saatlerinde açık tutulacaktır.
    -Kütüphanedeki eserlerin zenginleştirilmesi, güncellenmesi için okuldaki şartlrın yanında yerel şartlardan da istifade edilecektir.
    -Her okul kendi şartları çerçevesinde “OKUMA SAATİ” etkinliğini verimli bir şekilde uygulayacaktır.
    - Okul içi ve okul dışı aktivitelerde başarı sağlayan öğrencilere teşvik amaçlı sözlü notu verilecektir.
    -Çeşitli kurumların düzenlemiş olduğu yarışmalara, gerek il çapında gerekse ülke çapında, öğrencilerin katılımı birinci dönemde olduğu gibi bu dönemde de sağlanacaktır.
    - On birinci maddede görüşülen esaslar ve amaçlar çerçevesinde yıllık ödevler Nisan ayının son haftasında toplanacaktır.
    -Ders kitaplarının haricindeki kaynakların da öğrenciler tarafından kullanılması sağlanacaktır. Bu kaynaklar tavsiye niteliğinde olacak ve bunların Talim Terbiye Kurulu Kararlarına uygunluğu temel alınacaktır.
    - Derslere her zaman hazırlıklı girilecektir.
    -Sözlü notların verilmesinde birliktelik sağlanacaktır. Bütün zümre öğretmenleri eşit sayıda sözlü notu verecektir. Adet yönünden her öğrencinin sözlü notu aynı olacaktır.
    - Sözlü yoklamalar için ayrı ders saati ayrılmayacaktır.
    -Öğrencinin sosyal aktiviteleri de sözlü notu ile değerlendirilecektir.


    Mehmet ÇOŞKUN A.Zeki ÖĞÜT Yunis AKKOÇ Şükrü YILDIZ
    Gazi Osman Paşa Lisesi Ticaret Lisesi Plevne Lisesi End. Meslek Lisesi
    Murat İPEK
    İmam Hatip Lisesi

    17.02.2011
    UYGUNDUR

Benzer Konular

  1. 2012-2013 Edebiyat Grubu Dersleri Sene Sonu Zümre Toplantı Tutanağı
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Zümre
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 15.Haziran.2013, 14:34
  2. Edebiyat grubu dersleri sene sonu zümre öğretmenleri toplantı tutanağı
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Zümre
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 15.Haziran.2013, 14:31
  3. Edebiyat grubu dersleri yılsonu il zümre öğretmenleri toplantı tutanağı
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Zümre
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Haziran.2011, 13:23
  4. Türk Dili ve Edebiyatı Grubu Dersleri Yılsonu Zümre
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Zümre
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Haziran.2011, 22:32
  5. Edebiyat Yıl sonu İlçe Zümre Toplantı Tutanağı
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Zümre
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Haziran.2011, 13:13

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •