Sponsorlu Bağlantılar
+ Konuya Cevap Yaz
Toplam 8 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 8 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    banu begüm Misafir

    Aşıkane Beyitler

    ben aşıkane beyitler araştırmaktayım bana aşk konulu bilinmeyen beyitler yazabilirseniz çook sevinirim !!!

  2. #2
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357

    Cevap: Aşıkane Beyitler

    ÂŞIKANE BEYİTLER
    Ben pür olsam ol tehîdir ol pür olsa ben tehî
    Sâgar-ı meydir bu bezm-i gamda hem-meşreb bana
    Nâbî

    Cân ü dil kaydını çekmekten özüm kurtardım
    Cânı cânâneye ettim dili dildâre fedâ
    Fuzûlî

    Benzedirmiş kendisin âyîne rû-yı dilbere
    Her işi aksinedir bir kimseden etmez hicâb
    Nef’î

    Hazâkat ile bakıp nabzıma buyurdu tabîb
    Bu ‘illet ehline hoştur hevâ-yı kû-yı Habîb
    Musullu Es’ad

    Benim bir Leylî-i Şirîn-lebim olsun da âlemde
    Cihânın deşt ü kûhu Kays ile Ferhâdın olsun hep
    Çelebi-zâde Âsım

    Zülfünde dil ederse n’ola vuslatın talep
    Derler ki müstecâb olur elbet du’â-yı şeb
    Fasîh

    Kûyuna varmaz rakîb âhımdan eyler ictinâb
    Atılır zîra ki şeytân üstüne gökten şehâb
    Derûnî

    Şeb-i yeldâyı muvâkkitle müneccim ne bilir
    Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ’at


    Eğer su sepmeseydi dem-be-dem endîşe-i vuslat
    Ne dil kordu ne cân yandırmadık tâb-ı gam-ı firkât
    Rumî

    Ey tıfl-ı dil ümîdi ko âzâd olamazsın
    Bir cum’ası yok haftadır eyyâm-ı mahâbbet


    Aceb mi eylese sad-pâre inkisârım anı
    O mâhı eyledi hod-bîn ü hod-nümâ mir’ât
    Vahyî Balat
    Şehhi-zâde

    Dedi katsam mı şarâbına rakîbin zehri
    Dedim ana tolu sun câmı hey âfet kat kat
    Velehu

    Cihâna gelmeğe ‘aşk oldu bâ’is
    Benim Ferhat ile Mecnûna sâlis
    Hüseyin Kâtibî

    Subh ü şâm u şeb ü rûz u gam ü şâdî birdir
    Biz karar ettiğimiz şehrde ‘ıyd olmaz hiç
    Âgâh

    ‘Abes değil dil-i mecrûha tünd hûyî-i yâr
    Zarardır etse zahm-dâra merhamet cerrâh
    Vâsıf-ı Enderûnî

    Hem-reng-i ‘ârız u hat u ruhsârı olmasa
    Bulmazdı i’tibâr sefîd ü siyâh ü sürh
    Nazîm

    Kûy-ı dildârı koyup taglara çıktı Ferhâd
    Olmadı yine seri kayd-ı belâdan âzâd
    Lâ edrî

    Cevâb-ı merg geldi tişesinden
    Devâ sordukta derd-i ‘aşka Ferhâd
    Zâtî

  3. #3
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357

    Cevap: Aşıkane Beyitler

    El Çek İlacımdan Tabib

    Aşiyan-i mürg-i dil zülf-i perişanındadır
    Kanda olsam ey peri gönlüm senin yanındadır

    Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
    Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır

    Çekme damen naz edip üftadelerden vehm kıl
    Göklere açılmasın eller ki damanındadır

    Bes ki hicranındadır hasiyyet-i kat'-i hayat
    Ol hayat ehline hayranem ki hicranındadır

    Ey Fuzuli şem'-veş mutlak açılmaz yanmadan
    Tablar kim sünbül rişte-i canındadır

    Fuzuli

  4. #4
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357

    Cevap: Aşıkane Beyitler

    "Her ne varsa alemde aşk imiş
    ilim ancak bir kıyl-ü kal imiş" (Fuzuli)

    Aklın alır âşıkın neşve-i humâr-ı aşk
    Gecesi gündüz olup doğar mihr-i yâr-ı aşk

    demiş her gonceye aşıklığım razın saba derler
    el ağzın tutmak olmaz korkaram ey gül sana derler

    Ömrüm oldukça güzel sevmeyeyim derdim lik
    Nideyim bu dil-i şeyde beni yalan etti. (Baki)

    "Göz gördü,gönül sevdi seni ey yüzü mahım
    Kurbanın olam var mı benim bunda günahım.

    Aşıklığıma şahid-i adil mi değildir
    Evza-i hazinimle garibana nigahım" ( ? )

    Arz-ı hal etmeye cana seni tenha bulamam
    Seni tenha bulacak kendimi asla bulamam

    Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan
    Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek (Yavuz Sultan Selim)


    Âh mine’l-aşkı ve hâlâtihî
    Ahraka kalbî bi-harârâtihî

    Ah, aşkın elinden ve onun hallerinden; ateşiyle kalbimi yaktı yandırdı...

    (Şeyh Galip)

    Ben göz açmam hâbdan bîdârdır gönlümdeki
    Gerçi ben mestim velî hûşyârdır gönlümdeki

    Enderunlu Vâsıf
    Manâ murad olunduğunda:
    (Gönlümde öyle bir aşk var ki, ben uyurken bile uyanık, ben gerçi mest olmuşum amma gönlümdeki her an uyanık.)


    Ey Fuzûlî çıksa cân çıkmam tarîk-i aşkdan
    Rehgüzâr-ı ehl-i aşk üzre kılın medfen bana

    Fuzûlî

    ( Ölsem de ayrılmam bu aşk yolundan.Ey Fuzûlî! Onun için öldüğüm vakit mezarımı,
    aşıkların gelip geçtiği yol üzerine yapınız.)


    Bir gül dedi bülbül güle, Gül gülmedi gitti
    Gül bülbüle, bülbül güle, Yar olmadı gitti (?)


    Mecnun ile bir mektebi-i aşk icre okuduk
    Ben Mushafı hatmettim, o Leyli'de kaldı. (Fuzuli)


    Âşıka dünya ve cân terk eylemek âsân olur
    Lîk cânân terkini etmek gelipdir câna güç (?)

  5. #5
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357

    Cevap: Aşıkane Beyitler

    Yine ol mah benim aldı kararım bu gece
    Çıkacaktır feleğe nale-i zarım bu gece

    Var idi subh visaline Fuzuli ümmid
    Çıkmasa hasret ile can-ı figanım bu gece

    "O ay yüzlü sevgili şairin aklını başından almıştır ve şairin ağlamaları, aşk derdi ile inleyişleri bu gece gökyüzüne kadar çıkacaktır.

    Ey Fuzuli, sabah kavuşma için ümidim var idi eğer bu gece yaralı incinmiş canım hasret ile çıkmasaydı. "

    -------------------------------------------------------------

    "Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı Hudâ'dır bu,
    Nazargâh-ı İlâhî'dir Makâm-ı Mustafâ'dır bu.-Nâbî "

    Daha bugün hikayesini dinledim bu şiirin, harikaydı...

    Nabi Hac vazifesini yerine getirmek için kutsal mekanlara gider, Medine'ye doğru gelinirken, mola verirler, yanında devlet erkanından bir zat ayaklarını Medine'ye doğru uzatmış uyumaktadır, tabi Nabi heyecandan uyuyamaz. Medine'ye gelindiğinde sabah ezanı okunmaktadır ve müezzin ezandan sonra bu gazeli okur. Nabi gider sorar müezzine sen nereden buldun da okudun. Bunun üzerine müezzin şöyle der: Hz. Muhammed rüyama girdi bu gece ve bu ümmetimden biri buraya gelmekte bu gazeli okumamı söyledi.

    O günden sonra bu rivayete göre Urfa'da uzun bir süre sabah namazlarından sonra bu gazel okunurmuş. (Nabi de Urfalıdır)
    Eksik veya kusurlu anlatmış olabilirim, affola...

    ----------------------------------------------

    Dest bûsı arzûsuyla ger ölürsem dostlar;
    Kûze eylen toprağım sunun ânunla yare su.
    Fuzûli

    Açıklama:

    "Yarin dudağından birdefa öpme isteğiyle eğer ölürsem dostlar, öldüğüm zaman mezar toprağımdan bir desti yapın ve onunla yare suverin." diyor büyük usta.

    Çağımızda ki günlük sevdalara en güzel cevap budur bence. Sevmek, menfaatten uzak kalarak sevmek... Zannediyorum biz yaman sevdaya kapıldığımız zaman bu kadar düşlünmek hiç işimize gelir miydi.

    Tükenme ey sevdam! Zira sensin beni yaşatan,
    Coş ey deli gönül! Sensin sevdaları başlatan.

    ------------------------------------------------------

    Nice demden mukîm-İ vâdı-i derd ü gam u aşkız
    Ser –i kûy-ı vefânun sanma kim mihmânıyuz cânâ

    Selimî

    (Nice zamandır aşk,gam ve dert vadilerinde konaklamadayız;
    sanma ki ey sevgili ,vefa yurdunun başköşesinde ağırlanıyoruz!..)

    Sînene aşk ile elifler kes
    Bilsin ol servi sevdiğin herkes

    Bakî

    Ey âşık!.. Bağrına aşk ile selvi biçimli çizikler çek; ta ki o selvi boyluyu sevdiğini herkes anlasın.

    -----------------------------------------------------------

    Aşk odu evvel düşer maşuka, ondan aşığa
    Şem'i gör kim yanmadan yandırmadı pervaneyi.

    ---------------------------------------------

    Halâs olmak için ez-cân u
    dil aşkından ol yârin
    Dua etsem de dergâhında
    ya Rab müstecab etme
    Halîm

    O sevgilinin aşkından kurtulmak için can u yürekten de dua edecek olsam, onu dergâh-ı izzetinde kabul etme Allah'ım!..

    ------------------------------------------------------

    Vehm ilen söyler dil-i meruh peykanın sözin
    ihtiyat ilen içer her kimde yara su
    FUZULİ

    -----------------------------------------------

    Gönül Mecnûn gibi dil-beste olma zülf-i Leylâ'ya
    Seni sâhra-neverd-i aşk eden zîrâ Hudâ'dır hep
    -Haşmet-

    A gönül! Mecnun misali, Leyla'nın zülfüne hemen gönül bağlama.

    Çünkü seni aşk çöllerinde gezdirip duran Leyla değil, Mevlâ'dır hep.

    ---------------------------------------------------------------

    Cennet için men eden âşıkları dîdârdan
    Bilmemiş ki cenneti âşıkların dîdâr olur

    Fuzûlî

    Cennetten uzaklaştırdığı gerekçesiyle âşıkları sevgilinin diyarına (yüzüne) bakmaktan alıkoyan kişi bilmiyor ki âşıkların cenneti sevgilinin yüzüdür!..

    ------------------------------------------------------------
    Feryad ki feryadıma imdad edecek yok
    Efsus ki beni gamdan azad edece yok

    Te'sir-i mahabbetle yıkılmış güzel amma
    virane dili bir dahi abad edecek yok

    Kes varsa alakan bana ey tali-i dunum
    Sen var iken alemde beni yad edecek yok

    Nigar Hanım

    -----------------------------------------

    Kârbân-ı râh-ı tecrîdiz hatar havfın çekip
    Gâh Mecnûn gâh ben devr ile nevbet bekleriz


    Fuzulî
    Soyutlanmışlık yolunun kervanıyız biz. Yolkesiciler kervanımıza saldırıp da tekilliğimizi bozmasınlar diye şu dünyada bazan Mecnûn, bazan da ben, sıra ile aşk nöbetini tutuyoruz.

    -----------------------------------------------------

    Şehîd-i aşkın oldum iâle-zâr-ı dağdır sînem
    Çerâğ-ı türbetim şem-i mezârım varsa sendendir

    Şeyh Galip

    Aşkının şehidi oldum. Göğsüm yaralarla lale bahçesine döndü.
    Eğer türbemin bir kandili varsa, mezarımda mum yanıyorsa senin sayendedir.

    ------------------------------------------------------

    Aşk kim ruha gıdadır ne yenir ne yutulur
    Bir demir leblebidir çiğneyene aşk olsun

    Şinasi

    -------------------------------------------------

    Âşık öldürmek tutalım muktezâ-yı hüsn imiş
    Tîğ-ı hicrân ile katl etmek kimin fermanıdır

    Ahmet Paşa

    Diyelim ki âşık öldürmek, güzelin güzellik hakkıdır. Peki de, âşıkı ayrılık denen kılıca mahkûm ederek canını almak, kimin fermanıdır?

    --------------------------------------------------------

    Esîr-i derd-i aşk u mest-i câm-ı hüsn çok amma
    Biziz meşhur olan, Leylâ sana, Mecnun bana derler

    Fuzûli

    -------------------------------------------------------

    Vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı câvidân
    Zinde-i câvîd ana derler ki kurbândur sana
    Fuzuli

    “Sana canını vermeyen ebedî hayata erişemez.
    Ebedî hayata erişen ona derler ki sana kurbândır.”

    ------------------------------------------------

    Demişsin ki yolumda ölmez Ahmed
    Bir öldüm bir de tekrar öldürürsin
    Ahmed Paşa

    ----------------------------------------

    Yılda bir kurban keserler halk–ı âlem ıyd içün
    Ben senin sâat–be–sâat dem–be–dem kurbânınam

    Fuzuli

    --------------------------------------------------------------

    Aşk derdinin devası kabil-i derman değil
    Terk-i can dirler bu derdin mu'teber dermanına

    Fuzûlî


    "En ummadığın keşfeder esrar-ı derûnun; Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın." Ziya Paşa

    Bana gönül ateşinden başka yanan olmaz, kapımı sabah yelinden başka açan olmaz.

    -------------------------------------------------------------------------------

    Derdim nice bir sînede pinhân ederim ben
    Bir âh ile bu âlemi vîrân ederim ben


    Nef'î

    ----------------------------------------------------------

    Sakın sen kûy-ı cananı uzakdur sanma ey Mecnûn
    Seher yola giren âşık gece Leylâ'da akşamlar

    Bursalı İsmail Beliğ (18. yy)

    -------------------------------------------------------

    Bir kez gönül yıkdın ise bu kıldığın namâz değil
    Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil
    (Yunus Emre)

    Yaratılanı sev yaratandan ötürü
    (Yunus Emre)

    Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur
    Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur
    (Yunus Emre)

    Ferman-ı aşka can iledir inkıyadımız
    Hükmü kazaya zerre kadar yok inadımız
    (Baki)

    Ezelden şâh-ı ‘aşkın bende-i fermânıyuz cânâ
    Muhabbet mülkinün sultân-ı ‘âlî şânıyuz cânâ
    (Baki)

    Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş (Baki)

    Mende mecnundan fizun aşıklık istidadı var
    Aşık-ı sadık menem mecnunun ancak adı var
    (Fuzuli)

    Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı
    Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı
    Ne yanar kimse bana âteş- i dilden özge
    Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı
    (Fuzuli)

    Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni
    Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni
    (Fuzuli)

    Ben değildim sana mail sen ettin aklımı zail
    Bana ta’n eyleyen gafil seni görgeç utanmaz mı
    ( Fuzuli)

    Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir
    Ben kimim sâkî olan kimdir mey-i sahbâ nedir
    (Fuzuli)

    Yılda bir kurban keserler halk-ı alem ıyd içün
    Dem-be-dem saat-be-saat men senün kurbanunam
    (Fuzuli)

    Dest-bûsî arzûsıyla ger ölürsem dostlar
    Kûze eylen toprağum sunun anunla yâre su
    (Fuzuli)

    Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil (Fuzuli)

    Ehl-i temkinem beni benzetme ey gül bülbüle
    Derde yok sabrı anın her lahza bin feryadı var
    ( fuzuli)

    Aşk imiş her ne var alemde
    İlim bir kil ü kal imiş ancak
    (Fuzuli)

    Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
    Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır
    (Fuzulî)

    Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
    Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever
    (Fuzuli)

    Âşığım dersen belâ-yı aşkdan âh eyleme
    Âh edip ağyârı esrarından âgâh eyleme
    (Fuzuli)

    Karban-ı rah-ı tecridiz hatar havfın çekip
    Gah Mecnun gah ben devr ile nevbet bekleriz
    ( Fuzuli )

    Zih-i kemal-i terakki zih-i cemal-i celal
    Ki hüsn sende oldu garip ışk bende garip
    ( Necati)

    Kâ'be olmasa kapun ay ile gün leyl ü nehâr
    Eylemezlerdi tavaf ol güzeri döne döne
    (Necati)

    Ayagı yir mi basar zülfine ber-dar olanun
    Zevk ü şevk ile virür can u seri döne döne
    (Necati)

    Cânıma bir merhabâ sundu ezelden çeşm-i yâr
    Öyle mest oldum ki gayrın merhabâsını bilmedim
    ( Ahmet paşa)

    Zülfün hikâyesini gönülde misâl edip
    Gam kıssasını levh-i perîşâne yazmışam
    ( Ahmet Paşa)

    Sultan-ı gam nişimen idelden derunumu
    Sahrayı kalbe leşker-i sevda gelür gider
    (Nabi)

    Ne çerh-i hüsne senin gibi mâh-pâre gelir
    Ne kûy-ı aşka benim gibi nâ-be-çâre gelir
    (Nabi)

    Ne tende cân ile sensiz ümmîd-i sıhhat olur
    Ne cân bedende gam-ı firkatinle rahat olur
    (Nefi)

    Biz aşık- ı azadeyiz amma esir-i badeyiz
    Alufteyiz, dildadeyiz, bizden diriğ etme kerem
    (Nef'i)

    Meclis-i erbab-ı dil bir lahza sensiz olmasın
    Hürmetin inkar eden alemde hürmet bulmasın
    (Nefi)

    Gönlü dilberden kesilmezse acep mi âşıkın
    Gamzesiyle tâ ezelden âşinâdır n'eylesin
    (Nefi)

    Benim âşık ki rüsvâlıkla tutdu şöhretim şehri
    Yazanlar kıssa-i Mecnûn’u hep yabâne yazmışlar
    (Nefi)

    Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
    Merdüm- i dide- i ekvan olan ademsin sen
    (Şeyh Galip)

    Gül âteş gül-bün âteş gül-şen âteş cûy-bâr âteş
    Semender-tıynetân-ı aşka bestir lâle-zâr âteş
    (Şeyh Galip)

    gönül ders-i gamın çokdan unuttu hatırın hoş tut
    o mürgü başka bir sayyad tuttu hatırın hoş tut
    (Şeyh Galip)

    Âşıkda keder n'eyler gam halk-ı cihânındır
    Koyma kadehi elden söz pîr-i mugânındır
    (Şeyh Galip)

    Efendimsin cihânda i'tibârım varsa sendendir
    Miyân-ı âşıkanda iştiharım varsa sendendir
    (Şeyh Galip)

    Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düşdü
    Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düşdü
    O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kâle-i kâm
    Bize hisse-i mahabbet dil-i pare pâre düşdü
    (Şeyh Galip)

    dert na-malum iken her gah agah etmek de güç
    ( şeyh galip)

    hac yollarında meş'ale-i karban gibi
    erbab-ı aşk içinde nümayansın ey gönül
    (Nedim)

    Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kafir
    Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir
    (Nedim)

    Haddeden geçmiş nezaket yal ü bal olmuş sana
    Mey süzülmüş şişeden ruhsar-ı al olmuş sana
    Yok bu şehr içre senin vasfettiğün dilber nedim
    Bir peri suret görünmüş bir hayal olmuş sana
    (Nedim)

    Güllü diba giydin amma korkarım azar eder
    Nazeninim saye-i har-ı gül-i diba seni
    (Nedim)

    hevâ-yı aşka uyup kûy-i yâra dek giderüz
    nesîm-i subha refîkız bahâra dek giderüz
    (Naili)

    Arz- ı hal etmeğe seni tenha bulamam
    Seni tenha bulacak kendimi asla bulamam
    (Ulvi)

    Süzme çeşmün gelmesün müjgan müjgan üstine
    Urma zahm- ı sineme peykan peykan üstine
    (Rasih)

    Gittin amma ki kodun hasret ile canı bile
    İstemem sensiz olan sohbet-i yaranı bile
    ( Neşati)

    Biz cism-i nizâr üzre döküp dâne-i eşki
    Çün rişte-i cân gevher-i ma'nâda nihânız
    (Neşati)

    Ne beyân-ı hâle cür'et, ne figâna tâkatım var
    Ne recâ-yı vasla gayret, ne firâka kudretim var
    (Enderunlu vasıf)

    Savm ü salatı fevt olan anı kaza kılur
    Sensiz geçen zaman ile vaktin kazası yok
    ( Seyyid Nesimi)

    Sun sagarı saki bana mestane desünler
    Uslanmadı gitti gör ol divane desünler
    ( Şeyhülislam Yahya)

    Ayıtdı ol perî bir gün düşüne girerim bir şeb
    Sevincimden nice yıllar geçipdir görmedim uyku
    (Zati)

    Sanma şâhım, herkesi sen sadıkâne yâr olur
    Herkesi sen, dostun mu sandın, belki ol ağyâr olur
    Sadıkâne, belki ol âlemde bir didâr olur
    Yâr olur, ağyâr olur, didâr olur, serdâr olur
    Yavuz Sultan Selim

    Şi’rler pençe-i kahrımda olurken lerzan
    Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek
    (Yavuz Sultan Selim)

    Cihân-ârâ cihan içindedür arayı bilmezler
    O mâhiler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler
    ( Hayali)

    aşk bir şem-i ilahidir benüm pervanesi
    şevk bir zincirdür gönlüm anın divanesi"
    (hayali)

    Cihanı hiçe saymaktır adı aşk,
    Döküp varlığı gitmektir adı aşk
    Elinde sükkeri ayruğa sunup,
    Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk
    Bela yağmur gibi gökten yağarsa
    Başını ona tutmaktır adı aşk
    Bu alem sanki oddan bir denizdir
    Ana kendini atmaktır adı aşk
    Var Eşrefoğlu Rumi bil hakikat
    Vücudu fani etmektir adı aşk
    (Eşrefoğlu Rumi)

    Handan ol ki gönül visal ihtimali var
    Firkat kemale erdi, kemalin zevali var

    Gören sanır sefadan sema‘-ı rah ederim:
    Döner döner bakarım kuy-ı yare, ah ederim !
    (Esrar Dede)

    Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir
    Mübtela-yı gama sor kim geceler kaç saat
    (Sabit)

    Cihanda sanma aşık-ı mehcura rahat olur :
    Neler çeker bu gönül, söylesem şikayet olur
    (Şeyhülislam Yahya)

    Kanı ol gül gülerek geldiği demler şimdi
    Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz
    (Mahir)

    Ey rûy-ı nigâr sanma senden dûrum
    Her yerde seni görmeye ben mecburum
    Pervane-i envar-ı cemalin olalı
    Sensin dersem cümle cihan mazurum

    Ben yitirdim, ben ararım,yar benimdir kime ne
    Gah girerim öz bağıma,gül dererim kime ne
    Gah giderim medreseye, ders okurum Hak için
    Gah giderim meyhaneye,dem çekerim kime ne
    Sofular haram demişler bu aşkın şarabına
    Ben doldurur,ben içerim,günah benim kime ne
    Ben melamet hırkasın kendim giydim eğnime
    Ar-u namus şişesini taşa çaldım,kime ne
    Gah çıkarım gökyüzüne,hükmederim kaf ve kaf
    Gah inerim yeryüzüne, yar severim kime ne
    Kelp rakip böyle diyormuş'güzel sevmek pek günah'
    Ben severim sevdiğimi,günah benim kime ne
    Sofular secde ederler mescidin mihrabına
    Yar eşiği secdeğahım,yüz sürerim, kime ne
    Nesimi'ye sordular ki,yarin ile hoş musun
    Hoş olayım olmayayım,o yar benim kime ne
    (Nesimi)

  6. #6
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357

    Cevap: Aşıkane Beyitler

    Gönül gamını nice safha–i beyâna yazam
    Kalemden od çıkuban korkarım ki yana yazam
    (Avni)

    Kimsesiz hiç kimse yok herkesin var kimsesi
    Kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi

    Göz gördü,gönül sevdi seni ey yüzü mahım
    Kurbanın olam var mı benim bunda günahım
    (Nahifi)

    Bir kâsedir alev dolu gönlüm yana yana
    Ben tâ senin yanında dahi hasretim sana
    (İsmail hami danişment)

    Pâyın sadâsı gelse de sen hîç gelmesen
    Ben dinlesem kıyâmete dek vuslat istemem
    Bulsam izinle semtini ol semte ermesem
    Assam zamânı hasretin encâmı gelmeden
    (İsmail hami danişment)

    Mecnûn ile bir mekteb-i aşk içre okurduk
    Ben Mushaf’ı hatm etdim o “Ve’l-leyl”de kaldı
    (La-Edri)

    Bülbül güle gel gül dedi gül gülmedi gitdi
    Bülbül güle gül bülbüle yâr olmadı gitdi

    Seb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i ask
    Tâ ki Mecnûn bitirir nutkunu Leylâ söyler
    (Yahya Kemal)

    Can yandı nâr-ı aşkına, yansın beden dahi
    Ateş-peresti-i aşka gerekmez kefen dahi
    (Ali Ruh-i Bey)

    Hem-demim sâyem durur akşam olıcak âh kim
    Okumazsam mum ile ol dahi gelmez yanıma

    Zâtî

    -----------------------------------------------------

    Senin hüsnün, benim askim, senin cevrin, benim sabrim
    Demâdem artar, eksilmez, tükenmez, bî-nihâyettir.
    Zeynep Hatun


    ---------------------------------------------------

    Hastayım, yalnızım, seni yanımda
    Sanıp da bahtiyar ölmek isterim

    Mahmûr-ı hülyayım câm-ı lebinden
    Kanıp da bahtiyar ölmek isterim

    Rıza Tevfik

    --------------------------------------------------

    Âşiyân-ı murg-ı dil zülf-i perîşanundadur
    Kanda olsam ey perî gönlüm senün yanundadur

    Fuzuli


    Senin serbest ve gür saçların bir kuş yuvası gibidir, benim gönlüm de senin saçlarına yuva yapmış bir kuştur. Her nerede olursam olayım ey güzelliği periye benzeyen sevgili, gönlüm seninle beraberdir, senin saçlarında gezer, diyor dünyanın en değerli şairlerinden Fuzuli.

    ----------------------------------------------------------------

    Bir perî peyker mi var yanında ağyâr olmaya
    Var mıdır bir gül ki ânın çevresi hâr olmaya

    Kanunî(Muhibbi)

    Yanında ağyar( yabancı kimseler, sevgili ile aşığın arasındaki 3.kişiler) olmayan bir peri yüzlü var mıdır? Etrafında dikeni olmayan bir gül var mıdır ?

    ( Dikeni olmayan bir gülün olmadığı gibi yanında râkiblerin , yabancıların olmadığı bir peri yüzlü sevgili yoktur )

    -----------------------------------------------------------------------

    Rasih

    Sevgili, açtığı her yaraya elmas tozu ekiyor. Lütfu var olsun; (aşıkına) ihsan üstüne ihsanda bulunuyor (Sevgilinin birinci ihsanı aşıkının bağrında açtığı yara, ikinci ihsanı da o yaranın kapanmasını engelleyen elmas tozudur.)

    --------------------------

    Kûyunda nâle kim dil-i müştâkdan kopar
    Bir nağmedir Hicaz'da uşşâkdan kopar
    Naili

    İlk anlam: Ey sevgili! Senin mahallende kopan çığlıklar sana hasret çeken gönüllerin eseridir. O öyle bir nağmedir ki sanki Kâbe'ye varmış hak âşıklarının ağlayışlarını andırır.

    İkinci anlam: Ey sevgili! Senin meclisinde duyulan terennümleri hicaz veya uşşak makamından şarkılar sanma. Bilakis onlar, sana hasret ve özlem duyan âşıklarının istemeden dışa vurdukları iç geçirmeler, öykünmelerdir.

    --------------------------------------------------------

    Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
    An murâdet zudter hâsıl şeved

    *Mesnevî*

    --------------------------------

    Aşkın oldu yüreğimde neler eyler neler eyler
    Bu gün ben bir dertli gördüm bu halimden haber eyler

    Sarraflığı bilmeyenler bu gevheri boncuk sanır
    Alır verir yok nesneye bilmez kaça sattığını

    Yüzgeçliği öğrenmeyen kul girmesin bu deryaya
    Aşk deryası derin olur aceplemeyin battığıma

    Salih Baba Divanı

    -------------------------------------------

    Âh mine’l-aşkı ve hâlâtihî
    Ahraka kalbî bi-harârâtihî

    Ah, aşkın elinden ve onun hallerinden; ateşiyle kalbimi yaktı yandırdı...

    Şeyh Galip

    -------------------------------------------------

    Ey Fuzûlî çıksa cân çıkmam tarîk-i aşkdan
    Rehgüzâr-ı ehl-i aşk üzre kılın medfen bana

    Fuzûlî

    --------------------------------------

    '' Ben göz açmam hâbdan bîdârdır gönlümdeki
    Gerçi ben mestim velî hûşyârdır gönlümdeki ''

    Enderunlu Vâsıf

    -------------------------------------------

    "Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
    Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım"

    Nahifi

    ------------------------------------------

    Zabt-ı âh eylemedir âşıka evvel çâre
    Ben ise âhsız ârâm edemem âh meded
    Nedim

    (Aşıkın derdine çare ahını zapt etmesidir. Ben ise ahsız etmeden duramam ah meded.)

    ---------------------------------------------------------

    Kendi elimle yâre verdigim kalem
    Fetvâî-yı hun-ı nâ-hakımı yazdı ibtidâ

    Nevres-i Kadim

    (Kendi elimle-ucunu-açıp sevgiliye verdiğim kalem; kanımın-dökülmesi- fetvasını haksız yere başından’-kesilsin şeklinde- yazdı.)

    --------------------------------------------------------------

    Dile her muyu bir ejder görünür ol zülfün
    Nice bin ejderi bir yerde tahayyül ne belâ
    (Nefî)

    Saçının her teli aşığın gönlüne biir ejder gibi görünür ve bin ejderi aynı yerde(yürekte)tahayyül etmek (hayal etmek, canlandırmak) aşık için ne büyük bir belâdır.

    --------------------------------------------------------------

    Saklarım sinemde her an seni canım diyerek
    Gelmedin sineme bir kerre mekanım diyerek...

    ------------------------------------------

    Cân u ten oldukça menden derd ü gam eksik değil
    Çıksa can hâk olsa ten ne can gerek ne ten bana.

  7. #7
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357

    Cevap: Aşıkane Beyitler

    Sırrını âşık olan şöyle nihan etsin kim
    Duymasın ağladığın dide-i giryan-ı bile


    Riyazî

    -------------------------------------------

    Yâ Râb belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
    Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni

    Fuzûlî

    -----------------------------------------

    Râst geldim yâre bir nanl-i revân olmuş gelir
    Serde gül, destinde gül, ceybinde gül, dâmende gül


    Öyle bir yâr ile karşılaştım ki yürüyen bir fidan idi ve başında, elinde, cebinde, eteklerinde hep gül vardı.

    -Fasih Ahmet Dede-

    ---------------------------------------------------

    Cânı Kim Cânânı İçin Sevse Cânânın Sever
    Cânı İçin Kim Ki Cânânının Sever Cânın Sever

    Fuzuli

    Yaslım dileyen çevrimi çeksin der imiş yâr
    Bu va'desi gûyâ ki değil çevrine dâhil


    Sevgili, "Vuslatımı dileyen eziyetime katlanır!" diyormuş. Sanki bu vaadi eziyet değilmiş gibi!,, (Oysa bu söz de bir zulümdür. Âşıka vuslattan söz ediyor. Buna dayanılır mı hiç!...)

    ---------------------------------------------------

    Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir

    Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat


    En uzun gecenin hangisi olduğunu ne müneccim, ne de takvim yapanlar bilir...

    Gam tutkunlarına sor ki geceler kaç saattir!..

    -Sâbit-
    ------------------------------------------

    Âşiyân-ı murg-ı dil zülf-i perîşânındadır
    Kande olsam ey perî gönlüm senin yanındadır

    Fuzûlî

    --------------------------------------------

    Aşk mıdır ki boynuma takıp belâ zincirini
    Gezdirip mecnun gibi alemde rüsva eyleyen…

    (Muhibbî)

    ------------------------------------------

    Ger ben ben isem nesin sen ey yâr
    Ger sen sen isen neyim men-i zâr

    (Fuzûlî)

    ----------------------------------

    Aşk bir şem-i ilahidir benim pervanesi
    Şevk bir zincirdir gönlün anın divanesi

    Şeyh Galib
    -----------------------------------------

    Ya rab bana cism-u can gerekmez,
    Cânân yok ise cihan gerekmez

    (Fuzuli)


    Esîr-i dâm-ı aşkın olalı senden vefâ görmen
    Seni her kanda görsem ehl-i derde âşinâ görmen

    Fuzuli

    Perişan-hâlin oldum sormadın hâl-i perişânım
    Gamından derde düştüm kılmadın tedbîr-i dermânım

    Fuzuli

    Gözümden dem-be dem bağrım ezip yaşım kimi gitme
    Seni terk etmezem çün men meni sen dahi terk itme

    Fuzuli

    Ey melek-sîmâ ki senden özge hayrândır sana
    Hak bilür insân demez her kim ki insândır sana


    Fuzuli

    “Ey melek yüzlü, senden başka herkes sana hayrandır. Allah bilir ya, insan olan sana insan demez. (Melek der)”

    Vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı câvidân
    Zinde-i câvîd ana derler ki kurbândur sana

    Fuzuli
    “Sana canını vermeyen ebedî hayata erişemez. Ebedî hayata erişen ona derler ki sana kurbândır.”

    Âlemi pervâne-i şem’-i cemâlün kıldı ışk
    Cân-ı âlemsin fedâ her lahza min cândır sana

    Fuzuli

    “Aşk bütün âlemi güzelliğinin mumu etrafında pervâne etmiştir. Sen âlemin cânısın. Her an sana bin cân fedâ olsun.”

    Âşıka şevkunla cân vermek inen müşkil degül
    Çün Mesîh-i vaktsen cân vermek âsândur sana

    Fuzuli

    “Hararetli, içi yanan bir aşkla canını sana vermek o kadar müşkil değildir. Çünkü vaktin İsâsısın, âşıka cân vermek sana kolaydır.”


    Çıkma yârum geceler agyâr ta’nından sakın
    Sen meh-i evc-i melâhatsın bu noksândır sana

    Fuzuli

    “ Ey sevgilim! Geceleri sokağa çıkma, çünkü başkaları sana ta’n ederler, ayıplarlar, kötü söz söylerler. Sen güzelliğin en yüksek noktasında bulunan bir aysın, bu senin için noksanlıktır.”


    Pâdişâhum zulm edip âşık seni zâlim demiş
    Hûb olanlardan yaman gelmez bu bühtândır sana
    Fuzuli

    “Pâdişâhım, âşık sana zulm isnâd ederken kendisine zulmetmiş. Zira güzel olanlardan kötü şey gelmez, bu sana iftiradır.”


    Ey Fuzûlî hûb olanlardan tegâfüldür yaman
    Ger cefâ hem gelse anlardan bir ihsândır sana

    Fuzuli

    “Ey Fuzûlî! Güzeller aşıkları görüp tanımamazlıktan gelirler, onlarla hiç ilgilenmezlerse asıl kötü olan budur. Onlar tegafül etmeyip cefâ etseler sana bir ihsândır.”

    --------------------------------------------------------

    Gamı-ı hecre düştü melal içinde kaldı gönül
    Hayal-i vuslat ile yaşadı her kışı bahar sandı gönül
    ***
    Serv-i hıramanımsın incinmez bastığın yer
    Taht-ı payinde bir zerre gubarı kıskandı gönül...
    ****
    ( Gönül; ayrılığın verdiği gam ile hüzün içinde kaldı, yare kavuşmanın hayaliyle yaşadı ve bu ümid ile her kışı bahar sandı.

    Sen benim, yürürken salınan servilere benzettiğimsin.Öyle ki bastığın toprak bile senin bu salınışından incinmez. Gönül, senin cefalarından dolayı hep incindiği için artık o yürürken bile incitmediğin ayağının altındaki tozları bile kıskanıyor.)

    -----------------------------------------------------------

    Haddeden geçmiş nezaket yal-ü bal olmuş sana
    Mey süzülmüş şişeden ruhsar-ı al olmuş sana
    NEDİM

    ---------------------------------------------------

    Ya öldür beni yâhud vasla irgür
    Elüne virmişem ben ihtiyârı

    Cem Sultan

  8. #8
    banu begüm Misafir

    Cevap: Aşıkane Beyitler

    teşekkür ediyorum nerden buldunuz böyle !!!

Benzer Konular

  1. Aşağıdaki beyitler hangi şaire ait?...
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Türk Dili ve Edebiyatı
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 10.Nisan.2018, 20:34
  2. Arifane Beyitler
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Mayıs.2011, 15:30

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
  •