Benimle, kiminle, bununla, ölçüt üzerine.

Doğru Yazalım Doğru Konuşalım/ Prof. Dr. Hamza ZÜLFİKAR

Benimle, kiminle, bununla

Cümlede anlamı aksatmayacak biçimde bir kelimenin kullanılmaması çok kez okuyucunun dikkatini çekmez. Okuyucu dil bilgisi açısından eksik olan bir ögenin yokluğunu pek fark etmez. Eksilti (elips) diye adlandırdığımız bu dil olayında eksiklik bir ek de olabilir. Bu eklerden biri de, ilgi veya tamlayan eki dediğimiz ve getirildiği kelimenin son hecesine göre uyuma giren -in (-nin)’dir.

Benimle, seninle, onunla, bizimle, sizinle yerine son yıllarda özellikle konuşmada benle, senle, onla, bizle, sizle biçimlerinin kullanıldığını, -in tamlayan ekine gerek görülmediğini görüyoruz. Bu tür cümlelerden bazıları şunlardır:

Benle tartışmaktan vazgeç. Benle böyle konuşamazsın, Senle aram iyi değil. Tamlayan ekinin kullanılmadığı bu tür örnekler genel olarak dikkatimizi çekmiyor. Daha çok konuşmada benzeri pek çok cümle ile karşılaşıyoruz. Bunlar ilk anda bize benimle, seninle yapısındaymış gibi geliyor.

Kişi zamirleri yanında bu konunun gösterme, soru, ve dönüşlülük zamirleriyle ilgili boyutu da bulunmaktadır.

Gibi, kadar, için edatları zamirlerle kullanılırken -in (-nin) ekine ihtiyaç duyuluyor. Bu kullanımları dilin yapısına ve kurallarına uygun biçimler olarak kabul ediyoruz. Seninle, senin gibi, senin kadar, senin için vb. Dilimizde senle, sen gibi, sen kadar, sen için gibi kullanımlar kurallı bulunamaz. Bu değerlendirmeyle sorunu kısaca dile getirdikten sonra konuyu biraz daha ayrıntılı ele almaya çalışalım.

İle edatı bağlaç değil de, edat görevinde kullanıldığında kendinden önceki kelimeyle bağlantı kurar. Bu bağlantı ya eksiz veya -in tamlayan eki aracılığı ile kurulur. “Ateşle (ateş ile) oynuyorsun.” örneğinde ateş ismi herhangi bir ek almaz. Kişi zamirlerinde ise bu durum farklıdır. “Uzun zaman bizimle yaşadı.” cümlesinde biz zamirinden sonra gelen ile edatı ancak -in tamlayan ekiyle bir önceki kelimeye bağlanır. Bilindiği gibi -in tamlayan eki, birinci teklik ve çokluk zamirlerinde -im biçimine dönüşür. Benim ile, benim gibi, benim için, benim kadar; bizim ile, bizim gibi, bizim için, bizim kadar. Bunların dışında öteki zamirlerde -in tamlayan durum eki herhangi bir ses değişmesine uğramadan zamirlere getirilir:

Senin ile, senin gibi, senin için, senin kadar; onun ile, onun gibi, onun için, onun kadar; sizin ile, sizin gibi, sizin için, sizin kadar; bunun ile, bunun gibi, bunun için bunun kadar; şunun ile, şunun gibi, şunun kadar, şunun için; onun ile, onun gibi, onun kadar, onun için.

İle edatı bu kullanımda benimle, seninle, onunla, bizimle, sizinle, kiminle, bununla, şununla, onunla örneklerinde olduğu gibi yazıda ve söyleyişte ekleşir. Bu özelliğinden dolayı öteki edatlardan ayrılır. Bu durum ile edatının ünlü ile başlamasından kaynaklanır.

Konunun ilgi çekici yanı -in tamlayan durum ekinin onlar zamirlerinde yer almamasıdır. Bu zamirin çokluk eki almış biçiminde -in tamlayan durum ekine ihtiyaç duyulmuyor. Onlar ile (onlarla), onlar gibi, onlar kadar, onlar için.

İle edatında olduğu gibi kim soru zamiri de özellikle konuşma dilinde yapıya aykırı olarak tamlayan eki getirilmeden kullanılıyor. Sen kimle konuştuğunun farkında mısın?, Kimle gidiyorsun? Oysa kim soru zamiri ile edatıyla kullanıldığında “Kiminle konuştun?” örneğinde olduğu gibi -in tamlayan durum ekine gerek görülür.

Kim soru zamiri genel olarak ile edatıyla kiminle biçiminde birleşik yazılır. Gibi, kadar, için edatlarıyla kullanıldığında da kimin gibi, kimin kadar, kimin için biçiminde tamlayan durum ekini alır.

Bu arada için edatının tamlayan eki almadan kim ile birlikte kullanılması, kimin için yanında kim için biçiminin bulunması görebildiğim kadarıyla epeyce yaygındır.

Kim’in çokluk eki almış biçimi ile, gibi, kadar, için edatlarıyla kullanıldığında -in tamlayan durum ekini almaz. Kimlerle, kimler gibi, kimler kadar, kimler için.

Acaba ne soru zamirinde durum nasıldır? Ne soru zamiri teklik ve çokluk biçimlerde de ile, gibi, kadar, için, edatlarıyla kullanıldığında araya -in tamlayan durum eki girmez. İle edatıyla kullanılan neyinle biçimi bizi yanıltabilir. -in, burada ikinci teklik iyelik ekidir.

Teklik ve çokluk biçimlerde ne soru zamirinin kullanımı şöyledir:

Ne ile (neyle), ne gibi, ne kadar, ne için
Neler ile (nelerle), neler gibi, neler kadar, neler için

Konuyu bir de gösterme zamirleri açısından ele alalım. Önce yapıya aykırı olarak tamlayan eksiz bunla, şunla, onla biçimlerini bununla (bunun ile), şununla (şunun ile), onunla (onun ile) örneklerinden ayıralım. Görüldüğü gibi ile edatı gösterme zamirleriyle birlikte kullanıldığında araya -in tamlayan durum eki giriyor. Bunların bunla, şunla, onla biçimlerinin açık ve ayrı yazılış biçimleri bu ile, şu ile, o ile’dir, ayrı veya bitişik her iki biçimde de bu kullanımlar kuralsız sayılır. Bunla, şunla, onla biçimleri bununla şununla, onunla’nın eksik, yazı diline ters olarak kullanılan biçimleridir.

Tamlayan durum eki -in gösterme zamirlerinin öteki edatlarla kullanıldığı biçimlerde de vardır. Bunun gibi, şunun gibi, onun gibi; bunun kadar şunun kadar, onun kadar; bunun için, şunun için, onun için.

Bu, şu, o gösterme zamirlerinin çokluk biçimi bunlar, şunlar, onlar’dır. İle edatıyla kullanıldıklarında öteki zamirlerde görüldüğü gibi -in tamlayan durum eki bu durumda da zamirlere getirilmektedir. Bunlarla (bunlar ile), şunlarla (şunlar ile), onlarla (onlar ile).

Çokluk eki almış bu, şu, o gösterme zamirleri gibi, kadar, için edatlarıyla kullanıldığında -in tamlayan durum ekini almaz. Bunlar ile (bunlarla), şunlar ile (şunlarla), onlar ile (onlarla); bunlar gibi, şunlar gibi, onlar gibi; bunlar kadar, şunlar kadar, onlar kadar; bunlar için, şunlar için, onlar için.

Bir de dönüşlülük zamirine bakalım. Burada durum oldukça farklıdır. Kendi (veya kendisi) kelimesine ile edatı getirildiğinde kendiyle (veya kendisiyle) örneğinde olduğu gibi araya -in tamlayan durum eki girmiyor. Kendi dönüşlülük zamirinin öteki edatlarla kullanılması sırasında da -in tamlayan durum ekine ihtiyaç duyulmuyor. kendi gibi, kendi için, kendi kadar.

Kendi dönüşlülük zamirinin çokluk eki almış biçiminde değişen bir durum yoktur. Teklik ve çokluk biçimleri diğerlerinde olduğu gibi -in tamlayan durum ekini almıyor.

Kendiyle (veya kendisiyle), kendi gibi, kendi kadar, kendi için.
Kendileriyle, kendileri gibi, kendileri kadar, kendileri için.

Özelliklerini ve kullanımlarını bir arada vermeye çalıştığımız bu zamirlerle ilgili olarak üzerinde durulması gereken birkaç husus var. Önce söz konusu edatlarla isimler kullanıldığında -in tamlayan durum ekine gerek görülmezken (ateşle oynamak), zamirlerin çokluk eki almamış biçimlerinde neden -in tamlayan durum eki gerekli görülüyor? Ayrıca çokluk ekini söz konusu zamirler aldıktan sonra neden -in tamlayan durum eki kullanılmıyor? Soru, gösterme ve kişi zamirlerinde kiminle, şununla, benimle yerine kimle, şunla benle, kullanımı aykırı bir durum olduğu hâlde neden dikkatimizi çekmiyor?

Dil bilgisi kitaplarında zamirlerin bu özellikleri, içinde bulundukları değişiklikler gereği gibi anlatılmaz. Esasen bizdeki dil bilgisi kitapları açıklanması zor konuların üzerinde durmaz. Dil bilgisi kitaplarının çoğu birbirinden aktarmadır. Hatta örnekler bile birçoğunda aynıdır ve sayılıdır. Yazı dilindeki biçimlerle halk ağzındakileri birbirinden ayırmamız, yazı dilindeki yaygın ve kurallı kullanımları öne çıkarmamamız gerekir. Senle değil seninle, kimle değil kiminle, şunla değil şununla’yı tercih etmeliyiz.