Şehrengiz
Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Şehrengiz

  1. #1
    Üyelik tarihi
    27.Mart.2011
    Mesajlar
    530

    Şehrengiz


    Şehrengiz Nedir? Şehrengiz Özellikleri, Şehrengiz Yazarları

    Şehrengiz: Bir şehrin güzellerini ve güzelliklerini konu alan, genellikle mesnevi nazım şekliyle yazılan manzumelere verilen isimdir.

    Divan edebiyatına ait bir manzume türü olan şehrengizler genellikle mesnevi biçiminde kaleme alındığından baş tarafından tevhid, münacat, naat bulunur.

    Bahsedilecek şehirle ilgili bilgi verildikten sonra o şehrin güzelliklerinin tanıtımına geçilir.

    Edirne, Bursa, İstanbul gibi kültür merkezleri, şehrengiz yazılan yerler arasında önemlidir.

    Bu türün ilk örneğini 16. yy.da Mesihi vermiştir: Şehrengiz Der-medh-i Cüvanân-ı Edirne (Edirne Şehrengizi)

    Geniş Açıklama:

    şehrengiz (şehr-engîz) a.f.b.i. Divân edebiyatında bir şehir ile o şehrin mahbûbları (güzelleri) hakkında yazılan manzum eser. Küçük kitapçıklar halinde düzenlenen şehrengizler (şehir karıştıran) yalnızca Türk edebiyatında görülen millî bir nazım türüdür.

    Daha çok klasik mesnevi biçimine uygun olarak kaleme alınır. Baş kısmında tevhîd, münacât, na't gibi bölümler bulunur. Konu bölümünde önce şehrengiz yazılan şehir hakkında birkaç beyit ile bilgi verilip övgüler yapılır. Yerine göre bahar ve tabiat tasvirleri çizilir ve şehrin mahbubları (güzeller) hakkındaki beyitlere geçilir. Çoğunlukla iki-üç beyitlik ve tanımlamalarda kişilerin en belirgin yönleri ile ünlü oldukları alanlar anlatılır. Onların beden yapılarından, mesleklerinden, ululuklarından bahsedilir. Bu beyitlerde yer yer aşkla dolu seslenişlere ve cinsel temalara da yer verilebilir.

    Edebiyatımızda yarı ciddî yarı şaka karakteriyle oldukça rağbet gören şehrengizlerde, dinî ve tasavvufî özelliklere rastlanmaz. Dönemlerinin orta halli edebî zevk çevrelerince birer neşe ve eğlence kaynağı olarak çeşitli toplantılarda okunan bu eserler divân edebiyatının kendine özgü karakterlerini taşır. Başka hiç bir milletin edebiyatında bu tür eserlere rastlanmaz. Şairlerin sosyal, ve kültürel olaylara bakış açılarını sergiledikleri şehrengîzler, klasik edebiyatımızın estetik, fikir yapısı ve zevk anlayışı yönünden oldukça önemlidir. Sanat kaygısından çok şâirin duygularını olduğu gibi gösteren şehrengîz türü, çok zaman samimi itirâflarla doludur. Nitekim onların en önemli yanı, toplumsal hayatın bir aynası niteliğini taşımalarıdır.

    Şehrengiz, bir büyüğün arzusu ile yazılabildiği gibi, yazdıktan sonra da ululardan birine sunulabilir. Birçoğunda maddeden arınmış platonik bir aşkın terennüm edilişi vardır. Beyitlerde anlam ve söz sanatlarına oldukça önem verilir. Söz konusu edilen kişilerin bütün yönleri birer sanat aracılığıyla dile getirilir.

    Haklarında şehrengiz oluşturulan şehirler ise daha çok eski medeniyet merkezleri olan İstanbul, Edirne, Bursa gibi yerleşim alanlarıdır. XVI.yy. dan itibaren üç asır boyunca Osmanlı toplumundaki bediî zevkin odak noktalarından birini oluşturan bu tür eserler Türk mizâh edebiyatında da önemli bir yere sahiptir. Nitekim şairlerin birbirlerine nazire yollu yazdıkları şehrengîzler yanında hezeliyyât türünde yazdıkları şehrengîzler de vardır.

    Şâirlerin divânları içinde görülen küçük manzûmelerden müstakil büyük eserlere varasıya dek değişik boyutlarda şehrengizler yazılmıştır. Sırf eğlenmek ve et-raftakileri eğlendirmek amacıyla yazılmış gibi görünürlerse de aslında şehrengîzler insanı ancak gülümsetebilen samimî söyleşilerle doludur. Şehrin ünlü kişileri hakkında düzenlenmiş bir katalog sayılabilecek klâsik şehrengîzlere benzeyen başka eserler de yazılmıştır. Sözgelimi yalnız semt isimleri ve şehir tasvirlerinin yalnızca mahbûb listesinin verildiği (msl. Neşatî ve Fehîm'in şehrengîzleri), hatta yer isimlerinden ibâret (msl. Fennî'nin Sahilnâme'si) eserler ortaya konulmuştur. Bunlara lâle isimleri (Halimgiray'ın), musikî makamları (Mislâ ve Hâtem'in), tekke adları (Râmiz'in) da eklenebilir. Hatta halk edebiyatındaki esnaf güzellerini anlatan destanların doğuşunda da şehrengiz türünün etkisi olduğu düşünülebilir.

    Türk edebiyatında ilk şehrengîzi Mesihî (öl. 1518) yazmıştır. Edirne şehrini konu alan 150 beyitlik bu küçük mesnevinin beğenilmesinden sonra şehrengiz türünde bir gelişme görülür.

    Zatî'nin (öl. 1545) Edirne hakkında 3607 beyitlik bir şehrengiz kaleme alması ise bu türün gelişmesinde itici kuvvet olmuştur.

    Daha sonra yazılan şehrengîzleri şöylece sıralamak mümkündür:

    • Hayretî'nin (öl. 1543) 358 beyitlik Belgrad (bs, 1974) ve 96 beyitlik Yenince şehrengîzleri. Şâir daha sonra Yenince Şehrengîzini 73 beyit halinde tehzil etmiştir(bs. 1976).
    • Taşlıcalı Yahya'nın (öl. 1573), 215 beyitlik Edirne şehrengîzleri (bs. 1969), 215 beyitlik Edirne şehrengîzleri (bs.-divân içinde 1969)
    • İshak Çelebi'nin (öl. 1537) 116 beyitlik Bursa (divânı içinde) ve Üsküp şehrengîzi (bs. Üsküp, 1969),
    • Mostarlı Hacı Derviş'in (XVI.yy.) Mostar şehrengîzi (bs.Knjiga,-1970-71),
    • Usulî'nin (öl. 1538) 147 beyitlik Yenice şehrengîzi,
    • Neşatî'nin (öl. 1647) 141 beyitlik Edirne şehrengîzi,
    • Kerimî'nin (XVI.yy.) 220 beyitlik Edirne şehrengîzi,
    • Lamiî'nin (öl. 1532) 640 beyitlik Bursa şehrengîzi,
    • Naziki'nin (öl. 1687) sekizer beyitlik 5 bendden oluşan terkîb-i bend şeklindeki Bursa şehrengîzi,
    • Belîğ'in (öl. 1730) 265 beyitlik Bursa şehrengîzi,
    • Azizî'nin (öl. 1585) 225 İstanbul şehrengîzi,
    • Ahmet Cemalî'nin (öl. 1583) 361 beyitlik İstanbul şehrengîzi,
    • Safî'nin (XVII.yy.) düzyazı bir önsöz ile başlayan 1641 beyitlik Farsça İstanbul şehrengîzi,
    • Fakirî'nin (XVI.)y.) 488 beyitlik İstanbul şehrengîzi (Risâle-i tarifât),
    • Fehîm'in (XVI.yy.) 245 beyitlik müstehçen şehrengîzi (bs.1934).
    • (Narhnâme-i Dilberân adlı müstehcen bir şehrengiz daha varsa da yazarın kim olduğu bilinmemektedir.).
    • Ulvî'nin (öl. 1585) 273 beyitlik Manisa şehrengîzi,
    • Vâhid-i Mahtumî' nin (XVIII.yy) 514 beyitlik Lalezâr adlı Yenişehir şehrengîzi.


    Edebiyatımızda ikinci, derecede önemli bazı şehrengîzler daha vardır:

    • Nihalî'nin (öl. 1543 esnaf güzelleri hakkında, kayıp),
    • Cefayî'nin (Rize hakkında, bir nüshası Agah Sırrı Levend kitapları arasında),
    • Firdevsî'nin (öl. 1563, Edirne hakkında, kayıp);
    • Rahmî'nin (öl. 1567, Yenişehir hakkında, bir nüshası Abdülbaki Gölpınarlı kitapları arasında),
    • Âşık Çelebi'nin (öl. 1571, Bursa hakkında, kayıp),
    • Halîfe'nin (öl. Diyarbakır hakkında, kayıp),
    • Halilî'nin (Bursa hakkında, kayıp),
    • Tabiî'nin (Edirne hakkında, kayıp),
    • Kıyasî'nin (İstanbul hakkında, kayıp),
    • Kıyasî'nin (İstanbul hakkında, kayıp).


    Kaynak: İskender Pala, Divan Şiiri Sözlüğü
    .

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •