Sponsorlu Bağlantılar
Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2020
    Mesajlar
    1

    Son vaka tiyatro metni (salgına özel)

    Son vaka tiyatro metni (salgına özel)
    Merhaba kendi yazdığım tiyatro metnini okuyup, görüşlerinizi bildirmeniz benim için çok değerli şimdiden teşekkür ederim
    oyunu aşağıdaki linkten inceleyeblirsiniz. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

    Ahmet Arslan

    KARAKTERLER

    Son Vaka : Erkek veya Kadın

    SAHNE

    ( Sahne bir hastane odasıdır. Sahnede bir yatak, bir televizyon, yatağın yanında bir masa vardır. Masanın üzerinde dağılmış kağıtlar, kalemler ve birkaç kitap vardır. Ana haber bülteni sunucusunun sesi ile oyun başlar. Sunucunun sadece sesi duyulur. Sahne ışığı kapalıdır )

    Sunucu: Sayın seyirciler, taburcu edilen hastaların ardından dün hastanede yatan hasta sayısı tek hanelere inmişti. Bugün ise sadece bir hasta kaldı. Evet uzun süren virüsle mücadele günlerinin ardından sadece bir hastamız kaldı. Kendisi şu anda hastanede ve karantina altında, ondan gelecek güzel haberleri de çok yakında paylaşmak ümidiyle iyi günler.

    ( Sahne aydınlanır Son Vaka yatakta oturmaktadır )

    ( Sahne aydınlandıktan sonra heyecanla yataktan kalkar, masanın başına geçip kağıda bir şeyler yazar. Sonra odada birkaç adım atar. Yeniden masaya geçip başka bir kağıda yeni bir şey yazar. Masadan kalkıp düşünceli şekilde odada yürümeye başlar )

    Evet onu yazdım, onu da yazdım

    Tek bir eksik bile kalmamalı tek bir eksik bile

    ( Biraz durup ) evet evet sıraya bile koyabilirim

    Tabi ya her birini sıraya koyacak ve buradan çıkınca hepsini sırayla
    yapacağım

    Önce bisiklete binmeliyim yo yo hayır sinemaya gitmeliyim

    Sinema mı o da nerden çıktı canım! Oraya gidip bir de orada mı oturacağım

    Zaten oturmaktan sıkılmışım

    E ama bisiklete binsem de oturacağım

    Yok yok içinde oturmak olan herhangi bir eylemi uzun süre yapmayacağım

    Yürüyeceğim, koşacağım, hatta uçacağım ama oturmayacağım

    ( Masadaki kağıtlara bakıp )

    Oh be ne iyi ettim de yazdım aklıma gelenleri, hiçbir eksik kalmayacak, burada canımın isteyip de yapamadığım her bir şeyi hastalıktan kurtulur kurtulmaz yapacağım

    ( Biraz durgunlaşır )

    Ama bir dakika bir dakika

    Evet buradan çıkınca yapacaklarımı unutmayacağım ama burayı , burayı çok çabuk unutacağım

    ( Endişelenir )

    Burayı unutursam, hastalığı da unuturum, hastalığı unutursam bana öğrettiklerini de unuturum

    Olmaz olmaz burayı hemen unutmamalıyım

    Nasıl yapacaklarımı yazdıysam burayı da, beni buraya getiren hastalığı da en baştan ayrıntısıyla yazmalıyım

    Tabi ya yazmalıyım

    ( Masadaki kağıtları karıştırır )

    Ama bunlar yetmez, bunlar katiyen yetmez

    Zaten uzun uzadıya yazsam okuyan da çıkmaz ki

    Memlekette okuyan adam mı kaldı yahu! karantina günlerinde bile okumayan karantina bitince mi okuyacak

    Ne yapmalı ne yapmalı

    En iyisi video çekmeliyim

    Tabi tabi diziler filmler pek popüler

    Gelecek nesile bir video çekip anlatmalıyım olan her şeyi

    ( Hızlıca masanın altındaki çekmeceyi karıştırır )

    Nerde bu nerde

    Hah işte burdasın

    ( kameraya bakıp konuşur )

    Güç bela seni bu odaya sokabildim ama bugün buna değecek bir konuşma yapacağım sen de göreceksin

    ( Kamerayı çıkartıp masaya koyar. Masayı tüm sahneyi cepheden görecek şekilde uzaklaştırır. Bazen yatakta bazen ayakta, seyirciye veya kameraya bakarak anlatmaya başlar.)

    Ihımm Merhaba, ben Son Vaka

    Son olmam adımdan daha ilginç olduğu için kendimi tanıtırken bu ismi
    kullanmayı tercih ettim

    Evet yanlış duymadınız hiç bitmeyecek gibi olan karantina günleri bitti ve
    tüm insanlar normal yaşantısına döndü tabi ben hariç

    Ülkemizde bildirilen son vaka benim

    En sona kalmam dolayısıyla geçen tüm süreci de anlatma hakkını kendimde buluyorum doğrusu,

    Ha bu arada, en son demişken hayatımda ilk defa sona kalmıyorum alışkınım sonunculuğa

    4 kardeşten emziği en geç bırakan, yürümeyi, okumayı anne yardımsız tuvaleti en son öğrenen, arkadaşlarım arasında 4 yıllık fakülteyi 7 yılda bitirerek en geç mezun olan, tüm kuzenler arasında en son evlenecek olan, evlenecek diyorum çünkü hala bekarım, en son araba alan en son evi olan, onda bunda şunda en son ama en son olan hep bendim

    Ve gelin görün ki bir salgın ve bilin bakalım en sona kalan kim?

    Aa gerçi bir farklılık var şu yaşıma kadar hep yerel bir sonuncuydum

    Ama bu ayrı şu an ulusal bir sonuncuyum

    Şöyle de bir durum var evlenemediğim için evde kaldı denilen, okumayı ve yürümeyi geç öğrendiğim için zekası sorgulanan hep bendim yani sonunculuğun her zaman dezavantajını yaşadım

    Ama şu an farklı, en son vaka olduğum için tüm bu süreci anlatma hakkı bana kaldı yani ilk defa sona kalmanın avantajını yaşıyorum

    Ee hal böyle olunca tadını çıkarta çıkarta kullanacağım bu avantajı

    Hoş böyle bir salgını anlatırken ne kadar zevk alırım orasını bilemem

    ( kuru bir öksürük sonrası ayağa kalkar derin bir nefes alır )

    Lafı fazla uzatmadan başlamak istiyorum

    Imm Salgının başladığı ilk günlerde film izler gibi izliyorduk olanları, sanki başka bir dünyada başka bir gezegende birilerinin başına gelen bir felaket gibi

    Daha çok Hollywood filmlerinden aşina olduğumuz felaket senaryosunun
    Asya'da çekilmiş halini izliyorduk

    Sanki virüs hep orada kalacak gibi, hiç buralara gelmeyecek gibiydi

    Sonra baktık ki virüs Çin ile sınırlı kalmıyor komşu ülkelere de bulaşıyor

    Hemen tedirgin olduk

    Belki taşıyıcıdır diye önce ülkemizdeki Çinlilerden kaçmaya başladık

    Çinliler dediysem tüm çekik gözlülerden

    Çünkü gözünün çekik olması Çinli olması için yeterliydi. Japon ya da Koreli olması bunu değiştirmezdi

    Tabi ki virüs çekik gözlülerle de sınırlı kalmadı

    İlerleyen günlerde yurt dışından gelen herkes uzak durulması gerekenler listesine dahil oldu

    Ve benim sonuncusu olduğum salgının, ülkemizdeki ilkinin de açıklanmasının ardından artık kardeş de kardeşten kaçmaya başladı

    Yalnız dikkatinizi çekerim kaçtığımız insanlar listesine, markette kalan son makarna için kavga ettiğimiz kişiler dahil değildi

    Evet, annesinden kardeşinden kaçanlar market, banka kuyruklarında kimseden kaçmadı

    Çünkü her zaman olduğu gibi para ve yiyecek sağlıktan çok önce geliyordu

    ( ardı arkasına iki kuru öksürük )

    Öte yandan salgından önce evinde peçete olmayanlar adını yeni öğrendiği dezenfektanlar için sıraya giriyordu

    Haber bültenlerinde el yıkamayı öğrendiler, tartışma programında virolog oldular

    Gündüz makarna için kavga edenler akşam virüs yapısı hakkında tartışıyor ve aşı geliştirilmesi konusunda öneriler sunuyordu

    Salgından önce, ikram edilen kolonyayı reddedenler salgın sonrası kolonyayı içmeyi denediler

    İşte böyle tamamen değişen insanlar tabi ki de kullandığımız sosyal medyayı da değiştirdiler

    Gündem tamamen salgındı, ne siyaset kalmıştı ne de spor

    Daha önce sosyal medyada tuttuğu takımı yarıştıran, desteklediği partiyi savunanlar bir anda alınması gereken önlemleri sıralamaya başladılar

    Takipçi sayısı artanlar, gönderileri en çok beğenilenler futbolcular, dizi oyuncuları ya da komedyenler değildi doçentlerdi, profesörlerdi

    Televizyonda, Youtube'da konuklar fenomenler değil doktorlardı

    Salgın öncesi doktora bıçak çeken eller, akşam dokuzda balkondan sağlık çalışanlarını alkışlamaya başladılar

    İnsanoğlu yine şaşırtmamıştı, deprem olmadan önlem almanın salgın olmadan sağlığın, değerini bilememişti

    Yine günü yaşamış, yarını hiç düşünmemişti

    Cinayetler sonrası katilleri, yanlış politik adımlar sonrası ülkeleri kınayanlar virüsü hiç kınamadılar

    Çünkü virüs kınanacak bir merci değildi

    Şöyle iki yakasından tutup hesap soramıyordunuz

    Bırakın hesap sormayı göremiyordunuz bile

    İşte o görünmeyen virüs görünürde pek çok iz bırakmış pek çok değişiklik yapmıştı

    Koskoca devletleri dize getirmiş, borsaları deyim yerindeyse alt üst etmişti

    Makyaj malzemeleri ve giyim ürünleri satan mağazalar iflasın eşiğine gelmişti

    Çünkü yapılan makyaj da alınan yeni kıyafetler hep başkaları içindi

    Eee dışarı çıkılmayacaksa makyaj da yapılmayacak yeni kıyafetlerde alınmayacaktı

    Sonuç olarak hiç bitmez denilen sektörler bitmiş

    Görünen hiçbir güce yenilmeyecek devletler, görünmeyen virüse yenilmişti

    Öte yandan günde sattığı maske sayısı tek haneleri geçmeyenler ihtiyacı karşılayamaz hale gelmişti

    Markette hangi reyonda satıldığı bilinmeyen kolonya kara borsaya düşmüştü

    Tüm kongreler, yarışmalar, etkinlikler iptal olmuş kısacası insanoğlu hiç beklemediği anda hiç beklemediği yerden fena bir yumruk yemişti

    ( öksürür )

    İstediği an sokağa çıkabilmenin, pazar günü ailecek pikniğe gidebilmenin ne kadar da güzel olduğunu yasaklanınca öğrenmiştik

    Tıpkı bacağımızı kaybedince yürümenin değerini bildiğimiz gibi

    Dışarıda olmaya o kadar çok alışmıştık ki evde gün boyu ne yapılır bilemez olmuştuk

    Sabah kafede akşam barda olanlar sabah oturma odasında akşam salondaydı

    Beş vakit camide olanlar da beş vakit evdeydi

    Her kesimden şaşkına dönmüş büyük insan toplulukları pencerenin ardından doğanın kutladığı zaferi izliyordu

    Doğa zaferini kutlarken bizler en başta kendimizi salgına ve salgının matematiğine teslim ettik

    "Kaç yeni vaka var, kaç kişi iyileşti Avrupa da son durum ne oldu" gibi sonu gelmeyen sorular her evin vazgeçilmeziydi

    Sayılar değişiyor ama biz hiç değişmiyorduk zaman geçiyor ama biz hep aynıydık

    Virüs, hiç bulaşmadığı kişileri bile hayattaki en değerli şeyini yani zamanını çalarak etkiliyordu

    Çünkü oturduğu yerden sayıları takip etmek ne virüsü durduruyor ne de aşıyı buluyordu olan geçen zamana oluyordu

    Oysa virüs geçecek giden çoğu şey geri gelecek ama kaybedilen zaman hiç gelmeyecekti

    ( iki-üç kuru öksürük )

    Anladığım kadarıyla bu kuru öksürük daha da fazla konuşmam müsaade etmeyecek

    ( kameraya bakarak )

    İzin verirseniz biraz da salgın sonrasını anlatmak isterim tabii hastane odasında televizyondan takip ettiğim kadarıyla

    Evet öyle ya da böyle evine makarnayı depolayan da depolamayan da, çantasında dezenfektan taşıyan da taşımayan da zor günleri atlattı

    Salgın bitti, karantina sona erdi

    Anlayacağınız doğanın zaferi pek de uzun sürmedi

    İnsanoğlu yeniden sokaklara döküldü

    İlk başta herkes karantinada en çok neyi özlediyse oraya gitti

    Kimi kafelere, barlara kimi de camiye cemaatle namaz kılmaya

    Tabii çocuklar da okullara

    Salgından kalan bir alışkanlık olsa gerek ilk günlerde herkes temkinliydi

    Hala maske ve eldiven kullananlar, geçmiş salgının bir hatırlatıcısıydı

    Tokalaşmalar, öpüşmeler kısa kesiliyor sosyal mesafe yarıya inmiş olsa da hala gözetiliyordu

    Kısacası salgın bitmiş ama etkileri kalmıştı

    Gönül isterdi ki salgının temizlik ve hijyen konusundaki bu etkileri biraz daha uzun sürsün

    Ama tıpkı kazanılan milli maça haftalarca sevinmiyor, tuttuğumuz partinin kaybettiği seçime aylarca üzülmüyorsak salgının bıraktığı alışkanlıklara da uzun süre devam edemedik

    A bu arada milli maçlar demişken bazı ligler sonuçlandı bazıları kaldığı yerden devam etti

    Virüse epey mesai harcayan sosyal medya hesapları da salgının bitmesiyle futbola ve siyaset tartışmalarına geri döndü

    Televizyondaki tartışma programları hekimleri hastanelerine uğurladı ve boşalan koltukları da siyaset bilimciler ve ekonomistlerle doldurdu

    Salgın sonrası ekonomisi de uzun süre sabahlara kadar tartışıldı

    Tıpkı virüsü konuşmak aşıyı bulmadığı gibi ekonomiyi konuşmak da hiçbir şeyi düzeltmedi

    Ama onlar yine de tartışmaya devam etti

    Ekonomiyi asıl düzelten ise tabi buna düzelmek denilirse

    Sokağa dökülen yüzbinlerdi

    Kozmetik ürünleri yine kuyruklar oluşturmuş

    Son kalan makarna için kavga edenler bu kez de son kalan ‘s' beden kıyafet için kavgaya tutuşmuştu

    Anlayacağınız insanoğlu yine kavga edecek bir şeyler bulmuştu

    Mağazalarda hal böyle iken marketlerde kolonyanın satıldığı reyon yeniden unutulmuştu

    Öte yandan maske kuyruklarının yerini kozmetik kuyrukları alsa da banka kuyruklarının yerini alan olmamıştı

    Çünkü insanoğlu için para her durum ve şartta uğrunda sıraya girecek öneme sahipti

    ( uzunca bir öksürük )

    Lafı fazla uzatmaya gerek yok

    Uzatacak gücümün kaldığından da emin değilim zaten

    Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sayılar katlanarak artmış ve daha sonra azalmış tek hanelere kadar inmiş ve sonunda bir kişi kalmıştı

    Evet o sona kalan bir kişi olmanın verdiği ayrıcalıkla geçen tüm süreci dilimin döndüğü kadar anlattım

    Virüs uzunca bir süre birçok şeyi bizzat yaşatarak öğretti

    Bugün ise son bir hatırlatıcı olarak beni kullandı

    Ve mikrofonu sıradakine bırakmak üzere beklemeye geçti

    Evet virüsün elinde bir mikrofon vardı ve geçen bu süreçte bizlere uzunca bir nutuk çekti

    Virüsten sonra ise mikrofonu kim alır bilinmez ama birileri o mikrofonu yine alacak ve yine bizlere bir şeyler söyleyecek orası kesin

    Çünkü ordular orduları yenecek ama insanoğlu doğayı yenemeyecekti

    Bakarsınız bir deprem bakarsınız bir yangın olacak ve doğa o mikrofonu yeniden eline alacaktı

    Hoş mikrofonun sesi ne kadar açılır ne kadar kulak verilir orası bilinmez

    Ama yine de o mikrofona konuşan birileri bulunur

    Bırakın doğayı bugün kaldığım hastane odasında ben bile işimi gücümü bırakıp açtım kamerayı ve bir mikrofon aldım elime

    Ha Açtım kamerayı demişken

    ( ayağa kalkıp masaya yakınlaşır )

    Eline her mikrofon alanın dinlenmediğini bildiğim için de

    ( masadan kamerayı alıp çekmeceye fırlatır )

    Sadece mikrofon aldım elime ama kayda basmadım

    Evet konuştum ama kaydetmedim hiçbir şeyi

    Neden mi ?

    Konuşarak, saatlerce anlatarak öğrenmez ki insanoğlu

    İlk kıvılcımı görünce değil küllerini temizlerken öğrenir yangını

    Deprem çantasında değil molozların arasında öğrenir depremi

    Laboratuvarda değil maske kuyruğunda bekler virüsleri

    Yani saatlerce konuşsam kaydetsem ve milyonlar izlese de beni, değiştiremem,

    Sadece konuşarak hiçbir şeyi değiştiremem

    Çünkü ne hastalık biter ne ölüm

    Sadece isim ve yöntem değişir

    Onla bununla şununla öyle ya da böyle öleceğiz

    Madem belli bir son var neden hala kesin olan son üzerinde tartışıyoruz

    Bırakın ölümleri, her geçen gün artan azalan sayıları

    Bırakın kesin olan ‘son' ile ilgili tartışmayı

    Eğer siz sadece sonu, sadece ölümü konuşursanız sizin de sadece ölümünüzü konuşuruz

    Sonu değil başı ve ortayı yani hayatın ta kendisini yani sizi ve yaptıklarınızı tartışalım ölümünüzü değil

    İsminizi sadece mezar taşında değil bir çalışmada bir başarıda okuyalım

    Sizi mezarda değil yaptıklarınızla dimdik ayakta görelim

    Ha bu arada hiç merak etmeyin

    Ya ölüp toprağa gömeceğim ya da mücadele edip mağlup edeceğim ama her ne olursa olsun yok edeceğim bu virüsü

    Ama önemli olan ne virüs ne de ben sadece ve sadece mücadelem

    ( ışık kapanır, ana haber bülteni sunucusunun sesi duyulur )

    Sunucu : iyi günler sayın seyirciler bültenimizi çok güzel bir haber ile açıyoruz. Karantina altında olan son vakamız da iyileşerek taburcu edildi. Böylelikle salgın tamamen bitti. Salgının bitmesi ile milyonlar sokağa döküldü. Uzmanlar ikinci dalga bir salgın konusunda uyarıda bulundu (ardı arkasına öksürür) pardon !!

    SON

    https://yolcuyumsatirlarda.blogspot.co m/2020/04/son-vaka.html
    .

Benzer Konular

  1. Olay (Vaka) Hikayeciliği-Maupassant tarzı hikaye özellikleri ve Örnekler
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 09.Kasım.2017, 18:00
  2. Özel Adlar (İsimler) Nelerdir? Özel Adların İmlası Nasıl Olur?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Soru-Cevap
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19.Mart.2013, 18:50
  3. tiyatro metinlerini kullanmak hakkında
    Konu Sahibi hasimm Forum Soru-Cevap
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 03.Ekim.2011, 21:22
  4. Epik tiyatro
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Terimleri Sözlüğü
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 04.Temmuz.2011, 16:52
  5. Tiyatro oyunu: Ben Öğretmenken
    Konu Sahibi edebiyatci Forum Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri Genel
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Mart.2011, 21:02

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •