Ah Madam Petri!
Hiçbir yere tutunamayan sesinizde
Akıp gitti yine öfkeniz
Menekşeler tutarken köşebaşlarını
Güneş sırmalı şalını toplamaya başlıyor yavaştan
Ve her şey sil baştan
Lille’de de aynıydı bu vakitler bulutların küskünlüğü
Ve siz yine yanlış yerlerinden tutup
Geçmişi geleceğe perçinlemekle meşguldünüz
Nezaketini bırakmıştı akşamüstü
Üstelik caddeler, sokaklar da size uymuştu
Bilmiyordu hiç kimse ne yükleniyordu limandan
Ve ne yüklediğini yaşadığı andan
Oysa ne kadar uğraşsak beceremezdik güller gibi
ağlamayı
Ve ben acemiliğinize vermiştim Madam Petri
Yaşamak konusundaki

Ah Madam Petri!
Biriktirir mi, eksiltir mi zaman bizi?
Ölçüyle verilmiyor ki hayat
İyiler önde, çürükler arkada oluyor çoğu zaman
Her gün ölüyor bir sonrakini doğururken
Günahlarının bedelini öder gibi
Ve biz kucağımızda buluyoruz yeni doğmuş bebeği
Mutluluk ipli bir kukla
İnanın mutlu olmazdı çöl, yağmura boğulsa.


Ah Madam Petri!
Hayat hoşlanmaz eteklerinden çekiştirilmekten
Ya asıl esaretse
Kafeslerimizden öykündüğümüz gökyüzü?
S/aklanamayız ki kendimizden
Bulamayız da kendimizi
Ah Madam Petri!
Ne kadarımızı bulmak istiyoruz ki?