Hani, böyle, çocukken arkadaşlarınla sokağa çıkarsın. Herkesin cebinden üç aşağı beş yukarı bir meblağ çıkar ortaya, top almak için kırtasiyenin yolunu tutarsın. Gözün gibi saklarsın ya o parayı. Dükkandan içeri adımını attığın andan itibaren hangisini alsam diye özenle bakınırsın reyona. En sonunda içlerinden en güzelini beğenirsin, parasını öder çıkarsın. O topu arkadaşlarınla kavuşturuncaya kadar havaya bile atmazsın. Çünkü kimisi su parasını koymuştur ortaya kimisi okul harçlığını. Çünkü bilirsin, o top fedakarlık yapılarak alınmıştır. Mutluluğu paylaşmak için koşa koşa gidersin arkadaşlarının yanına. Sevinç çığlıklarıyla karşılanırsın. Daha hevesini bile almamışken o top caddeye kaçar, bir arabanın altında kalır, patlar ya hani. O çocukların çaresiz bakışlarına maruz kalırsın. Her biri sessizce, hiçbir şey demeden evine döner.

Tanıdık gelmiyor mu hikâye? Çünkü hep böyle olur. Ulu orta sevincini kaybeden herkesin başına gelir böyle şeyler. O gittiği zaman da aynı o çocuklar gibi hissettim. Kenarından bir veda etti, her şey kursağımda kaldı. Ama gel gör ki kızgın değilim ona. Kırgın da değilim. Hatta onu tanıdığım günden bu yana Tanrı'ya teşekkür ediyorum. Çünkü bana çok şey öğretti ve öyle gitti.

Senden geriye kalanlardan en önemlisi, çıkardığım derslerdir. Hiçbir kitap, hiçbir makale, hiçbir öğreti, düşünceleri ve fikirleri bir insanın gözlerinin içine baka baka anlatması kadar şekillendiremez. En azından ben artık böyle düşünüyorum. Beraber geçirilen her saniyenin mutluluğu ağıza vurur ya hani, suratta ufak bir tebessüm belirir. Ardından giden gittiğiyle kalır ve buruk bir ağızla gülmeye başlarsın. Bu, insanların sevgi sandığı fakat bir süre sonra çirkinleşen tavırlarının ardından edilen isyandır. Mesela onla iken her neredeysen orayı cennet sanırsın. Lakin mesele bulunduğun yeri güzelleştirdiğin zaman cennet olması. Bunun kişilerle bir alakası yok. Ya da ne bileyim sevildiğini falan hissedersin. Sonradan anlarsın ki verdiklerin kadar sevilirsin. Sen, sen olmadığın için onun istediği kişi olduğun için sevilirsin. Kazandım zannedersin ama bütün otoriteler seni mağlup ilan eder. Kendini vazgeçilmeyecek bir statüde gören insanlar için değil kendini, sigaranı bile yakmayacaksın. Ben artık böyle düşünüyorum.

Bende bıraktıklarını tek tek en ince detayına kadar yaşanmışlıklarıyla beraber anlatsam roman olurdu lakin sonumuz bir hikaye kadar kısa sürdü. Artık insanı değil hak edilen sevgiyi seviyorum. Bu da ondan geriye kalan her şeyin adına Tanrı'ya son teşekkürüm.