Trajedi Örneği: Hürrem Sultan
Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Trajedi Örneği: Hürrem Sultan


    Trajedi Örneği

    HÜRREM SULTAN (Oyunun Yazarı: Orhan ASENA)

    Özet:

    Kanunî'nin önceki eşinden oğlu Şehzade Mustafa, babası ve halk tarafından çok sevilmektedir. Şehzade Mustafa'nın, tahtın Kanunî'den sonraki sahibi olarak görülmesi, Hürrem Sultan'ı rahatsız eder. Bu kaygılar içinde Hürrem Sultan, damadı Rüstem Paşa, kızı Mihrimah ve oğlu Sarı Selimle planlar hazırlar. Amacı, Şehzade Mustafa'nın değil kendi öz evlatlarından birinin tahta çıkmasını sağlamaktır. Hürrem Sultan bu amacını gerçekleştirmek için Şehzade Mustafa'yla ilgili dedikodular çıkarır. Bu dedikodulara göre Şehzade Mustafa, tahtı ele geçirmek için babasına karşı isyana hazırlanmaktadır.

    Şehzade Mustafa, söylenenlerin yalan olduğunu babasına anlatmak için Amasya'dan İstanbul'a gelir. Ne var ki suçsuzluğunu kantlayamadan Kanunî'nin emriyle öldürülür. Şehzade Beyazıt durumu öğrenince Bursa'dan İstanbul'a gelir. Mustafa'nın öldürülmesine annesi Hürrem Sultan'ın, eniştesinin ve kardeşi Sarı Selim'in parmağı olduğunu bilmektedir ve öfke içindedir. Kanuni de oğlunu öldürttüğü için büyük bir acı çekmektedir.

    Ayrıca bakınızTrajedi (Tregetya) Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

    Tablo:V
    Sahne:V


    BEYAZIT - (Bir fırtına gibi girer, kılıcından hâlâ kan damlamaktadır. Gözleri yuvalarından fırlamıştır.) Hani nerede? Hünkâr babamız nerede? Karındaşımız Mustafa nerede? Size sorarım. Nerede? (Hürrem'le Rüstem'in önünde durur.) İşittik Mustafa katledilmiş doğru mu?

    HÛRREM - (telaşlı) Yaralısınız oğlum, yaralısınız aslanım.

    BEYAZIT - Hayır, bunlar benim kanım değil, benim kanım içime akar. Bunlar bana engel olmak isteyen köpeklerin kanı.

    HÛRREM - Ne?.. Buna cesaret ettiler ha? Aslanıma saldırmaya cesaret ettiler ha?

    BEYAZIT - Ne onlann gözü beni görürdü o telâşede, ne de benim gözüm onları... Doğru Bursa'dan gelirim valide. Geceli gündüzlü at süreriz. Her şey bitmiş olmasa bari.

    HÛRREM - Hünkâr dönüşünüze pek sevinecek.

    BEYAZIT - (parlayarak) Bana Mustafa'mdan, Mustafa'mdan haber verin, işittiklerimin yalan olduğunu söyleyin. (yalvarır gibi) Yalan değil mi valide? Yalan, Mustafa gibi bir evlat katledilir mi? Mustafa gibi bir yiğide kıyılır mı? (Hür rem'le Rüstem başlarını eğer ve susarlar.) (Beyazıt dehşetle) Demek gerçek? (Adeta çarpılmış gibidir.) Bir ümide doğru koştuğumuzu zannederdik. Yolumuzun sonunda Mustafa'yı bulacağımızı zannederdik, önce şu çılgınlar sürüsüne çarpttık başımızı... Sonra da sizin şu taş gibi sükûtunuza! Demek gerçek ha? Gerçek. (Pencerenin önüne gelir dışarıya bakar.) Şimdi anlıyorum bu adamları, (bir tiksinti ifadesiyle) Ya ben ne yaptım? Atımı sürdüm üstlerine, kılıcımı onların Mustafa için çarpan kalplerinin kanıyla kirlettim. Lanet olsun. (Kılıcını kırıp atar.)

    HÜRREM - Öyle söyleme yavrum, öyle söyleme aslanm.Bu sözlerinle validenin kalbini kırarsın.

    BEYAZIT - (Döner. Onu yeni fark ediyormuş gibi...) Ya nasıl söylememi isterdiniz valide? İyi ettiniz mi diyecektim? Eliniz var olsun mu diyecektim? (Teessürünün en üst hududunda) Ah bilmeliydim, bilmeliydim... (Kafasını yumruklar.) O gün, o gün anlamalıydım, o zaman anlamalıydım.

    HÜRREM - (onu teskine çalışır gibi) Beyazıt'ım, oğlum.

    BEYAZIT - (taşkın) Bünu sen yaptın, (ikisine birden) Bunu siz yaptınız, siz ikiniz. Niçin yaptınız ha? Nasıl yaptınız? Sen valide, sen böyle bir evlat doğurabilir miydin ki?

    HÜRREM - (endişeli) Sus oğlum, duyanlar gerçek sarar sonra.

    BEYAZIT - (bağırarak) Yalan mı ya? Sandınız ki onun ölümüyle her şey düzelir, hepimiz biraz daha aydınlığa kavuşuruz. (Annesinin bileklerinden yakalayıp pencerenin önüne getirir.) Bak valide, şu inen akşamı görüyor musun? Şu karanlığı? Karanlığı bekleyen şu korkunç adamları? Âli Osman'ın kaderi böyle olmamalıydı. Bizim kaderimiz böyle olmamalıydı, babamızın kaderi böyle olmamalıydı.

    HÛRREM - (kendini toparlamaya çalışarak) Istırabınıza hürmet ederiz oğlum, Mustafa değerli bir çocuktu.

    BEYAZIT - (kâhredici bir ıstırap içinde) O bizim ışığımızdı, sen söndürdün. O bizim ümidimizdi sen mahvettin, (ruhunun bütün isyanını haykırarak) Şimdi ne olacak bilir misin ha? Şimdi ne Olacak? Öz evlatların birbirine düşecek. Birbirimizi yiyeceğiz. Düne kadar kendimi emniyette hissediyordum. Mustafa'nın ismi dahi hayatımızın teminatıydı. Şimdi kime güveneceğim ha? Kime?

    HÛRREM - (Oğlunu kucaklamak ister.) Oğlum.

    BEYAZIT - (Şiddetle iter onu.) Sana mı? Haydi oradan. Kan kokuyorsun. Babamıza mı güveneceğim? O Mustafa gibi yiğit, Mustafa gibi eşi bulunmaz bir evlada kıydı, gözleri beni mi görecek? Yoksa Selim'e, o sarı yılana mı güveneyim istersin? Şimdi ne olacak bilir misin valide? İlk fırsatta ya Selim beni gırtlaklayacak, ya da ben onu. (Hürrem hıçkırır. Bu hıçkıran kadına acımıştır.) Ne yaptın kadın, ne yaptın?

    RÜSTEM - (Vaziyete müdahale etmek ihtiyacını hissetmiştir.) Çok heyecanlısınız şehzadem. Görüp, işittikleriniz büyük bir darbe oldu sizin için. Biraz istirahat buyursanız, (inandırmaya çalışır gibi) Mustafa, hünkârımız efendimize karşı geldi.

    BEYAZIT - (Vahşi bir hiddetle döner.) Yalan söylersin bre nâbekâr (hayırsız), yalan! Dünya bir araya gelse, bir araya gelseydi de, vadedilseydi ona, yine de babasının sakalının tek teline değişmezdi. Zincirlerin zapt edemeyeceği bir aslanken babasının bir sözüne bent oldu. Buraya geldi, bir kuzu gibi, kendi ayağıyla, kurban olmaya... Çocuk değildi... Budala da değildi... Nereye gittiğini biliyordu... Niçin gittiğini biliyordu. Böyle olduğu hâlde irkilmedi bile... Ölümden korkmazdı. Alçaklıktan yılardı; alçaklar elinde kaldı yazık.

    RÜSTEM - (Hürrem'e) Şehzade bizi kasteder sultanım.

    BEYAZIT - (Ona doğru atılır.) Yaaa... yaa... yaa... sizi kastederim devletlû, size söylerim. Her kim ki alınır ona söylerim.

    HÜRREM - (Rüstem'le Beyazıt arasına girerek) Size daha ehemmiyetli bir vazife verilmiştir paşa unutmayın.

    RÜSTEM - (Baş eğer çıkar.)
    .

Benzer Konular

  1. Halk Hikayesi Örneği: KEREM İLE ASLI
    Konu Sahibi refresh Forum Oku-Yorum
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Ekim.2017, 17:15
  2. Masal Örneği: Limon Kız
    Konu Sahibi refresh Forum Oku-Yorum
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 10.Aralık.2016, 09:50
  3. Fıkra Yazısı Örneği
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Ekim.2016, 16:34
  4. Drama Çalışma Örneği
    Konu Sahibi Kayıt Forum Soru-Cevap
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Mart.2013, 10:48
  5. Cem Sultan "Ey Dost" şiiri
    Konu Sahibi yousip Forum Soru-Cevap
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ocak.2013, 14:04

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •