Sponsorlu Bağlantılar
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,603

    Post DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ-27 Mart

    DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ ( 27 Mart )

    Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.

    27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzenler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

    Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazdı.

    Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmiyor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar. Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çekici konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

    Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.

    Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenledikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.

    Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, el, kol, gövde, bacak ya da yüz hareketleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya pandomima denir.

    Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.

    Bugün köylerimizde, çok eski geleneklerden kalma bir alışkanlıkla tiyatroya çok benzeyen eğlenceler düzenlenmektedir. Buna oyun çıkarma denir.

    Tiyatro oyunculuğu özel eğitimi gerektiren bir meslektir. Tiyatro öğretimi konservatuar denilen okulda yapılır.

    Tiyatro; yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro gösteri sanatı olarak tanımlanır. Belli başlı türleri şunlardır:

    Komedi : Oyunların, insanların, durumların gülünç yönlerini gösteren bir tiyatro yapıtıdır. Komedinin belli başlı türleri şunlardır :

    a) Vodvil, hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılar bulunan hafif güldürüdür.

    b) Fars, olayların aşırı abartıldığı, taklitlerin sık sık tekrar edildiği bir komedi türüdür.

    Trajedi : Konusunu tarih, ya da efsanelerden alan acıklı sahne yapıtıdır. .

    Dram : Yaşamımızda var olan umudu, sevinci, acıyı, bir arada sunan tiyatro oyunudur. Dram şiir ve düz yazı ile yazılabilir.

    Tiyatrolar; devlet tiyatroları, halk tiyatroları, bulvar tiyatroları, açık hava tiyatroları ve şehir tiyatroları gibi isimlerle anılır.

    Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.

    Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara beraber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar.

    TİYATRO

    Tiyatro gününde yazarlarımızdan Haldun Taner'in yayınladığı ulusal bildiri.

    Her gece saat dokuz'da dünyanın dört bir bucağında binlerce perde açılıyor.

    Her gece saat dokuz'da milyonlarca insan ışıklandırılmış bir sahneden kendi dünyasının, kendi sorunlarının yoğunlaştırılmış bir kesitini ilgi ile izliyor. Oyalanıyor; eğleniyor, heyecanlanıyor, düşünüyor, bilinçleniyor. Her günkü sürgit yaşamının akışı içinde tam fark edemediği, ya da edip de unuttuğu bazı ana sorunları yeni bir gözlükle görmeye başlıyor.

    Tiyatrolar insanlara «Koşun, bana gelin, size ilginç bir şeyler göstereceğim» derler. «Gelin, beni izleyin memnun kalacaksınız» derler.

    Bu alışkanlık yüzyıllardır sürüp gidiyor.

    Çünkü; tiyatroda etli canlı oyunculardan, etli canlı seyircilere ve sonra yine o etli canlı seyircilerden etli canlı oyunculara geçen karşılıklı bir elektrik alışverişi vardır ki, bu aynı çatı altında aynı anda birbirini tamamlama ve karşılıklı etkileme olayı tiyatroya benzersiz bir toplumsal yaşantı niteliği kazandırır.

    İnsanoğlu doğa karşısındaki korkularından başlayarak yüzyıllar boyunca acılarını, sevinçlerini, ihtiraslarını, düşüncelerini, düşlerini, özlemlerini, taşlamalarını, dünya görüşlerini, savaşımlarını, her şeyini somutlaştırıp dile getirmiştir.

    Tiyatronun bunca yüzyıllardır varoluşu boşuna değildir, tiyatro, insan mayasının kopmaz bir öğesi, insandan ayrı düşünülemez bir gereksinmesidir. Doğada işlevini bitiren her şeyin varlığını sürdürebildiği görülmemiştir. Tiyatro sürüyorsa, sürecekse her devirde bir işlevi olduğundandır.

    «Tiyatro, iki kalas bir hevestir» sözü boşuna söylenmemiş... Tiyatronun mitolojik piri sayılan Dionisos'tan gelme bir coşkusu vardır. Bu coşku olmadan tiyatro çekici olamaz.

    Her gece saat dokuz'da dünyanın dört bucağında tiyatrocular ne oynarlarsa oynasınlar sahneden salona bu coşkuyu, bu gençliği, bu gücü, bu sağlıklı havayı estirirler.

    Her gece saat dokuz'da on binlerce perde dünya durdukça açılsın, dursun.

    Tiyatro olmasa, insanoğlu çok eksik, çok güdük kalırdı.
    Haldun TANER


    KONUŞMA

    Sevgili Arkadaşlar!

    1948 yılında kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Bu enstitüye üye ülkeler, her 27 Mart gününü Tiyatro Bayramı olarak kutlamaktadır.

    Tiyatrolar Gününde, tiyatroyu halka sevdirmek için etkinlikler yapılır. Hayatın bir parçası ve güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biri olan tiyatro da, harekete, konuşmaya ve bazen de müziğe yer verilir. İlk çağlarda tiyatro, yazılı bir metin olmadan oynanırdı. Yeteneğine güvenen oyuncular sahnede istedikleri gibi konuşurlardı.

    Bizim kültürümüzde tiyatroyu; orta oyunu, gölge oyunu, köy seyirlik oyunları, meddahlık, danslı ve taklidi oyunlar şeklinde görürüz. Gölge oyununda, arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde vardır. Karagöz ve başka tipteki kuklalar bu perdenin üzerinde oynatılıp konuşturulur. Güzel hikayeler anlatarak halkı eğlendiren kişilere Meddah denir. Köylerimizde hâlâ, oyun çıkarma adıyla seyirlik oyunlar düzenlenmektedir.

    İnsan hayatı içinde var olan umudun, acının ve sevincin, hep birlikte verildiği oyunlara dram diyoruz. Komedi, insan hayatı içindeki komik ve gülünç şeylerin oyunlaştırılmasıdır. Konularını tarih ve efsanelerden alan acıklı sahne oyunlarına ise, trajedi diyoruz.

    Tiyatro eğitimi, konservatuar denilen okullarda verilir. İnsanları eğiten, eğlendiren tiyatro, aynı zamanda düşündürür de. Bir arada yaşayan insanların birlikte güldüğü, birlikte ağladığı ve hep birlikte düşündüğü tiyatro salonları, insanca duyguların da öğrenildiği yerlerdir.

    Sözlerimi, ünlü tiyatro yazarımız Haldun Taner’in bir cümlesi ile bitiriyorum:

    Tiyatro olmasaydı, insanoğlu çok eksik, çok güdük kalırdı.

    ŞİİRLER:

    SAHNELER
    Umutlarla sevgiler
    Hayal ile gerçekler
    Dramlar komediler
    izlenir sahnelerde

    Sahnede oyuncular
    Alıp bizi götürür
    Güldürür düşündürür
    Düşündürür güldürür.

    Orda bir başka yaşam
    Yaşanır çoğu akşam
    Başarılı bölümler
    Alkışlanır her akşam.

    Dünyanın her yerinde
    On binlerce sahnede
    Sorunlar mutluluklar
    izlenir sahnelerde.

    Erol YAVUZ

    TİYATROLAR
    Gölge düşmeden perdeye,
    Biz geldik sizi görmeye,
    Sanata değer vermeye,
    Açıldı hep tiyatrolar.

    Kalpte pekişti dostluklar,
    Yakın oldu hep uzaklar,
    Canlı konuştu dudaklar,
    Açılınca tiyatrolar.

    Bunca senaryo yazıldı,
    Millet salona dizildi,
    İller, ülkeler gezildi,
    Sanat evi tiyatrolar.

    Perde açılınca akşam,
    Ben hep önlerde otursam,
    Alkış tufanına dalsam,
    Benim evim tiyatrolar.

    Hakkı ÇEBİ

    DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

    Dünyanın her yerinde
    Yirmi Yedi Mart günü.
    Tüm coşkuyla kutlanır
    “Dünya Tiyatro Günü”.

    Bildiri yayımlarlar
    Dünya tiyatroları.
    İnsanlara sunarlar
    En güzel oyunları

    Hiçbir ücret almazlar
    O gün seyredenlerden.
    Tiyatronun zevkini
    Tattırırlar derinden.

    Güneş nasıl dünyayı
    Aydınlatıyor ise,
    Tiyatrolar da öyle
    Işık tutarlar bize.

    Tiyatronun önemi
    İnkâr edilmez asla.
    Onu seyredenleri
    Etmeyenle kıyasla.

    Fark edersin o zaman
    Tiyatro cevherini;
    Anlarsın tiyatronun
    Toplumdaki yerini.

    Naim YALNIZ

    GÜZEL SÖZLER

    · Tiyatro, toplum kültürünün aynasıdır.
    · Tiyatro, gönüller arasında bağ kurar.
    · Tiyatro, kalp perdesini açan bir sanattır.
    · Tiyatro, adamı insan eden sanattır.
    · Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez.
    · Tiyatrosuz bir toplum yeni doğmuş bir çocuk sayılır.

  2. #2
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,603

    Cevap: DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ-27 Mart

    27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ ULUSAL BİLDİRİSİ

    Eğer öyle ise, gerçekten de iddia edildiği gibi öldüyse tiyatro, bugün Dünya Tiyatro gününü kutlamak yerine yasını tutalım tiyatronun…

    Oyunları seyretmekten vazgeçip alalım kazmaları, kürekleri elimize ve bir mezar kazalım tiyatroya, şöyle görkemli, geçmişine yakışır bir anıt mezar…

    Başta bütün zamanların en iyi yazarı W. Shakespeare olmak üzere bütün oyun yazarlarını, oyunları, oyuncuları, rejisörleri, dekor, kostüm, ışık tasarımcılarını, sahne arkası teknisyenlerini topluca gömelim bu mezara…

    Ve hazır elimizdeyken kazmalar, kürekler, tiyatro salonlarını da yıkalım. Yıkamadıklarımızı da çürümeye terk edelim ki oynanmasın içinde seyircinin aklını çelip onları fitneye, fesada teşvik eden oyunlar…

    Yerle yeksan olsun daha çok özgürlük, daha çok demokrasi talepleri. Barış ve adalet özlemleri… Merhamet ve vicdan çağrıları, çığlıkları kalsın o enkazın altında ve işitilmesin.

    Tiyatro sanatının piri Shakespeare’nin 66. Sonet’inde dediği gibi;

    “Çiğnensin inancın en seçkini
    Mutluluktan nasibini almasın geniş halk kitleleri
    Ayaklar altına alınsın insan onuru
    O kız oğlan kız erdem dağlara kaldırılsın
    Ezilsin hor görülsün el emeği göz nuru
    Ödlekler geçsin başa mertlik bozulsun
    Ve korkup dilini bağlasın da sanat
    Çılgınlık sahip çıksın düzene
    Doğruya doğru diyenin eğriye çıksın adı
    Kötüler kadı olsun Yemen’e…”

    Mısır’a, Tunus’a, Libya’ya, Suriye’ye.

    Yıkılsın yok olsun tiyatroyla birlikte yerel kültürler her ulusun, her etnik grubun kendi değerlerini tiyatronun ortak, evrensel değerleriyle buluşturarak insanlığa sunma ve savunma hakları…

    Bir tek, dünyayı bir satranç ustası gibi kendi çıkarlarına göre biçimlendiren egemenlerin tekelindeki o ucuz, sığ ve kof kültür yürütsün hükmünü, televizyonlarda, sinemalarda, kitapçı vitrinlerinde, DVD raflarında.

    Popülerin bir narkotik gibi bizi uyuşturup aklımızı başımızdan alan o yapay keyfiyle sermest olup unutalım insanlığın selameti adına unutmamamız gerekenleri.

    Unutalım tiyatroyu,

    Hayatı…

    İnsanı,

    Ve insanca olanı unutalım…

    Bırakalım kıyametini yaşasın dünya…

    Ve kıyametten sonra da dönmeye devam etsin bu mavi gezegen uzayın sonsuz karanlığında..

    İçinde, bu kıyamet oyununu anlatacak hiçbir oyuncunun olmadığı hüzünlü bir tiyatro dekoru gibi…


    KENAN IŞIK/ Sanatçı

Benzer Konular

  1. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
    Konu Sahibi refresh Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Temmuz.2018, 21:25
  2. DÜNYA METEOROLOJİ GÜNÜ (23 Mart)
    Konu Sahibi refresh Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Mart.2013, 12:22
  3. Dünya Günü
    Konu Sahibi ahbar Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 22.Nisan.2011, 16:11
  4. Dünya Çocuk Günü
    Konu Sahibi ahbar Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 15.Nisan.2011, 08:46
  5. Dünya Turizm Günü 27 Eylül
    Konu Sahibi refresh Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 07.Nisan.2011, 17:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •