Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    27.Mart.2011
    Mesajlar
    530

    Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri


    TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETİMİNDEKİ SORUNLARA BATI ÜNİVERSİTELERİ TEMELİNDE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

    Menderes COŞKUN
    Doç. Dr.; Kırıkkale Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi

    Özet

    Bu çalışmada üniversitelerdeki edebiyat eğitim ve öğretiminden iyi bir sonuç elde etmek için nelerin yapılması gerektiği konusu üzerinde düşünülecek ve Manchester, Cambridge, Birminmgham, Central Lancashire, Harvard, Arizona State, Texas A and M, Pennsylvania, Bowling State, George Mason ve New York gibi İngiliz ve Amerikan üniversitelerinin web sayfalarından yararlanılarak somut öneriler sunulacaktır.

    Anahtar Sözcükler: Türk Eğitim Sistemi, Türk Dili ve Edebiyatı öğretimi, yazım sanatı dersleri

    SOLUTIONPROPOSALS ABOUTTEACHING TURKISH LANGUAGE ANDLITERATUREMATTERSIN WESTERNUNIVERSITIESCONTEXT

    Abstract
    In this study, we will think about what must be done in order to achieve a
    good production from the education of Turkish language and literature in Turkish
    universities and present some concrete solutions by making use of web sites of
    several English and American universities such as Manchester, Cambridge,
    Birmingham, Central Lancashire, Harvard, Arizona State, Texas A and M,
    Pennsylvania, Bowling State, George Mason and New York.
    Key Words: System of Turkish Education, Education of Turkish language
    and literature, courses for art of writing

    Giriş
    Eğitimin kalitesi, onun kişiye ve topluma kazandırdıkları ile ölçülmelidir. Bir ülkede
    üretilen bilimsel tezler, romanlar, filmler, ilaçlar ve elektronik eşyaların kalitesi, o ülkenin
    üniversitelerinin kalitesinin en tarafsız göstergeleridir. Eğer bir ülkede hazırlanan tezlerde
    iddia edilen fikirler ve buluşlar yurt dışında yankı bulmuyorsa, tezlerin bir kısmı yabancı
    dillere çevrilmiyorsa, akademisyenler kendi araştırma sonuçlarını uluslararası dergilerde ve
    bilim çevrelerinde yazılı ve sözlü olarak sunamıyorlarsa ve kendi millî tarihleri, siyasetleri ve
    kültürleri konusunda uluslararası bilgi akışını yönlendiremiyorlarsa, o ülkenin üniversiteleri,
    evrensel olamıyorlar ve üstlerine düşen görevi yapamıyorlar demektir.

    Batıda üniversiteler, siyaset, ekonomi, sanayi, kültür ve sanatın temel besleyicileridirler.
    Uzun veya kısa vadede toplumun kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarına cevap vermeyen ilim
    faydasızdır. Uluslararası standartlar ölçüsünde üretime katkıda bulunmayan eğitim sistemi de
    modern değildir. Türkiye’de üniversiteler, tıp fakülteleri dışında, toplumun ihtiyaçlarına
    uluslararası ölçüler içinde cevap vermede başarısızdırlar. Türk akademisyenlerin birçoğu,
    başarılarını, eleştirel zekâlarına ve muhakeme güçlerine değil, hâfızalarına ve
    emeklerine/işçiliklerine borçludurlar. Halbuki bilgi, hafızalara, ağızlara ve kâğıtlara
    hapsedildiği ve hayattan uzaklaştırıldığı zaman önemsizleşir ve anlamsızlaşır.
    Hemen bütün üniversitelerde var olan Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri, her yıl binlerce
    mezun vermektedir. Ancak acaba edebiyat bölümleri, nitelikli insan, öğretmen, araştırmacı,
    aydın, şair, romancı, hikâyeci, tiyatro veya film yazarının yetişmesine ciddî anlamda katkıda
    bulunmakta mıdır? Çağdaş şairlerin, hikâye, roman, tiyatro ve sahne oyunu yazarlarından
    kaçının yetişmesinde lise ve üniversitede aldığı edebiyat eğitimin katkısı vardır? Yazdığı
    eserler ve ürettiği fikirler diğer ülkelerde itibar gören, ciddiye alınan (en azından kendisine
    reddiyeler yazılan) kaç edebiyatçımız veya sosyal bilimcimiz vardır? Herhangi bir bilim
    dalında değil, Türkoloji alanında uluslararası dergilerde kaç Türk yazarının yazısı
    bulunmaktadır? Bu yazarların kaçı, yalnızca Türk üniversitelerinin bir ürünüdür? Bugün Türk
    araştırmacılar, maalesef Batılı Türkologların eserlerinden alıntı yaptıkları zaman, onların
    eserlerini orijinallerinden okudukları ve çevirdikleri zaman kendilerini imtiyazlı
    hissetmektedirler. Yabancı Türkologların ürettikleri kitapların Türkçe’ye tercüme edilip acilen
    yayımlanmasına rağmen, Türkler tarafından yapılan yüzlerce, binlerce doktora tezi, sosyal
    bilimler enstitülerinin kitaplıklarında âdetâ terkedilmiş durumdadır. Türkiye’de yetişen on
    binlerce Türkoloji mezununun genel anlamda niteliksiz ve tüketici olmasına karşılık, Avrupa
    ve Amerika’da yetişen bir avuç Türkoloğun, nitelikli üretici olmasının sebebi nedir? Yalnız
    fen ve teknoloji bilimlerinde değil, sosyal bilimlerde de nitelikli üretici yetiştiremememizin
    sebebini, kişilerde değil, eğitim sisteminde aramak gerekir.

    Hedefleri, içeriği ve metotları itibariyle Türk dili ve edebiyatı eğitiminin yeterince
    berrak, tutarlı, bütüncül ve faydacı olmadığı âşikârdır. Üniversiteler, öğrenciye eğitim, bilgi
    ve yetenek kazandıran kurumlar değil, mesleğe giriş için vize (diploma) veren kurumlar
    haline gelmiştir. Bugün öğrencilerin önemli bir bölümünün yalnızca diploma almak için
    okuduklarını kimse inkâr edemez. Gerçekte diploma kazanılan bilgi ve yeteneğin bir
    belgesidir. Günümüzde ise diplomanın kendisi bir ayrıcalık belgesi haline gelmiştir.
    Diplomanın şahitlik ettiği eğitimin ne olduğu ve öğrencinin bu eğitimi ne kadar başarıyla ve
    hak ederek geçip geçmediği hususu kimse tarafından dikkate alınmamaktadır. Geçerli veya iyi
    bir not, öğrencinin tek hedefi ve öğretmenleri değerlendirirken kullandığı yegâne kriteri
    haline gelmiştir. Diploma imtiyazı o seviyeye gelmiştir ki, ÖYS kriterlerine göre zekî ve
    çalışkan olan bir öğrenci, yüksek puanlarla eğitim fakültelerine giderek öğretmen olmak
    isterken, daha az zekî ve çalışkan bir öğrenci, araştırmacı ve akademisyen yetiştirmek için
    açılmış fen-edebiyat fakültelerine gitmektedir ve kendi alanında daha iyi bir eğitim
    almaktadır. Bu üzücü çelişki, eğitim yerine diplomaya tanınan ayrıcalığın bir sonucudur.
    Türk eğitim sisteminde hedefe ulaşmada vasıta olarak kullanılan parçaların tahakkümü
    vardır. Duygu ve düşüncelerini tutarlı ve ikna edici bir şekilde yazılı ve sözlü olarak
    anlatamayan, kendi başına edebî bir metni anlayamayan birisinin, bütün edebiyat tarihini,
    önemli şair ve yazarların biyografilerini, dil bilgisi kurallarını, bütün cümle yapılarını ve
    kelime türlerini vs. bilmesinin hakikatte ne kadar önemi olabilir? İngilizce bir metni
    anlayamayan, İngilizce cümle kuramayan bir kişinin, İngilizce zamanların adlarını ve
    kurallarını vs. bilmesinin faydası var mıdır? Eleştirel düşünemeyen birisinin dünya felsefe
    tarihini ve terminolojisini bilmesinin ne kadar önemi olabilir?
    Teorik bilgi öğretmeye veya ders anlatmaya, öğrenciyi ezberciliğe sevk ettiği
    düşüncesiyle karşı çıkmak da yanlıştır. Bilgi, bilim dalları için ham madde veya âlet gibidir.
    Ham madde ve âlet olmadan üretim olamaz. Sorun, bilginin öğretilmesinde değildir. Sorun,
    gerçekçi bir hedef olmaksızın, önemli sayılan her bilginin öğrenciye öğretilmeye
    çalışılmasındadır. Sorun, ansiklopedik eğitim anlayışından kurtulamamamızdadır. Sorun,
    öğrenciye kullanmayacağı bilgilerin öğretilmesinde ve bilgiyi kullanma fırsatı
    verilmemesindedir. Öğrenci öğrendiği bilgiyi, aktarabildiği ölçüde değil, kullanabildiği
    ölçüde başarılı sayılmalıdır. Zira bilgi kullanılmadığı zaman unutulur. Nitekim öğrenci, lisede
    görüp unutmaya terk ettiği konuları, üniversitede tekrar ayrıntılı bir şekilde öğrenip
    unutmakta, sonra öğretmen olunca kendisine lâzım olan bilgileri bir yıl içinde tekrar
    öğrenmektedir. “Benim oğlum bina okur döner döner yine okur” mantığı günümüzde de
    devam etmektedir. Çözüm için, bilgiye bakış açımızı değiştirmek zorundayız. Bilgi Türk
    toplumunda maalesef amaç halinden araç haline dönüşmeye hâlâ direnmektedir. Bilgi, Batı
    toplumunda bir işçi, gelişmemiş toplumlarda ise hafızaların saygıdeğer bir misafiri gibidir. Bu
    misafir, maksatsız ve zamansız geldiği zaman saygınlığını kaybeder ve yük olmaya başlar.
    Eğitimin veya bilginin, ders not ve kitaplarıyla sınırlandırılması, eğitim sistemimizin
    kusurlarından birisini oluşturmaktadır. Gerçekte bir üniversite öğrencisi, derste öğrendiği
    bilgilerin birkaç mislini ders dışında, kütüphane, internet vs. vasıtasıyla öğrenmelidir. Ancak
    bunun için öğrenciye ikna edici ve gerçekçi hedefler gösterilmeli ve bu hedefler
    doğrultusunda bir ders programı ve zengin bir kütüphane sunulmalıdır. Alman ve Amerikan
    Türkoloji öğrencilerinin, istekle ve azimle Türk tarih ve edebiyatını öğrenmelerinin sebebi,
    başka türlü nasıl izah edilebilir?

    Türk eğitim sisteminin başarısızlığının sebeplerinden birisi de, eğitimde bütünlüğün
    sağlanamamış olmasıdır. Lisede yüzlerce saat edebiyat eğitim ve öğretimi alan öğrenciler,
    üniversiteye bu konuda, okur yazarlık dışında, fazla bir bilgi ve yetenek getirememektedirler.
    Üniversitedeki Türk Dili ve Edebiyatı ders programlarında görülen sunî bütünlük, bazılarını
    aldatabilir. Meselâ, Eski Türk Edebiyatı gibi temel dersler, birinci sınıftan son sınıfa kadar
    aynı adla verilmektedir. Ancak bu dersler, biri birinden bağımsız parçalar halinde öğrenciye
    sunulmaktadır. Derslerin, niteliğinden ziyade konuları değişmektedir. Meselâ, üçüncü sınıfta
    Neşâtî, dördüncü sınıfta Nedîm öğretilmektedir. Halbuki Neşâtî’yi anlayan birisine Nedîm
    basit gelir. Dördüncü sınıf Eski Türk Edebiyatı dersinden geçen bir öğrenci, aynı dersin
    birinci sınıfından kalabilmektedir. Zira kolaydan zora doğru, basitten mükemmele doğru bir
    ilerleme yoktur, plânlanmamıştır. Bu, Türk eğitim sisteminin seviyesizliğinin, dört katlı bir
    bina gibi dikey değil de yan yana kurulmuş çadırlar gibi yatay gelişen bir yapıya sahip
    olduğunun bir göstergesidir.

    Edebiyat öğretiminin sorunları, birçok değerli akademisyen tarafından, özellikle kongre
    ve sempozyumlarda, defalarca dile getirilmiştir. Talât S. Halman, “Türkiye’de Eleştiri ve
    Özgün Kuramlar” başlıklı bildirisinde eğitim sistemimizin kaliteli eleştirmen ve araştırmacı
    yetiştiremediğini, eleştirmenlerimizin “yaratıcı” değil “aktarıcı” olduklarını, Türk edebiyatına
    “kendi dilimiz, kendi manevî ve entelektüel değerlerimiz açısından” değil, ithal bakış
    açılarıyla baktıklarını, Türk bilim adamlarının Türk siyasî ve edebî tarihi ile ilgili özgün
    eserler üretemediklerini, yabancı Türkologların takipçisi ve “gölgesi” olmaktan
    kurtulamadıklarını, bazılarının çevirilerle şöhret sahibi olduğunu, üniversitelerde “sorgulayıcı
    yaklaşım”ın olmadığını, zihinlerin tembelleştiğini, öğrencilerin kendilerine “mutlak gerçek”
    olarak sunulan bilgileri ezberlemeye devam ettiklerini ısrarla vurgular ve şöyle der: “Birçok
    üniversitemiz hâlâ, ne yazık ki, sadece bilgi hamalları yetiştirmeye çalışıyor. Hocalar bilgi
    aktarıyor, öğrenciler alıp ezberliyor, not alıyor, diploma kazanıyorlar. ... Öğretim üyesi
    olduklarında onlar da bilgi aktarıyor, bilgi işportacılığı yapıyorlar... En özgün düşünce ve
    eserler, bize Türk edebiyatını okumuş; ama kimisinin Türkçesi kıt olan yabancı bilim
    adamlarından geliyor. Hâlâ bir iki Amerikalı Divan edebiyatı uzmanının etkisi altındayız; hâlâ
    birkaç İngiliz’in, birkaç Fransız’ın, birkaç Alman’ın doğrultusunda kendi edebiyatımızı
    değerlendirmeye çalışıyoruz... ” (Halman, 2004, 16-28)

    Şerif Aktaş, “XX. Yüzyılda Üniversitelerimizde Edebiyat Öğretimi” başlıklı bildiri
    metninde Fen-Edebiyat fakültelerine bağlı Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin kurulma
    gayesinin, Türk milletinin kültürel kimliğinin tarihî boyutlarını ortaya koymak ve “kültürel
    belleğimize vücut veren eserlerin bulunması, araştırılması, gelenek içine yerleştirilmesi”ni
    sağlamak olduğunu söyler (Aktaş, 2005, 33). Aktaş’a göre “Türk kültürünü tarihî akış içinde
    yazılı eserlerden hareketle incelemek için Farsça, Arapça, Göktürkçe, Uygurca, Çince,
    İngilizce bilmek; Türk tarihi uzmanı olmak, sanat tarihi ve sosyal antropoloji alanlarında bilgi
    sahibi olmayı gerektirir... Bizim Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerimizin öğretim programı,
    bizim Türkoloji ilmine hizmet edebilecek insanı yetiştirmeye niyetli olmadığımızı açıkça
    ortaya kor. Türkoloji ciddî bir iştir, bilgi birikimi, sabır ve sözü edilen yardımcı bilgilerle
    donatılmayı gerektirir. Kütüphanesiz üniversitelerin Fen-Edebiyat Fakültelerinde Türkoloji
    yapmak mümkün mü?” (Aktaş, 2005, 35); “Çocuklarımızın iyi yazamadığından, iyi
    düşünemediğinden söz ediyoruz. Bu konularda şikayeti olmayan hiçbir arkadaşım yok. Ortada
    bir suç, bir kusur var. Suçluyu ve kusurluyu bulmak zor.” (Aktaş, 2005, 39).

    İskender Pala “Günümüzde Divan Edebiyatı Eğitimi: Tespitler, Öneriler” başlıklı bildiri
    metninde “Türkiye’deki eğitim sistemi, şimdilik Türk klâsik edebiyatının disipliner yapıda
    incelenmesine müsait” olmadığını (Pala 2005, 48), liselerde divan edebiyatı dersini anlatan
    öğretmenlerin bir kısmının, divan edebiyatı ve onu meydana getiren toplum hakkında yanlış
    bilgi ve kanaatlerle dolu olduğunu; bazılarının divan edebiyatı geleneğini iyi bilmediğini,
    şiirleri yalan yanlış tahlil ettiğini, çok azının da konusunu severek ve bilerek anlattığını
    söylemektedir. Pala, aynı tebliğinde Divan edebiyatının doğru anlaşılması, yorumlanması ve
    anlatılması için devlete, ÖSYM’ye, akademisyenlere ve öğretmenlere düşen görevleri
    sıralamaktadır (Pala, 2005, 43-63).

    Ahmet Bican Ercilasun, Dünya literatürüne giren Türk Türkologların az olmadığını,
    ancak Türklerin “Türkolojide dünya literatürüne” hakim olamadıklarını ve “Türkolojinin
    merkezi Türkiye’dir” gibi sözlerin temenniden öteye geçmediğini söyler (Ercilasun, 2004,
    14). Bunların yanı sıra, Mustafa Cemiloğlu, Abdurrahman Güzel, Cahit Kavcar, Sedat Sever,
    Firdevs Güneş, Hayati Akyol, Murat Özbay, Musa Çiftçi, Özay Karadağ, Ahmet Kırkkılıç,
    Halim Ulaş, Eyyup Coşkun, Nesrin Zengin, Asiye Duman, Gıyasettin Aytaş, Fahri
    Temizyürek, Yusuf Doğan, Hayriye Topçuoğlu gibi araştırmacılar, yazılarında Türkçe ve
    edebiyat eğitim ve öğretimi ile ilgili sorunlara dikkat çekmişler ve öneriler sunmuşlardır.
    Bu çalışmada edebiyat eğitim ve öğretiminin sonucunun ne kadar kötü olduğu veya
    sonucun nasıl olması gerektiği gibi hususlardan ziyade, iyi bir sonuç elde etmek için nelerin
    yapılması gerektiği konusu üzerinde düşünülecek ve Manchester, Cambridge, Birminmgham,
    Central Lancashire, Harvard, Arizona State, Texas A and M, Pennsylvania, Bowling State,
    George Mason, New York ve DePaul gibi İngiliz ve Amerikan üniversitelerinin web
    sayfalarından yararlanılarak somut öneriler sunulacaktır.

    İyi bir eğitim için, eğitimin hedefleri ve bu hedeflere götürecek vasıtalar (donanımlı bir
    kütüphane, laboratuvar, öğretim elemanı, ders programı, eğitim metotları, sınav sistemi,
    eğitimin getirileri/kazançları vs.) üzerinde bütüncül bir bakış açısıyla düşünülmelidir.

    Edebiyat Öğretiminin Hedefi

    Her üniversite, her fakülte, her bölüm, her bir ana bilim dalı kendi hedefini iyi
    belirlemeli ve hedefleriyle ürünlerini kısa aralıklarla yan yana getirip değerlendirmelidir.
    Hedefle sonuç arasındaki uyumsuzluğun boyutuna göre, hedef ve hedefe götüren vasıtalar
    gözden geçirilmeli ve güncelleştirilmelidir. Cambridge Üniversitesi, kendi hedefini, web
    sitesinde şöyle açıklamaktadır. “Cambridge Üniversitesinin misyonu, eğitim, öğrenim ve
    araştırmaların kazandırdıkları vasıtasıyla, uluslararası ve en mükemmel seviyede topluma
    katkıda bulunmaktır.” Cambridge Üniversitesi İngilizce Fakültesinin gaye ve hedefleri
    arasında ise şunlar vardır: “1. Orijinal düşünmeyi ve zihnin tenkitçi tavrını
    geliştirmek/harekete geçirmek ve yazılı ve sözlü olarak bir tartışma yapabilme yeteneğini
    geliştirmek; 2. İngiliz edebiyatının gelişimi hakkında öğrenciyi genişçe bilgilendirmek ve
    öğrencinin eski yazarların, geleneğin içinde ve geleneğe karşı olarak eserlerini nasıl
    ürettiklerini kavramasını sağlamak; 3. Edebî eserlerin tarihî boyutlarını; onların ortaya
    çıkışlarını hazırlayan sebepleri ve bu eserlerin kendi türlerine ne kadar katkıda bulunduklarını
    açıklamak; 4. Dilin anlatım gücünü geliştirmek...; 5. Diğer dillerdeki edebiyatları ve edebî
    olmayan felsefî eserleri inceleyerek İngilizce ortaya konulan edebiyatı mukayeseli bir bakış
    açısıyla değerlendirmek; 6. Edebî tenkit konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olmak ve tarihî
    dönemlerdeki edebî tenkitin oluşumundaki mantığı kavramak.” (University of Cambridge, Faculty of English).
    Central Lancashire Üniversitesi, İngiliz Edebiyatı ve İngiliz Dili Araştırmaları bölümü
    verdiği eğitimin gayesi ve içeriğini web sayfasında şöyle özetlemektedir: “İngiliz Edebiyatı ve
    İngiliz Dili Araştırmaları Bölümü, öğrencinin hem analiz, yorum ve yazılı ve sözlü olarak
    iletişim yeteneklerini hem de onun tutarlı bir tartışma ortaya koyabilme kabiliyetini geliştirir.
    Bu program ayrıca öğrenciye kültürel bir bakış açısı ve duyarlık kazandırır. Bölüm, hem bu
    sahada ihtisas yapmak isteyenlere hem de öğretmenlik gibi, yorumlama ve iletişim
    yeteneğinin yanı sıra iyi bir İngilizce bilgisi gerektiren diğer mesleklerde iş arayanlara
    oldukça farklı konularda dersler sunmaktadır.” (University of Central Lancashire - Voted 'Top Modern University in the North West' by the Times).
    Chicago’daki DePaul Üniversitesine bağlı İngilizce Bölümü, eğitiminin hedeflerini
    şöyle özetler: “Temel İngilizce programı öğrenciye geniş bir bilgi birikiminin yanı sıra,
    kendilerinin farklı hayat akışlarını organize etmelerini sağlayacak bir bakış açısı veya ufuk
    yakalamalarını sağlar. Bu programdaki öğrenciler, edebî eserleri kendi tarihî ve kültürel
    çerçeveleri içinde okumayı, onların değerleriyle ilgili olarak söylenilenleri sorgulamayı ve
    incelemeyi öğrenirler. Öğrenciler ayrıca araştırma metotları ve dilin yapısı hakkında bilgi
    sahibi olurlar, metin inceleme yetenekleriyle birlikte tenkit terminolojilerini geliştirirler ve
    açık, anlaşılır ve edebî bir üslûp kazanmak için çalışırlar.” (www.condor.depaul.edu).
    Birmingham Üniversitesi İngiliz edebiyatı bölümü, verdiği eğitimin hedeflerini özlü ve
    güzel bir şekilde şöyle açıklar: “Bizim program sana [öğrenciye] entelektüel çözümleme,
    eleştirel düşünme ve duygu ve düşünceleri açık ifade edebilme gibi hayat boyu sürecek
    yetenekleri elde etme fırsatını verir ve senin birçok muhtemel mesleği yapabilmene imkân
    sağlar. Bizim bağımsız araştırma yapabilmeye yönelik kademeli bir eğitim sunan ve böylece
    seni son yıl tezine hazırlayan programımız, seni, zamanı kullanma, sözlü sunum, profesyonel
    belgelendirme, grup çalışması ve bilgi teknolojisini kullanma gibi oldukça faydalı yetenekleri
    elde etmeye teşvik eder.” (Department of English - University of Birmingham ). Bu hedef, Türk üniversitelerinde de
    benimsenebilir.

    Türk dili ve edebiyatı eğitiminin temel hedefi, sosyal bilimlerin özellikle Türk dili ve
    edebiyatının herhangi bir konusunda bilgiye hızlıca ulaşabilen, bilgiyi doğru anlayıp
    eleştirebilen, sonuç olarak da özgün bilimsel ve edebî eserler vücuda getirebilen fertler
    yetiştirmek olmalıdır. Sonuç olarak bu bölümler topluma nitelikli vatandaş, öğretmen, öğretim
    elemanı, araştırmacı, gazete yazarı, şair, romancı, hikâyeci, piyes yazarı, senarist vs.
    kazandırmalıdır.

    Türk Dili ve Edebiyatı Öğretiminin İçeriği

    Batı üniversitelerinde edebiyat öğretimi, İngilizce Araştırmaları, İngilizce (Department
    of English), İngiliz ve Amerikan Edebiyatı ve Dili gibi bölümlerde verilir. İngiliz ve
    Amerikan üniversitelerinin web sayfaları incelenince, edebiyat bölümlerinin, eğitim yılları,
    adları ve ders programları arasında birtakım farklılıkların olduğu göze çarpar. Her üniversite
    öğrenciyi çekebilmek için farklı bir ders programı ve cazip eğitim fırsatları sunmaya
    çalışmaktadır. Ancak bu kadar farklılığa rağmen, eğitimin hedefleri ve metotları arasında
    ciddî bir benzerlik ve birlik vardır. Hedef, edebiyatın her konusunda bilgili kişiler
    (allâmecikler) yetiştirmek değildir; hedef, edebiyatın herhangi bir konusunda, araştırma
    yapabilecek, orijinal bilgi üretebilecek, ürettiği bilgiyi doğru ve etkili bir şekilde
    kullanabilecek bireyler yetiştirmektir.

    Manchester ve Birmingham gibi İngiliz üniversitelerinde eğitim üç basamaklı bir
    piramit şeklinde tasarlanmıştır. En altta veya ilk yılda temel dersler vardır. Öğrenci, ilk yılda
    bütün edebî dönemlere ait örneklerle tanışır, edebiyat teorileri ve özgün yazımla ilgili dersler
    alır. Bu derslerde elde edilen bilgiler, eğitimin daha sonraki kısmına temel teşkil eder.
    Edebiyatla ilgili temel bilgilerin öğretildiği bu derslerde başarılı olamayan öğrenci, mezun
    olamaz, hatta bir sonraki dersleri takip edemez. Birmingham Üniversitesi ilk yıl derslerinin
    içerik ve hedefini şöyle açıklar: “Bizim ilk yıl eğitimimiz, edebiyatın oldukça geniş bir
    perspektiften anlatımı üzerine yoğunlaşmak suretiyle, daha bağımsız veya müstakil çalışma
    yapabilmeye yönelik kendini geliştiren öğrenciyi destekler ve öğrenciye akademik seviyede
    çalışma yapmaya geçiş hususunda yardımcı olur.” (Department of English - University of Birmingham).

    İkinci yılda öğrenci, edebiyatın hangi konusu üzerinde yoğunlaşacağı konusunda
    düşünmeye zorlanır. Öğrenci ilgi duyduğu alana veya edebî devre göre seçme derslerini
    belirler. Seçme derslerin belirlenmesi hususunda öğrenci yalnız bırakılmaz. Üniversiteler,
    öğrenciye, biri birinden farklı çalışma alanları sunar. Bazı öğrenciler, üniversiteleri,
    sundukları uzmanlık alanlarına göre tercih ederler. Bunun için üniversitenin kendisini,
    toplumun ihtiyaçlarına göre güncelleştirmesi ve cazibesini koruması gerekir.
    Son yıl, piramide benzeyen eğitim programının “zirvesi”ni oluşturur
    (Department of English - University of Birmingham). Bu yılda bir tez hazırlanır. Son sınıf öğrencilerine İngiliz
    edebiyatı ve dili ile ilgili daha ileri seviye seçmeli ders kümeleri sunulur. Belli bir yazar, belli
    bir dönem veya belli bir tema üzerinde yoğunlaşan seçmeli dersler vardır. Birinci ve ikinci
    yıllarda iyi bir temel almamış, konusuyla ilgili temel bilgi ve terminolojiyi hazmedememiş,
    araştırma, tahlil ve tenkit yeteneklerini geliştirememiş, bakış açısını derinleştirememiş
    öğrenciler son yılda zorlanırlar.

    Aynı eğitim mantığı dört yıllık Amerikan üniversitelerinde de vardır. Meselâ,
    Pennsylvania Üniversitesinde edebiyat eğitimi, temel dersler, seminerler ve seçmeli
    derslerden oluşur. Öğrenci edebiyatla ilgili “standart” bilgi seviyesini yakaladıktan sonra
    seçmeli dersler vasıtasıyla belli bir konuda uzmanlaşmaya çalışır. Uzmanlık konuları kişiden
    kişiye değişebilir: “Bazı öğrenciler bütün edebiyat devirlerini öğrenmek isterler, bazıları şiir,
    nesir, drama ve sinema gibi türler üzerinde yoğunlaşmayı arzu ederler, bazıları da İngilizce
    olarak Britanya, Afrika, Asya’da ortaya konulan edebiyatlar üzerinde çalışmayı plânlarlar.”
    (Penn: University of Pennsylvania ).

    Türk üniversitelerinde daha kaliteli bir edebiyat eğitimi için, öğrencilere, ulusal ve
    uluslararası bilgi kaynaklarına hızlıca ulaşabilme tecrübesi; edebiyat tarihi, teorisi ve tenkidi
    ile ilgili sağlam bir bilgi birikimi; en azından belli bir döneme ait edebî metinleri
    orijinallerinden okuyup çözümleyebilme kabiliyeti; araştırma, bilgi, duygu ve düşüncelerini
    edebî ve bilimsel bir üslûpla yazılı ve sözlü olarak sunabilme ve herhangi bir konuda orijinal
    bir eser üretebilme becerisi kazandırılmalıdır.


    (devamı aşağıda...)

  2. #2
    Üyelik tarihi
    27.Mart.2011
    Mesajlar
    530

    Bilgiye Ulaşma İmkân ve Tecrübesi: Gerek sosyal bilimler gerekse fen bilimleri olsun
    bütün öğrencilerin, internet ve kütüphane vasıtasıyla bilgiye kolayca ulaşabilme tecrübesi
    (pratiği) kazanmaları şarttır. Bilgisayar, internet ve kütüphane kullanımı, özellikle sosyal
    bilimler eğitiminin, olmazsa olmazlarındandır. Batıda bu bilgiler öğrenciye orta öğretimde
    kazandırıldığı için sıradan bir sosyal bilimler öğrencisi, eğitiminin ilk haftasında
    kütüphanenin imkânlarını ciddî bir şekilde ve bilimsel gayelerle kullanmaya başlar.

    Üniversitede özellikle sosyal bilimlerin eğitiminde, kütüphaneler, sınıflardan daha önemlidir.
    Öğrenci, ders için harcadığı vaktin birkaç mislini kütüphanede harcar ve bilgisinin çoğunu
    sınıfta değil, kütüphanede öğrenir. Bu, kesinlikle öğrencinin kalitesinden değildir. Verilen
    eğitim, öğrenciyi kütüphane, bilgisayar ve interneti, araştırma maksatlı olarak kullanmaya
    mecbur etmektedir. Zira birçok derste, öğrenciden ilgili konularda yazı hazırlayıp sunması
    istenir. Öğrenci, konusu ile ilgili ulusal ve uluslararası kaynakların birçoğuna kütüphane
    sayesinde rahatça ulaşır. Ulaştığı kaynakları okuyup değerlendiren öğrenci, yazdığı
    makaleyi/yazıyı arkadaşlarının ve hocasının bilgisine ve tenkidine sunar. Böylece öğrencinin
    bir taraftan bilgisi artırılırken, bir taraftan da araştırma, okuma, öğrenme, eleştirme, yazma,
    sunma ve tartışma yetenekleri geliştirilmeye çalışılır.

    Batıda kütüphane imkânları yetersiz olan üniversiteler, öğrenci tarafından tercih edilmez
    ve eleştirilir. Üniversiteler değerlendirilirken veya puanlanırken dikkat edilen en önemli
    hususlardan birisi üniversitenin öğrenci veya araştırmacıya sağladığı bilgiye ulaşma
    imkânıdır. Konusuyla ilgili dünyanın herhangi bir yerinde yayımlanan makale, kitap veya teze
    kolayca ve hızlıca ulaşamayan bir araştırmacının çalışması, ne kadar evrensel ve rekabetçi
    olabilir?

    Yazım Sanatı veya Yazarlık Dersleri: Gerek lisede gerekse üniversitede dil ve
    edebiyat eğitiminin en önemli hedeflerinden birisi, kişiye, bilimsel araştırmalarını, duygu ve
    düşüncelerini yazılı ve sözlü olarak edebî bir şekilde sunabilme yeteneği kazandırmaktır.
    Aslında bu yetenek, yalnız edebiyat bölümü öğrencilerine değil eğitim alan herkese
    kazandırılmalıdır. Duygu ve düşünceleri ifade etme becerisi ve alışkanlığı, medenî bir insan
    olabilmenin en temel şartlarındadır.

    Kavcar’ın (2003, 24-25) “Türk Dili ve Edebiyatı Programıyla İlgili Yeni Çalışmalar”
    başlıklı yazısında, lise “Edebiyat Dersinde Yapılacak Etkinlikler” ve “Dil ve Anlatım
    Dersinde Yapılacak Etkinlikler” alt başlıkları altında yer alan öneriler, uygulamalı eğitime
    dönüktür ve oldukça önemlidir. Ancak öğretmenin bu etkinlikleri hakkıyla yapabilmesi için
    belli bir eğitime ve malzemeye ihtiyacı vardır. Lisede yıllarca Kompozisyon dersi veren bir
    edebiyat öğretmeni, bu dersle ilgili üniversitede hem nicelik hem de nitelik bakımından
    oldukça yetersiz bir eğitim almaktadır ve tabiî olarak aldığı yetersiz eğitimi lisedeki
    öğretmenliğine yansıtmaktadır. Fakat muhtemelen hiçbir öğretmen yetersizliğinin farkında
    bile değildir. Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde Kompozisyon dersinin ciddî bir ağırlığı
    yoktur. Bu eğitimin eksikliğini, akademisyenler, öğrencilerinin kâğıtlarında ve hatta
    meslektaşlarının eserlerinde üzüntüyle müşahede etmektedirler. Ancak bu sorunun giderilmesi
    konusunda ciddî bir çalışma göze çarpmamaktadır. Sınav kâğıtlarındaki yazım hatalarından
    puan kırılarak bu sorun çözümlenemez. Zira ezbere ifade ve cümlelerle konuşan ve yazan
    birisinin hataları, özgünlüğe özenenlere göre daha az olur.

    Batıdaki üniversitelerin İngiliz Edebiyatı bölümlerinde yazım dersleri, eğitimin, oldukça
    önemli bir hedef ve parçasını oluşturmaktadır. Yazım yeteneği öğrencilere müstakil derslerin
    yanı sıra seminerler ve dil ve edebiyat dersleri vasıtasıyla kazandırılmaya çalışılır. Bilgiyi
    yazılı ve sözlü olarak sunma yeteneği, edebiyat ve dil derslerinde başarılı olabilmek için temel
    bir ihtiyaç olarak sunulmaktadır ve birçok derste öğrenciden, bilgiye ulaşması, onu tenkit
    etmesi ve sunması istenmektedir. Birçok üniversitede yazım dersleri, “Creative Writing” yani
    yaratıcı yazım ana başlığı altında ve bir ana bilim dalı ağırlığında yer almaktadır. Bu dersler,
    bazı üniversitelerde, yalnız edebiyat öğrencilerinin değil, diğer bölüm öğrencilerinin ve
    öğretim elemanlarının da istifadesine sunulmaktadır.

    Birçok üniversitede edebiyat öğrencileri, kredilerinin bir bölümünü bu derslerle
    doldurmak zorundadırlar. Meselâ, Harvard Üniversitesi İngiliz ve Amerikan Edebiyatı ve Dili
    bölümünde, Yaratıcı Yazım ana başlığı altında sıralanan derslerin bazıları şunlardır: Şiir
    Çalışması, Şiir Yazımı, İleri Seviye Şiir Çalışması, Hikâyeye Giriş, Hikâye Yazımı, İleri
    Seviye Hikâye Yazımı, Makale (essay) Yazımı, Birinci Şahıslı Yazım, Tiyatro/Oyun Yazım
    Çalışması, Sahne Oyunu Yazma Çalışması. Harvard Üniversitesinde öğrenci bir yılda bu
    derslerden ancak bir tanesini takip edebilir. Harvard’a bu derslere ancak konuyla ilgili
    önceden çalışması olanlar kabul edilmektedir. Böylece öğrenci, dersi almadan önce bir ön
    çalışma yapmaya zorlanmaktadır. Meselâ Şiir Çalışması dersini almak isteyen bir öğrenciden
    beş tane şiir çalışması, derse ilgisinin sebeplerini açıklayan bir mektup ve Harvard veya başka
    üniversitelerde alınan ilgili derslerin listesi istenir. İleri Seviye Şiir Çalışması dersini almak
    isteyen bir öğrenciden ise on şiir sunması ve önceden aldığı ilgili dersleri belgelemesi istenir.
    Derslerde öğrenciler hem kendileri eser üretirler hem de arkadaşlarının yazdıklarını
    değerlendirirler. Meselâ, Hikâye Yazımı dersini alanlar, derste iki hikâye yazarlar ve
    meslektaşlarının çalışmalarını değerlendirirler. Üniversitenin web sitesinde özgün yazım
    derslerinin içeriği ile ilgili kısa bilgiler verilmiştir. Meselâ Tiyatro Yazım Çalışması dersinin
    içeriği hakkında şu bilgiler yer almaktadır: “Bu çalışmanın hedefi sahne için yazı yazmaktır.
    Bu hedefi göz önünde bulundurarak, tiyatro oyunları okuyacağız, bazı filmler seyredeceğiz ve
    yapımcı, aktör ve direktörün, filme nasıl katkıda bulunduklarını tartışacağız. Birbirimizin
    yazdığı piyesleri dinleyecek, tartışacak ve onları tekrar kaleme alacağız. Bahar döneminde ise
    bakış açımız veya hedefimiz monolog yazma ve icra etme olacaktır.”

    (Harvard University FAS Registrar's Office ). Batı üniversitelerinde bölümler, öğrencilerini meşhur şair,
    roman ve tiyatro yazarlarıyla buluşturan programlar tertip ederler. Ayrıca, Yaratıcı Yazım
    programı çerçevesinde öğrencilerin yaşayan şair ve yazarlarla tanışmalarını ve onlardan
    istifade etmelerini hedefleyen buluşmalar tertip edilir. Meselâ, Texas A and M
    Üniversitesinde Yaratıcı Yazım dersleri meşhur romancı, şair, ve hikâyeciler tarafından
    verilmektedir. Bu üniversitede kredilerinin belli bir bölümünü yaratıcı yazım dersleri ile
    dolduran öğrenciler, Yaratıcı Yazım Ağırlıklı İngilizce (B.A. in English with Creative Writing
    Emphasis) diploması almaktadırlar (Sorry. Access Denied. ).

    Yazım derslerinin temel gayesi aynı kalmakla birlikte, isimleri ve içerikleri
    üniversiteden üniversiteye değişebilmektedir. Meselâ, Arizona State Üniversitesinde yazım
    derslerinin adları ve içerikleri biraz farklıdır. İlk Yıl Kompozisyon, İlk Yıl Gelişmiş
    Kompozisyon; Akademik Yazım Stratejileri, Toplum Meselelerinde İkna Edici Yazım,
    Aydınlatıcı Yazım, Edebiyat Hakkında Yazı Yazma; Meslekler İçin Yazım, Yayın/Kitap vs.
    Basımı, Teknik Tashih (Edisyon); Belâgat Araştırmaları, Belâgat Teorisi ve Tenkidi gibi
    dersler vardır. Bunların yanı sıra Orta Seviye Şiir Çalışması, İleri Seviye Şiir Çalışması gibi
    dersler de göze çarpmaktadır. Üniversite ayrıca yazarlık sertifikası vermektedir. Bu
    sertifikada öğrencinin Arizona Devlet Üniversitesinden 19 saatlik ileri seviye yazım kursu
    aldığını ve herhangi bir meslekte başarılı bir yazar olabileceği ifade edilmektedir
    (Arizona State University). Şiir Çalışması derslerinde seçme şiirler okunup tartışılır ve öğrenciler her
    hafta birer şiir kaleme alırlar. Central Lancashire Üniversitesinde “Yaratıcı Yazım”
    programının birinci yılında şiir ve nesre giriş, hayal kaynaklı olmayan yazım gibi temel
    dersler vardır. İkinci sınıfta, şiir ve nesirle ilgili iki ayrı ders grubunun yanı sıra Seyahat
    Yazımı, Medya İçin Yazım, Adaptasyonlar, Çocuklar İçin Yazım gibi seçmeli dersler vardır
    (University of Central Lancashire - Voted 'Top Modern University in the North West' by the Times). New York Üniversitesi, İngilizce Bölümünde Yaratıcı Yazım dersleri
    arasında Şiir Çalışması, Hikâye Çalışması, Bilim Kurgu gibi seçmeli dersler vardır
    (www.english.fas.nyu.edu).



    Bazı üniversiteler öğrencilerin yaratıcı yazım konusunda uzmanlaşmasına imkân
    tanımaktadır. Öğrenciler bitirme tezlerini bu alandan alabilmektedirler. Bu konudaki uzmanlık
    öğrencinin diplomasına bile yansıtılır. Meselâ, Stanford Üniversitesinde Yaratıcı Yazım
    Ağırlıklı Temel İngilizce (English Major with a Creative Writing Emphasis) programı vardır.
    Bu programı takip eden öğrenciler, şiir öğrencileri ve hikâye öğrencileri olmak üzere iki
    gruba ayrılır. Her iki öğrenci grubunun da takip etmek zorunda olduğu edebiyatla ilgili ortak
    dersler vardır (Stanford University).

    Sonuç olarak Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde “Yazım Sanatı” birimi veya dalı
    oluşturulmalıdır. Bu birimde meşhur şair, hikâyeci, romancı, tiyatro yazarı ve senaristler de
    ders vermelidir. Böylece kaliteli öğretmen, araştırmacı, şair, romancı, hikâyeci, fıkra, tiyatro
    ve senaryo yazarlarının yetişmesi, tesadüflere, kişisel yetenek ve imkânlara bırakılmamış olur.
    Şiir, hikâye, tiyatro gibi edebî türlerde yeteneği olan farklı bölüm öğrencileri ve öğretim
    üyeleri, bu yeteneklerini geliştirmek için, Yazım Sanatı derslerini alabilmelidirler. Verilen
    eğitimin niteliği onları bu dersleri almaya mecbur etmelidir. Ancak bir edebiyat öğrencisi şiir,
    tiyatro, hikâye ve roman yazma sanatlarından istediğini iyice öğrenebilmelidir. Yazarlık
    derslerinde, bu gaye ile Türk ve dünya edebiyatının meşhur eserleri tahlil ve tenkit
    edilmelidir. O zaman, öğrenci Yahya Kemal, Halit Ziya, Ömer Seyfettin, Sheakespeare,
    Balzac ve Dickens’i daha iyi öğrenir. Zira faydalı bir hedefin aracı olarak öğrenilen bilgi daha
    zevkli, kalıcı ve anlamlıdır. Ayrıca, Türk toplumunun dünya edebiyatına kaliteli romancı, şair,
    tiyatro yazarı, senarist, eleştirmen, akademisyen kazandırmasının, bilimsel yolu da budur.
    Yazarlık dersleri, edebiyat öğrencisinin bir taraftan dili kullanma yeteneğini
    geliştirirken diğer yandan ona edebî metinlere, içten nüfuz etme imkânı sağlayacaktır. Bir
    edebiyat öğretmeni veya araştırmacısının edebî metinlerdeki sanat ustalığını veya işçiliğini
    daha doğru tahlil edebilmesi için, o işçiliği, yeteneği nispetinde yapması ve yaşaması faydalı
    olmaz mı? Bu bir şart olmasa da avantaj değil midir? Zira yaşayarak öğrenme, modern eğitim
    sisteminde önemli öğretim metotlarından birisidir. Namık Kemal, Tevfik Fikret, Ahmet
    Hamdi Tanpınar ve Ali Nihat Tarlan gibi yazarların, edebiyatla ilgili değerlendirmelerinin
    hâlâ zevkle okunmasının ve alıntı yapılmasının sebebi nedir? Ahmet Haşim’in şiir-şair ve
    edebiyat öğretmeni ilişkisini konu ettiği “Şiir Hakkında Bazı Mülâhazât” başlıklı yazı,
    etkileyiciliğini ve inandırıcılığını, kısmen de olsa, Haşim’in sanatçı kişiliğine borçlu değil
    midir?

    Birinci Basamak Dil ve Edebiyat Dersleri: Bir edebiyat öğrencisi hem yazım
    yeteneğini geliştirmek hem de edebiyatla ilgili teorik bilgi dağarcığını zenginleştirmek
    zorundadır. Gerek akademisyen, gerek lise öğretmeni gerekse yazar (romancı, film senaristi
    vs.) olacak olsun, bir edebiyat mezununun, bilmesi gereken temel bilgiler vardır. Öğrencinin,
    genel edebiyat bilgi ve terminolojisinin yanı sıra, Türk dili ve edebiyatının genel tarihî
    gelişimini, önemli şahsiyet ve eserlerini bilmesi gerekir. Bunun için öğrenci, Türk Dili, İslâm
    Öncesi Türk Edebiyatı, Divan Edebiyatı, Türk Halk Edebiyatı, Yeni Türk Edebiyatı gibi ana
    bilim dallarının her birinden bazı temel dersleri almak zorundadır. Bu derslerde verilmesi
    gereken temel bilgilerin sınırlarının çizilmesi çok önemlidir. En basit bakış açısıyla, bir
    öğrencinin sınavdan sonra unutacağı veya hiç kullanmayacağı bir bilgi, onun için temel bilgi
    değildir.

    Temel bilgiler, Batı üniversitelerinde ilk yıl(lar)da öğrenciye kazandırılmaya çalışılır.
    New York Üniversitesi İngilizce bölümünde öğrenci, dört temel (core) ders almak zorundadır.
    Bunlar arasında Edebî Yorum, Britanya Edebiyatı, Amerika Edebiyatı gibi dersler vardır.
    Öğrenci bunların yanı sıra eleştiri teori ve metotlarıyla ilgili bir ders, 1800 öncesi Britanya
    Edebiyatı ile ilgili bir ders ve bir seminer almak zorundadır (www.english.fas.nyu.edu).
    Arizona Devlet Üniversitesi edebiyat bölümünde verilen dersler arasında şunlar vardır:
    Edebiyatla İlgili Eleştirel Okuma ve Yazma, İngilizce Grameri ve Kullanımı, Dünya
    Edebiyatı, Dil Araştırmalarına Giriş, Edebiyat Hakkında Yazma: Çağdaş Roman Konuları;
    İngilizce Edebiyata Genel Bir Bakış: Ortaçağ, Rönesans, 18. Yüzyıl; Britanya Edebiyatına
    Genel Bir Bakış, Meşhur/Temel Amerikan Romanları, Edebî Tenkit Tarihi (Arizona State University).
    İkinci ve Üçüncü Basamak Dil ve Edebiyat Dersleri (Uzmanlık Dersleri): Batıdaki
    birçok İngiliz Edebiyatı bölümünde öğrenciler, kredilerinin bir bölümünü yaratıcı yazım
    derslerinden bir bölümünü de temel dil ve edebiyat derslerinden doldurmak zorundadırlar.
    Kredilerinin geri kalan kısmını ise seçmeli derlerle doldururlar. Öğrenciler kendilerine
    sunulan oldukça fazla sayıdaki seçmeli derslerden bazılarını belli bir hedef doğrultusunda
    seçmek zorundadırlar. Bazı üniversitelerde uzmanlaşma, diplomaya bile yansıtılır. Öğrenciler
    ilgi sahalarına göre gruplaşırlar (University of Central Lancashire - Voted 'Top Modern University in the North West' by the Times).

    Seçmeli dersler bazı Türk üniversitelerinde de vardır fakat bu, şeklî bir benzerlikten
    öteye geçememektedir. Zira mantık kopuklukları, bütüncül bakış eksiklikleri ve metot
    problemleri vardır.

    Halbuki, uzmanlaşma, Türk dili ve edebiyatı öğretimi için daha zaruridir. Zira Türk
    dilinin, Arapça, Farsça ve İngilizceye göre daha maceralı bir mazisi vardır. Bir Türkoloji
    öğrencisinin Göktürk ve Uygur Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi, Çağatay Türkçesi, Osmanlı
    Türkçesi, Azerî Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve edebiyatlarının hepsinde uzmanlaşması çok
    zordur. Dil ve edebiyatın temel konularını birinci sınıfta öğrenmiş olan bir öğrenci, özellikle
    ikinci sınıftan itibaren seçmeli derslerle belli bir konuda uzmanlaşmaya yönlendirilmelidir.
    Öğrenci, kendi uzmanlık alanına uygun düştüğü taktirde, Tarih, Sosyoloji, Dilbilimi,
    Fransızca, Doğu Dilleri gibi farklı bölümlerden de sınırlı sayıda ders seçebilmelidir. Meselâ,
    bir öğrenci eğer tezini Eski Türk Edebiyatı alanında yapmak veya bu alanda uzmanlaşmak
    istiyorsa, ikinci sınıftan itibaren Eski Türk Edebiyatı alanının sunduğu ders grubunun içinden
    kendi istediklerini veya kendisine önerilenleri seçmelidir. Meselâ ikinci sınıfta Eski Türk
    Edebiyatında Nesir dersini alan bir öğrenci üçüncü sınıfta, söz konusu dersin üst katman veya
    basamaklarından birisi olan Tezkireler ve Hasan Çelebi Tezkiresi dersini seçebilir. Böylece
    hâlihazırdaki programa göre bütün öğrencilerin sıkılacağı bir ders, Eski Türk Edebiyatı grubu
    öğrencileri için manalı, faydalı hatta zevkli hale gelecektir. Bu öğrencinin seminer veya tez
    çalışmasının konusu, meselâ Hasan Çelebi tezkiresinin güvenirliği veya herhangi iki tezkire
    arasındaki bilgi akışı olabilir. Şiir, hikâye ve tiyatro yazma yeteneği olan ve ilgili derslerde
    başarılı olan birkaç öğrenci, son yılda tez olarak roman ve tiyatro kaleme alabilmelidir.
    Seminerler ve Özel Grup Çalışmaları: Seminerler ve grup çalışmaları, Batı
    üniversitelerinde, eğitiminin temel bir boyutunu oluşturur. Temel derslerden ve uzmanlık
    derslerinden başarılı olan öğrenciler, seminer dersine kabul edilirler. Grup çalışmaları,
    öğrencinin eleştiri ve ifade yeteneğinin gelişmesine yardımcı olur. Manchester
    Üniversitesinde derslerde (lectures) işlenilen konular, özel grup çalışmalarında farklı bakış
    açılarıyla tekrar ele alınır ve tartışılır. Gruplardaki kişi sayısı sınırlı tutulur. Böylece grup
    üyeleri hem kendi fikirlerini daha rahat ifade edebilirler hem de birbirlerinin fikirlerini
    öğrenip paylaşabilirler. Bazı dersler özellikle son yıldakiler haftalık seminerler halinde bir
    uzman tarafından verilir.

    Tez Çalışması: Tez çalışması hem Batı hem de Türk üniversitelerinde vardır.
    Görünüşte bir fark yok gibidir. Türk üniversitelerinde, öğrenciye derslerde daha fazla bilgi
    sunulmasına rağmen öğrenciler, iyi tezler hazırlayamamaktadırlar. Bunun sorumlusu öğrenci
    veya öğretim üyesi değildir, eğitim sistemidir. Zira kütüphane ve internet yoluyla bilgiye
    ulaşma alışkanlığı ve tecrübesi kazanamamış, hatta kendisine bu imkân yeterince
    sağlanmamış, edebî ve bilimsel yazı yazma tarzı öğretilmemiş, edebî metinleri okuma ve
    tahlil etme becerisi elde edememiş, bilgiyi eleştirel ve ilmî bir bakış açısıyla değerlendirme
    kabiliyeti kazanmamış bir kişinin hazırladığı tez, hacimli de olsa, ne kadar kaliteli olur?
    Ezberci eğitim sistemi, kişiye, referanssız alıntı yapmaktan ve ödünç ibare kullanmaktan
    başka ne kazandırabilir?

    Öğrencilerin orijinal tezler üretilebilmesi için öncelikle eğitimin hedef ve içeriğinin
    bütüncül bir bakış açısıyla belirlenmesi gerekir. Tez çalışmasının hedefi, öğrencinin önceki
    yıllarda elde ettiği bilgi ve yetenekleri kullanıp kullanamadığı ölçmek olmalıdır. Tez, alınan
    eğitimin ürünü veya meyvesidir ve bu bakımdan, diploma kadar önemlidir. Öğrenci güzel bir
    tez yazabilmek için hem temel hem de uzmanlık derslerini ilgiyle takip etmeli, öğretim
    üyesini kendisine daha faydalı olmaya zorlamalı ve derste öğrendiği bilginin birkaç mislini
    kitap ve makalelerden öğrenmeye çalışmalıdır.

    Eğitim Metodu

    Türkiye’de özellikle sosyal bilimlerde ders anlatmaya dayalı bir öğretim metodu vardır.
    Bu öğretim metodunun yetersiz kaldığı açıktır. Britanya üniversitelerinde kullanılan temel
    öğretim ve değerlendirme metotları ise şunlardır: “anlatım, laboratuvar çalışması, projeler,
    elektronik eğitim, seminerler ve çalışma grupları, problem tabanlı eğitim, alan gezileri,
    aralıksız değerlendirme ve sınavlar” (The University of Manchester).

    Ölçme ve Değerlendirme
    Sınavlar, Türk eğitim sisteminin elinde kalan tek motivasyon ve öğrencilerin
    değerlendirilmesinde yegâne kriter haline gelmiştir. Sınavlar vasıtasıyla öğrencinin
    sorumluluk duygusu, çalışkanlığı ve kısmen zekâsı ölçülmektedir. Vize ve final sınavları
    öğrencilerin konularını yalnızca kısa süreli öğrenmelerini veya ezberlemelerini temin
    etmektedir. Vize ve finallerin ölçücülük özelliklerinin oldukça düşük olduğu açıktır. Sınavlar
    kısmen objektif ve ölçücü olsalar bile her üniversitenin ve her öğretim üyesinin kendine has
    bir soru sorma ve puanlama tarzı vardır. Bu farklılıklar, mezunların mezuniyet notlarının
    ulusal düzlemde kriter olarak alınmasının ciddî bir adaletsizlik olduğuna işaret etmektedir.
    Türkiye’de ölçme ve değerlendirme, yalnız vize ve final sınavlarıyla sınırlandırılmıştır.
    Halbuki Batıda öğrencinin başarısı, çok farklı kriterlerle eğitimi boyunca devamlı
    ölçülmektedir. Meselâ Manchester Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı bölümünde öğrencilerin
    değerlendirme tarzları arasında “gizli ve açık sınavlar, derslerde hazırlanan yazılar (essays),
    araştırma raporları, pratik testler, ders notları, webi kullanma tecrübesi, tez hazırlama ve sözlü
    sunuş yeteneği” vardır (The University of Manchester).

    Hâlihazırdaki eğitim sisteminde birçok öğrenci için, derslerde verilen bilgiler, hafıza
    için bir yüktür. Bu bilgi yükünün işe yarayacağı tek yer sınavlardır ve sınavlardan sonra bilgi
    yükünün taşınmasının öğrenci için çok anlamı yoktur. Kimse kullanmayacağı veya işine
    yaramayacağını zannettiği bir yükü sırtında veya zihninde uzun süre taşımak istemez.
    Öğrencilerin temel bilgileri uzun süreli öğrenmeleri ve hazmetmeleri isteniyorsa,
    sınavlar, eğitim sonrasında yapılmalıdır ve mümkünse ulusal olmalıdır. Genel sınavda çıkacak
    sorular, bir edebiyat mezununun bilmesi gereken temel konu ve metinlerden seçilmelidir.
    Böylece öğrenci ile ders ve öğrenci ile öğretim üyesi arasındaki ilişki daha seviyeli ve verimli
    hale gelir. Sorular hazırlanırken dersin konuları değil, bu konularla öğrenciye kazandırılmak
    istenen bilgi ve yetenek, yani dersin hedefi, göz önünde bulundurulmalıdır.
    Eğer bu yazıda önerilen eğitim sistemi uygulanırsa, öğrenciler, yine ulusal bir sınava
    tabi tutulabilir. Bu sınav üç bölümden oluşmalıdır: Temel Edebiyat Bilgisi, İhtisas Alanı
    Bilgisi ve Yazım Sanatı (farklı bir gün olabilir). İhtisas Alanı Bilgisi (Türk Dili, Eski Türk
    Edebiyatı, Türk Halk Edebiyatı ve Yeni Türk Edebiyatı) soruları daha çok temel metinlerin
    gramer, anlam ve edebî gelenek bakımından tahliliyle ilgili olabilir. İki sınavdan alınan
    puanların ortalaması, kişinin başarısını belirlemelidir. Sınavın yazılı kısımlarının
    değerlendirilmesi, belli bir ücret mukabilinde ilgili öğretim üyeleri tarafından yapılabilir. Her
    yıl binlerce sınav kâğıdı okumaktan bıkmış öğretim üyeleri, bunu görev olarak da yapabilirler.
    Genel sınav sisteminin muhtemel faydalarından bazıları şunlardır: Öğretim üyesi, not
    veren, kolay veya zor soran bir kişi kimliğinden veya konumundan, öğrenciye bilgi ve
    yetenek kazandıran bir öğretmen/hoca konumuna yükselecektir. Öğrenci, bilgiyi kısa süreli
    ezberlemek yerine uzun süreli öğrenip hazmedecektir. Öğrenci derste verilen bilgiyle veya
    ders notlarıyla yetinmeyecek, derste öğrendiğinin birkaç mislini kendi gayretiyle öğrenecektir.
    Öğrenciler, derslerin daha dolu ve faydalı geçmesi için öğretim üyelerini zorlayacaklardır.
    Öğretmen daha verici, öğrenci daha alıcı, dersler de daha verimli hale gelecektir.

    Kazanımlar ve Meslekler
    Türkiye’deki Fen-Edebiyat Fakültelerine bağlı Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerinde
    öğrenciye dört yıl boyunca Türk dili, Türk edebiyatının nazım şekil ve türleri, devirleri,
    önemli şahsiyetleri ve eserleri vs. hakkında bilgi verilmektedir. Ancak öğrenci, bu bilgileri
    hafızasında uzun süreli taşımak için geçerli bir sebep bulamamaktadır ve eğer öğretmen
    olursa, meslek için lâzım olan bilgileri hemen öğrenebileceğinin farkındadır. Bu durum,
    Türkiye’de mesleklerin ne kadar az bir bilgiyle icra edildiğinin bir göstergesidir. Genel
    anlamda bir edebiyat mezunu, ilk defa karşılaştığı edebî bir metni tahlil edemez, edebî bir
    yazı yazamaz, ilmî bir makale hazırlayamaz, hiçbir yabancı dili bilmez, kendisine sunulan bir
    bilgiyi ilmî bir bakış açısıyla tenkit edemez veya araştırma sonuçlarını, tezlerini ve
    düşüncelerini ilmî ve tutarlı bir biçimde yazıya dökemez, ancak kendisine sunulan bir bilgiyi
    öğrenir ve yeteneğine göre aktarabilir. Bu kusurların bazıları, akademisyende de vardır.
    Çünkü bizler de, aynı eğitim sistem ve ikliminin ürünleriyiz.

    Batı üniversitelerinde eğitimin hedefleri ile sonuçları (öğrenciye kazandırdıkları)
    arasında fazla bir açık yoktur. Edebiyat mezunu bir öğrenci edebiyatın, hatta sosyal bilimlerin
    herhangi bir konusunda orijinal bir tez ortaya koyabilecek seviyeye getirilir. Batı
    üniversitelerinin web sayfaları incelendiği zaman İngiliz edebiyatı bölümü mezunlarının,
    eğitimcilik ve kütüphanecilik dışında oldukça farklı meslek dallarında iş sahibi oldukları
    görülür (The University of Manchester). Meselâ Birmingham Üniversitesi web sayfasına göre,
    İngilizce bölümü öğrencileri, ticaret, kamusal hizmet alanları, basım-yayın, medya, her
    seviyede eğitim-öğretim, reklâmcılık, hukuk ve diğer mesleklerde iş bulabilmektedirler
    (Department of English - University of Birmingham).

    Ders Programı Taslağı
    Özgün Yazım Dersleri
    Akademik ve Edebî Yazım 100 (zorunlu)1
    Eleştirel Okuma ve Yazma 100 (zorunlu)
    Makale Yazımı 200
    İleri Seviye Makale Yazımı 300
    Edebî Yazım (Şiir, Hikâye ve Tiyatro Yazımı) 200
    İleri Seviye Şiir Yazımı 300
    Aruzla Şiir Yazımı 300
    İleri Seviye Hikâye Yazımı 300
    Tiyatro Yazımı 200
    İleri Seviye Tiyatro Yazımı 300
    Türk Dili Ders Grubu
    Türk Dili 100 (zorunlu)
    Osmanlı Türkçesi 100 (zorunlu)
    Osmanlı Türkçesi 200 (zorunlu)
    Eski Anadolu Türkçesi 200 (Dil ve Eski Edebiyat grupları için zorunlu)
    Eski Anadolu Türkçesi Metinleri 300
    Türkiye Türkçesi 200
    Türkmen Türkçesi 200
    Türkmen Edebiyatı 300
    Azeri Türkçesi ve Edebiyatı 200
    Göktürk ve Uygur Türkçesi 300
    Orta Türkçe 300
    Çağatay Türkçesi ve Edebiyatı 200
    Ali Şir Nevayi 300
    Dünya Dilleri ve Altay Dil Grubu 200
    Sözlük Çalışması 200
    Meninsky, Redhouse, John Deny’nin Sözlükleri 300
    (Seçmeli dersler bölümdeki akademisyenlerin uzmanlık alanlarına göre değişebilir.)
    Eski Türk Edebiyatı Ders Grubu
    Eski Türk Edebiyatı 100 (zorunlu)
    Eski Türk Edebiyatı Metin Tahlilleri 200 (zorunlu)
    Eski Türk Edebiyatı Metin Tahlilleri 300 (Eski Edebiyat grubu için zorunlu)
    Belâgat 200
    Belâgat 300
    El Yazması Metinler 200
    Hat ve Arşiv Belgeleri 300
    Osmanlı Tarihi 200
    Vakanüvis Tarihleri ve Naîmâ 300
    Farsça ve Arapça 200
    Gelişmiş Farsça 300
    Gelişmiş Arapça 300
    Fars ve Arap Edebiyatı 200
    Mukayeseli Türk ve Fars Edebiyatı 300
    Fuzuli-Hafız 300
    Selman-ı Savecî-Zati 300
    Sebk-i Hindi ve Nailî 300
    Türk Tasavvuf Edebiyatı 200
    Türk Tasavvuf Edebiyatı ve Tazarruname 300
    Eski Türk Edebiyatında Nesir 200
    Tezkireler ve Hasan Çelebi Tezkiresi 300
    Münşeat 300
    Sefaretnameler 300
    Mesneviler 200
    Fuzuli’nin Leyla vü Mecnun’u 300
    Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ı 300
    Türk Halk Edebiyatı Ders Grubu
    Türk Halk Edebiyatı 100 (zorunlu)
    Türk Halk Edebiyatı 200 (Halk Edebiyatı grubu için zorunlu)
    Halk Bilimi (Folklor) 200 (Halk Edebiyatı grubu için zorunlu)
    Türk Tasavvuf Edebiyatı 200
    Ahmed Yesevi 300
    Yunus Emre ve Hacı Bektaşi Veli 300
    Cönk 200
    Aşık Ömer ve Gevheri 300
    Türk Halk Hikâyeleri 200
    Hikâye Derlemesi 300
    Türk Destanları 200
    Manas Destanı 300
    Çağdaş Saz Şairleri (Mahzuni Şerif/ Neşet Ertaş) 300
    Türk Halk Müziği 300
    Yeni Türk Edebiyatı Ders Grubu
    Yeni Türk Edebiyatı 100 (zorunlu)
    Yeni Türk Edebiyatı Metin Tahlilleri 200 (zorunlu)
    Yeni Türk Edebiyatı Metin Tahlilleri 300 (Yeni Türk Edebiyatı grubu için zorunlu)
    Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman Türünün Gelişimi 200
    Roman Tahlili 200
    Halit Ziya ve Ömer Seyfettin 300
    Edebi Tenkit 200
    Fransızca 100
    Fransızca 200
    Fransızca 300
    Coppee-Tevfik Fikret ve Mehmet Akif 300
    Yahya Kemal ve Nesli 300
    Fransız Edebiyatının Türk Edebiyatına Etkisi 200
    Abdülhak Hamid 300
    Servet-i Funun ve Tevfik Fikret 300
    1950 Sonrası Türk Edebiyatı 300
    Yaşayan Türk Romancıları 300
    Ahmet Haşim 300
    Özel Grup Çalışması (zorunlu)
    Seminer (zorunlu)
    Tez Çalışması (zorunlu)


    Kaynakça

    AKTAŞ, Şerif (2004), [Açılış Konuşması], Edebiyat İlmi ve Problemleri Sempozyumu 23-25
    Eylül 2003, Gazi Sosyal Bilimler Araştırma ve Geliştirme Derneği, Ankara, s. 5-7
    AKTAŞ, Şerif (2005), “XX. Yüzyılda Üniversitelerde Edebiyat Öğretimi”, V. Türk Kültürü
    Kongresi: Cumhuriyetten Günümüze Türk Kültürünün Dünü, Bugünü ve Geleceği (17-
    21 Aralık 2002), Edebiyat, Cilt III, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları,
    Ankara, 29-42
    CEMİLOĞLU, Mustafa (2004), “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimine Bütüncü Yaklaşım”, 1.
    Kırşehir Kültür Araştırmaları Bilgi Şöleni (8-19 Ekim 2003), Gazi Üniversitesi Kırşehir
    Eğitim Fakültesi Yay., Kırşehir 117-125
    ERCAN, Nermin, vd. (2002), Türk Dili ve Edebiyatı: Edebiyat Lise 1, Millî Eğitim Basımevi,
    İstanbul
    ERCAN, Nermin, A. İhsan Kanberoğlu, H. Mehmet Yenikurtuluş, Abdurrahman Yüksel,
    Aysel Çetin, Günay Çetin, Nezihe Tatar, Mehmet Koç, Ali Erkan Kavaklı, Ahmet
    Balta, Mehmet Görücü, Mustafa Yaşar (2001), Türk Dili ve Edebiyatı: Edebiyat 3,
    Devlet Kitapları, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul
    ERCİLASUN, Ahmet Bican (2004), [Birinci Oturum Açılış Konuşması], Edebiyat İlmi ve
    Problemleri Sempozyumu 23-25 Eylül 2003, Gazi Sosyal Bilimler Araştırma ve
    Geliştirme Derneği, Ankara, s. 13-14
    HALMAN, Talât S. (2004) “Türkiye’de Eleştiri ve Özgün Kuramlar”, Edebiyat İlmi ve
    Problemleri Sempozyumu 23-25 Eylül 2003, Gazi Sosyal Bilimler Araştırma ve
    Geliştirme Derneği, Ankara, s. 16-28
    Writing Programs at ASU | Department of English
    http://www.condor.depaul.edu/
    Undergraduate Studies - English - University of Birmingham
    University of Cambridge, Faculty of English
    Sorry. Page Not Found.
    http://www.manchester.ac.uk/degreepr...graduate/2006/
    http://www.english.fas.nyu.edu/object/english.0406.ug
    Stanford Creative Writing Program
    http://www.english.stanford.edu/courses
    http://www.registrar.fas.harvard.edu...ndLanguage.htm
    l
    http://www.uclan.ac.uk/courses/ug/su...iterature.html
    http://www.upenn.edu/endergrad/
    KANBEROĞLU, A. İhsan, H. Mehmet Yenikurtuluş, Abdurrahman Yüksel, Nermin Ercan,
    Aysel Çetin, Günay Çetin, Nezihe Tatar, Mehmet Koç, Ali Erkan Kavaklı, Ahmet
    Balta, Mehmet Görücü, Mustafa Yaşar (2001), Türk Dili ve Edebiyatı: Kompozisyon 3,
    Devlet Kitapları, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul
    KAVCAR, Cahit (1994), Edebiyat ve Eğitim, Ankara Üniversitesi Yay. Ankara
    KAVCAR, Cahit (2003), “Türk Dili ve Edebiyatı Programıyla İlgili Yeni Çalışmalar”,
    Türklük Bilimi Araştırmaları, Türkçenin Öğretimi Özel Sayısı, 13, Niğde, ss. 19-26
    PALA, İskender (2005), “Dünümüzde Divan Edebiyatı Eğitimi: Tespitler, Öneriler”, V. Türk
    Kültürü Kongresi: Cumhuriyetten Günümüze Türk Kültürünün Dünü, Bugünü ve
    Geleceği (17-21 Aralık 2002), Edebiyat, Cilt III, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı
    Yayınları, Ankara, 43-63

Benzer Konular

  1. Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Şubat.2013, 16:44
  2. Dil Kirliliği, Dil Kirlenmesi Nedir? Çözüm Önerileri
    Konu Sahibi refresh Forum Doğru Yazalım Doğru Konuşalım
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 10.Ocak.2013, 16:08
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Mayıs.2012, 03:08
  4. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği
    Konu Sahibi refresh Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28.Temmuz.2011, 01:05
  5. Dil ve Kültür İlişkisi: Bosna’da Türk Dili Öğretimindeki Yeri
    Konu Sahibi ahbar Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Mayıs.2011, 01:03

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •