Sponsorlu Bağlantılar
Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,604

    Lightbulb Etkili ve Verimli Ders Çalışma

    Başarıda Çalışmanın Önemi: Başarılı bir hayat, ‘uyumlu, mutlu ve doyumlu’ yaşanan bir hayattır. Geçmişte başarı için, aynı öneriyi içeren tek bir reçete sunulurdu; Çalışmak, çalışmak ve yine çalışmak veya çok çalışmak. Oysa çağdaş başarı kavramı içinde ‘çok çalışmak’ yerini ‘etkili çalışma’ya bırakmıştır.

    ‘Etkili çalışmak’ belirlenmiş amaçlar ve saptanmış öncelikler doğrultusunda zamanı programlı olarak kullanmaktır. ‘Etkili çalışma’ programı içinde dinlenmeye, eğlenmeye, aileye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve hobilere daima yer vardır.

    Başarılı olabilmek için mutlaka amacın açık ve net bir biçimde tanımlanmış olması, kişinin buna inanması ve bu amaca yönelik yıllık, aylık ve haftalık programların düzenlenmesi gerekir. Unutmamak gerekir ki, başarılı insan belirlediği amaçlarına belli bir zaman dilimi içinde ulaşmış olan kişidir.
    Öğrenme Nedir?:
    Öğrenme bilgiyi algılama, hafızaya alma, tekrar geri getirme (hatırlama) ve gerektiğinde kullanma sürecidir. Bir başka açıdan öğrenme; bireylerin zihinsel yapılarında görülen değişmeler olarak da tanımlanabilir. Bu değişimlerin bir kısmı gözlenebilirken bir kısmı da doğrudan gözlenemeyebilir. Öğrenme süreci bireyin aktif olduğu bir süreçtir.

    Nasıl Öğreniyoruz?
    Bilgiyi İşleme Modeline göre öğrenme insan zihninde şu şekilde meydana gelmektedir;
    Uyaranlar----->Duyusal Kayıt------>Dikkat----->Algılama----->Kısa süreli hafıza----->düzenli ve aralıklı tekrar----->kodlama-------> uzun süreli hafıza------>deneme(sınama)
    ------>ÖĞRENME Aynı şemayı başka bir açıdan incelersek; Uyaranlar----->Duyusal Kayıt------>Dikkat----->Algılama----->Kısa süreli hafıza------->tekrar yapmama------->kodlama yapmama------->UNUTMA Öğrenme sürecinde, duyusal kayıt duyu organları vasıtasıyla çevresel uyarıcıları alır. Daha uzun süre depolanması istenen bilgiler kısa süreli hafızaya alınır. Duyusal kayda yüzlerce uyaran gelir. Bu uyaranlar ya unutulacaktır ya tekrar yapılarak kısa süreli hafızada tutulmaya çalışılacaktır yada uzun süreli hafızaya almak için gerekli işlemler yapılacaktır. Eğer dikkat ve ileri düzeyde işleme sağlanmazsa duyusal kayda giren bilgi azalarak kaybolacak, bir süre sonra sanki hiç algılanmamış gibi hissedilecektir. Bu nedenle dikkat, düzenli ve aralıklı tekrar etme, deneyerek yerleştirme gibi süreçler bilgilerin uzun süreli hafızaya yerleşmesini sağlamaktadır.
    Uzun Süreli Hafıza Nedir?
    Yeni gelen bilgilerin eskilerle örgütlenerek saklandığı daimi depodur.
    *Ortalama 30 saniye geçtikten sonra hatırlanan her bilgi uzun süreli hafızadan çağrılır.
    *Uzun süreli hafızanın kapasitesi sınırsız olarak kabul edilir. Birkaç dakika gibi kısa, bir ömür boyu gibi uzun aralıklarda saklanan bilgileri içerir.
    *Uzun süreli hafızadaki bilgiler edilgindir. Yani bir ömür boyu saklanabilir.
    *Uzun süreli hafızadaki bilgilerin hatırlanabilmesi için uygun kodlamaların olması gereklidir (şifre,zaman,mekan,sayı vb…hatırlatıcılar).
    *Uzun süreli hafıza uzun yıllar bilgiyi fazla değiştirmeden tutabilmektedir.
    *Uzun süreli hafızada unutma,bilginin kaybolmasından çok bilgiye ulaşma sorunundan kaynaklanmaktadır. Yani saklama değil geri getirme (hatırlama) sorunu vardır. Uzun süreli hafızadan bilgiyi geri getirmeye çalışmak, kütüphanede kitap aramaya benzetilebilir. Kitap bulunamazsa bu durum kitabın olmadığını değil, yanlış rafta arandığını gösterir.

    Hafıza Destekleyicileri:
    Hafıza destekleyicileri doğal olarak varolmayan çağrışımlar oluşturarak, kodlamaya yardımcı olan stratejilerdir. Bu stratejiler hayal etmeye ve sözel sembollere dayalıdır.
    *Loci Yöntemi: Bu yöntemde bazı maddeleri doğru sırasında hatırlayabilmek için çevrenin fiziksel özellikleri ve hayal etme birlikte kullanılır. Örneğin: Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanlarını doğru sırayla hatırlayabilmek için bir evin tüm odaları sırayla hatırlanarak, cumhurbaşkanları ile eşleştirilir. Bu yöntem sırayla hatırlanması gereken tüm listeler için kullanılabilir.
    *Kanca Yöntemi:
    Bu yöntemi kullanabilmek için öncelikle sayılarla ses benzerliği olan sözcüklerden bir isim listesi oluşturulur. Bu liste gerek duyulduğu her zaman kullanılabilir.
    Örneğin: Bir-kir, iki-tilki, üç-güç, dört-sert vb… daha sonra saptanan sözcüklerle hatırlanması istenen sözcükler eşleştirilir ve bunlarla ilgili görsel imgeler oluşturulur.
    1)İstanbul-----------> Denizi kirli İstanbul
    2)Manisa------------>Manisa’da çoktur tilki
    3)Ağrı--------------->Çıkması çok güç Ağrı Dağına
    4)Afyon------------->Çok serttir Afyon mermeri

    *Bağ Yöntemi:
    Bu yöntem,hatırlanacak sözcükler ile peş peşe gelen görsel imgeler oluşturulması biçiminde uygulanır. Bu imgelerin alışılmamış ve acayip olması hatırlamayı kolaylaştırır. Örneğin: Halı, televizyon, bayrak, tank, karınca ve kuş kelimelerinin sırayla hatırlanması gereksin. Bunun için ilk kelimeyle görsel imge arasında acayip bir ilişki kurulabilir. Okula bu gün uçan bir halıyla geldiğimizi, halının üzerinde televizyon seyrettiğimizi hayal edebiliriz. Televizyonda da bir marş okunuyor ve bayrak görünüyor. Bayrak direkte olması gerekirken tankın üzerinde duruyor. Tank karınca yuvalarını ezerek ilerliyor ve büyük bir kuş tankı yutuyor…

    *İlk Harf Yöntemi:
    Bu yöntem genellikle dizileri hatırlamada kullanılır. Dizideki her kelimenin ilk harfleri kullanılarak anlamlı bir bütün oluşturulmaya çalışılır. Örneğin: güneş sistemindeki gezegenleri sırasıyla hatırlamak için gezegenlerin ilk harflerinden oluşturulmuş bir cümle kurulabilir. Meraklı Veli Dün Mahallede Jiletle Saldırdığı Uğur’u Neredeyse Parçalıyormuş.
    Görüldüğü gibi hafıza destekleyicileri hatırlamayı kolaylaştırmada kullanılarak, bilgilerin uzun süreli hafızaya yerleşmesinde etkili rol oynamaktadır.
    Hafızayı Güçlendirmede Tekrarın Önemi Büyüktür. Hafızayı güçlendirmek için belirli aralıklarla ve sistemli bir biçimde tekrar yapmak faydalı olacaktır.
    Öğrenmenin gerçekleştiği ilk 24 saat, öğrenilenler mutlaka tekrar edilmelidir. Öğrenme sırasında not tutulmuşsa, ilk tekrar notların gözden geçirilmesi şeklinde yapılabilir. İlk 24 saatte yapılan tekrar, öğrenilenlerin ortalama olarak 1 hafta saklanmasına yardımcı olur.
    Öğrenmeden sonraki ilk 1 hafta, yapılan çalışmalar öğrenilenlerin tekrar edilmediğinde ilk 1 haftalık zamanda büyük bir bölümünün unutulduğunu göstermektedir. Bu nedenle 1 hafta içinde ikinci bir tekrarın yapılması doğru olacaktır. Bu tekrar öğrenilenlerin ortalama olarak 1 ay saklanmasına yardımcı olacaktır. Öğrenmeden sonraki 1 ay, bir ay sonunda yapılacak yenileyici bir tekrarla da öğrenilenler uzun süreli hafızaya son derece kuvvetli bir biçimde yerleştirilmiş olacaktır.
    UNUTMAYIN!

    *İnsan öğrendiğini çok çabuk unutur.
    *Başta ve sonda öğrenilenler daha çok hatırda kalır.
    *Göze çarpan kelimeler,isimler şekiller daha iyi hatırlanır.
    *Canlı tasvirler, değişik, ilginç tanımlamalar daha iyi hatırlanır.
    *Uzun bir listeyi öğrenmek yerine, daha küçük parçalara bölerek öğrenmek daha kolaydır.
    *Önceden ne kadar çalışılacağı bilinmezse, hatırlama o kadar az olur.
    *Yapılacak çalışmadan en iyi verimi alabilmek için çalışma belli aralıklara bölünmelidir (45-60 dk’lık çalışmalar öğrenme alanına göre ideal olabilir). Çünkü, çalışmaya ara vermeden çok uzun süre devam etmek dikkatin ve konsantrasyonun gittikçe azalmasına neden olmaktadır.
    *Yazı yazma, ödev hazırlama gibi çalışmalar için çalışma süreleri daha da uzayabilir.
    *Her çalışma seansından sonra belli bir dinlenme aralığı olmalıdır.
    *Hiç tekrar yapılmadığında, öğrenilenlerin ortalama olarak %80 i unutulur.
    *Not tutmak, yazarak çalışmak, öğrenmeye mümkün olduğunca çok duyu organını katmak, düzenli ve aralıklı tekrar yapmak öğrenilenlerin kalıcılığını önemli oranda arttırır.
    *Düzenli tekrarlar zaman cetveli üzerinde planlanmalıdır.
    *Öğrenme üzerinde en fazla bozucu etki yapan etkenlerin başında; yorgunluk, stres, hastalık, motivasyon eksikliği, umutsuzluk vb. gelmektedir.
    *Öğrenme üzerinde en az bozucu etki yapan etkinlik ise uykudur. Bu nedenle uyumadan önce kısa bir tekrar yapmanın önemli yararı olabilir.
    *Öğrenme bir amaca yönelik olmalıdır. Öğrenmek için amaçları yada nedenleri belirlemek, öğrenmeye karşı olan isteği de arttıracaktır.
    Motivasyon ve Öğrenmeye Karşı Geliştirilen Çeşitli Tutumlar: Öğrenmeye karı istek ve olumlu tutum, motivasyonu arttıran en önemli etkenlerdendir. Araştırmalar öğrencilerin öğrenmeye karşı tutumlarını genel olarak 3 ana başlıkta toplamaktadırlar;

    1)Öğrenmeye odaklanma tutumuna sahip bir öğrencide genel olarak;

    *Başarılı olamama korkusu yoktur.
    *Motivasyonu yüksektir.
    *Kendine güvenlidir.
    *Planlı çalışma ve çalışma stratejileri geliştirme konularında bilinçlidir.
    *Öğrenmeyi ne için gerçekleştirdiğinin farkındadır.Bu onun başarı (geniş anlamda hayat) amaçlarının farkında olmasının bir uzantısıdır.

    2)Başarısızlıktan kaçınma tutumuna sahip bir öğrencide genel olarak;

    *Başarılı olamama korkusu hakimdir.
    *Motivasyonu azdır.
    *Başarıya değil genelde başarısızlığa odaklanmıştır.
    *Başarısızlığının nedenlerini kendi yeteneklerinde, zeka kapasitesinde veya dersin içeriğinde arar. Bu nedenle öğrenmeyi değil genelde ders geçmeyi ister.
    *Anlayarak çalışma yerine kısa süreli veya ezbere çalışmaları tercih eder.
    *Öğrenmenin sonuçlarını kontrol etmek amacıyla yapılan sınav gibi uygulamalar gerginliğini arttırır.

    3)Başarısızlığı kabul etme tutumuna sahip öğrencide genel olarak;

    *Başarısızlığı kaçınılmaz olarak görür.
    *Çalışmak için gerekli nedenleri oluşturamamıştır. Bu nedenle düzenli ders çalışmak için çaba sarf etmez.
    *Sürekli dışsal desteğe ihtiyaç duyar. Başarılı olmak için kendi başına çaba içine girmez.
    *Başarısızlığının nedenlerini araştırmak yerine, bahaneler arayarak sorumluluktan kaçma eğilimi gösterir.
    *Ders dışı aktivitelere daha çok zaman ayırır.

    Yukarıda ifade edilen 3 tür öğrenci tutumunda bir öğrencinin sürekli olarak aynı grupta kalması söz konusu değildir. Gruplar arasındaki bu geçişler öğrencinin göstereceği çaba ile doğru orantılıdır. Başarısızlığı kabul etme tutumu en tehlikeli tutum olarak görülebilir.Bu tür tutumları değiştirebilmek için neler yapılabileceğine bakılırsa;
    Motivasyonun en iyi kaynağı kişinin kendisidir fikrinden hareketle, bir takım motivasyon kaynakları oluşturulabilir. Başarılı olmak, takdir kazanmak, onay almak, sınıf geçmek, mezun olmak, diploma almak, işe kabul edilmek vb. amaçları hayal ederek ve onlara ulaşmayı isteyerek çalışmak motivasyonu arttırabilir.
    Her türlü dersin, hayat amaçlarını gerçekleştirmede etkili olduğu unutulmamalıdır.
    Ders çalışmanın başarılması gereken bir mesele olarak görülmesi, çalışmanın bitimiyle bu meselenin de çözüleceğinin düşünülmesi çalışma isteğini arttırabilir.
    Çalışmaya karşı olumsuz olan düşüncelerin olumluya çevrilmediği sürece, ders çalışmanın çekilmez bir hal alacağı unutulmamalıdır.
    Ders çalışmaya, sıkıcı, itici, zor, uğraşılmaz, dayanılmaz, gereksiz vb. bakmak yerine; çalıştıkça hoşlanılan, sonucunda başarıyı getiren, başardıkça çalışma isteğini arttıran, amaçlara yaklaştıran, doyumlu kılan biçiminde bakmak daha yararlıdır.
    Bütün bunlara rağmen öğrenmeye karşı olumsuz tutumları değiştirmekte zorlanıyorsanız, üniversitemizin psikolojik danışma ve rehberlik servisinden de destek alabilirsiniz.

    NASIL DERS ÇALIŞMALI?

    Çalışma yeri belirlenmelidir. Masası, sandalyesi, ışığı, sıcaklığı ile ideal olan gürültüden uzak bir çalışma odası motivasyonu ve dikkati arttırmada ve başarı kazanmada önemli bir rol oynar.
    Ders çalışmak için günün en verimli olunan zamanları belirlenmelidir.
    Ders çalışırken mutlaka masa başında oturulmalıdır. Çalışma sandalyesi ne çok rahat ne de rahatsız edici olmamalıdır.
    Mümkün olduğunca her gün aynı mekanda ders çalışmak, ders çalışmayı kolaylaştırır ve dikkati keskinleştirir.
    Yatarak, uzanarak, kaykılarak ders çalışmak dikkati ve konsantrasyonu olumsuz etkileyeceğinden öğrenmeyi engeller.
    Çalışma odasında (veya çalışma masasının görüş alanında) bilgisayar, televizyon, telefon, resim, yiyecek vb. dikkati dağıtabilecek unsurlar olmamalıdır.
    Çalışma masası sadece ders çalışmak için kullanılmalıdır. Ders dışı faaliyetlerin aynı masada yapılmaması, ders için koşullanmayı olumlu etkilemektedir.
    Çalışmaya ara verildiğinde yapılan etkinliklerin en yaygını bilgisayar veya televizyonun başına geçmektir. Fakat bilgisayar veya televizyon, açması çok kolay kapatması çok zor olan aletlerdir. Yapılabilecek şey bilgisayar veya televizyonu oturmadan kullanmak ve seyretmektir.
    Ders çalışma zamanlarını belirlerken, kişisel özellikler ve beklentiler (yetenek,önbilgi,beceri,tutum, ihtiyaç,hedefler vb.) dikkate alınmalıdır.
    Motivasyonu arttırması bakımından kısa ve uzun vadeli başarı amaçlarının, her zaman görülebilecek bir yerde durması etkili olabilir.

    Planlı Çalışılmalı;
    Başarılı olmak için planlı çalışmak gereklidir. Plan kişiyi belli zamanlarda belli işleri bitirmeye zorlayacaktır. Planlı çalışabilmek için, günlük zaman cetveli hazırlamak ilk adım olmalıdır.
    Günlük plan sadece ders çalışmada değil, günlük diğer çalışmaların, dinlenme, eğlenme gibi konuların da neler olabileceği ve bunlara ne kadar zaman ayrılabileceğinin belirlenmesinde etkilidir.
    Günlük plan hazırlamak ve bu plana uygun hareket etmek başlarda çok yorucu, zorlayıcı hatta gereksiz gelebilir. Ancak zamanla palanlı hareket etmek alışkanlık haline gelecek, zamanın ne kadar verimli kullanıldığı rahatlıkla gözlenebilecektir.
    Plan yapmak sanıldığının aksine çok statik bir uygulama değildir. Günlük veya haftalık plan içinde bazen hesapta olmayan aksamalar ve değişiklikler olabilecektir ve bunlar son derece doğaldır.
    Plan hazırlarken amaçlar ve öncelikler iyi belirlenmelidir.

    Çalışma Planı Hazırlamada Dikkat Edilecek Ana Noktalar Şunlardır:

    İlgiler, yetenekler, ihtiyaçlar ve amaçlar dikkate alınmalıdır.
    Derslerle sosyal etkinlikler arasında mantıklı ve dengeli bir ayarlama yapılmalıdır.
    Ders programında mutlaka serbest zaman, özel zaman gibi aralıklara yer verilmelidir.
    Plan oluştururken geniş kapsamlı, adım adım ulaşılabilecek amaçlar belirlenmelidir.
    Mümkün olan ölçüde günün benzer zamanları çalışmaya ayrılmalıdır.
    Dinlenme, beslenme gibi temel ihtiyaçlar ihmal edilmemelidir.
    Yapılan palana uyma konusunda kararlı olmaya çalışılmalıdır.
    Planlar ihtiyaç duyulduğunda geciktirmeden güncellenmelidir.

    Etkili Not Alma

    Not alma metnin kenarına yada kitabın uygun kısımlarına veya öğretmenin anlattıklarını yeniden organize ederek ayrı bir deftere aktarmak olabilir. Not alabilmek için önemli bilgiyi mutlaka ayırt etmek gereklidir.

    Not Tutmanın bir takım avantajları vardır;

    Uyanıklık ve dikkat
    Derse aktif katılım
    Motivasyonda artma
    Geribildirim alma (öğrenme düzeyi hakkında fikir edinme)

    Derste not alma 3 adımda gerçekleşmektedir

    1)
    Dersten önce ön hazırlık yapma
    2)Dersi dikkatli dinleme ve ders süresince not alma
    3)Dersten sonra çalışmak için alınan notlardan yararlanma

    Not Almada 3 Noktaya Dikkat Etmek Gerekir

    1)
    Notlar dersin ana noktalarını ve özetini içermelidir
    2)Öğrencinin daha sonra bilgileri hatırlayabilmesi için yeterli ayrıntılara ve örneklere yer vermelidir
    3)Notlar dersin örgütlenmesini yansıtmalıdır.

    Not Tutmaya İlişkin Öneriler

    Söylenen her şey değil, ana noktalar ve onları destekleyen ara cümleler ve örnekler özgün cümlelerle yazılmalıdır.
    Her ders için ayrı bir bölüm olmalı tüm derslerin notları bir arada olmamalıdır.
    Derste kaçırılan noktalar sonradan mutlaka tamamlanmalıdır.
    Dersten kısa bir süre sonra notlar okunmalı, varsa eksikler tamamlanmalıdır.
    Anlaşılmayan noktalar için mutlaka notlara uygun işaretlemeler yapılıp öğretmenle paylaşılmalıdır.
    Zaman kazanmak açısından kısaltmalar kullanılmalıdır. Dikkat çekmesi bakımından da renkli kalemler kullanılabilir.
    Şekil, şema ve tablolar atlanmamalıdır.
    Derste alınan notlar çok karmaşık değilse temize çekilmemelidir. Bu, zaman kaybına yol açan gereksiz bir uygulama olabilir.
    Derste alınan notlara tarih konulabilir.
    Özgün kısaltma ve semboller kullanmak,önemli noktaların altını çizmek, daha sonra çalışırken işleri çok kolaylaştırmaktadır.
    Notlarda ana ve alt başlık kullanmaya özen gösterilmelidir.
    Derse başlamadan, daha önceki notlara kısaca göz atılmalıdır.

    Etkili Dinleme Becerileri

    Öğretmen olumlu bir tutum içinde dinlenmelidir.
    Aktif dinlemeye çalışılmalıdır (Öğretmenin anlattıklarına ilişkin sorular sorarak veya düşünerek ).
    Öğretmenin sözel ve sözel olmayan mesajları dikkate alınmalı, önemli bilgilere işaret eden ipuçları yakalanmaya çalışılmalıdır.
    Ders için ön hazırlık yapılmalı, en azından hangi konun ele alınacağına dair fikir sahibi olunmalıdır.
    Ders veya ders öğretmenine karşı varsa olumsuz yargılar azaltılmaya çalışılmalıdır.

    Yaygın Not Tutma Ve Dinleme Sorunları Ve Çözüm Önerileri ‘Dikkatim dağılıyor ve dersi dinlerken sıkılıyorum.’ Diyorsanız; ön sıralarda oturabilirsiniz. İşlenecek konu hakkında kısa bir ön çalışma yapabilir, sorular oluşturabilirsiniz. Derste dikkatinizi dağıtabilecek faktörleri belirleyerek, önlemler alabilirsiniz.

    ‘Ders çok hızlı geçiyor ve ben hiçbir konuyu yakalayamıyorum.’ Diyorsanız; o gün işlenecek konu hakkında önceden bilgi sahibi olabilir, ön hazırlık yapabilirsiniz. Kaçırdığınız veya anlamadığınız konuları öğrenmek için kimlerden yardım alabileceğinizi belirleyebilirsiniz. Derslere devam etmede, daha düzenli ve duyarlı olabilirsiniz.
    ‘Öğretmen terimleri açıklamadan kullanıyor ve çok hızlı konuşuyor.’ Diyorsanız; anlaşılmayan terimleri kaydederek, dersten sonra öğrenmeye çalışabilirsiniz. Uygun kısaltmalar kullanabilirsiniz. Not tutabilir ve bu konuda daha düzenli davranabilirsiniz.

    AMACIMIZ, VERDİĞİMİZ BU BİLGİLERİN DERS ÇALIŞMA VE BAŞARILI OLMA KONUSUNDA SİZLERE IŞIK TUTMASINI SAĞLAMAKTIR. ANCAK EĞER SİZ KENDİ YAŞAM AMAÇLARINIZDAN, HEDEFLERİNİZDEN VE ÖNCELİKLERİNİZDEN EMİN DEĞİLSENİZ VE ONLARI NETLEŞTİRMEMİŞSENİZ BAŞARIYA GİDEN YOLDA DAHA YAVAŞ VE KARARSIZ ADIMLAR ATARSINIZ. BU ANLAMDA İŞE, ÖNCELİKLERİNİZİ BELİRLEYEREK BAŞLAYABİLİRSİNİZ. UNUTMAYIN; BAŞARILI OLMAK İÇİN SEÇTİĞİNİZ HER YOLDA ÖĞRENMEYE MUTLAKA İHTİYAÇ DUYACAKSINIZ…
    HEDEFLEDİĞİNİZ BÜTÜN BAŞARILARA ULAŞMANIZ DİLEĞİYLE…

    Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Hizmetleri Birimi Kaynaklar:Batlaş, Acar. Üstün Başarı, Remzi Kitabevi, 1999
    Selçuk, Ziya. Gelişim Ve Öğrenme, Nobel Yayınları, 2000
    Yavuzer, Haluk. Ana-Baba Okulu, Remzi Kitabevi, 1993
    Ünal, Elif. Gelişim Ve Öğrenme psikolojisi Ders Notları

  2. #2
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,604

    Lightbulb Cevap: Etkili ve Verimli Ders Çalışma

    Sağlıklı ve Kaliteli Ders Çalışabilmenin Metodları

    Birçoğumuz henüz ilkokul sıralarındayken tanıştık, çoktan seçmeli sorularla. O günlerden beri ders çalışmayı seven de oldu, sevmeyen de... Deli gibi ders çalışanların sınavlardaki başarısızlıklarını gözlemledik yıllarca; hakeza günde 1-2 saat çalışanların başarılarını...

    Bir türlü anlam veremedik bu duruma. Çok çalışanlar aptaldı da, az çalışanlar zeki miydi yoksa? Düzenli ders çalışmanın ne olduğunu bilmiyorduk. Uykusuz geceler geçirdik. Çay, kahve içtik; bunlar da kesmeyince hap attık. Ebeveynlerimiz, ders çalışmak için odasına hapsolan komşu çocuklarını anlatınca sinirden kudurduk. Aldırmadık. Hırs edinip 11 saat çalıştık. Ve öldük! Evet, öldük! Geçen hafta, gazetelerin üçüncü sayfalarında yayımlanan bir haber, bütün öğrencileri yakından ilgilendiriyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden dereceyle mezun olan Merve Şengil, Tıpta Uzmanlık Sınavı'na 'bilinçsiz bir şekilde' hazırlandığı için yaşamını yitirdi. 24 yaşındaki genç doktorun ölüm nedeni, ders çalışırken 11 saat boyunca hiç hareket etmemesi ve buna bağlı olarak 'akciğer ambolisi'ne yakalanması olarak açıklandı.

    Konunun uzmanlarına, öğrencilerin sınava hazırlanma sürecinde neler yapması gerektiğini ve bu süreçte ailelere düşen sorumlulukları sorduk.

    Ders çalışırken hayatınızı riske atmayın ÖSS, ÖSYS, KPSS, TUS, YDS, DGS, ALES, YGS, LYS, SBS, DPY, ÖOS, PYBS, ALS, PMYOS ve daha niceleri... Üç nokta öncesine kadar yazdıklarımız karmakarışık görünse de, aslında bu kısaltmalar, herkesin hayatında özel bir yere sahip. Kimileri için başarıyı, kimileri içinse başarısızlığı ifade ediyor. Ama illaki herkes için siniri ve stresi...

    Birçoğumuz henüz ilkokul sıralarındayken tanıştık, çoktan seçmeli sorularla. O günlerden beri ders çalışmayı seven de oldu, sevmeyen de... Deli gibi ders çalışanların sınavlardaki başarısızlıklarını gözlemledik yıllarca; ha keza günde 1-2 saat çalışanların başarılarını... Bir türlü anlam veremedik bu duruma. Çok çalışanlar aptaldı da, az çalışanlar zeki miydi yoksa? Hocalarımıza sorduk. Yarım yamalak cevaplayanlar da oldu, kapısından boş çevirenler de... Ailelerimizse 'ders çalış' diyerek destek oldular güya! Yanlış giden bir şeyler vardı ve bunun ne olduğunu bir türlü bulamıyorduk.

    Lisede ÖSS'den, üniversitede KPSS ve TUS'tan söz etmeye başladık. Hayatımız o sınavlardan alacağımız sonuçlara göre şekillenecekti nitekim. Düzenli ders çalışmanın ne olduğunu bilmiyorduk. Saldırdık! Evet, resmen saldırdık. Çünkü bizim, eğitim sisteminden edindiğimiz izlenim, başarının gece gündüz ders çalışmayla sağlanabileceğiydi. Uykusuz geceler geçirdik. Çay, kahve içtik; bunlar da kesmeyince hap attık. Ebeveynlerimiz, ders çalışmak için odasına hapsolan komşu çocuklarını anlatınca sinirden kudurduk. Aldırmadık. Hırs edinip 11 saat çalıştık. Ve öldük! Evet, öldük!

    Konuyu, Sabah gazetesindeki köşesine taşıyan Engin Ardıç, 'Gençlerimiz ders çalışmayı bilmezler' isimli bir makale yayımladı: "Yok efendim, moruk ağzı yapıyor değilim, 'okumuyor haytalar' gibilerden... Ders çalışmanın 'tekniğini' bilmezler demek istedim. Çünkü öğretilmez. Çünkü anası babası da bilmez, hocası da. Bizim memlekette, derse girilir, not tutulur, bir kenara atılır, ya da derse girilmez, bir arkadaştan not çekilir, nice sonra, sınav günü gelip çatınca oturup 'hafızlama' ya da 'inekleme' süreci başlar. Yani, 'yumurta kapıya gelince' yöntemi geçerlidir. Uykusuz geceler geçirilir, uykuyu geciktirmek için çok tehlikeli ilaçlar bile kullanılır... Sınav sabahı da şiş gözler ve kazan gibi kafayla okula gidilir... Sonra da ya çakılır ya geçilir.

    Yıllardır gençlerimize, ders çalışmada 'Amerikan yöntemini' salık veririm. Amerikan yönteminin bütün püf noktası, o gün öğrenilen dersi hemen o günün akşamında, sıcağı sıcağına gözden geçirmektir! Taze taze... Sonra bırakın, bilinçaltınızda yatsın. Bir daha açıp bakmasanız da olur. Yani, ertesi günün sınavına değil, sınavına daha üç ay gibi uzun bir süre bile olsa o gün aldığınız derse çalışacaksınız, bu kadar basit."

    Uzmanlar, ders çalışma ve öğrenme sürecinin Engin Ardıç'ın bahsettiği kadar basit ve tek bir yöntemle olamayacağı görüşünde birleşiyor.

    TRT 2'deki Hayatımız Sınav programını hazırlayıp sunan Cihat Şener, "Öğrenme kişisel bir olgudur ve her birey için farklılıklar gösterir. Kimi gece daha iyi çalışır, kimi gündüz. Kimi masa başında, kimi yatarak. Kimi müzik eşliğinde kimi sessizlikte. Amaç çalışmaktır. Bunun biçimini ise birey kendi belirlemelidir. Önemli olan verimliliktir. Yani bence çalışın da nasıl çalışırsanız çalışın." diyor.
    Buna karşın FEM Dershanesi Rehberlik Uzmanı Faruk Ardıç, müziğin ders çalışırken dinlenmemesi gerektiğini söylüyor.

    Konunun uzmanlarına, öğrencilerin sınava hazırlanma sürecinde neler yapması gerektiğini ve bu süreçte ailelere düşen sorumlulukları sorduk.

    Sigara ve alkole dikkat!
    Belkıs Ertürk (Psikolog): Gün içinde kendinizle gurur duyacağınız aktiviteleri kaydedin. Hayata daha sıkı sarılmak için dostlarınızla birlikte olmaya çalışın. Dostların oluşturduğu sevgi çemberi sizi anlamaya çalışacak, yanlış yollara başvurmanızı engelleyecektir. Başarısız geçen sınavların ardından sigara ya da alkol bağımlılığı artabiliyor. Bu süreçte ailelerin vereceği destek öğrencinin kişiliğini güçlendirecektir. Aileler için bütün bu sınavlar bir amaç değil araç olmalıdır. Çocuklarınızı sınavı kazanması yönünde eğitirken onları duygusal olarak kaybetmeyin. Çocuğunuzun sınavı kazanması önemlidir; ama hayat sadece derslerde öğrenilecek ezber kalıplarından ibaret değildir.

    ***
    Sistem öğrenciyi strese sokuyor
    Adem Güneş (Uzman Pedagog): Türkiyenin uyguladığı klasik eğitim sistemi öğrencilerin stresini artırıyor. "Müfredat" odaklı bu metotta başarısızlık "öğrenciye ait"tir. Klasik eğitim sisteminin hedef olarak koyduğu başarıyı yakalayabilmek için öğrenci var gücü ile çalışmak zorunda olduğunu hisseder. Merve de bu başarıyı yakalamak için insan bünyesinin de üstünde bir çalışma sergilemek zorunda kalmıştır. Hâlbuki modern dünya artık "öğrenci" odaklı. Modern eğitim metodunda öğrenci tanınmadan program hazırlanmaz. Öğrenci odaklı eğitimde tek bir müfredat yoktur. Öğrenciler kendi kabiliyetlerine göre ayrı ayrı müfredat takip ederler. Buna göre bazı öğrenciler için iki saat matematik yeterli olurken, bazısı için on saat matematik dersi konulabilir. Modern eğitim sistemindeki başarısızlık ya eğiticiye ya da kullanılan metoda aittir. Kesinlikle öğrenciye mal edilmez.

    ***
    Duygusal patlamalara dikkat
    Faruk Ardıç (FEM Dershaneleri Rehberlik Uzmanı): Sınava hazırlık sürecinde kişinin beden ve ruh sağlığı çok önemli. Özellikle bu dönemde uyku düzenine dikkat edilmeli. Çok uykusuz kalındığında duygusal patlamalar yaşanabilir. Hatta aşırı uykusuzluk, daha ciddi psikolojik sorunlar da ortaya çıkarabilir. Ara vermeden yapılan bütün çalışmalar verimsizdir. Bir ders süresince (50 dakika) çalışanlar 10 dakika, 3-4 saat ders çalışanlar ise mutlaka 1-2 saat ara vermeli. Aksi takdirde hayatları Merve gibi riske girer. Öğrenilenlerin belli aralıklarla tekrar edilmesi gerekir. Ancak bir bilgiyi ilişkilendirme yapmadan papağan gibi tekrar etmek de etkisiz bir öğrenmedir. Ders, telefon olmayan bir odada çalışılmalı ve cep telefonları mutlaka kapatılmalıdır. Öğrencilerin ebeveynlerine karşı davranışları, sınavın oluşturduğu stresten dolayı kaba ve serttir. Bu nedenden ötürü anne-babalar çocuklarına karşı daha hoşgörülü olmalılar.

    ***
    Bilgi değil, bilgiyi kullanma becerisi ölçülüyor
    Cihat Şener (Hayatımız Sınav Programı): Günde kaç saat çalışıldığı yerine hangi düzeyde ve içerikte çalışıldığıdır önemli olan. Masa başında boşa geçen işlevsiz saatler yerine planlı ve nitelikli çalışma çok daha işlevli olacaktır. Vicdanı rahatlatmak için masa başında saatlerce oturmak bir çalışma yöntemi değildir. Bunu yapan öğrencinin ya da yetişkinin ruh sağlığı sorunları olması da kaçınılmazdır. Bir bilginin belleğimize yerleştirilmesi ve onun uzun süreler orada kalması amaçlanmamalıdır. Gerektiğinde kullanılır olması çok önemlidir. Yani bilmek yetmez. Onu kullanma becerisini de göstermek gerekir. Bu nedenle gerçekleştirilmesi gereken, "öğrenme"dir. "Akşam sıcağı sıcağına tekrar edin" ezberlemek ya da hatırda tutmak için önerilebilir ama "kullanılır aktif bilgi" için bu pek de geçerli değildir. Özellikle çoktan seçmeli test sınavları bilgi ölçme sınavları değildir. Bu tür sınavlarda "bilgiyi kullanma becerisi" ölçülür. Yani bilgi şarttır ama yeterli değildir. Onu kullanmayı da bilmek gerekir. Bunun için olabildiğince birbirinden farklı örnekler çözülmelidir. Birbirini tekrar eden sorular öğrenmeyi geliştirmez, aksine engeller.

    Ders çalışma metodu olmalı: En kolay öğrenme yolu, beyinde şekiller oluşturarak ve bilgileri birbirine bağlayarak öğrenmedir. Böylece aynı bilgiler gruplar halinde toparlanır, kategorize edilirse, öğrenme kolaylaşır.

    Öğrenilenler aktif hafızaya kaydedilmeli: İlk öğrenilen şeyler, pasif hafızadadır. Kişi öğrendiği şeyi, bir başkasına öğrettikçe kendisi de daha iyi öğrenir.

    Ders çalışma süresi iyi ayarlanmalı: İnsan beyni bir konu ile verimli olarak en çok 40 dakika civarında ilgilenebilir. Bu süreden sonra öğrenme kapasitesi yavaşlar. Dışarıdan takviye edilen ilaçlar ve dikkat artırıcı içecekler her ne kadar kişiyi zinde tutsa da, zihnin çökmesine neden olacağı için asla tavsiye edilmez!

    Zihninizi dinlendirin: Zihin belli aralıklarla dinlendirilmezse öğrenme bir eziyete dönüşür. Zihnin dinlenmesi yatarak ya da uyuyarak olmaz! Zihin dinlenmesi yoğunlaşılan bir konudan zihni uzak tutarak, yani bir başka konuya yoğunlaşarak olur. Bu nedenle aynı tür dersler art arda çalışılmamalı.

    Ders çalışma zemini iyi ayarlanmalı: Öğrenci ders çalışırken, fiziksel rahatlık içinde olmalı. Eğri oturmalar, rahatsız edici koltuklar, çevredeki gürültü, ışıkların yanlış ayarlanmış olması, telefonun açık olması gibi dikkat dağıtıcı faktörler öğrenmeyi güçleştirir.

    Yazarak öğrenmek öğrenmeyi kolaylaştırır: Öğrencinin çalıştığı şeyleri el yazısı ile bir yerlere yazıyor olması, notlar alması ve yazdıklarını da seslice okuması öğrenme sürecini hızlandırır. Kendini doğru motive edebilmek: Öğrenciler başarısızlığı, kendi kişiliği ve seviyesizliği ile bütünleştirmemeli. Öğrenciyi etraftan destekleyen kişiler "sana güveniyoruz" cümlesini kullanmamalı. Öğrenci, başarısızlığı halinde mutlaka B planının olduğunu bilmelidir. Bu, ona sunulmalıdır.

    İnsan zihni hangi saatlerde daha kolay öğrenir: İnsan zihninin öğrenmeye en açık olduğu zaman dilimi sabahın ilk saatleri ve akşam güneş batmadan önceki birkaç saattir. Öğle saatlerinde bir şey öğrenmeye çalışmak beyne eziyettir. Gece yatmadan önce ders çalışmak da öğrenmeyi kolaylaştırır. Bu saatler haricinde ders çalışmak konunun öğrenilmesine değil zorlaşmasına neden olur.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,604

    Lightbulb Cevap: Etkili ve Verimli Ders Çalışma

    HANGİ DERS NASIL ÇALIŞILMALI?

    1-TÜRKÇE ve EDEBİYAT NASIL ÇALIŞILMALI?

    Türkçe dersini çalışma planınız soruların şeklini ve tarzını ele almakla başlamalıdır. Genelde branş öğretmenlerine sorulduğu zaman karşımıza farklı oranlarda ağırlıklar gelmektedir. Sözcük anlamı, dilbilgisi, paragraf bilgisi ve edebiyat konu başlıkları olarak ele alınabilinir.

    Dilbilgisi çalışma ve konularla ilgili ayrıntılı bilgiler bilinmeden soru çözmeye başlamamak en iyi yoldur. Türkçe, dilbilgisi, paragraf ve edebiyat hepsi birbirinin devamıdır. Yorum yeteneği okuduğunu anlama sözel yeteneğin geliştirilmesi ile alakalıdır. Sözel yeteneği geliştirmek için bolca kitap okumak gerekmektedir. Bu güzel alışkanlık sadece sınavlarla alakalı değildir, ömür boyu devam etmesi gereken bir özellik olmalıdır. Bilgi eksikliklerini gidermiş öğrenciler, konu çalışmanın yanı sıra bolca paragraf soruları çözmelidir.

    Edebiyat soruları da bilgi esaslı olup öncelikle konuyu çalışmakla alakalı olacaktır. Burada ezber yapmaktan öte, biraz şair, yazar ve türlerle alakalı okumalar yapmanın da faydası olacaktır. Kısa özetler okumak, biyografiler okumak, dönemlerin tarihsel özelliklerini irdelemek daha iyi bir şeklide kavramayı sağlayacaktır.

    Çok kitap okumanın veya kitap okumanın tabii ki Türkçe ve edebiyatta iyi netler yapmaya katkı sağlayacağını söylemek mümkündür. Kitap okumak metin okuma ve uzun metinleri daha kolay algılama sonucunu doğurur bunun yanı sıra yorum kabiliyetinin gelişimini sağlar. Burada bir noktaya temas ederek kitap okumayı bitirmek istiyorum. Kitap gece yatarken sadece okunacak bir okuma şekli değildir. O zaman uyku getiren bir araç haline dönüşür. Düzenli kitap okuyanların yatarken de kitap okumalarını tavsiye ediyorum.

    Sözün kısası sorular uzun ben bu soruyu yapamam demeden uzun sorular okumaya çalışılmalı ve çözümleri bulunmalıdır.

    2-TARİH DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?

    Temelde ele alınması gereken yaklaşımı burada da paylaşarak başlamak istiyorum. Konular tam anlamıyla kavranmadan soru çözmeye geçmek çok anlamsızdır. Öncelikle elimizde bulunan kaynaklardan konular iyice bir kavranmalı ve tarihin mantığı olan sıralama anlaşılmalıdır. Bu süreç bilgilerin birbirine karışmasını engelleyecektir. Bununda en önemli yolu mutlaka yazarak çalışmayı uygulamalısınız. Gerekirse haritalardan veya resimlerden yararlanmayı ihmal etmemelisiniz. Görsel malzemeyi kullanmak imkanlar dahilinde değerlendirilmelidir.

    Tarih temel kavramlarına karşı bir bilgi doygunluğunun olması gerekir. Kavramlar okumlar veya soru çözümleri esnasında bilinmeden geçilmemeli ve kesinlikle bir kendi tarih sözlüğümüzü oluşturmalıyız. Tarihi kavramlar sözlüğü belki bu kavramların öncelikle yakalanmasıyla ciddi bir yol alınmış olunur. Nedir bunlar; derebeylik, feodalite, reform, Rönesans, sömürgecilik, merkezi otorite, halkçılık… bunu çoğaltabilirsiniz. Bu sizin tarih sözlüğünüz olur. Bu sözlük ne kadar zengin olursa o kadar sonuçları iyi olur veya tarih daha iyi kavranmış olur.
    Tarih ezberlemek içinde hafıza tekniklerinden faydalanabilirsiniz. Bunun en iyi yolu yazarak ve yazdıklarınızı günlük hayatta görebileceğiniz yerlere asarak yapabilirsiniz.

    Tarih dersi tüm dersler için söyleyebileceğimiz gibi sevildikçe dahi iyi öğrenilecek bir derstir. Dersin geçmiş kavrama geleceği anlama prensibinden hareketle daha önemseneceğini düşünüyorum.

    3-COĞRAFYA DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?

    Coğrafya dersinden konuyu bilmek önemlidir ama daha önemlisi bu konularla ilgili yorum yapabilmektir. Fiziki çevremizde gerçekleşen olaylara karşı bir merak içinde olmak coğrafya öğrenmeyi daha zevkli hale getirecektir. Burada da görsel malzemeyi önemsiyorum. Bu dersi çalışırken birkaç farklı kaynaktan çalışmayı önemsiyorum. Şekilleri tekrar tekrar ele alıp hem yorum yapmalı hem de yorumlarımızı bir bilenle paylaşmalıyız.
    Klasik anlamada konu ile bol bol soru çözmeli, çıkmış soruları mutlaka elden geçirmeli gerçeğini bir ÖSS talebesi için söylenmesini çok gerekli görmüyorum ama yinede söyleyeyim. Konu çalışırken karşımıza çıkan grafik veya şekilleri güzel çizemesek bile, daha iyi anlamak içinde birde sizlerin çizmesini çok gerekli görüyorum. Hazır kaynaklardan okuyup geçme yerine yanında bir deftere not tutmanın faydasına inanıyorum.
    Genelde çıkmış sorular incelendiğinde bir önceki yıllara benzer sorular sorulmuştur. Bu anlamda bir önceki yıl mutlaka taranmış olmakla birlikte, soru kaçırmamayı hedefleyen gençler bilmelidir ki; konular öğrenilmeden geçilmemelidir. Tüm konular disiplinli bir şekilde öğretmenlerin gözetiminde takip edilmelidir. Daha çok soru çıkıyor buraya yükleneyim, buradan az çıkıyor burayı bırakayım mantığı doğru değildir. Konular bir bütünlük içinde bilinmelidir.

    4-FELSEFE DERSİ NASIL ÇALIŞILMALIDIR?

    Felsefe soruları birinci bölümde çıkan daha çok yorum soruları ve ikinci bölümde çıkan daha çok bilgi sorularını ele alarak başlamak daha doğru olur. Felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık başlıkları altında değerlendirdiğimizde bilgi ve yorum olarak ayırabiliriz. Felsefe grubunun hepsi branşların özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

    Felsefeden çıkan sorular yorum ağırlıklı bilgi içeriklidir. Psikoloji soruları daha çok bilgi ve yorumdur. Sosyoloji sorularında da bilgi öndedir. Mantık sorusunu cevaplama alanında olan arkadaşlarım bilmelidir ki mantık bilgi demektir, bilmeden yapılması oldukça güçtür. Burada bu dersi dinledikleri öğretmenlerimizi çok iyi takip etmelidirler.

    5-MATEMATİK(CEBİR) DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI

    ÖSS matematiği çalışacak tüm öğrencilere tavsiye edeceğim en önemli nokta ilköğretim ikinci kademe (6.7.8.sınıf) matematiğini iyi bilip bilmedikleridir. Eğer bu konular bilinmeden lise müfredatı çalışılmaya başlanırsa yapı taşları eksik olmuş ve konular iyi öğrenilmemiş ve sorular çözülememiş olur.

    Buradan hareketle matematik dersinin öncelikle öğretmenlerden ileri giderek çalışılmasının uygun olmadığı kanaatindeyim. Konular derslerde iyi dinlendikten sonra mutlaka günü gününe tekrar edilmeli ve tekrarlar önemsenmelidir. Farklı tarzlarda konu anlatımlarını görmek için farklı kaynaklardan öğretmenle işlenen konular takip edilmeli ve bolca soru çözülmelidir. Örnek sorulara, çözümlü örnekler takip edilmelidir. Görüntülü yayınlardan faydalanılmalı beklide ders birkaç kez dinlenilebilmelidir.

    Önceki yıllarda çıkmış sorular konularına ayrılarak çözülmeli ve kesinlikle işlemediğiniz ve iyice çalışmadığınız konulardan soru çözülmeye çalışamamalıdır. Bu soru çözümleri esnasında sorular çözülemediği için zaten matematik korkumuz var artık uğraş dur. Bu anlamda yanlış uygulanan plan matematikten hepten uzaklaşılmış olunur.

    Bununla birlikte farklı periyotlarda bazen ayda bir bazen haftada veya on beş günde bir geriye dönük ara ara tekrarlar yapılmalı ve sonuçları daha iyi hale getirmek için bolca tekrar soru çözülmelidir.
    Matematikle ilgili problemleri olanlar birkaç sınıfta değerlendirmek mümkündür.

    a) Konuları anlayamıyorum, işlem hataları yapıyorum.
    Matematiğin temel kavramlarını bilemeyen öğrencilerin matematikte konuları iyi öğrenmeleri ve yeni konu öğrenmeleri oldukça zordur. Matematikçilere bu konulara nedir diye sorduğunuzda karşınıza çıkacak cevaplar aşağıdaki gibidir. Rasyonel sayılar ve işlemler, üslü ve köklü sayılar, çarpanlara ayırma ve özdeşlikler.

    b) İyi işlem yeteneğim var, fakat konu eksiklerim var.
    İyi işlem yeteneği olan öğrencilerimiz şunu bilmelidirler. Bu yetenekleriyle rahatlıkla yeni konu öğrenebilirler konulara korkmadan çekinmeden yaklaşmalı ve anlamaya çalışmalıdırlar. Önce hiç bilmediğiniz konulardan başlamak yerine, az bildiği konuları biliyor hale gelmek gerekecektir. O konu ile ilgili artık bu konuyu az biliyorum demeden biliyorum demelerini sağlamak gerekecektir.
    Sonuç olarak diyebiliriz ki önce eksiklerimizi giderelim sonra yeni konuları öğrenmeye çalıalım.

    c) Konuları iyi biliyorum fakat işlem hatalarım çok.
    Konuları biliyor olmanız matematiğe karşı bir yeteneğinizin var olduğunu gösterir. İşlem hatalarını gidermenin en güzel çözümü bolca soru çözmektir. Ne kadar farklı kaynaktan soru çözerseniz o kadar çok soru çeşidi görmüş olursunuz ve artık daha az işlem hatası yaparsınız.

    d) İşlem ve konularla alakalı problemim yok ancak çok yanlışım çıkıyor.
    Soru çözmekte acele etmeyin soruyu çözmeye başlamadan önce mutlaka anlamaya çalışın ve soru çözerken dikkatinizi toplamaya çalışın ve soru çözme işini önemseyin. Nasıl olsa yaparım diye bakmayın. Dağınık çalışma yerine daha disiplinli bir çalışma sistematiği belirleyin ve mutlaka ona uymaya çalışın.

    e) Matematiğim iyi ve geliştirmek istiyorum.
    Daha fazla matematiğinizi geliştirmenin yolu farklı kaynakları taramak ve branş öğretmenlerinden matematik adına kendini geliştirmek için tavsiye alınız. Belki TÜBİTAK sorularına bakabilirsiniz.

    6-GEOMETRİ DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?

    Burada matematik için söylediklerimi tekrar dile getiriyor ve diyorum ki, geçmiş konular iyi öğrenilmeden kesinlikle yeni konular çalışılmaya başlanmamalıdır. Bu eksiklikler giderilmek için hemen bir ilköğretim LGS-OKS şimdi adıyla SBS sınavına hazırlık kitapları bir ay gibi kısa bir sürede defter tutarak bitirilmelidir. Bu işlem tamamlandıktan hemen sonra yeni konulara dersin öğretmeniyle eş zamanlı olarak çalışılmalı ve bu esnada farklı kaynaklardan sorular çözülmelidir.

    Farklı kaynaklardan örnek soru çözümleri dikkatli bir şekilde incelenmeli ve çözüm yolları incelenmelidir. Bazen rakamlar değiştirilerek öğrencilerin hazırlayacağı geometri soruları olmalı ve çözümleri tekrar tekrar yapılmalıdır.
    Geometri birazda görmek demektir, farklı açılardan bakabilmek demektir. Bu farklı bakış açısını kazanabilmek için ayni konudan birçok soru çözmekle de kazanılır. Formülleri ezberleme yerine benzer sorularla farklı bakış açıları kazanmaya gayret edilmelidir. Konuların işleniş sırasına dikkat edilmeli önden giderek veya konu atlanarak çalışılmamalıdır. Çünkü geometride konulara birbiriyle çok alakalıdır. Burada çıkmış sorulara bakmayı hatırlatmak yanlış olmasa gerek. Bundan sonrada geometriden korkmamak demektir.

    Eğer öğrencilerimiz mühendislik alanlarını okumak istiyorlarsa özellikle doğadaki ve çevrelerindeki nesnelere birer geometrik şekiller olarak bakabilmeli ve geometri çözümünü onun çerçevesinde de değerlendirilebilmelidir. Hayatla iç içe girmiş bir geometri mutlaka konuların daha iyi anlaşılmasına cevap verecektir.

    7-FİZİK DERSİ NASIL ÇALIŞILMALIDIR?

    Fizik dersi ilköğretim fen bilgisi dersinin iyi kavranmasıyla alakalıdır. Eğer konular ve kavramlar ilköğretimde iyi kavranmışsa mutlaka yeni lise konularını çalışırken hiçbir sıkıntı çekilmeyecektir.

    Lise müfredatının devamlılığı da esas alınarak yazları bilgiler unutulmamaya çalışılmalıdır. Fizik dersindeki kuralları, formülleri ezberlemek yerine mantıklarını kavramaya çalışmak daha anlamlı bir yoldur. Konular gerçek hayata dair örneklerle birlikte kavranmaya çalışılırsa ve dersin öğretmeninden mutlaka öncelikle öğrenmeye çalışılırsa çözüm yoluna girilmiştir demektir.

    Fizikle ilgili geniş konu dağılımı ve konular arasındaki ilişkide göz önünde tutularak konular atlanarak öğrenilmeye çalışılmamalıdır. Mutlaka not alarak defter tutarak ve farklı kaynaklardan çözerek çalışılmalıdır.

    Fizik dersinin öğreniminde görselliğin önemini vurgulamak istiyorum. Bunun en güzel yolu deneylerin anlaşılmasıdır. Deneyler mümkünse laboratuar ortamında veya bilgisayar ortamında incelenmelidir. Bu imkanlar için artık internet kullanımı çok kolay bir şekilde öğrencilerin kullanımındadır. Bunları yaparken her ders gibi fiziğinde sevilmesi çok önemlidir.

    Soruların cevaplarında benzerliklerin çok olduğu, çeldiricilerle yanılma ihtimalinin fazla olduğu fizik dersi soruları mutlaka bol soru çözülerek aşılması gereken bir durumdur. Bununla birlikte fizik sorularında geometri gibi yorum ve görme kabiliyetinin gelişmesi gereken bir derstir. Bunun yanı sıra tabiatta soruların gerçeklerini görebilmeyi önemsemeli ve öğrenme gayretini bu şekilde beslemelidir. Bu arada yine geçmiş yıllardaki sorular mutlaka sınavların öncesinde ele alınmalı ve ayrıntılı bir şekilde çözülmelidir.

    8-KİMYA DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?

    Kimya dersinde konu bilgisi birazda ezber bilgisiyle alakalıdır. Temel kimya kavramları semboller kısaltmalar öncelikli olarak kavranmalı, gerekirse ezberlemek için hafıza teknikleri kullanılmalıdır. Buradan hareketle ilköğretime yine atıfta bulunacağım, kimya öğrenmekte zorluk çeken tüm öğrencilerin, eski bilgilerinin ne kadar kavrandığını bilmeleri gerekmektedir.

    Eski konuların iyi kavranması için yine defter tutma ve not alarak çalışmayı öneriyorum. Belki burada daha farklı olarak bir öğretmenden veya kimyayı iyi bilen arkadaşınızdan yardım isteyebilirsiniz. Konular arasında bağ kimya içinde geçerlidir. Semboller, konulara, formüller unutulursa kesinlikle öğrenme tamamlanmamış olur.

    Çözümlü sorulara, farklı kaynaklar ve çıkmış soruların ele alınması kimya dersi içinde geçerlidir. Ayrıca kimyada biraz ezber yapmanın, birazı birazda abartmanın hiçbir mahsuru yoktur. Konu bilgisinin tam oturaklaşması ile birlikte ver elini soru bankaları denebilir. Yoksa konular halledilmeden soru çözülmeye çalışılıyorsa bolca yanlış çıkma ihtimali oluşacak ve ben zaten kimyadan anlamıyorum denilerek ders çalışma işi yavaşlatılabilecektir.

    9-BİYOLOJİ DERSİ NASIL ÇALIŞILMALI?

    Gerçek yaşamda hayatın parçası olan biyoloji çalışmayı zevkli hale getireceğimiz bir derstir. İlköğretimde ve alt sınıflarda konu eksiklerimiz iyi halledilmişse yeni konu öğrenmek daha zevkli hale gelecektir. Hayatı anlamak ve kavramak için biyoloji öğrenmesi gereklidir. Hele de sağlık sektöründe görev alacak veya biyoloji ve dallarında okuyacak tüm öğrencilerin biyoloji dersine bakışları hayatın önemli bir kesiti olarak olmalıdır.

    Kavramlar, yeni canlı alt yapıları ve ayrıntılar biyoloji dersi çalışanların karşılaşacağı önemli bir durumdur. Biyoloji çalışanlar için gelin dokunarak laboratuar ortamında bir daha canlıları öğrenelim demeli ve görsel malzemeler fazlasıyla kullanılmalıdır.

    Konular içerisindeki bütünlük göz ardı edilmemesi gereken bir gerçektir. Biyoloji mantıkla bilginin iç içe girdiği derslerden biridir. Biyoloji fen çözenlerin ortalamasının düşük olduğu branştan olmasının sebebi, biyolojiyi birazda sözel bir dersmiş gibi algılanmasıdır.

    Biyolojiye ezberle geç demek doğru değildir. Ezberlense bile konunun pekişmesi için mutlaka çok soru çözmeli, çıkmış sorular taranmalı ve farklı kaynaklardan yararlanarak çalışılmalıdır.

    Çok ayrıntı olduğu unutulmamalıdır. Ayrıntıların kaçmaması içinde ders çalışırken karşılaşılan şekiller öğrenciler tarafından da çizilmeli sözün kısası çizerek, yazarak çalışılmalıdır. Tüm branşlar için genel bir yaklaşım.” Söz uçar yazı kalır.”

    10-YDS’YE HAZIRLANANLAR İÇİN YABANCI DİL ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

    Dilden hazırlanmayı tercih etmek son sınıfa bırakılacak bir alan tercihi değildir. Çok önceleri dile karşı yeteneğinizin tespit edilip yatırım yapılması gerekecektir.

    Ne sadece gramer ne sadece çeviri nede sadece paragraf, yabancı dile bir hayat tercihi olarak bakılmalıdır. Yabancı dil sadece sınav için öğrenilecek bir branş değildir. Dil öğrenmeyi tercih etmek bir akademik kariyer sürecinin küçük bir başlangıcıdır. Bir dil öğrenmek ömür boyu sürecek bir süreçtir.

    İşin felsefi kısmını geçtikten sonra iyi bir temel sonrasında sürekli çalışma gerekecektir. Türk gibi yabancı dil konuşma yazma ve okuma yapmak yerine o dile uygun düşünce kalıplarını da kavramakla alakalıdır.

    Dil öğrenmeye sadece YDS de çıkacak 100 soru olarak bakmanın yanlışlığını dile getirdikten sonra kelime hazinesi zenginliği okuduğunu iyi anlamaya çalışma zamanın büyük bir kısmını yabancı dile ayırmakla alakalıdır.
    Konuları iyi kavramak ve ÖSYM’nin soru sorma tarzına uygun soru çözebilmekte dili bilmekten faklıdır, onu da eklemiş olalım. Bu konuyu halletmenin yolda son 10 yılın tüm sorularını ezbere bilmek soru tarzını yakalamak zorundasınız.

    Bu soru tarzını yakalamış kaynaklarını ve benzer soruların mutlaka kavranması ve çokça benzer soru açıklamalı soru çözümü yapılmalıdır.

    Programlı disiplinli çalışmayı bir öğrenci hayatının gayesi haline getirir ve yazları unutma ihtimalini göz önünde tutarak mutlaka işlediği derlerin defterlerini atmaz ve kendi kendine ders çalışabilmeyi önemser. Sonrada sınav gelip çattığında sadece son yıl çalışarak kendini zora sokmaz ve aza razı olmaz.

    Burada ders çalışma tekniklerinden bahsederken şu anlaşılmamalı. Bu söylenenler herkes için genel geçer doğrular değildir. Bunlar genel açılımlardır. Bu açılımları kendinizi tanıyarak uygulama stratejisi üretebilirsiniz. Bu ders çalışma teknikleri veya hangi ders nasıl çalışılır bir talebin karşılanması gayretidir. Branş öğretmenlerinizin kanaatlerini de bu dediklerimin yanı ekler ve çalışmak, çalışmak ama çok çalışmak, kesintisiz çalışmayı da eklemek isterim.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,604

    Cevap: Etkili ve Verimli Ders Çalışma

    Verimli Ders çalışmada altın kurallar 1. Kendini Doğru Tanı
    Bir şehirde yol bulmaya çalışırken harita üzerinde nerede olduğunu bilmezsen, nereye gideceğini de bilemezsin. Aynı şekilde kendini doğru tanımazsan vereceğin kararlarda amacına hizmet etmez.
    Kendini tanıyan insan; güçlü ve zayıf yönlerini, imkanlarını, yeteneklerini, fırsatları ve problemleri iyi değerlendirir. Şu sorulara cevap arayarak kendini tanımaya çalışabilirsin?
    GÜÇLÜ YÖNLER
    -Hangi derslerde ve derslerin hangi konularında daha başarılıyım, anlayabiliyorum?
    -Başarısız olduğum ders ve konularda ne yapmam gerekiyor?
    Yukarıdaki soruların cevaplarını danışman öğretmenin ile görüşerek öğren. Yeteneklerini keşfetmeye çalış.
    İMKANLAR;
    Diğer öğrencilere göre artı ve eksilerim neler?
    ( ) Dershaneye gidiyorum.
    ( ) Danışman öğretmenim var.
    ( )RDS’lerde bilemediğim soruları sorabiliyorum.
    ( )Ders çalışırken motivasyonumu bozacak her türlü şeye ‘HAYIR’ diyebiliyorum.
    ( )Belirli sürelerde TV izleyip kapatabiliyorum.
    ( )Belirli sürelerde bilgisayar başında bulunup, ders çalışmaya geri dönebiliyorum.
    ( )Kitap okuma alışkanlığım var.
    ( )Çalışma masam, çalışma odam var.
    ( )Annem-babam ders çalışmama destek oluyor.

    Yukarıdaki seçeneklerde artılar arttıkça imkanlarınız artıyor demektir. İmkânları değerlendirdiğinde SBS’ye girecek birçok öğrenciye göre şanslı olduğunu öğreneceksin.
    2. Hedef Piramidin Olsun
    Beynin kendi kendini programlar. Arabaya bindiğimizde şoför isek nereye gideceğimizi hareket etmeden önce düşünür ve planlarız, daha sonrasında ise başka şeyler düşünürüz.
    SBS içinde durum böyledir. Kısa, orta ve uzun vadedeki hedeflerini, amaçlarını belirlemen beynini doğru şekilde programlamanı sağlar. Bunu başarmak için kendine hedef piramidi oluşturmalısın.
    Unutma, ‘Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.’ Zafer benimdir demek, başarılı olacağım demektir. Başarılı olmak ise, ‘başaracağım’ fikrini kafanın içine iyice yerleştirmek ve kafayı daima o istikamette çalıştırmak demektir.
    Şu sorulara cevap vermen hedef piramidi oluşturmanda yardımcı olur.
    Yakın Vadeli Hedefler
    -En yakın tarihli deneme sınavında hedefin kaç puan veya kaç net yapmak istiyorsun?
    -Bu hafta ders çalışma programı oluşturup, ders çalışma saatlerini belirledin mi?
    -15 tatile kadar hangi konuları bitirmen gerekiyor ve 15 tatildeki deneme sınavlarında kaç puan almayı hedefliyorsun?
    -Mayıs ayındaki deneme sınavında kaç puan almayı hedefliyorsun?
    -SBS sınavında kaç puan almayı hedefliyorsun?
    Orta Vadeli Hedef
    -Hangi liseyi kazanmayı hedefliyorsun? Neden?
    -Yabancı dil öğrenmeyi düşünüyor musun?
    - Hangi alanda üniversite okumayı hedefliyorsun?
    Uzun Vadeli Hedef
    -Hangi mesleği yapmayı hedefliyorsun? Neden?
    -Kaç yabancı dil öğrenmeyi hedefliyorsun?
    -Yapmayı düşündüğün mesleğin kendine, ailene, ülkene ve insanlığa ne gibi faydaları var?
    Piramidin en tepesindeki uzun vadeli hedefler soyut olmasına dikkat etmelisin. Hedeflerini belirlerken yukarıdaki tür sorulara cevap vermeli, yol haritanı çizmelisin. Hedefe giderken çeldiricilere, zaman hırsızlarına ve zevk tuzaklarına düşmemek için beyninde ‘hedef pramidi dosyasını’ açık tutmalısın. Bu sayede hedefine emin adımlarla yürür, olayların akışına kapılmazsın.
    3.Başarı İçin Zorluklara Tahammül Et
    Emek, gayret, çalışma, çaba ve çile yoksa kazanç da yok. Ders çalışmak belki de sana çok sıkıcı gelebilir. Fakat hayat, mükafatını zorluklara tahammül edenlere verir. Başın dik dolaşmak ve onurlu yaşamak istiyorsan emeğinle kazanmaya çalışmalısın.
    4. Gerektiğinde HAYIR’ Demesini Bil
    Hedefine ulaşmada bazen TV, internet, cep telefonu bazen de arkadaşların engel olabilir. Hedefine engel gördüğün her şeye ‘HAYIR’ demesini bilmelisin. Bunun içinde hedefini sürekli hatırlamalı ve hedefe olan inancını yenilemelisin.
    5. Paylaşımcı OL
    Samimi, içten, açık ve doğal ol. İnsanları sev, onlara değer ver, onlarla paylaş. Bu paylaşmanın en güzel yollarından birisi de anladığın dersi ve konuyu ihtiyacı olan arkadaşlarına anlatmandır. Sen bilgilerini başkalarıyla paylaştıkça kendinin ve arkadaşlarının başarısının yükseldiğini; başkalarını mutlu ettikçe kendinin 10 kat daha fazla olduğunu göreceksin.
    Çıkarcı olmanın mı paylaşımcı olmanın mı karlı olduğunu düşün. Kısa vadede çıkarcı olanlar karlı iken, orta ve uzun vade de hep paylaşımcı olanlar kazanır. SBS ve sonrası ise orta vadeli bir hedeftir.
    6.Yenilikçi OL
    Doğru olanı yapmak için risk al. Hata yapmamak için risk almaktan kaçma.
    Ders programını, kitap okuma hedefini, odanı ve kendini sürekli yenile. Yenilikçi ol ama maceracı olma. Yeni ve farklı yöntemler denerken bunu sağlam nedenlere dayandır.
    Rüzgarlar ne kadar şiddetli iseler ağaçlar o kadar güçlü olur. Engeller insanı durdurmak için değil, güçlendirmek için vardır. Başarı yolunda fırtınalara fırsat vermeli, risk almalısın.
    7. İradeli Ol
    İradeli olmak; iki veya daha çok seçenek arasında doğruyu ve iyiyi seçebilmektir. Ders çalışma, emek verme, sabretme zordur ama doğrudur. Başarıya elleri cebinde değil, iradeni doğru kullanarak varabilirsin.
    Başımıza gelen olayları seçemeyiz ama tepkilerimizi seçebiliriz. Sınav sonucu istediğin gibi olmasa da bunu kabullen fakat daha iyi bir sonuç için gayret et, çabala.
    Recep Uysal
    Anafen Dersaneleri Rehberlik Servisi

  5. #5
    deeniiziim Misafir

    Cevap: Etkili ve Verimli Ders Çalışma

    ben liseyi bitireli 6 sene oldu fakat üniversiyeye gitmedim ama çok pişmanın şimdi yeniden sınava hazırlanmayı düşünüyorum en azından bir açıköğretim bari okumalıyım şu an çalışıyorum ama yine ömrüm boyunca üniversitetye gitmediğim için her zaman pişman olacağım içimden hiç çıkmayacak bir ukte olarak kalacak ama zararın neresinden dönülürse kardır diyerek gene de bir açık öğreitm bari bitireyim diyorum inşallah başarılı olurm ne diyim sınava hazırlana herkese başarılar allah herkesin yolunu ve batını açık etsin başka birşey söyleyemiyorum allah herkesin kalbinin istedğini versin ...

Benzer Konular

  1. Ders süresi ve günlük çalışma saatleri
    Konu Sahibi refresh Forum Öğretmen Özlük- Mevzuat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Nisan.2014, 15:43
  2. MEB Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar
    Konu Sahibi refresh Forum Öğretmen Özlük- Mevzuat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Ağustos.2011, 21:31
  3. İlköğretim Ders Yılı Süresi, Ders Etüt ve Dinlenme Süreleri
    Konu Sahibi refresh Forum Öğretmen Özlük- Mevzuat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 13.Ağustos.2011, 16:07
  4. Etkili öğrenme
    Konu Sahibi ogretmenx Forum Öğretmen-Genel İçerik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 07.Nisan.2011, 23:34
  5. Etkili Öğretim İçin On Öneri
    Konu Sahibi refresh Forum Öğretmen-Genel İçerik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Nisan.2011, 21:42

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •