Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Monitör Seçimi, monitör tavsiye, hangi monitörü almalıyım, monitör önerileri

    Çözünürlük, tepki süresi, arabirimler ve ergonomi derken doğru monitörü nasıl seçeceksiniz?

    • İhtiyacınıza en uygun monitörü seçin!
    • Oyuncular için tepki süresi önemli!
    • Film izlenecek monitörde açıya dikkat
    • Ay sonu cebinizde krater açmayan monitörler
    • Ergonomi de önemli
    • Büyük monitör başınızı ağırtmasın


    Bir Full HD çılgınlığıdır almış başını gidiyor. Siz de yeni bir monitör satın alacaksınız ve ve Full HD (1080p) monitörler ile 720p monitörler arasında karar veremiyorsunuz. Bir yanda fiyat varken öbür yanda da bariz bir görüntü kalitesi ve geniş açı söz konusu.

    Öncelikle bir Full HD monitör almadan önce alışkanlıklarınızı sorgulamanız gerek. Eğer sürekli dizüstü bilgisayar kullanıyorsanız 18.5" çözünürlükte Full HD bir monitörün karşısına geçtiğinizde ilk işiniz çözünürlüğü düşürmek olacaktır. Yazıların küçüklüğünden dolayı ekrana alışamayacak ve büyük yazılar isteyeceksiniz. Bu da görüntünün bulanık olmasına neden olacak. Bu yüzden eğer ben oyun oynamayacağım ve 1080p film de izlemeyeceğim derseniz 1920x1080 çözünürlüklü monitörler yerine 1366x768 çözünürlüklü modellere yönelebilirsiniz.

    Üstelik bu modellerin fiyatları KDV dahil 200 liradan başlıyor ve en fazla 400 liraya kadar çıkıyor. Tabii ki bu monitörlerle de 1080p film izleyebiliyorsunuz. Sadece gördüğünüz görüntü 720p oluyor. Görüntünün ekrandan taşması gibi bir durum söz konusu değil.

    Oyuncular için tepki süresi önemli!

    Oyun oynayacaksanız ilk kriteriniz tepki süresi olmalı. Eğer tepki süresi 2 milisaniyenin üstünde ise oyunlarda ghosting diye adlandırılan hayalet etkisi oluşacaktır. Bu, hareketli oyunlarda, hıza yetişemeyen monitörden dolayı hareketlerin arkasında çıkan gölgelere verilen isimdir.

    Tabii ki iş 2 ms tepki süreli bir monitör almakla bitmiyor. Monitörü PC'ye DVI veya HDMI ile bağlamanız da şart. Eğer bağlantıyı VGA ile yaparsanız ekran kartından gelen dijital görüntüler önce analog'a, sonra tekrar dijitale çevrilecektir. Bu da tepki süresini artıracaktır.

    Eğer bir TV alacaksanız tepki süresinden de önemli bir etken var: giriş gecikmesi. Çoğu TV, görüntü daha panele giriş esnasında sizi yüksek gecikme süreleriyle karşı karşıya bırakıyor. Bu yüzden oyun oynamak için bir TV tercih edecekseniz TV'nin "Input Lag" değerini mutlaka araştırın.

    Film izlenecek monitörde açıya dikkat

    Patlamış mısırı hazırladınız ve filmi açtınız. Arkadaşlarınızla birlikte monitörün başına geçtiniz ama o da ne! Siz görüntüyü gayet iyi görüyorsunuz ama etrafınızdakilerin tek gördüğü şey tesrine dönmüş renkler. Bunun nedeni satın almış olduğunuz monitörün panel tipi.

    Daha çok oyuncular içi düşünlen TN tipi panel ile film izlemeye kalktığınızda görüş açısı limitine takılırsınız. Bu limiti aşmak için yapmanız gereken ise IPS panelli bir monitör satın almak. Bu sayede arkadaşlarınız da yanınızda oturarak sizinle film izleyebilir.

    Burada bir başka nokta da kontrast. Filmlerden en iyi görüntüyü elde etmek istiyorsanız LED arka aydınlatmalı bir monitör şart. Zira LED monitörlerin kontrast oranları LCD'lere göre çok daha iyi.

    Ay sonu cebinizde krater açmayan monitörler

    Düşük güç tüketimi her zaman önemlidir. Elektrik faturanız ya da küresel ısınma farketmez. Tercihler genelde düşük güç tüketen modellerden yana olur. Bu yüzden ilk iş Plazmalaran uzak durmanız. Her ne kadar ilk çıkan ince panel TV'ler plazma olduğu için margarin yağına sana yağı denilmesi gibi bütün TV'lere ayrım yapmaksızın plazma TV dense de işin aslı çok daha farklı.

    Monitör konusunda plazma panel kullanılmasa da TV kısmında plazma hala üretilen bir panel. Eğer düşük güç tüketimi olan bir monitör arıyorsanız tercihiniz kesinlikle LED'den yana olmalı. Panelin ışıklarını tek tek kapatabilen LED monitörler sayesinde LCD'lere göre %40 daha az enerji tüketimi elde edebiliyorsunuz.

    Ergonomi de önemli

    Monitör satın alırken en çok gözardı edilen özelliklerden biri de ergonomi. Satın aldığınız monitör sürekli sabit bir seviyede duruyorsa bu bir süre sonra rahatsız edici bir hal alabilir.

    Özellikle de çizim yapıyor ve monitörünüzü sık sık çeviriyor ya da döndürüyorsanız esnek ayaklı bir monitör tercih etmeniz kaçınılmaz. Yine monitörünüzün yükseklik seviyesini ayarlayabilmeniz de ergonomi açısından bir başka önemli nokta.

    Son olarak bazı monitörlerin yan çevrildiğinde görüntüyü otomatik olarak dikeyleştirdiğini de belirtelim. Bu da özellikle tasarım ofisleri için önemli bir özellik.

    Büyük monitör başınızı ağırtmasın

    Oyun oynayacaksanız 24" bir monitör satın almak çok büyük bir hata olabilir. Aslında bu biraz da oynayacağınız oyuna bağlı. Eğer strateji oyunu oynayacaksanız geniş bir alan iyi olacaktır. Bu bağlamda 24" tercih edebilirsiniz. Fakat FPS oynayacaksanız dev ekrandan dolayı bir süre sonra gözleriniz doğrudan gelen yüksek ışıktan dolayı rahatsız olabilir.

    Bu bağlamda büyük monitörler yerine mümkün olduğu kadar 22" altında modelleri tercih edin. Mümkünse 18.5" boyutlarında Full HD görüntü sunabilen modelleri bile tercih edebilirsiniz.

    Kaynak: chip.com.tr

  2. #2
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Cevap: Monitör Seçimi, monitör tavsiye, hangi monitörü almalıyım, monitör önerileri

    İyi Bir Monitör Nasıl Olmalı?

    Herseyden önce kaç inch monitör alacağınız çok önemli. Her ne kadar 15’’monitörler için maksimun 1280*1024 çözünürlüğü standart olduysa da, hala uygun fiyatlı bazı 15’’monitorlerin maksimum 1024*768 çözünürlüğe çıkabildiğini göruyoruz. Bu monitorlerden uzak durun. 17’’ monitörler ise 1280*1024 çözünürlüğü destekler. Fakat kaliteli 17’’ monitörlerin 1600*1200 çözünürlüğe kadar çıktığını görüyoruz. Hangi çözünürlükte çalışırsanız çalışın 75 hz altında bir tazeleme oranı gözleriniz için zaralıdır. 75 hz in altında çalışırken göz kolayca ekrandaki titreşimi algılar. Belki siz bunu ilk bakışta fark edemezsiniz .

    Fakat gözlerde kaşıntı ve baş ağrısıyla başlayan şikayetlerinizin ardı arkası kesilmez. Bu yüzden iyisimi mümkünse 85hz lik tazeleme oranını tercih edin. Bunun için gerekiyorsa çözünürlüğü düşürün. Zira çözünürlüğün yükselmesı tazeleme oranının düşmesi demektir.

    -----------------------------------------

    MONİTOR

    Monitör, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin uzun bir süre daha kullanımda olacak bir bileşendir. RAM miktarı ya da işlemci hızı ne olursa olsun monitörsüz bir bilgisayar düşünülemez. Monitörler her şeyin küçülmesine alıştığımız dönemlerde büyüyen tek bileşendir diyebiliriz.

    Ekranın diagonal (çapraz) ölçümüyle elde edilen, monitör büyüklüğü için kullanılan birim inçtir. (1 inç=2,54 cm’dir). Bir kaç yıl önce 14” monitörler piyasada cirit atmaktaydılar. Fakat günümüz piyasasında bırakın 14”’i, 15” monitörler bile nadir bulunmaktadır. Çoğu bilgisayar sisteminde 17” monitör bir standart halini almıştır. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte 19” ve 21” monitörler yaygınlaşmıştır. Fakat bu monitörler hala oldukça ağırlar ve fazla yer kaplamaktadırlar. Bu konuda önemli bir atılım olan LCD (Liquid Crystal Display) monitörler, standart CRT (Cathode Ray Tube) monitörlere göre önemli birtakım avantajlar sağlıyorlar.

    Nedir Bu Ekran Boyutları?

    Her şeyden önce büyük ve küçük monitörler arasındaki en önemli fark, desteklenen maksimum çözünürlük ve ekran boyutudur. Monitörler tüp yapılarına ve tazeleme hızlarına göre değişik alternatifler sunarlar. Yüksek çözünürlük görüntünün daha gerçekçi ve daha büyük görülebilir alan anlamına gelirken, tazeleme hızı ise, göz sağlığı açısından önemli bir unsurdur. Tazeleme hızı ve yüksek çözünürlük ofis ortamı için gerekli bir ihtiyaç değilse de özellikle CAD/CAM, 3D animasyon ya da 2D konularında çalışan kullanıcılar için bu unsurlar önemli birer kriterdir. Profesyoneller diyebileceğimiz bu kullanıcı sınıfı için 19” bir monitör şarttır. Ortalama bir ev kullanıcısı içinse bir 15” veya 17” monitör gereklidir. 15” ve 17” monitörler arasındaki fiyat farkı gittikçe düşmektedir. Bu fark günümüzde 100$’dan fazla değildir. Göz sağlığınız ve kullanımlarda yüksek performans alabilmeniz için 17” monitör bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu 37 ve 55 ekran televizyon arasındaki farka benzer.

    Geçmişten Günümüze Monitör Tarihi

    70’li yılların başında yeşil monitörlerle başlayan monitör kavramı, IBM’in 1981 yılında çıkardığı CGA (Color Graphics Adapter) adıyla yeni bir boyut kazandı. CGA monitörler 320*200 çözünürlüğünü 4 renk derinliğiyle destekliyordu. Bunu 1984 yılında ortaya çıkan EGA (Enhanced Graphics Adapter) standardı izledi. EGA ise 640*480 piksellik çözünürlüğü ve 16 renk derinliğini desteklemekteydi. 1987 yılında ise VGA standardının gündeme gelmesiyle birlikte grafik kavramında oldukça büyük gelişmeler meydana geldi. Sonucunda günümüzde adını oldukça sık duyduğumuz 16,7 milyon rengi, 800*600 piksel altında destekleyen SVGA ortaya çıkmıştır. Daha sonra ortaya çıkan XGA (1204*768), SXGA (1280*1204) ve UXGA (1600*1200) standartları ile günümüze kadar gelindi.

    Ekran Kartından Monitöre Bilgi Akışı

    Genel olarak ekran kartları monitörde gösterilecek sinyali önce dijital formattan analog formata çevirirler. Bunun için DAC (Digital Analog Converter) denilen üniteyi kullanırlar. Bu sinyaller VGA (Monitör ile bilgisayar arasındaki kablo yani D-SUB) kablosu ile monitöre aktarılır. VGA kablosundan yeşil, mavi ve kırmızı sinyaller ayrı olarak iletilir. Bir başka arabirim olan BNC ise daha farklı bir kablo kullanır. BNC uyumlu monitörlere genellikle üst uç modellerde rastlıyoruz. Bu nedenle BNC, D-SUB arabirimine göre daha yüksek bir görüntü kalitesi sunar.

    Ekran kartlarında dijital sinyalin analog sinyallere çevrilmesi sırasında çok büyük bir zaman kaybı oluşur. Bu durumun önüne geçebilmek için DVI (Digital Visual Interface) denen bir standart geliştirilmiştir. Başta “Flat Panel” monitörler için tasarlanmış olan bu arabirimin spesifikasyonları TMDS (Transistion Minimized Differential Signaling) protokolü üzerine kuruludur. TMDS sayesinde DVI destekli monitörlerde ekran kartından dijital olarak alınan sinyaller, monitörlerde yine dijital olarak değerlendirilir ve herhangi bir çevrim gerçekleşmediği için bir zaman kaybı olmaz. Bazı ekran kartı üreticileri DVI çıkışı sağlarken, çoğu firma bu arabirimi gereksiz bularak es geçmektedir. Çünkü bu tür monitörler çok pahalıdırlar ve yaygın değildirler.

    CRT Monitörlerin Çalışma Şekli

    Genel olarak bir monitör; elektron tabancası, saptırıcı ve tüp olmak üzere 3 temel bölümden oluşur. Tüpün uç kısmında bulunan elektron tabancasından yollanan elektron demetleri, sahip oldukları negatif yükle tüpün ön kısmındaki yüksek gerilime sahip elektriksel alana doğru çekilirler. Tüpün ön kısmında bulunan fosfor tabakası bu elektronlarla parlamaya başlar ve görüntü oluşur. Kırmızı, mavi ve yeşil renkler için üç ayrı elektron tabancası vardır. Böylece fosfor tabancasındaki üç ana renkli kısımlar birbirlerinden bağımsız olarak farklı yoğunluklarda uyarılabilirler. Bunun sonucunda renk tonları oluşur.

    Elektronlar, fosfor tabakasının hangi bölümüne hangi oranla çekileceği sapıtırcı tarafından belirlenir. Yani elektronların izlediği yolu belirlemek ve elektron demetlerini fosfor tabakanın farklı bölümlerine yönlendirmek saptırıcının görevidir. Saptırıcı bunun için tüpün uç kısmında bir manyetik alan oluşturur. Saptırıcının yaptığı manyetik alan sabit değildir. Zira monitörün köşelerine giden elektronlar merkeze gidenlerden daha uzun bir yol kat eder. Bunun sonucunda önlem alınmazsa fosfor tabakasının merkezine ve köşelerine giden elektronların hedefe varma zamanları farklı olacaktır. Köşeler tüpün merkezi doğrultusundaki elektron tabancasından daha uzaktadır. Elektronların fosfor tabakasının farklı kısımlarına değişik zamanlarda ulaşması, görüntüde kolayca görülebilen bozulmalara sebep olabileceği için monitörlerde bu durumu dengeleyecek özel bir devre bulunur. Saptırıcıya uygulanan akımı dinamik olarak değiştiren bu devre yardımıyla elektronların fosfor tabakasının tüm bölümlerine eş zamanlı olarak varması sağlanır.

    Görüntü Nasıl Oluşur?

    CRT monitörler temel olarak 2’ye ayrılırlar. Bazı monitörler, fosfor tabakasıyla katot arsında Shadow Mask kullanırken, bazıları da Aperture Grill denilen ve ilk kez Sony tarafından ortaya atılan, çok ince tellerden oluşan ekran maskesini kullanırlar.

    Elektronlar fosfor tabakasına ulaştıktan sonra buradaki fosfor noktalarını uyarırlar fakat fosfor tabakasının ön kısmında bulunan özel bir maske olmazsa görüntüde bulanıklık ve renk karışmaları gibi problemler ortaya çıkar. Shadow Mask denilen deliklerle dolu bu özel maske sayesinde uyarılan fosfor elementlerinin görsel olarak birbirini etkilemesi ve görüntünün bozulması engellenir. Bunun sonucunda kırmız, yeşil ve mavi fosfor noktacıkları ideal bir şekilde uyarılarak tek bir nokta oluştururlar. Shadow Mask bir anlamda fosfor noktacıklarına ince ayar yaparak görüntü keskinliğini sağlarlar.

    Yeni maske teknikleri

    Sony şirketinin “Trinitron” adıyla lanse ettiği bir diğer teknoloji ise Shadow Mask yerine kullanılan ve yukarıda da bahsettiğim Aperture Grill adı verilen ızgaradır. Shadow Mask kullanan monitörlerde nokta aralığı (Dot Pitch, yani aynı renkteki iki fosfor noktacığının merkezlerinin birbirine olan uzaklığına verilen ad) kullanılırken Aperture Grill kullanan monitörlerde, çizgi aralığı (Stripe Pitch) terimi kullanılır. Sony’den sonra Mitsubishi’de “Diamondtron” denilen benzer bir teknoloji kullanmaya başlamıştır. Öte yandan Shadow Mask kullanan monitörlerin fiyatları diğer tür monitörlere karşı daha düşüktür. Bu iki ekran yapısına NEC şirketi de “Slotted Mask” adında yeni bir ızgara tipi ekledi. Bu yeni teknoloji bir anlamda diğer iki ızgaranın karışımı gibidir. Hitachi ise EDP (Enhanced Dot Pitch) teknolojisiyle fosfor noktacıkları arasındaki boşluğu küçülterek daha yüksek resim kalitesi ve hız elde etmeye çalışıyor.

    Şu ana kadar hep CRT monitörlerden bahsettim. Birazda LCD monitörlerden bahsedeyim. LCD monitörlerde sıvı- katı arası bir özel materyal kullanılır. Bu özel madde sayesinde LCD ekran; elastikiyet, düşük yansıtma oranı gibi özelliklere sahip olur. Bu sıvı sayesinde daha yüksek ekran çözünürlükleri ve tazeleme hızlarına sahip olunur.

    LCD monitörler her şeyden önce CRT monitörlerden çok daha az yer kaplarlar. Kapladıkları alan nerdeyse sadece ekran içindir. Tüp içermedikleri için hafiftirler ve ısınma sorunları da yoktur. Çok az güç tüketirler ve radyasyon yaymazlar. Ayrıca CRT monitörlerin aksine manyetik alandan etkilenmezler. Fakat pahalı oluşları ve CRT monitör ekranı kadar geniş bir alana sahip olmadıkları için günümüzde çok az kullanılmaktadırlar. LCD monitörler aktif ve pasif Matrix olmak üzere ikiye ayrılırlar. Aktif matrix ekranlarda her bir pikselin kontrolü tek bir ince film transistörle (TFT) gerçekleştirilir. Pasif matrix ekranlarda ise bu tür bir transistör yoktur.

    CRT monitörler de televizyonlar gibi oldukça yüksek bir gerilim barındırırlar ve bir miktar radyasyon yayarlar. Güç tüketimi ve radyasyon konusunda belli başlı standartlar vardır. 80’li yılların başında ortaya çıkan MPR standardı bu konuda ilk gelişmedir. Ardından çıkan MPR2 standardı ise monitörlerin yaydıkları elektrostatik gerilime sınırlandırma getirmenin yanı sıra monitör ekranından yansıyan ışığın azaltılması gerekliliğini hatırlatıyordu. Bu sıralarda ise DPMS standardı ise daha çok uyku ve bekleme modunda monitörün harcadığı güce sınırlama getiren bir standart oldu.

    İyi Bir Monitör Nasıl Olmalı?

    Her şeyden önce monitörün boyutu çok önemlidir. Örneğin yazının başında da belirttiğim gibi bir ev ve ofis kullanıcısı için 15 veya 17” monitör yeterli olacaktır. Fakat profesyoneller için 19” monitör bir zorunluluktur. Bir diğer husus olan çözünürlük ise, minimum 800*600 olmalıdır. Hangi çözünürlükte çalışırsanız çalışın 75HZ’in altında bir tazeleme oranı gözleriniz için zararlıdır. 75HZ’nin altında çalışırken göz kolayca ekrandaki titreşimi (Flicking) algılar. Belki siz farkına olmazsınız ama zamanla gözlerde kaşıntı ile başlayan baş ağrılarının ardı arkası kesilmez. Mümkünse 85HZ’lik bir tazeleme oranı tercih edin.

    Monitörler günümüzde sisteme ekran kartının SVGA çıkışından kolayca bağlanabilir. Ayrıca USB arabirimini kullanan monitörler vardır. Bu tür monitörler diğerlerine göre biraz pahalıdır fakat bu tür bir monitör alırsanız daha fazla performans elde etmiş olursunuz.

    Şimdi gelelim esas konuya. Dünyamızın manyetik alanı yada başka dış manyetik etkiler monitörde istenmeyen bozukluklara neden olabilir. Degauss işlemini destekleyen bir monitör, bu manyetik alanın etkilerini en aza, belki de hiçe indirecektir. Monitörler bu işlemi genellikle açılış sırasında kendileri yaparlar fakat bazı monitörlerde bu işlem manuel yapılmalıdır. Monitör alırken Degauss işlemini destekleyip desteklemediğini öğrenin ve bunu destekleyen bir monitör tercih edin.

    Alıntıdır...

    -----------------------------

    Monitör (Ekran)

    Monitörler

    Monitörler bilgisayar ile kullanıcı arasındaki görüntülü iletişimi sağlayan çıkış aygıtlarıdır.

    CRT Monitörler


    Bir monitörün en önemli parçası çeşitli elektronik devrelerle birlikte CRT (Chatode Ray Tube – Katot Işınlı Tüp) denilen havası boşaltılmış ve ön yüzeyi binlerce fosfor noktacığından (dot) oluşan koni şeklindeki tüptür.

    Bu tüpün geniş tarafı dikdörtgen şeklindedir. Diğer dar tarafında ise elektron tabancası bulunur.
    Tabanca içerisindeki katot levhaları tel ızgaralar ile ısıtılır ve tüp içerisinde serbestçe dolaşan elektron bulutu oluşturulur. Negatif kutuplandırılan katotlar ile pozitif kutuplandırılan ekranın dış yüzeyi arasında büyük bir gerilim farkı oluşur. Bu durumda katotlarda oluşan elektronlar dış yüzeye doğru fırlar.

    Sabit olarak yerleştirilen odaklama elemanları bu elektronları bir araya getirerek bir ışın halinde ekran orta yüzeyinde odaklar. Bu ışını ekranın istenilen taraflarına yönlendirmek için elektron tabancasının etrafında yatay ve dikey saptırma bobinleri bulunur. İşte bu ışının ön yüzeyde gezdirilmesi suretiyle ortaya görüntüler çıkar.

    Ekran kartından sinyal geldiği müddetçe bu ışın monitörün sol üst köşesinden başlayarak fosfor ile kaplı ön yüzeyi tarar. Burada fosfor kullanılmasının sebebi son nokta taranıncaya kadar resmi ekranda tutmak içindir.

    Elektron demetinin ekranı saniyede kaç defa taradığı ekran kartı tarafından belirlenir. Bu değer saniyede 50 ile 120 arasında değişir. Bu değerler “tazeleme” frekansı olarak isimlendirilir. Değerin yüksek olması görüntü kalitesini ciddi ölçüde artıracaktır. Değer düşük olursa monitörde gözü yoran kıpraşımlar daha da fazla olacaktır.

    Renkli monitörlerde renklerin oluşması için üç temel renk (kırmızı-yeşil-mavi) kullanılır. Her renk için elektron tabancası içerisinde bir ışın demeti oluşturan eleman vardır. Ayrıca ekran yüzeyi de üç ayrı renkten oluşan fosfor tabakasından oluşur. Bu tabakalar delikli bir maskenin arasından aydınlatılır. Hassas bir şekilde ayarlanan bu deliklerde her renge ait ışın demeti sadece o renge çarpar.

    Monitördeki her nokta üç ayrı renkteki fosfor damlacığından oluşur. Bu üç fosfor damlacığı da bir araya gelerek “pixel” leri oluşturur. Birbirine en yakın aynı renkteki iki noktanın merkezleri arasındaki uzaklığa “dot pitch” denir. Nokta aralığı anlamına gelen bu ifadenin bu günkü değerleri 0.24 mm ile 0.28 mm arasında değişmektedir. Bu değerlerin küçük olması görüntü kalitesinin artması anlamına gelir.

    Monitorler
    LCD Monitörler

    LCD (Liquid Cyristal Diode) monitörlerde görüntü sıvı kristal diyotlar yardımıyla sağlanmaktadır. Bu diyotlara gerilim uygulandığında, içlerindeki moleküllerin polarizasyonu değişmekte ve beraberinde de diyodun geçirgenliği değişmektedir. Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız. Normalde şeffaf olan bu diyotlara gerilim uygulandığında geçirgenliklerini kaybederler ve siyaha dönerler. Renkli LCD monitörlerde ise çok ufak ve birden fazla diyot kamanı kullanılarak görüntü alınmaktadır.

    LCD monitörler DSTN ve TFT olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ucuz olan ve “passive matrix” teknolojisini kullanan DSTN (Dual-Scan Twisted Nematic)’ler çözünürlükleri ve görüş açıları TFT’lerden düşük olan monitörlerdir. Bu monitörler genelde dizüstü bilgisayarlarda kullanılmaktadır. TFT (Thin Film Transistor)’ler ise “active matrix” adı verilen ve görüntüyü daha parlak ve keskin gösteren bir teknoloji kullanırlar. TFT’lerde her piksel bir ya da dört transistör tarafından kontrol edilir ve bu sayede flat panel ekranlar arasında en iyi çözünürlüğü sunarlar.

    Interlaced ve Non-Interlaced Monitör

    Interlaced monitörlerde önce tek satırların daha sonra da cift satırların tazelendiği bir tarama şekli kullanılmaktadır. Bu yöntem ekran çözünürlüğünü artırmak için uygun bir yöntemdir, fakat ekranda titreşime sebep olunmaktadır.

    Non-interlaced monitörlerde ekranın üstünden altına doğru bir döngü ile her satır tazelenir. Bu olay titreşimi azaltmaktadır ve günümüzde bu tip monitörler kullanılmaktadır.

    256, Yüksek ve Gerçek Renkler

    Monitörde görüntülenen renk sayısı ekran kartının hafızası ile ilgilidir. 256, yüksek ve gerçek renk terimleri renk bilgisini depolamak için kullanılan bit sayısını ifade eder. Bit sayısının fazlalığı, renk sayısının ve aynı zamanda video RAM’in fazlalığı demektir.

    256 renk 8 bit’i kullanır ve ekranda sadece 256 farklı renk görünür. Yüksek (high) renk 16 bit’i kullanır ve ekranda 65536 (64K) renk görüntülenir. Gerçek (true) renk 24 bit kullanır ve ekranda 16 milyon ren görüntülenir. 16 ve 24 bit arasındaki fark insan gözü tarafından algılanmaz.

    Ekran kartı için gereken video RAM miktarı şu şekilde formüle edilebilir:
    yatay çözünürlük x dikey çözünürlük x 1 pixel için gereken byte miktarı = ekran kartında bulunması gereken minimum ram miktarı (byte)
    16 renkte: 1 pixel için 0,5 byte
    256 renkte : 1 pixel için 1 byte
    64K renkte: 1 pixel için 2 byte
    16,7 milyon renkte: 1 pixel için 3 byte gerekir.
    Mesela: 16,7 milyon renk ve 1024 x 768 çözünürlük için;
    1024 x 768 x 3 = 2,359,296 byte = 2,4 MB (yaklaşık) video RAM gerekmektedir. Dolayısıyla piyasada bu sınırın üzerinde 4 MB ekran kartı bulunduğundan en azından bunun kullanılması gerekmektedir.

    Alıntıdır...

  3. #3
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Cevap: Monitör Seçimi, monitör tavsiye, hangi monitörü almalıyım, monitör önerileri

    18.5" Ekranlar Nedir?

    Artık piyasada yoğun olarak bulunan LCD monitör boyutları şunlar: 18.5", ve 23". İki ekran boyutunun da en boy oranı 16:9. Sırasıyla 1366×768 ve 1920×1080 çözünürlüklere sahipler.

    Piyasadaki değişime bakarsak, artık 17" LCD çok azaldı. 19" ekranların yerini çok daha ucuz olan 18.5" aldı. 19" monitörler 1440×900 gibi webde gezinmeyi ve ofis uygulamalarını kullanmayı biraz daha kolay hale getiren ekran çözünürlüğü sunuyor. 18.5" ekranlar daha çok film izlemek ve oyun oynamak için uygunken, 19" monitörler webde gezinti yapan ve ofis uygulamaları çalıştıranlar için daha uygun. Neyse ki 19" boyutundaki LCD'ler de rahat rahat bulunuyor. O yüzden ortada sorun da yok :)

    1280×1024 çözünürlüklü 17" ekranların yerini alan 18.5" ekranlar yatayda çok daha geniş alan sunduğundan genelde multimedya işler için uygun; ofis kullanımında biraz yetersiz kalabiliyorlar. Ve özellikle film izlerken, 16:9 formatı ile uyumlu ise tabii ki, ekranı tam olarak kaplıyor. Yani aslında 18.5" boyutundaki monitörleri, giriş seviyesi multimedya monitör olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Oyun oynarken de sorun çıkartmayan bir oran 16:9. Bunun haricinde, ofis/iş/internet'te gezinme amaçlı işler için bizce 1440×900 çözünürlüklü 19" monitörler daha uygun.

    Kaynak: BenQ 18.5" LED aydınlatmalı LCD Monitör incelemesi | PC Labs

  4. #4
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Cevap: Monitör Seçimi, monitör tavsiye, hangi monitörü almalıyım, monitör önerileri

    Bizzat kullanıcı olarak aşağıdaki monitörü gönül rahatlığı ile herkese tavsiye ediyorum.

    LG 21.5" IPS225V-BN GENİŞ EKRAN LED-IPS MONİTÖR

    Özellikler
    Seri IPS LED Monitor
    Ekran boyutu 21.5'' (54.61 cms)
    Çözünürlük 1920x1080
    Parlaklık 250
    Kontrast Oranı 5000000:1
    Tepki Süresi (ms) 5 ms
    HDCP Evet
    HDMI Evet
    DVI Evet

    Monitör Tipi LED İPS
    Ekran Boyu 21.5 inch
    Maksimum Çözünürlük 1920 x 1080
    Monitör Bağlantısı Analog, DVI, HDMI, D-Sub

    Burdan inceleyebilirsiniz->>> VATAN COMPUTER - LG - 21.5" IPS225V-BN GENİŞ EKRAN LED-IPS MONİTÖR - Monitör

Benzer Konular

  1. Edebiyat deneme önerileri
    Konu Sahibi Modric Forum Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 10.Aralık.2016, 09:48
  2. YGS LYS Sınav Taktikleri, Önerileri, Püf Noktaları
    Konu Sahibi edebiyatci Forum YGS-LYS, ÖSS
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28.Şubat.2016, 21:04
  3. Hangi bölümü, hangi alanı seçmeliyim?
    Konu Sahibi öğrenci Forum Soru-Cevap
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 21.Eylül.2012, 11:15
  4. Alan Seçimi- Meslek Seçimi Bütün Yönleriyle
    Konu Sahibi refresh Forum Rehberlik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 11.Ağustos.2012, 20:42
  5. Türkçe ve Edebiyat Öğretmenlerine Kaynak Kitap Tavsiye
    Konu Sahibi mrtbl Forum Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri Genel
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 11.Şubat.2012, 00:19

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •