Sponsorlu Bağlantılar
Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan BirinciBirinci 12
Toplam 24 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 24 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #21
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357
    -Ü-

    ültimatom : Fransızca ultimatum. "Bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışmaya yer bırakmaksızın tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota" anlamına gelen bu söz için Kurulumuz kesin uyarı karşılığını önermektedir. Bu söz son zamanlarda kuruluşlar veya partiler arasında da kullanılmaya başlanmıştır. Örnek: Krajina Sırplarının lideri Borislav Mikeliç, Boşnak ve Hırvatlara kesin uyarı verdi.

    ültrason : Fr. ultrason (sesten hızlılık). Dilimize Fransızcadan geçen bu kelime Türkçe Sözlük’te ”İnsan kulağının alamayacağı nitelikte olan yüksek frekanslı ses titreşimi” şeklinde tanımlanmaktadır. Kurulumuz bu kelimeye karşılık olarak yansılanım sözünü önermektedir. Örnek: Deniz sondajlarında yansılanımdan yararlanılır.

    Ültrason yanında aynı köke dayanan ültrasonografi sözü de vardır. “Bir tümörün yerini ve sınırlarını tespit etmek amacıyla farklı yoğunlukta doku ve organlardan geçen yüksek frekanslı ses dalgaları yansımasının çizelge hâlinde kaydedilmesi” anlamında tıp alanında kullanılan bu kelimeye Kurulumuzun bulduğu karşılık yansılanım çizelgesi’dir. Örnek: Doktorlar hastayı muayene ettikten sonra yansılanım çizelgesi çektirmesi gerektiğine karar verdiler.

    ültrasonograf : Yansılanım aygıtı, yansılanım cihazı. Örnek: Renkli yansılanım aygıtı (cihazı) ile pek çok damar hastalığı hastayı yormadan teşhis edilebiliyor.

    ütopik : hayalî. Örnek: Hayalî gayelerle ömrünü tüketti.

    ütopist : hayalci. Örnek: Romanın kahramanı hayalci bir karaktere sahip.

    ütopya : Yunanca utopia (olmayan ülke). "Gerçekleştirilmesi imkânsız görünen tasarı ve düşünce" için dilimizde zaten güzel bir kelime vardır: hayal. Örnek: Türkiye topraklarında bir başka devlet kurulması hayaldir. Ütopya kelimesi edebiyatta "hayal edilen ülke" anlamında kullanılır. Bu anlam için karşılık: hayal ülke. Örnek: "O Belde" şiirinde Haşim, bir hayal ülke tasavvur ediyordu."Hayal" ile "düş" kelimeleri karıştırılmamalıdır.

    Düş, "rüya" demektir, "hayal" yerine kullanılmamalıdır. "Hayal kırıklığı" yerine "düş kırıklığı" denirse "rüya kırıklığı" gibi tuhaf bir anlam ortaya çıkar.

  2. #22
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357
    -V-

    valör : Fransızca valeur. "Faizin başlangıcına esas olan tarih" anlamında bir ticaret terimi olarak dilimizde sık kullanılan bu söz için Kurulumuz, geçerlilik karşılığını önermektedir.

    valüasyon : Fransızca valuation (değer biçme, kıymet, bir malın değerini belirleme). Kurulumuzun bu kelime için önerdiği karşılık değerleme'dir. Örnek: Bir ülkenin ihracatı ile ithalâtı arasındaki fark giderek açılıyorsa, ortada bir değerleme meselesi var demektir.

    vanmen şov : İngilizce one man show (tek adam gösterisi). Teklif ettiğimiz karşılık: tek adam gösterisi. Örnek: Bu oyun, tek adam gösterisine döndü.

    vantilâtör : Fransızca ventilateur. "Kapalı bir yerin sıcak ve durgun havasını dalgalandırarak esinti sağlayan veya belli bir ortama temiz hava üfleyen alet" anlamında yaygın olarak kullanılan bu söz için Kurulumuz, birçok öneri arasından yelveren ve estireç kelimelerinin uygun birer karşılık olduğunda birleşmiştir. Örnek: Çifte kademeli, döner başlıklı masa yelvereni, aradığınız serinliğin kaynağı oldu.

    VCD (Video Compakt Disk) : Yukarıda SGD karşılığını verdiğimiz DVD yanında oldukça fazla kullanılan bir başka söz de VCD’dir. Bilindiği gibi daha önce Kurulumuz compakt disk için yoğun teker karşılığını önermişti. Ancak disk kelimesinin yaygınlığı ve söylenişteki kolaylığı göz önüne alınarak teker karşılığından vazgeçilmiş ve kompakt disk’e karşılık olarak yoğun disk (kısaltması: YD) sözü benimsenmiştir. Bu noktadan hareketle Kurulumuz, VCD için de görüntülü yoğun disk (kısaltması : GYD) karşılığını teklif etmektedir.Örnek: GYD’ler görüntü kalitesinin üst seviyede olmasının yanı sıra ucuzlukları sebebiyle tercih ediliyor.

    versiyon : Fransızca version (çeviri; varyant; anlatış biçimi, yorum). Dilimizde "bir metin veya eserin farklı nüshaları" için kullanılan versiyonun Türkçede zaten karşılığı vardır: nüsha. Örnek: Metnin yeni bir nüshasını bulduk.

    Son zamanlarda film, dizi vb. eserlerin farklı uyarlamaları için de versiyon kelimesi kullanılmaktadır. Bu anlam için teklifimiz: biçimleme. Örnek: Türk seyircisinin severek izlediği Mavi Ay adlı dizinin yerli biçimlemesi olan Limon, önümüzdeki günlerde ekrana gelecek.

    viraj : Fransızca virage. Uzunca bir süreden beri dilimizde kullanılan bu söz için halk ağzında çeşitli karşılıklar bulunmaktadır. Hatta Kıbrıs'ta viraj yerine büküm denildiğini biliyoruz. Kurulumuz, bu söz için dönemeç kelimesinin uygun bir karşılık olduğunda birleşmiştir.

    virman : Fransızca virement. Daha çok bankacılık alanında kullanılan bu söz, "nakit kullanmadan hesaptan hesaba yapılan para transferi veya bir hesaptan bir başka banka hesabına para aktarma" anlamlarındadır. Kurulumuz, virman sözüne karşılık olarak aktarım kelimesini önermektedir. Örnek: Banka kartınızla şirketiniz adına dilediğiniz an para yatırabilir, çekebilir, havale ve aktarım yapabilir, şirketin hesap bakiyesine ulaşabilirsiniz.

    viyadük : Lâtince via (yol) ve ductus (ulaştırma). Dilimizde "vadi veya ırmak üstünden geçen, ayaklar üzerine oturtulmuş, yüksek bir köprü şeklindeki yol" anlamında kullanılmaktadır. Teklif ettiğimiz karşılık bir sıfat tamlamasıdır: köprü yol. Örnekler: Hamzadere köprü yolu, Molla Gürani köprü yolu.

    vizyon : Fransızca vision, Lâtince visio (görme işi, görüş, görme). Önceleri sinema terimi olarak kullanılan vizyona gösterim şeklinde güzel bir karşılık bulunmuştu. Örnek: Yeni sinema mevsiminde gösterime girecek filmler şunlardır. Ancak kelime son zamanlarda "uzak görüşlülük", "geniş görüşlülük" anlamlarında da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Vizyonun bu anlamı için dilimizdeki uzak görüşlülük ve geniş görüşlülük kelimelerini kullanabiliriz.

    vizyon sahibi : Vizyon kelimesi son zamanlarda daha çok "vizyon sahibi" şeklinde yaygın bir kullanışa sahip olmaktadır. Oysa Türkçemizde bunun için birçok güzel karşılıklar vardır: geniş görüşlü, geniş ufuklu, görüş sahibi, ileri görüşlü, uzak görüşlü, ufku geniş.

    vokal : Fransızca vocal, Türkçede birkaç anlamda kullanılır. Temel anlamı sesle ilgilidir. Bunun dışında "müzik, şarkı, opera, oratoryo gibi insan sesi için yapılmış besteler, ses müziği" anlamında kullanılır. Gramerde ise a, ı, o gibi seslileri anlatan bir terim olarak geçer. Dolayısıyla bu kelime için önerdiğimiz karşılıklar müzikte seslik ve gramerde ünlü'dür. Örnekler: Şarkıların hepsi ilginç sesliklerle süslenmiş. Sanatçının yeni çıkacak olan kasetindeki birkaç şarkıya seslikte arkadaşlık edeceğiz. Türkçe, ünlüleri bol bir dildir.

    vokalist : Fransızca vocalist (bir müzik parçasını okuyan veya bir şarkıcının parçasını okurken ona eşlik eden). Bu söz için önerilen karşılık seslikçi'dir. Örnekler: Konser için hazırlanan dev sahnede 30 kişilik orkestranın yanı sıra dansçılar, seslikçiler de görev alacak. Son günlerde zevkle dinlediğimiz sanatçının Nilüfer'in seslikçisi olduğunu biliyor musunuz?

    volatilite : Fransızcadan dilimize geçen ve bazı gazetelerde köşe yazarlarının bir ekonomi terimi olarak kullandığı bu sözün yerine Kurulumuz, belirsizlik hâli kelimesinin kullanılabileceği görüşündedir. Örnekler: Uluslar arası piyasalar geçen haftayı son iki yılın Türkiye'sine benzer bir hâlde geçirdiler. Belirsizlik hâli yüksekti; hareketler, temel ekonomik göstergelerden çok psikolojiden etkilendi. Bu hafta yaşayacağımız kriz günlerinde bir gün diğerine göre çok değişik olabilecek. Diğer bir söyleyişle belirsizlik hâli yüksek, tahmin yapmak güç olacak.

    volüm : İngilizce volume. Dilimizde daha çok “hacim veya miktar” anlamıyla kullanılan bu söz, müzikte de “sesin alçaklığı veya yüksekliği” anlamlarında geçer. Kurulumuz bu söz için genel anlamda hacim, müzikte ise yoğunluk, ses yoğunluğu kelimelerini önermektedir. Basım işlerinde de bu kelimenin ara sıra geçtiği görülmektedir. Bu durumda da kullanımda olan cilt sözü tercih edilmelidir. Örnek: Dış ülkelerden alınan mallar arasında otomobil parçaları büyük bir hacim tutuyor.

  3. #23
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357
    -W-

    walkman : İngilizce walkman (pille çalışan, kulaklık aracılığı ile müzik dinlemeye yarayan ve insanın üzerinde taşıyabileceği teyp). Bu kelimeye Kurulumuz, gezerçalar veya yürürçalar karşılıklarını önermiştir. Örnek: Yeni aldığı gezerçalar (yürürçalar) onu oyalıyordu.

    web : İngilizce “ağ”. “Üzerinde metin ve grafiklerin yanı sıra kullanıcının çeşitli seçimler yaparken yararlanabileceği nesneler barındıran, genellikle bir ana sayfa üzerindeki bağlantılardan erişilen genel ağ üzerindeki her bir belge” anlamındaki bu kelimeye karşılık olarak Kurulumuz da ağ sözünü önermektedir. Örnek: Migros’un ağ sayfasına girerek alışveriş yapmak isteyen müşteriye, bir müşteri numarası veriliyor.

    webmaster : İngilizce web (ağ) + master (yönetici). Bilgisayar alanında kullanılan bu terim için Kurulumuz ağ yöneticisi karşılığını benimsemiştir. Örnek: Genel ağdaki sitenin her gün yenilenmesinden sorumlu teknik kişi olan ağ yöneticisinin hem iyi bir haberci, hem de yaratıcı olması gerekiyor.

    web sayfası : ağ sayfası.

    web sitesi : ağ sitesi.

    workout : İngilizceden dilimize giren bu kelime, İngilizcede "idman, antrenman; deneme çalışması" an-lamlarını taşımaktadır. Türkçemizde bu kelimenin yerine kullanılabilecek ve aynı anlamın yüklenebileceği alıştırma, idman, antrenman gibi kelimeler vardır. Kurulumuz, bunlardan birinin kullanılabileceği görüşündedir. Örnek: Esem Spor Giyim’in Türkiye temsilciliğini yaptığı spor markası Adidas’tan her yaştan bayan sporcuya bir alıştırma (antrenman, idman) ayakkabısı.

    workshop : İngilizceden dilimize geçen bu söz, “çalışma yeri, işlik, atölye” anlamlarındadır. Dilimizde “bilgi ve fikir üretme” anlamıyla kullanılan bu söz için Kurulumuz, fikir üretme veya fikir üretme toplantısı kelimelerinin uygun birer karşılık olduğunda birleşmiştir. Örnek: Fikir üretme toplantısının amacı, sınırlı sayıdaki sinir bilimciye zengin bilgisayar desteğiyle kendilerinin uygulama yapabileceği lâboratuvar koşullarında yoğun kurs vermek ve özgür bir yöntem tartışması ortamı sağlamak.

  4. #24
    Üyelik tarihi
    19.Mart.2011
    Mesajlar
    357
    -Z-

    zaping : İngilizce zapping (vurmak; ünlem olarak bom). İngiliz argosuna ait bu kelime "televizyon kanallarında gezinmek" anlamını kazanmış ve bu anlamla Türkçede de kullanılır olmuştur. Teklif ettiğimiz karşılık: geçgeç.

    zaping yapmak : Teklif edilen karşılık: geçgeç-lemek, geçgeç yapmak. Örnek: Televizyonda geçgeçlemek (geçgeç yapmak) pek çok kimsenin zevki hâline geldi.

Benzer Konular

  1. Türkçe ile yabancı dillerin etkileşimi?
    Konu Sahibi Somni Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 27.Haziran.2013, 07:18
  2. Yabancı Kelimelere Türkçe Karşılıklar
    Konu Sahibi refresh Forum Doğru Yazalım Doğru Konuşalım
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 23.Kasım.2011, 13:49
  3. Yabancı Ülkelerde Türkçe Öğretiminin Bazı Sorunları
    Konu Sahibi ahbar Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Mayıs.2011, 01:22
  4. Ukrayna'da Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi
    Konu Sahibi ahbar Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Mayıs.2011, 01:02
  5. Yansıtıcı Öğretim İle Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi
    Konu Sahibi ahbar Forum Türk Dili ve Edebiyatı Genel İçerik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Mayıs.2011, 00:56

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •