Reklam
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,629

    Triatlon nedir?

    triatlon
    isim, spor Fransızca triathlon

    1 . Yüzme, koşu ve bisiklet yarışından oluşan atletizm dalı.
    2 . Slalom, tüfekle ateş, kayak yarışlarından oluşan spor dalı.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,629

    Cevap: Triatlon nedir?

    Triatlon tarihinin dünyadaki yerine bakıldığında bu çok genç olan spor dalının ilk yarışması San Diego, Kaliforniya'da 1974 yılında gerçekleştikten sonra 18 şubat 1978 de Hawai Adalarının Waikiki plajında demir adam yarışmasıyla başlamış oldu.

    Demir Adam yarışması cesur deniz komandosu John COKLINS'in, Waikiki yüzme yarışları, Hawai adası çevresinde yapılan bisiklet yarışı ile Honolu maratonunu birleştirilmesi fikri ile ortaya çıkıyor. Bu rüyası destek bulunca daha sonra yeni bir spor dalı olarak kabul edilmiş, ilk Triatlon yarışmasına (4 km yüzme, 180 km bisiklet, 40 km koşu) 15 kişi katılmış ve 12 kişi yarışı bitirebilmiş, 11.46.58 saat derecesi ile Gordon HALLER birinci olan ilk Triatlet olmuştur. Triatlonun Türkiye'deki tarihçesi ise ilk kez Alanya'da 1990 yılında yapılan Uluslararası Alanya Triatlonu ile başlamış, 22 Aralık 2000'de Türkiye'de Triatlon Federasyonun kurulmasıyla yaygınlaşmıştır. Triatlonun bir diğer ilki de 2000 Sydney Olimpiyat Oyunlarına Olimpiyat Komitesince bağımsız olarak alınmasıdır. Hareketli ve heyecan dolu olması sebebiyle Sydney Olimpiyatları tiratlonla başlatılmış ve böylece triatlon hak ettiği değeri görmüştür.

    Triatlon kişisel bir spordur. Triatlon sporu, yüzme, bisiklet ve koşunun birleştiği, değişik mesafelerde koşulan, dayanıklılığın ön plana çıktığı ilgi çekici bir spor dalıdır. Standart triatlon yarışları yüzme ile başlar, bisiklet parkurunun geçilmesinin ardından koşu ile son bulur. Her atlet tüm bölümleri tamamlamakla yükümlüdür. Bu sırayı değiştirmek ya da bir gösteri şeklinde sunmak üzere bölümlerden herhangi birisinin yerine yine dayanıklılık gerektiren bir spor dalı koyabilmek mümkündür.

    Triatlon sporunun felsefesi bambaşkadır. Bireysel spor olması nedeniyle bireyin başarısı kendisine gösterdiği özenle ortaya çıkar. Yarış başlayınca kim olduğunuz ve ne yaptığınız önemli değildir, sadece siz bir numarasınız. Yarışta iki buçuk saat boyuca yüksek performans sergiler, 51.5 km'nin her metresinde acı çekersiniz. Adrenalininiz yükseldiğinde, kalbiniz sanki yerinden çıkacak gibi hissettiğinizde belki on belki yüz defa bırakmak istersiniz. Peki bu sporu bu kadar özel yapan ne? Bir kez yarışan niye triatlonu bir daha bırakamıyor diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Kendi sınırlarınızı zorlamak zihninize, bedeninize, iradenize hakim olmak, kendinizi disipline etmek ve bu sporu yapabilen dünyadaki nadir insanlardan biri olmak; işte bu yorucu yarışmayı bitirdiğinizde aldığınız hazzı başka hiç bir şeyde alamamamızın nedeni.

    Azimle çalışan, sporun gereklerini yerine getiren herkes bir diğerini geçer, mutlak birincilik, ikincilik, üçüncülük çok uzun süreli değildir. Ama sağlam, istikrarlı triatlet vardır. Hemen hemen mevcut tüm yarışmalara başarıyla katılan ve bitiren, bir önceki derecesinden bir saniye veya dakika önce bitiren, minimum 10 yıl, maksimum 20-25 yıl triatlon sporuna gönül veren kişi gerçek triatlet, gerçek şampiyondur.

    İyi bir triatlet olabilmek için birinci koşul iyi bir yüzücü olmaktır. 1,5 kilometrelik deniz parkurunda yüzecek ve rakiplerinizle yarışacaksınız. Sudan çıkar çıkmaz ara vermeden bisikletinizi bulacak, ayakkabınızı ve formanızı giyeceksiniz. Durmadan 40 kilometre boyunca bu kez de bisikletinizle yarışacaksınız. Bitmedi. Parkurun sonunda bisikletinizi bırakacak ve ayakkabınızı değiştireceksiniz. Hemen ardından da 10 kilometre koşacaksınız. Evet tam 10 kilometre, yani çeyrek maraton. Bunu da tamamlarsanız triatlonu bitirmiş olacaksınız. Hele bir de dereceye girdiyseniz deymesinler keyfinize... Yazması ve okuması kolay geliyor. Ama bir minik bilgi daha eklemek gerekli. Bu yarışmada üç disiplin de birbirinden farklı kasları çalıştırıyor. İyi hazırlık yapılmazsa spazmlar, kramplar ve ciddi yaralanmalarla karşı karşıya kalmak olası. Bütün dünyaya yayılan triatlon, aynı zamanda gücün sembolü de olan bir spor dalıdır.

    Triatlonda yarışmacılar zamana karşı yarışırlar. Yarışmacıların yüzmeye başlamasıyla başlatılan zaman, atletlerin koşu parkurunun sonundaki bitiş çizgisine ulaşması ile durdurulur. Zamanlama ölçümünün bu şekilde yapılmasından dolayı yarış içerisinde atletlerin yüzmeden bisiklete, bisikletten koşuya geçerken yaptıkları, bir sonraki parkura hazırlanma periyotları atletlerin toplam zamanını etkiler.

    “Triatlon sporu felsefesi bambaşkadır. Bireysel spor olması nedeniyle bireyin başarısı kendisine gösterdiği özenle ortaya çıkar. Yarış başlayınca kim olduğunuz ve ne yaptığınız önemli değildir, sadece siz bir numarasınız. Yarışta iki buçuk saat boyuca yüksek performans sergiler, 51.5 km'nin her metresinde acı çekersiniz.”


    Türkiye Triatlon Şampiyonası için her yıl 3 duatlon (koşu, bisiklet, koşu), 8 Triatlon yarışması yapılıyor. Türkiye şampiyonu olabilmek için bu yarışmalardan en az yüzde seksenine katılmak gerekiyor. Bu sekiz yarışmadan olmazsa olmazı ise Alanya Triatlonu. Türkiye ve Avrupa Triatlonu'nun aynı anda son ayağı olan Alanya, triatletlerin kalbinin Alanya sahilinde son kez iki yüz nabızla atmasına neden oluyor. Triatlon yarışmalarında özenli ve kusursuz organizasyonlar yer alıyor. Yarışmadan önce tüm sporcu ve katılımcılara bir makarna partisi veriliyor. Yarışma sonunda madalyalar sahiplerini bulurken hediye niteliğinde büyük bir disko partisiyle yarışmacılar yoğun bir antreman sezonu boyunca akıttıkları alın terlerinin haklı mükafatını alıyorlar. Daha da önemlisi sonunda artık kimse rakip değil, aksine herkes dost olarak ayrılıyor.

    Adil, düzenli ve saygın olması için tabii ki triatlon sporunun da kuralları var. Yüzme açık sular, deniz, göl, nehir gibi yerlerde yapılmakta. Bütün yarışmacılar organizatörlerin verecekleri yüzme bonelerini giymeye ve yarış numaralarını kol ve bacaklardan birisine yazmak zorundadırlar. Yarışmacılar istedikleri biçimde yüzebilirler. Ancak kendilerine avantaj sağlayacak herhangi bir nesne kullanamazlar. Yarışmacılar yüzme parkurunu tamamladıktan sonra bisiklet etabına devam etmek üzere bisiklet parkuruna koşarlar. Yarışmacılar değişim alanına geldiklerinde alelacele triatlon formasını, bisiklet ayakkabısını giyer, bisiklet kaskını ve yarış numarasını takar, yolları ağlatmak için basarlar pedala. Yarışmacı, yarış boyunca, bisikletinde olabilecek tüm arızaları dışarıdan yardım almadan kendisi giderecektir. Bisikletin kadrosu hariç tüm parçaları yarış esnasında değiştirilebilir. Bisiklet parkurunu tamamlayan yarışmacılar bisikletlerini bırakarak koşu için hazırlanırlar. Yarış parkuru, önceden belirlenmiş, trafiğe kapatılmış, cadde ve patikalarda olabilir. Yarışmacılara dışarıdan yardımcıları tarafından kesinlikle destek verilmez. Ancak resmi serinleme istasyonlarında su ve yiyecek verilebilir. Yarışmacılar bitiş hattını geçerek triatlonu tamamlar.

    Elli bir buçuk kilometrelik bu uzun parkuru bitirdiğimde kendime “Bu sporda Onur, Cesaret ve Sadakat vardır” demeden edemiyorum. Üç ayrı spor branşını içinde barındırması ve uzun mesafeli olması nedeniyle triatlona başlamak cesaret gerektirir. Yarışı bitirdiğinde boynunuza taktığınız madalyanın onuru pek nadidedir. Yıllara yayılan çalışma disiplini, verilen emek, akıtılan alın teri ve de triatlona senelerce devam edebilmek derin bir sadakat göstergesidir. Bu özellikler bir triatleti özel yapan değerlerdir. Özetle, triatlon ufak ufak çakıl taşlarını sabırla bir araya getirmek, sonunda yıllara yayılan, yıkılmayan, devrilmeyen bir piramit yapmaktır.

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •