Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602

    Yangından Korunma Haftası

    Yangından Korunma Haftası hakkında genel bilgi

    Ateş ve ısı, insan hayatı için önemli bir ihtiyaçtır. Ateş kontrol altında kullanıldığında insanlara yardımcı olurken, kontrolden çıktığında çok büyük zarar verebilmektedir. İşte ateşin kontrolden çıkıp gittikçe büyümesine yangın denir. Yangın en tehlikeli felakettir. Önüne çıkanı yakar, kül eder. Siler, süpürür, ortadan kaldırır. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik yüzünden çıkan yangınlar, büyük zararlar doğurur. En küçük kıvılcımdan, korkunç yangınlar çıkar. Küçük bir odada çıkan yangın, önce eve yayılır, sonra komşu evlere, mahalleye ve kısa bir süre içinde de koskoca bir şehre yayılır. Kısa bir anda yüzlerce bina yanar, kül olur. Eşyalar, insanlar, hayvanlar yanar, yok olur. Büyük maddi - manevi zararlar meydana gelir. Hele orman yangınları daha çoktur. Ülkemizin milli serveti olan ormanlar yok olur.

    Yurdumuzda her 25 Eylülü izleyen hafta Yangın Haftası olarak değerlendirilir. Hafta süresince çeşitli yayın organları ile halka, okullarda öğrencilere yangının zararları anlatılır. Öğrencilerin, bu konuda daha dikkatli olmaları istenir. Korunma yolları ve alınması gereken önlemler belirtilir. Yangından korunma yolları öğretilir. Herkese yangın hakkında bilgi verilir.
    Yurdumuzda itfaiye örgütü kurulmadan önce Davud isimli biri Fransa'da gördüğü Didon denilen yangın tulumbasından esinlenerek, ilk yangın söndürme aracını yaptı. Tulumbayı taşıyan, yangını söndüren kişilere Tulumbacı denirdi. Her mahallenin tulumbacıları ayrı idi. Kentin bir yerinde yangın çıkınca, tulumbacılar, tulumbalarını sırtlarına alır, bağıra bağıra koşarak yangın yerine giderlerdi.

    Ülkemizde ilk yangın söndürme örgütü 1914 yılında kuruldu. Yangın söndürme örgütüne İtfaiye, yangını söndüren görevlilere de İtfaiyeci denir.

    Eskiden kentin yüksek bir binasının tepesinde ya da yangın gözlemek için özel olarak yapılmış bir kulede gözcü bulunurdu. Herhangi bir yerde çıkan yangını gözcüler, tulumbacılara bildirir, tulumbacılar da tulumbayı sırtlar, sokaklarda bağıra bağıra yangın yerine gelirler ve yangını söndürürlerdi.

    Yangın söndürme görevi 25 Eylül 1923 tarihinde belediye hizmeti olarak kabul edildi. Bugün belediyelerde ve büyük endüstri kuruluşlarında itfaiye örgütü vardır.
    İtfaiyenin yangın söndürmede kullandığı araçlar şunlardır: İçi su dolu tankerler, (arazöz), köpük depolanan ve püskürten aygıtlar, üstünde birbiri içine giren, açıldığında çok yükseklere uzanan merdiven bulunan taşıt araçları, kazma, kürek, ip, çengel, hortum ve benzerleridir.

    Bilim ve tekniğin ilerlemesiyle motorlu araçlarda ve yapılarda itfaiye gelinceye dek kullanılan yangın söndürme tüpleri yapıldı. Yangın anında bu tüpleri kullanabilmemiz için, nasıl kullanıldığını ve nerede bulunduğunu bilmemiz gerekir.

    Yangın çıkar çıkmaz komşularımıza haber verip onların yangına karşı önlem almasını sağlarız. Böylece komşularımız yangından zarar görmemiş olurlar. Yangının söndürülmesinde de bize yardımcı olurlar.

    Yangın çıktığında bu ilk girişimlerle birlikte, yangının çıktığı yeri, varsa itfaiye örgütüne bildirmemiz gerekir.

    Yanma olayının nedeni, havada bulunan oksijendir. Yangın çıkar çıkmaz yakınımızda yangın söndürme tüpü varsa onu kullanarak ateşin üstünü köpükle kapatmalıyız. Tüp yoksa ateşi kum, halı, kilim, battaniye vb. ile örtüp hava almasını önlemeliyiz. Biz bu önlemleri almakla ateşin hava ile olan ilişkisini kesmiş oluruz. Böylelikle hava içinde bulunan oksijen ateşle birleşemez. Yangın olayı da sona erer.

  2. #2
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602
    YANGINDAN KORUNMA HAFTASI

    Ateşin denetimden çıkıp gittikçe büyümesine yangın denir.

    Yurdumuzda her 25 Eylülü izleyen hafta Yangın Haftası olarak değerlendirilir. Hafta süresince çeşitli yayın organları ile halka, okullarda öğrencilere yangının zararları anlatılır. Korunma yolları ve alınması gereken önlemler belirtilir.

    Yurdumuzda itfaiye örgütü kurulmadan önce Davud isimli biri Fransa'da gördüğü Didon denilen yangın tulumbasından esinlenerek, ilk yangın söndürme aracını yaptı. Tulumbayı taşıyan, yangını söndüren kişilere Tulumbacı denirdi. Her mahallenin tulumbacıları ayrı idi. Kentin bir yerinde yangın çıkınca, tulumbacılar, tulumbalarını sırtlarına alır, bağıra bağıra koşarak yangın yerine giderlerdi.

    Ülkemizde ilk yangın söndürme örgütü 1914 yılında kuruldu. Yangın söndürme örgütüne İtfaiye, yangını söndüren görevlilere de İtfaiyeci denir.


    Eskiden kentin yüksek bir binasının tepesinde ya da yangın gözlemek için özel olarak yapılmış bir kulede gözcü bulunurdu. Herhangi bir yerde çıkan yangını gözcüler, tulumbacılara bildirir, tulumbacılar da tulumbayı sırtlar, sokaklarda bağıra bağıra yangın yerine gelirler ve yangını söndürürlerdi.

    Yangın söndürme görevi 25 Eylül 1923 tarihinde belediye hizmeti olarak kabul edildi. Bugün belediyelerde ve büyük endüstri kuruluşlarında itfaiye örgütü vardır.

    İtfaiyenin yangın söndürmede kullandığı araçlar şunlardır:

    İçi su dolu tankerler,
    köpük depolanan ve püskürten aygıtlar,
    üstünde birbiri içine giren, açıldığında çok yükseklere uzanan merdiven bulunan taşıt araçları,
    kazma,
    kürek,
    ip,
    çengel,
    hortum ve
    benzerleridir.
    Bilim ve tekniğin ilerlemesiyle motorlu araçlarda ve yapılarda itfaiye gelinceye dek kullanılan yangın söndürme tüpleri yapıldı. Yangın anında bu tüpleri kullanabilmemiz için, nasıl kullanıldığını ve nerede bulunduğunu bilmemiz gerekir.
    Yangın çıkar çıkmaz komşularımıza haber verip onların yangına karşı önlem almasını sağlarız. Böylece komşularımız yangından zarar görmemiş olurlar. Yangının söndürülmesinde de bize yardımcı olurlar.

    Yangın çıktığında bu ilk girişimlerle birlikte, yangının çıktığı yeri, varsa itfaiye örgütüne bildirmemiz gerekir. Yanma olayının nedeni, havada bulunan oksijendir. Yangın çıkar çıkmaz yakınımızda yangın söndürme tüpü varsa onu kullanarak ateşin üstünü köpükle kapatmalıyız. Tüp yoksa ateşi kum, halı, kilim, battaniye vb. ile örtüp hava almasını önlemeliyiz. Biz bu önlemleri almakla ateşin hava ile olan ilişkisini kesmiş oluruz. Böylelikle hava içinde bulunan oksijen ateşle birleşemez. Yangın olayı da sona erer.

    Yangının Başlıca Nedenleri:

    Yanan soba kapağının açık bırakılması,
    Sigaranın söndürülmeden atılması,
    Gaz lambası veya mumun yanık bırakılması,
    Çıplak elektrik tellerinin birbirine değmesi,
    Orman ve korularda yakılan ateşin iyice söndürülmeden bırakılması,
    Kibrit ve ateşle oynanması,
    Yanıcı, patlayıcı maddelerin bulundukları yerde sigara içilmesi,
    Yanan kibritin yere atılması… gibi nedenlerdir.

    Dikkatsizlik yüzünden küçücük bir kıvılcımın başlattığı yangın bir mahalleyi yakar, kül eder. Orada yaşayanların ölmesi, yaralanması, evsiz kalması sonucunu doğurur. Ormanda çıkan yangın kısa sürede büyük orman alanlarını yok eder. Geriye verimsiz ve çorak topraklar kalır. İşyerlerinde, fabrikalarda, atölyelerde çıkan yangınlar binaların, makinelerin, tezgahların, fabrika depolarında bulunan malların yok olmasına ve çalışanların işsiz kalmasına neden olur.

    Yangına karşı işyerleri, evler, eşyalar, ürünler sigorta ettirilmelidir. Bu durumda yangından zarar görenlerin zararları sigorta şirketlerince ödenir.

    Yangınların çoğu dikkatsizlik sonucunda çıkmaktadır.

    Bu hafta içinde öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım. Yangın çıkmaması için dikkatli olalım. Gerekli önlemleri alalım.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602
    Deprem, sel ve yangın gibi felaketler; insanların hem canına, hem malına zarar verirler.

    Yangın en tehlikeli felakettir. Önüne çıkanı yakar, kül eder. Siler, süpürür, ortadan kaldırır. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik yüzünden çıkan yangınlar, büyük zararlar doğurur. En küçük kıvılcımdan, korkunç yangınlar çıkar. Küçük bir odada çıkan yangın, önce eve yayılır, sonra komşu evlere, mahalleye ve kısa bir süre içinde de koskoca bir şehre yayılır.

    Kısa bir anda yüzlerce bina yanar, kül olur. Eşyalar, insanlar, hayvanlar yanar, yok olur. Büyük maddi - manevi zararlar meydana gelir.


    Ülkemizin milli serveti olan ormanlar yok olur. Okullarda, radyo ve televizyonlarda yangınla ilgili konuşmalar yapılır. Gazete ve dergilerde bu konuda yazılar yayımlanır. Yangının yaratacağı ve yarattığı zararlar halka anlatılır. Öğrencilerin, bu konuda daha dikkatli olmaları istenir. Yangından korunma yolları öğretilir. Herkese yangın hakkında bilgi verilir.

    Yangın dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar. Çocukların ateş ve kibritle oynamaları, insanların ormanların içinde gelişigüzel ateş yakmaları büyük yangınlara sebep olur.

    Yangından korunmak için ateşle oynamamalıyız. Yanmakta olan ocakta, mangalda ve sobada etrafa ateş parçaları düşürmemeliyiz. Yaktığımız kibriti söndürmeden atmamalıyız. Evde, okulda ve benzeri yerlerde elektrikle oynamamalıyız. Arıza yapar, yangına sebep olur.

    Dışarılarda başıboş yanan ateşi toprak, kum örterek, su dökerek söndürmeliyiz. Her binada yangına karşı tedbir almalıyız. Binalarda kum ve su kapları, yangın baltaları, kazma ve kürek bulundurmalıyız. Yangın çıkınca, durumu hemen itfaiyeye bildirmeli, itfaiye gelene kadar yangının büyümesini, yayılmasını engellemeliyiz.

    Yangından zarara uğrayanlara Kızılay yardım eder. Böyle bir felakete uğrayan kimselere, Kızılay'ın yardımını beklemeden herkes yardım etmelidir. Hele komşular daha önce yardıma koşmalıdır.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2011
    Mesajlar
    1,602
    YANGIN VAR

    Çevrildi yüz on,

    Bir ses dedi: Çabuk yangın !

    Arazözler hazırlandı,

    Dan, dan dedi sesi çanın.



    Çatısından alev almış

    Eski bir köşk kavruluyor,

    Çatır, çatır çatırdayan

    Duvar, tavan devriliyor.



    Pencerede bir anne var,

    "Yavrum, yavrum", diye ağlar

    Çılgın gibi bağırırken,

    Yıkılır kalın duvarlar.

    Arazözler yetişince,

    Hortumlar, sıktı suyu,

    Harcandı hep birer birer,

    Sarnıç, depo, havuz, kuyu.



    Bir tarafta can pazarı,

    Her tarafı sarmış alev !

    Bir de genişlerse yangın

    Korku dolaşır ev ev.



    Yangın için dikkatli ol,

    Kibrit yakma, çakmak yakma.

    Tutuşturma kağıt mağıt,

    Karşısına geçip bakma.



    Bir kıvılcım yangın demek,

    Yangın ise bir felaket.

    Elde değil olmaması,

    İtfaiye var bereket.



    Mümtaz Zeki TAŞKIN




    YANGIN

    Ateşle oynamışlar,
    İki kardeş bir ara.
    Odalarını sarmış,
    Dumanlar kara kara.

    İtfaiye gelmiş de,
    Söndürmüş bu yangını.
    Tutuşan yuvaları
    Olmadan kül yığını.

    Bütün oyuncakları,
    Birer birer yanmışlar.
    Yavrucaklar korkudan,
    Düşünüp hastalanmışlar.

    Doktor ikisine de,
    Yetiştirmiş ilacı.
    Yangınlar ölüm gibi.
    Pek acıdır, pek acı.

    Tevfik ÖZBEN




    --------------------------------------------------------------------------------

    YANGIN

    Korkuludur ateş aman
    Sıçratmayın hiç bir zaman,
    Gözler bile görmez olur
    Kaplayınca kara duman

    Dikkatsizlik bunun başı
    Bırakmıyor dağı taşı
    Önlemezsem yakar geçer
    Hem kuruyu hem de yaşı.

    Kurtulmanın çıkar yolu
    Kovalarım suyla dolu
    İtfaiye çabuk gelir
    İşletirsem telefonu.

    A. AYAYDIN


    YANGIN

    Telefon yokken kentlerde,
    Yangın çıkınca bir yerde,
    Dumanı, ilk gören adam
    Seçerek yüksek bir dam:
    "Yangın vaar!" diye inlerdi.
    O, ne korkulu günlerdi
    Çoluk, çocuk, hoca, hacı,
    Bir o kadar tulumbacı,
    Takır takım koşarak,
    Yangın yerine giderdi.
    Çoğu kez onlar gelmeden,
    Yangın evi kül ederdi.
    İtfaiye kuruldu da
    Yangın derdi sona erdi.

    Mehmet Necati ÖNGAY

    KÜÇÜK İTFAİYECİ



    İpim, baltam belimde,
    Uzun kancam elimde.
    Borazanım dilimde,
    İtfaiyeciyim ben.

    Sarsa yangın bir evi,
    Görürüm ben o deyi.
    Söndürürüm alevi,
    İtfaiyeciyim ben.

    Merdivene çıkarım,
    Hortumla su sıkarım,
    Yanan yeri yıkarım,
    İtfaiyeciyim ben.

    Hakkı SUNAT
    YANGIN



    Çan çan sesleriyle doldu,
    Sokaklar, caddeler, evlerin önleri...
    Koşanlar, bağıranlar çoğaldı,
    Sular kapladı yerleri...

    Alevler bir bulut gibi,
    Sanki gökyüzünü deliyor,
    Merdivenden itfaiye eri,
    Bir çocukla iniyor.

    Haykıran , dövünen kadınlar;
    “Ah , yandı evim!” diye ağlıyor,
    Herkes üzüntülü, kederli,
    Sanki karalar bağlıyor.

    Dikkatli olmak yangını önler,
    Sakın ateşle oynamayın,
    Yangını haber vermeli itfaiyeye
    Yangın yerine çok sokulmayın.

    Ebru KÖKTÜRK
    YANGIN



    Bir küçük kıvılcım
    Alevleri hazırlar.
    Dikkatsizlik sonunda
    Çıkar bütün yangınlar

    Ateşte yemek kalmaz.
    Elektrikle oynama!
    Hep böyle yanlış işler,
    Neden olur yangına.

    Sönmeyen bir sigara,
    Zarar verir ormana.
    En büyük düşmanlıktır,
    Bu güzelim vatana.

    Yangın şakaya gelmez,
    Dikkat edin, çocuklar.
    Bir kıvılcım yüzünden,
    Yanabilir yuvalar.

    Hülya ÖZER

    YANGIN



    Yıkımların
    En kötüsüdür yangın
    Her şeyi bir anda
    Yakıp yok eder

    Bir anda
    Evsiz, barksız
    Anasız, babasız
    Bırakabilir çocukları

    Dalgınlığı bağışlamaz
    Sönmemiş bir sigara
    Açık bırakılmış gaz lambası
    Yeterlidir onun için.

    Bir anda yakabilir
    Kocaman ormanları

    Yalvaç URAL


    BİR EV YANIYORDU



    Bir ev yanıyordu,
    Bu ev tahtadandı
    Alev göğü sardı,
    Yükselen dumanlardı.

    Yanan yalnız tahta mı,
    Yalnız kararan gök mü?
    Anılar da gitti birlikte,
    Ne adı kaldı, ne damı.


    Orada doğan çocuklar vardı,
    Orada söylenen türküler,
    Anlatılan masallar yandı,
    Orada geçen günler yandı.

    (Tomurcuk Dergisinden)


    YANGIN



    Yangın var, yangın var!
    Mahallede yangın var!
    Herkeste bir koşuşma,
    Pencereye üşüşme!

    Alevler yükseliyor,
    Sanki göğü deliyor
    İtfaiye yetişti,
    Tulumba başa geçti.

    Hortumlardan fışkıran.
    Dalı, çomağı kıran
    Su, işi çabuk gördü,
    Ateşleri söndürdü.

    Tahsin BİLENGİLİN

Benzer Konular

  1. Ahilik Haftası (8-12 Ekim)
    Konu Sahibi refresh Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Temmuz.2018, 21:36
  2. Etik Günü ve Haftası (25 Mayıs)
    Konu Sahibi refresh Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 09.Mayıs.2012, 18:22
  3. İş Güvenliği Haftası (4-10 Mayıs)
    Konu Sahibi refresh Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ağustos.2011, 14:48
  4. Sivil Savunma Günü ve Deprem Haftası Slaytlar Sunumlar
    Konu Sahibi ahbar Forum Belirli Günler ve Haftalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Mayıs.2011, 19:16

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •