Türkiye Türkçesinde Düz Tümleç (Nesne)

3. Düz Tümleç Tanımı

Düz tümleç hakkındaki yayınlarda sorun olarak en sık değinilen konu düz tümlecin tanımıdır. Nuh Doğan Türkçe söz diziminde en sorunlu ve tartışmalı cümle unsurlarından birinin düz tümleç olduğunu, hangi unsurların düz tümleç olup olmadığının Türk dilcileri arasında uzun bir süredir tartışıldığını ve düz tümleç belirleme sorununa dönüşen bu tartışmanın kaynağının başta düz tümlecin tanımı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca dilcilerimiz tarafından yapılan düz tümleç tanımının yetersiz, tek yönlü ve verdikleri örneklerle uyumsuz olduğunu vurgulamış ve bunu örneklerle ortaya koymuştur. (Doğan, 2010:226-230)

Geleneksel dilbilgisinin düz tümleç tanımındaki kalıplaşmanın birçok dilbilgiciyi cümleler karşısında sıkıntıya soktuğunu, düz tümlecin cümlede eylemin etkilediği varlık olarak kabul edilmesinin, biçimsel olarak düz tümleç konumunda olmasına karşın anlamsal olarak buna olanak tanımayan durumlarda bir çıkmaza neden olduğunu belirten Boz, dilbilgisindeki tartışma konularında henüz bir uzlaşmaya varılamamış olmasının araştırmacılar arasındaki görüş ayrılıklarının giderek büyümesine ve bunun sonucunda bilimsel iletişimin kopmasına neden olabildiğini belirtmiştir. Geleneksel dilbilgisi dışında değişik dilbilim kuramlarının, bu türden sorunlu bir çok konuya değişik bakış açıları kazandıran bağımsal ve değerlilik dilbilgisinin cümle çözümleme yöntemlerinin, bu konuda pratik çözümler sunabileceğini vurgulamıştır (Boz, 2007:58-59).

Gramer ve söz dizimi kitaplarında genellikle birbirine yakın bir düz tümleç tanımı esas alındığı için burada hepsini tek tek ele almanın bir yarar sağlamayacağı düşüncesindeyiz. Boz‟un deyimiyle geleneksel dilbilgisini esas alan gramer ve söz dizimi kitaplarında genellikle: “Yüklemi geçişli fiil olan bir cümlede, öznenin eyleminden etkilenen belirtme ekli veya eksiz kelime veya kelime grubu şeklindeki ögeye denir.”(Akın,2007: 207) şeklinde tanımlanan düz tümleç, aslında eksik tanımlanmaktadır.

Düz tümlecin sözlük ve gramer sözlüklerindeki tanımları çeşitlilik arz ettiği için birkaç kaynağın tanımını ele almakta yarar var. Düz tümleç Türk Dil Kurumu‟nun sözlüğünde “nesne” adıyla yer almış ve: “1. Belli bir ağırlığı ve hacmi bulunan her türlü cansız varlık, şey, obje. 2. Fel. Öznenin dışında her konu obje. 3. gr. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali kitap almış cümlesinde “kitap” nesnedir.”diye tanımlanmıştır.(Türkçe Sözlük,1998: 1647) Eş anlamlısı olan düz tümleç ise: “düz tümleç, -ci is. gr. Yalın durumda bulunan tümleç: para biriktirmek, yemek seçmek örneklerindeki para, yemek kelimeleri.” şeklinde tanımlamıştır. (Türkçe Sözlük,1998: 665) Görüldüğü üzere eş anlamlı olan iki kelimeyi farklı maddeler olarak alan ve düz tümleç maddesinde sanki (sanki diyorum, çünkü emin değilim.) belirsiz düz tümleci tarif eden Türkçe Sözlük, verdiği örneklerde ayrı bir yanlışa imza atmıştır. Yüklemleri olmadığı için örnekler cümleden oluşmamaktadır. Yüklemin olmadığı yerde düz tümlecin varlığından söz edilemez. Verilen örnekler isim fiil grubu olup düz tümleç olarak gösterilen kelimeler de isim fiil grubunun isim unsurunu oluşturmaktadır.

Gramer Terimleri Sözlüğü‟nde düz tümleci “nesne” olarak alan Zeynep Korkmaz: “Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime.” şeklinde tanımlamıştır.(Korkmaz, 2010: 157) Ahmet Topaloğlu ise, Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü‟nde düz tümleci, “nesne” olarak almış ve: “Nesne: (osm. Mef‟ulun Sarih, Fr. Comlement direct, object), geçişli fiilin zorunlu kıldığı cümlede yüklemin doğrudan etkisinde kalan tümleç. Nesne cümlede ekli veya eksiz olarak daima yükleme halinde bulunur. Ör. Yazıyı yazmak, yazı yazmak, adamı dövmek, adam dövmek, merdiveni çıkmak, merdiven çıkmak.” şeklinde tanımlamış ve örneklendirmiştir. Verdiği örnekler isim fiil grubu olup düz tümleç olarak gösterdiği kelimeler isim fiil grubunun isim unsurunu oluşturmaktadır.

Düz tümleç bugüne kadar genellikle öznenin yaptığı işten “etkilenen” diye tanımlanmıştır. Ancak “etkilenen” kavramı düz tümleç olmasa da “nesne”nin söz konusu olduğu her yerde bulunma ihtimali olduğu için düz tümleci oluşturan unsurların da her zaman nesne olamayacağı, bir kavram, soyut/somut bir varlık, kişi, iş/oluş/hareket bildiren fiilimsi olabileceği göz önüne alınırsa bu ögenin öznenin yaptığı işten “etkilenen” yerine “öznenin gerçekleştirdiği eylemle zorunlu ilişkisi olan” diye tanımlanması daha isabetli olacaktır.

Görüldüğü üzere başta Türkçe sözlük olmak üzere gramer sözlükleri, gramer ve söz dizimi kitaplarında düz tümleç yanlış ya da eksik tanımlanmaktadır. Düz tümleç tanımlanırken; düz tümlecin alacağı ekler, düz tümlecin işlevi, geçişlilik algılaması ve fiil-tamlayıcı ilişkisi dikkate alınmalıdır. Düz tümleç hakkındaki görüş ayrılığı, düz tümlecin anlamı, aldığı ekler, yüklem veya özne ile ilişkisi, fiil-tamlayıcı ilişkisindeki yeri, geçişlilik düz tümleç ilişkisi gibi özelliklerinin tamamen değil kısmen göz önünde bulundurulmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü bu unsurların herhangi biri veya birkaçı tek başına göz önünde bulundurulduğunda doğal olarak farklı bir düz tümleç yaklaşımı ortaya çıkmaktadır. Bu durum, öncelikle düz tümlecin bütün özelliklerinin kısmen değil tamamen göz önünde bulundurularak tanımlanması gerektiğini göstermektedir.

Yukarıdaki hususlar göz önünde bulundurulursa; “ Yüklemi geçişli fiil olan bir cümlede, geçişli fiilin bir parçası ve özneden sonraki zorunlu tamlayıcısı olarak öznenin gerçekleştirdiği eylemle zorunlu ilişkisi olan, eksiz (+0) veya belirtme (yükleme) durum ekli (+I / + U), kelime veya kelime grubu şeklindeki ögeye düz tümleç denir. ” şeklinde bir düz tümleç tanımı yapılır. Düz tümleç tanımlanırken veya belirlenirken tanımdaki hususlardan biri ya da birkaçı yerine tamamı göz önünde bulundurulursa, düz tümleç hakkındaki tanımlamadan kaynaklanan sorunlar çözülebilir.